Franz Kafka’nın Dönüşüm adlı eserinde Gregor Samsa, bir sabah kendisini dev bir böceğe dönüşmüş olarak bulur. İlk bakışta fiziksel bir metamorfoz olarak görülen bu olay, Kafka’nın metninde yalnızca biyolojik bir değişim değil; bilinç, öznel deneyim, benlik algısı ve toplumsal tanınma gibi derin felsefi kavramlar üzerine düşünmeye davet eden sembolik bir dönüşümdür. Kafka şu soruyu sordurur: İnsanı insan yapan şey bedeni midir, bilinci midir, yoksa toplum tarafından özne olarak kabul edilme durumu mudur? Bu çalışmada, Kafka’nın Dönüşüm’ünü zihin felsefesi bağlamında ele alarak David Chalmers’ın “zor problem” olarak nitelendirdiği qualia kavramı üzerinden tartışacağız.
Qualia: Bilginin Ötesinde Yaşantı
Bir limonun tadı herkes tarafından aynı mı deneyimlenir? Kırmızı rengini görmek, kırmızı hakkında her şeyi bilmekten daha fazlası mıdır? Bazı gerçeklikler vardır ki, onları anlamak yalnızca bilgiyle değil, deneyimle mümkündür. İşte bu yaşantısal bilinç içeriklerine felsefede qualia adı verilir.
Bu yazının devamı
222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Büyüme, zenginleşme, başkalarını tahakküm altına alma hırsı yüzünden ahlâki ilkelerden her geçen gün biraz daha uzaklaşan dünyamızın yeni ve daha da büyük sorunlarla karşı karşıya gelebileceği nedense göz ardı edilmekte.
Burada dönemsel etkilerin ya da bazı isimlerin eserlerinin kendi bağlamlarında okunamamasının ve anlaşılamamasının özellikle sorgulanması gerekmektedir. Seyyid Kutub’u, Mevdudi’yi ya da İran Devrimi sonrasında Humeyni’yi ve Ali Şeriati’yi, şimdilerde de Aliya İzzetbegoviç’i ve Taha Abdurrahman’ı kendi bağlamında okumamanın önemli sonuçlarından biri, dönemlere sıkışan söylemlerdir.
Kültür ve medeniyet kavramsallaştırmasının genel kabul görmüş bir tanımlaması bulunmamaktadır. Bu kavramların neye tekabül ettiği sorusuna verilmiş cevapların çokluğu, ortak bir kavramsallaştırma etrafında dahi buluşulamamış olduğunu göstermektedir.
Tıpkı dilde lehçe, şive ve ağızların ortadan kalkması gibi farklı kültürel zamanların yok olması, bizi zamanın “zaten” böyle bir şey olduğunu düşünmeye sevk eder ve Kevin K. Birth’in “zaman körlüğü” dediği şeye yol açar. Zamansal deneyimin olumsallığı ortadan kalktığında ise giderek bütün zamanlarımız manipüle edilebilir, paraya çevrilebilir bir şeye dönüşmüş olur. Tüketimin konusu kılınamayan geriye bir tek uyku kalır. 7/24 tüketim dünyasında uyku vakti bile çeşitli şekillerde aşılmaya çalışılır.
Bilinçli kişilik ortadan silinir, bütün bu birleşmiş fertlerin düşünceleri ve duyguları tek bir tarafa yönelir. Şüphesiz geçici, fakat pek açık özellikler gösteren bir kolektif bilinç oluşur. Kolektiftik o zaman, daha iyi bir ifade bulamadığım için ‘oluşmuş bir kitle’, başka bir söyleyişle ‘psikolojik bir kitle’ diyeceğim
Kafka’nın Dönüşümünde Bilinç, Qualia ve Öznelliğin Kaybı: Zihin Felsefesi Perspektifinden Bir Okuma
Franz Kafka’nın Dönüşüm adlı eserinde Gregor Samsa, bir sabah kendisini dev bir böceğe dönüşmüş olarak bulur. İlk bakışta fiziksel bir metamorfoz olarak görülen bu olay, Kafka’nın metninde yalnızca biyolojik bir değişim değil; bilinç, öznel deneyim, benlik algısı ve toplumsal tanınma gibi derin felsefi kavramlar üzerine düşünmeye davet eden sembolik bir dönüşümdür. Kafka şu soruyu sordurur: İnsanı insan yapan şey bedeni midir, bilinci midir, yoksa toplum tarafından özne olarak kabul edilme durumu mudur? Bu çalışmada, Kafka’nın Dönüşüm’ünü zihin felsefesi bağlamında ele alarak David Chalmers’ın “zor problem” olarak nitelendirdiği qualia kavramı üzerinden tartışacağız.
Qualia: Bilginin Ötesinde Yaşantı
Bir limonun tadı herkes tarafından aynı mı deneyimlenir? Kırmızı rengini görmek, kırmızı hakkında her şeyi bilmekten daha fazlası mıdır? Bazı gerçeklikler vardır ki, onları anlamak yalnızca bilgiyle değil, deneyimle mümkündür. İşte bu yaşantısal bilinç içeriklerine felsefede qualia adı verilir.
Bu yazının devamı 222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Modernitenin Ahlâk Sorunu
Büyüme, zenginleşme, başkalarını tahakküm altına alma hırsı yüzünden ahlâki ilkelerden her geçen gün biraz daha uzaklaşan dünyamızın yeni ve daha da büyük sorunlarla karşı karşıya gelebileceği nedense göz ardı edilmekte.
Gelenekçiliğin Reaksiyon Girdabı ve Eleştirel Düşünce
Burada dönemsel etkilerin ya da bazı isimlerin eserlerinin kendi bağlamlarında okunamamasının ve anlaşılamamasının özellikle sorgulanması gerekmektedir. Seyyid Kutub’u, Mevdudi’yi ya da İran Devrimi sonrasında Humeyni’yi ve Ali Şeriati’yi, şimdilerde de Aliya İzzetbegoviç’i ve Taha Abdurrahman’ı kendi bağlamında okumamanın önemli sonuçlarından biri, dönemlere sıkışan söylemlerdir.
Özgün ve Öznel Bir ‘İslâm Kültür ve Medeniyeti’ Mümkün müdür?
Kültür ve medeniyet kavramsallaştırmasının genel kabul görmüş bir tanımlaması bulunmamaktadır. Bu kavramların neye tekabül ettiği sorusuna verilmiş cevapların çokluğu, ortak bir kavramsallaştırma etrafında dahi buluşulamamış olduğunu göstermektedir.
Zamanın Sömürgeleştirilmesine Karşı Bir Direniş Eylemi Olarak Namaz
Tıpkı dilde lehçe, şive ve ağızların ortadan kalkması gibi farklı kültürel zamanların yok olması, bizi zamanın “zaten” böyle bir şey olduğunu düşünmeye sevk eder ve Kevin K. Birth’in “zaman körlüğü” dediği şeye yol açar. Zamansal deneyimin olumsallığı ortadan kalktığında ise giderek bütün zamanlarımız manipüle edilebilir, paraya çevrilebilir bir şeye dönüşmüş olur. Tüketimin konusu kılınamayan geriye bir tek uyku kalır. 7/24 tüketim dünyasında uyku vakti bile çeşitli şekillerde aşılmaya çalışılır.
Kitle, İktidar ve Eğitim Üzerine Mülahazalar
Bilinçli kişilik ortadan silinir, bütün bu birleşmiş fertlerin düşünceleri ve duyguları tek bir tarafa yönelir. Şüphesiz geçici, fakat pek açık özellikler gösteren bir kolektif bilinç oluşur. Kolektiftik o zaman, daha iyi bir ifade bulamadığım için ‘oluşmuş bir kitle’, başka bir söyleyişle ‘psikolojik bir kitle’ diyeceğim
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.