Franz Kafka’nın Dönüşüm adlı eserinde Gregor Samsa, bir sabah kendisini dev bir böceğe dönüşmüş olarak bulur. İlk bakışta fiziksel bir metamorfoz olarak görülen bu olay, Kafka’nın metninde yalnızca biyolojik bir değişim değil; bilinç, öznel deneyim, benlik algısı ve toplumsal tanınma gibi derin felsefi kavramlar üzerine düşünmeye davet eden sembolik bir dönüşümdür. Kafka şu soruyu sordurur: İnsanı insan yapan şey bedeni midir, bilinci midir, yoksa toplum tarafından özne olarak kabul edilme durumu mudur? Bu çalışmada, Kafka’nın Dönüşüm’ünü zihin felsefesi bağlamında ele alarak David Chalmers’ın “zor problem” olarak nitelendirdiği qualia kavramı üzerinden tartışacağız.
Qualia: Bilginin Ötesinde Yaşantı
Bir limonun tadı herkes tarafından aynı mı deneyimlenir? Kırmızı rengini görmek, kırmızı hakkında her şeyi bilmekten daha fazlası mıdır? Bazı gerçeklikler vardır ki, onları anlamak yalnızca bilgiyle değil, deneyimle mümkündür. İşte bu yaşantısal bilinç içeriklerine felsefede qualia adı verilir.
Bu yazının devamı
222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Ahlaki veya politik yansıma durumlarında entelektüel konumlandırma, duygusal alan içinde ve bu alan aracılığıyla oluşturulur. Bugün burada bana görünen duygu, öfke fenomeninde, adaletsizlik duygusundan ötürü görülebilir. Çocuklar tarafından bu en temeldeki duygusu hissetme hususunda büyüklerden daha iyi görünmektedirler. Çocuklar için Felsefe Atölyeleri kapsamında bir çember olarak birbirinin yüzüne bakarak hem dinleme hem anlama hem de başkalarının gözüyle hayata bakabilme kapasiteleri geliştiren çocuklar, ifade ettikleri değer yargılarıyla esasen duygularına göndermede bulunmaktadırlar.
Görüleceği gibi Ahbârîler, şer’î hükmün zann-ı galibe dayalı olmasını reddetmişlerdir. Onlara göre şer’î hüküm yalnızca nassa dayanmalıdır. Nas ise nefsu’l-emre(şeyin kendindeliğine/hakikatine) uygun düşen rivayetlerdir. Masum İmamlardan nakledilen rivayetler nefsu’l-emre uygun düştüğü için asıl delil Kur’ân ve İmamlardan gelen hadislerdir.
İslâmî kaynaklarda yer alan rivâyetler, Hz. Muhammed’in hayatına dair zengin tasvirler sunmaktadır. Rivâyetlerin aktarımında -çoğunlukla fıkhî hüküm istinbatı amacıyla- başvurulan ihtisar, taktî ve manen rivâyet gibi tasarruflar, metinlerin bugünkü formlarını belirleyen temel etkenlerdir.
‘Yardımlaşma’ dendiğinde genellikle anlaşılan; cebimizde ağırlık eden üç beş lirayı bir dilencinin eline tutuşturmak şeklinde karikatürize edilir hale gelmişse; bu anlayışın yaygınlaşmasında eli sıkı davranan her birimizin katkısı vardır.
Sağlığın en temel manipülasyonu herkesin bir şekilde hasta olduğu ya da hasta olmaya çok müsait olduğunu vurgulamak üzerine kuruludur. Burada gerçek acılardan çok, bilimsel verilere dayandırılmış sentetik semptomlar söz konusudur. Nitekim bilimin kendisi olanca çelişki ve muğlaklığına rağmen mutlaklaştırılıyor.
Kafka’nın Dönüşümünde Bilinç, Qualia ve Öznelliğin Kaybı: Zihin Felsefesi Perspektifinden Bir Okuma
Franz Kafka’nın Dönüşüm adlı eserinde Gregor Samsa, bir sabah kendisini dev bir böceğe dönüşmüş olarak bulur. İlk bakışta fiziksel bir metamorfoz olarak görülen bu olay, Kafka’nın metninde yalnızca biyolojik bir değişim değil; bilinç, öznel deneyim, benlik algısı ve toplumsal tanınma gibi derin felsefi kavramlar üzerine düşünmeye davet eden sembolik bir dönüşümdür. Kafka şu soruyu sordurur: İnsanı insan yapan şey bedeni midir, bilinci midir, yoksa toplum tarafından özne olarak kabul edilme durumu mudur? Bu çalışmada, Kafka’nın Dönüşüm’ünü zihin felsefesi bağlamında ele alarak David Chalmers’ın “zor problem” olarak nitelendirdiği qualia kavramı üzerinden tartışacağız.
Qualia: Bilginin Ötesinde Yaşantı
Bir limonun tadı herkes tarafından aynı mı deneyimlenir? Kırmızı rengini görmek, kırmızı hakkında her şeyi bilmekten daha fazlası mıdır? Bazı gerçeklikler vardır ki, onları anlamak yalnızca bilgiyle değil, deneyimle mümkündür. İşte bu yaşantısal bilinç içeriklerine felsefede qualia adı verilir.
Bu yazının devamı 222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Felsefe Atölyeleri Kapsamında Ahlaklı Eylemlere Dair Süreklilik : Öteki, Empati, Çeşitlilik, Çoğulluk
Ahlaki veya politik yansıma durumlarında entelektüel konumlandırma, duygusal alan içinde ve bu alan aracılığıyla oluşturulur. Bugün burada bana görünen duygu, öfke fenomeninde, adaletsizlik duygusundan ötürü görülebilir. Çocuklar tarafından bu en temeldeki duygusu hissetme hususunda büyüklerden daha iyi görünmektedirler. Çocuklar için Felsefe Atölyeleri kapsamında bir çember olarak birbirinin yüzüne bakarak hem dinleme hem anlama hem de başkalarının gözüyle hayata bakabilme kapasiteleri geliştiren çocuklar, ifade ettikleri değer yargılarıyla esasen duygularına göndermede bulunmaktadırlar.
Şii Fıkıh Geleneğinde İctihadın Anlam Değişimi ve kabulü: Masum İmamlara Rağmen İctihad Mümkün mü?
Görüleceği gibi Ahbârîler, şer’î hükmün zann-ı galibe dayalı olmasını reddetmişlerdir. Onlara göre şer’î hüküm yalnızca nassa dayanmalıdır. Nas ise nefsu’l-emre(şeyin kendindeliğine/hakikatine) uygun düşen rivayetlerdir. Masum İmamlardan nakledilen rivayetler nefsu’l-emre uygun düştüğü için asıl delil Kur’ân ve İmamlardan gelen hadislerdir.
Hz. Muhammed Müşriklerin Çocuklarını Öldürme Emri Verdi mi?
İslâmî kaynaklarda yer alan rivâyetler, Hz. Muhammed’in hayatına dair zengin tasvirler sunmaktadır. Rivâyetlerin aktarımında -çoğunlukla fıkhî hüküm istinbatı amacıyla- başvurulan ihtisar, taktî ve manen rivâyet gibi tasarruflar, metinlerin bugünkü formlarını belirleyen temel etkenlerdir.
Kendimize Yardım Etmek
‘Yardımlaşma’ dendiğinde genellikle anlaşılan; cebimizde ağırlık eden üç beş lirayı bir dilencinin eline tutuşturmak şeklinde karikatürize edilir hale gelmişse; bu anlayışın yaygınlaşmasında eli sıkı davranan her birimizin katkısı vardır.
Sağlığın Manipülasyonu: İyileşmeye Çalışmak Nasıl Kötüleştirir?
Sağlığın en temel manipülasyonu herkesin bir şekilde hasta olduğu ya da hasta olmaya çok müsait olduğunu vurgulamak üzerine kuruludur. Burada gerçek acılardan çok, bilimsel verilere dayandırılmış sentetik semptomlar söz konusudur. Nitekim bilimin kendisi olanca çelişki ve muğlaklığına rağmen mutlaklaştırılıyor.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.