Çocuğu kadını, yaşlıyı, engelliyi ayırmaksızın işgalci İsrail’in binlerce masum insanı hunharca katlettiği izlendi ekranlarda. Yüzbinlerce sivilin yurtlarından sürüldüğüne; elektrikten, sudan, temel gıda maddelerinden mahrum bırakıldığına; hastanelerin, ambulansların, okulların, camilerin, evlerin bombalandığına, Gazze halkının sürgün veya toplu ölümden birini tercih etmeye zorlandığına ve onlara soykırım yapıldığına tanık oldu bütün dünya.
Gazze ile bir kez daha denenmektedir, başta Müslümanlar olmak üzere, bütün insanlık. Bir kez daha ayrışıyor zulmün karşısında ve adaletin yanında yer alanlar ile işgale ve soykırıma ortak olanlar, seyirci kalanlar.
Hamas’ı terör örgütü olarak görenler…
Hamas’ın İsrail’in ajanlığını yaptığını ileri sürenler…
ABD ve işgalci Yahudi Devleti’nin haklı olduğunu, Hamas’ın ise yanlış yaptığını ileri sürenler…
Bu yazının devamı
214. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Eğer kısa süre için de olsa, içimizi rahatlatan, bize emniyet duygusu veren ve kendisiyle teselli bulduğumuz bazı kişisel zevkleri (egoları) bırakmayı başarabilirsek… Ve eğer mü’mince tabiatımıza ait olmayan ve bizlere sonradan musallat olup mağrur ve kibirli edalarla birbirimize karşı kötü rekabet duygularını besleyen içimizdeki
Nasr suresini tefsir ederken, Allah’ın; peygamberliği Mekke’nin fethiyle sonlandırdığı gibi bu peygamberliğin kitabını da bu büyük fetihden bahsederek sona erdirdiğini söylemiştik. Bu durum hakikatin, peygamberliğin merkezine
İnsanların şiddete başvurmalarını çoğunlukla toplum, din veya kültür bağlantılı olarak ele alma eğilimi çalışmalara hâkim durumdadır. Bu yaklaşımların, bir dinin ve özellikle İslâm’ın bu soruna sunduğu çözümü ortaya çıkarmakta yetersiz kalacağı açıktır. Bazı insanların sorunlarını çözmek veya istedikleri sonuca ulaşmak için neden şiddeti tercih ettiğini anlamak için insan psikolojisini tahlil etmeye çalışabiliriz.
Dini yalnızca belli yerlere, belli zamanlara ve bireysel duygulara indirgeyen modern dünya görüşünün aksine, İslâm kendini, kuşatıcı bir dünya görüşü ve hayat biçimi olarak gösterir. Bu nedenle gerek Kur’ân-ı Kerim’de gerekse Rasulullah’ın
Çağdaş dönemde Müslümanların moderniteye yönelik eleştirilerini değerlendirirken, Müslüman Düşüncesi içerisindeki 3 temel yaklaşımdan yardım alabiliriz. Malum olduğu üzere, Çağdaş Dönem Müslüman Düşüncesi’nin ana yaklaşımlarını,‘Gelenekçiler’, ‘Müslüman Modernistler’ ve ‘İslamcılar’ temsil etmektedir.
Meğer İsrail Gazze’nin Dışında Hemen Her Yeri İşgal Etmiş
Çocuğu kadını, yaşlıyı, engelliyi ayırmaksızın işgalci İsrail’in binlerce masum insanı hunharca katlettiği izlendi ekranlarda. Yüzbinlerce sivilin yurtlarından sürüldüğüne; elektrikten, sudan, temel gıda maddelerinden mahrum bırakıldığına; hastanelerin, ambulansların, okulların, camilerin, evlerin bombalandığına, Gazze halkının sürgün veya toplu ölümden birini tercih etmeye zorlandığına ve onlara soykırım yapıldığına tanık oldu bütün dünya.
Gazze ile bir kez daha denenmektedir, başta Müslümanlar olmak üzere, bütün insanlık. Bir kez daha ayrışıyor zulmün karşısında ve adaletin yanında yer alanlar ile işgale ve soykırıma ortak olanlar, seyirci kalanlar.
Hamas’ı terör örgütü olarak görenler…
Hamas’ın İsrail’in ajanlığını yaptığını ileri sürenler…
Topraklarından zorla sürülen insanları, “topraklarını sattılar” yalanıyla suçlayanlar…
ABD ve işgalci Yahudi Devleti’nin haklı olduğunu, Hamas’ın ise yanlış yaptığını ileri sürenler…
Bu yazının devamı 214. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Ağlama Angelita!
Eğer kısa süre için de olsa, içimizi rahatlatan, bize emniyet duygusu veren ve kendisiyle teselli bulduğumuz bazı kişisel zevkleri (egoları) bırakmayı başarabilirsek… Ve eğer mü’mince tabiatımıza ait olmayan ve bizlere sonradan musallat olup mağrur ve kibirli edalarla birbirimize karşı kötü rekabet duygularını besleyen içimizdeki
Leheb Suresi Tefsiri Hamîduddîn El-Ferâhi
Nasr suresini tefsir ederken, Allah’ın; peygamberliği Mekke’nin fethiyle sonlandırdığı gibi bu peygamberliğin kitabını da bu büyük fetihden bahsederek sona erdirdiğini söylemiştik. Bu durum hakikatin, peygamberliğin merkezine
Şiddet Epistemolojisinin Temeli ve Yönelimleri
İnsanların şiddete başvurmalarını çoğunlukla toplum, din veya kültür bağlantılı olarak ele alma eğilimi çalışmalara hâkim durumdadır. Bu yaklaşımların, bir dinin ve özellikle İslâm’ın bu soruna sunduğu çözümü ortaya çıkarmakta yetersiz kalacağı açıktır. Bazı insanların sorunlarını çözmek veya istedikleri sonuca ulaşmak için neden şiddeti tercih ettiğini anlamak için insan psikolojisini tahlil etmeye çalışabiliriz.
Estetik Duyarlılık ve Hayat
Dini yalnızca belli yerlere, belli zamanlara ve bireysel duygulara indirgeyen modern dünya görüşünün aksine, İslâm kendini, kuşatıcı bir dünya görüşü ve hayat biçimi olarak gösterir. Bu nedenle gerek Kur’ân-ı Kerim’de gerekse Rasulullah’ın
Modernizm Eleştirisi Ve Müslümanlar
Çağdaş dönemde Müslümanların moderniteye yönelik eleştirilerini değerlendirirken, Müslüman Düşüncesi içerisindeki 3 temel yaklaşımdan yardım alabiliriz. Malum olduğu üzere, Çağdaş Dönem Müslüman Düşüncesi’nin ana yaklaşımlarını,‘Gelenekçiler’, ‘Müslüman Modernistler’ ve ‘İslamcılar’ temsil etmektedir.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.