Kavramsal kökenini 5. yüzyılda Hristiyanlığın Roma/Pagan inancından farklı olduğunu ifade etmek ve Roma/Pagan inancı ile zamanla birleşen, temas eden, iç içe geçen kavramları, kurumları, anlamları koparmak anlamında kullanılan, Latince modernus kelimesinden türeyen modernizm, tarih boyunca “kopuş, eskiden yeniye geçiş, eskiden farklı oluş” gibi anlamları içerisinde ihtiva etmiştir. Tarihsel süreç olarak 15. yüzyılda bugünkü İtalya sınırlarında başlayan Reform ve Rönesans hareketlerinin zamanla Kara Avrupası’nın ruhuna katmış olduğu değişim ivmesi, hayatın bütün alanlarına “yeniden şekil verme ve yeniden doğma” olarak sirayet etmeye başlamıştır. Sanat, edebiyat başta olmak üzere din, kültür ve hayatı dizayn eden ne kadar sosyal, siyasal, ekonomik alan varsa yeniden şekillendirilmesi gerektiğine duyulan inanç, doğmuş olanı yeniden yeni bir dünyaya doğurtma çabasına dönüşmüştür. Aydınlanma ile bu süreç kemale ermiş ve modernizm tastamam olmuştur.
Bu yazının devamı
181. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Örneğimiz Resûlullah’ın tek görevi tebliğdir. Tebliğin farklı boyutları bulunmaktadır. Tebliğ sadece sözlü bir propaganda ya da söylev değildir. Tebliğ, mesajı iletmek, mesajın yaşanılabilirliğini göstermek ve örnek olmayı, mesajı yine mesajla açıklamayı da beraberinde getirir:
Bu kısa yazımızda istiyorum ki, bizi bugünlere taşıyan tarihi oluşumlar, içlerinde sakladıkları kimliklerle birlikte tıpkı birer zafer armadası gibi gözümüzün önünden birer birer geçsinler ve bizler de onları hayatımızın yaşanmış en gerçek öyküleri olarak seyredelim.
Güçlü, sağlıklı ve çalışma potansiyeli olanların dışındaki tüm insanları yok sayan kapitalist sistem ve güçlü tüm yapıları eritmeye kararlı modern sömürgeci dünya düzeninde hasta, yaşlı ve bakıma muhtaç çocuklar asla öncelenmez. Hatta bu insanların bakımı da sömürgeci sisteme hizmet eden bir sektöre dönüştürülür.
Herkesin kabul edebileceği ortak davranış kuralları var mıdır? Yoksa kişiden kişiye, toplumdan topluma değişen rölatif bir durum mu söz konusudur? İnsan, tüm zaman ve mekânlarda değişmeden kalan bir öze sahip midir? Eğer sahip ise insanın bu özü ahlâklı bir varlık olmasına elverişli midir?
Dini yalnızca belli yerlere, belli zamanlara ve bireysel duygulara indirgeyen modern dünya görüşünün aksine, İslâm kendini, kuşatıcı bir dünya görüşü ve hayat biçimi olarak gösterir. Bu nedenle gerek Kur’ân-ı Kerim’de gerekse Rasulullah’ın
Modernizme İtirazdan Hakikatin Yıkılışına Post-modernizm
İnsanı insan yapan insandır.
Nazım Hikmet
Müzik değişince dans da değişir.
Takeshi Kitano
Gelenekselden Modernizme
Kavramsal kökenini 5. yüzyılda Hristiyanlığın Roma/Pagan inancından farklı olduğunu ifade etmek ve Roma/Pagan inancı ile zamanla birleşen, temas eden, iç içe geçen kavramları, kurumları, anlamları koparmak anlamında kullanılan, Latince modernus kelimesinden türeyen modernizm, tarih boyunca “kopuş, eskiden yeniye geçiş, eskiden farklı oluş” gibi anlamları içerisinde ihtiva etmiştir. Tarihsel süreç olarak 15. yüzyılda bugünkü İtalya sınırlarında başlayan Reform ve Rönesans hareketlerinin zamanla Kara Avrupası’nın ruhuna katmış olduğu değişim ivmesi, hayatın bütün alanlarına “yeniden şekil verme ve yeniden doğma” olarak sirayet etmeye başlamıştır. Sanat, edebiyat başta olmak üzere din, kültür ve hayatı dizayn eden ne kadar sosyal, siyasal, ekonomik alan varsa yeniden şekillendirilmesi gerektiğine duyulan inanç, doğmuş olanı yeniden yeni bir dünyaya doğurtma çabasına dönüşmüştür. Aydınlanma ile bu süreç kemale ermiş ve modernizm tastamam olmuştur.
Bu yazının devamı 181. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Kur’an’daki Resulullah Ve Sünnet-Hadis-Rivayet Kavramları
Örneğimiz Resûlullah’ın tek görevi tebliğdir. Tebliğin farklı boyutları bulunmaktadır. Tebliğ sadece sözlü bir propaganda ya da söylev değildir. Tebliğ, mesajı iletmek, mesajın yaşanılabilirliğini göstermek ve örnek olmayı, mesajı yine mesajla açıklamayı da beraberinde getirir:
Dreyfüs, Herzl Ve Bizim Çelebiler
Bu kısa yazımızda istiyorum ki, bizi bugünlere taşıyan tarihi oluşumlar, içlerinde sakladıkları kimliklerle birlikte tıpkı birer zafer armadası gibi gözümüzün önünden birer birer geçsinler ve bizler de onları hayatımızın yaşanmış en gerçek öyküleri olarak seyredelim.
Aile Kurumunun Sömürgeci Zihnin Güdümünde Geçirdiği Değişim ve Dönüşüm
Güçlü, sağlıklı ve çalışma potansiyeli olanların dışındaki tüm insanları yok sayan kapitalist sistem ve güçlü tüm yapıları eritmeye kararlı modern sömürgeci dünya düzeninde hasta, yaşlı ve bakıma muhtaç çocuklar asla öncelenmez. Hatta bu insanların bakımı da sömürgeci sisteme hizmet eden bir sektöre dönüştürülür.
Kamusal Alan Kimlerin Alanıdır
Herkesin kabul edebileceği ortak davranış kuralları var mıdır? Yoksa kişiden kişiye, toplumdan topluma değişen rölatif bir durum mu söz konusudur? İnsan, tüm zaman ve mekânlarda değişmeden kalan bir öze sahip midir? Eğer sahip ise insanın bu özü ahlâklı bir varlık olmasına elverişli midir?
Estetik Duyarlılık ve Hayat
Dini yalnızca belli yerlere, belli zamanlara ve bireysel duygulara indirgeyen modern dünya görüşünün aksine, İslâm kendini, kuşatıcı bir dünya görüşü ve hayat biçimi olarak gösterir. Bu nedenle gerek Kur’ân-ı Kerim’de gerekse Rasulullah’ın
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.