“Öncelikle, terörizmin bir kişinin davranışını etkilemek, cezaya çarptırmak ya da intikam almak amacıyla yasadışı şiddet kullanımı şeklinde tanımlanması gerektiğini düşünüyorum. Eğer terörü bu şekilde tanımlarsak, keşfedeceğimiz ilk şey, küresel olarak hem hükümetler hem de özel gruplar tarafından çok geniş bir ölçekte hayata geçirildiğidir.”
İkbal Ahmed, 20. Yy’ın en etkili aktivist entellektüellerinden biri olarak kabul edilir. Hindistan ve Pakistan’ın ayrılmasından sonra Pakistan’a göç etmiş, eğitim için gittiği Amerika’da bir kolejde siyaset bilimi hocalığı yapmıştır. Kitap ise Davıd Barsamıan’ın İkbal Ahmed ile yaptığı uzun soluklu söyleşilerden oluşuyor. Kitap, Ahmed’in kişisel anlatısından, emperyalizme, Cezayir bağımsızlık savaşına, Filistin sorununa, Bosna ve Kosova katliamlarına, Ahmed’in Ortadoğu’ya dair geniş perspektifli değerlendirmelerine kadar birçok konuyu içeriyor. İlgi çekici bir şekilde dönemin etkili entellektüelleri Frantz Fanon, Malcom X, Edward Said ve Noam Chomsky ile olan ilişkilerini; bunun yanında Gandhi ve Yaser Arafat gibi siyasilerle olan etkileşimlerinide kitap bağlamında okumak mümkün. Kitabın önsözünü yazan Edward Said, İkbal Ahmed’ten ‘politik meselerlerdeki akıl hocam’ olarak bahsetmektedir.
Bu yazının devamı
201. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
“Sonumuzu unutmaya değil miydi?
Sonlu çizgilere o kadar bağlandığımız,
Bir güzel göz, gülünce çukurlaşan yanak
Ve bir ses şimdi süzülen anılardan
Sonumuzu unutmaya değil miydi?
Hep seni anmaya değil miydi,
Pişmanlık kanatlarını kuşandığımız?”
“Türkiye için burjuvazi de, işçi sınıfı da ‘hayali cemaat’lerdir. Olan değil olması gerekenlerdir. Türkiye’de uzun yıllar burjuvazi açığı ‘asker-sivil bürokrasi’ proletarya açığı da ‘kültürel solculuk’ la ikame edildi. Demokratik bilincin temel bir koşulu, yaşama biçimini bir ideoloji haline getirmemektir.”
“…esas mesele; modern Batılı sistemin uluslararası arenada birkaç asırdır oluşturduğu belirsizlik, ilkesizlik, uluslararası teamüllerin ihlal edildiği bir risk durumu dikkate alındığı zaman Covid-19 pandemisi ile uluslararası sistemin bir muhasebesinin gerekliliği ortaya çıkmaktadır. “
“Müslümanların birlik içinde olduğu inancı da tarihi temelleri bulunmayan bir yanılgıdır. Hatta bunun tam tersi doğrudur; şöyle ki, aslında sömürgeciliğin yarattığı kötü koşulların saikiyle Müslümanlar arasında küresel bir
“Şiddet bir ölçüde antropolojik, bir ölçüde siyasal ve kültürel ve hatta ontolojik bir sorun. Hele ki İslam dünyası ve Türkiye açısından şiddet kültürel kodlarımıza dek işlemiş olan, üstesinden gelmek şöyle dursun, sorunlarımızın çözümündeki neredeyse yegâne siyasal aracımız olan bir sorun.”
Dil Evreninden Söz Ülkesine
İMPARATORLUĞA MEYDAN OKURKEN
“Öncelikle, terörizmin bir kişinin davranışını etkilemek, cezaya çarptırmak ya da intikam almak amacıyla yasadışı şiddet kullanımı şeklinde tanımlanması gerektiğini düşünüyorum. Eğer terörü bu şekilde tanımlarsak, keşfedeceğimiz ilk şey, küresel olarak hem hükümetler hem de özel gruplar tarafından çok geniş bir ölçekte hayata geçirildiğidir.”
İkbal Ahmed, 20. Yy’ın en etkili aktivist entellektüellerinden biri olarak kabul edilir. Hindistan ve Pakistan’ın ayrılmasından sonra Pakistan’a göç etmiş, eğitim için gittiği Amerika’da bir kolejde siyaset bilimi hocalığı yapmıştır. Kitap ise Davıd Barsamıan’ın İkbal Ahmed ile yaptığı uzun soluklu söyleşilerden oluşuyor. Kitap, Ahmed’in kişisel anlatısından, emperyalizme, Cezayir bağımsızlık savaşına, Filistin sorununa, Bosna ve Kosova katliamlarına, Ahmed’in Ortadoğu’ya dair geniş perspektifli değerlendirmelerine kadar birçok konuyu içeriyor. İlgi çekici bir şekilde dönemin etkili entellektüelleri Frantz Fanon, Malcom X, Edward Said ve Noam Chomsky ile olan ilişkilerini; bunun yanında Gandhi ve Yaser Arafat gibi siyasilerle olan etkileşimlerinide kitap bağlamında okumak mümkün. Kitabın önsözünü yazan Edward Said, İkbal Ahmed’ten ‘politik meselerlerdeki akıl hocam’ olarak bahsetmektedir.
Bu yazının devamı 201. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
200. Sayı
“Sonumuzu unutmaya değil miydi?
Sonlu çizgilere o kadar bağlandığımız,
Bir güzel göz, gülünce çukurlaşan yanak
Ve bir ses şimdi süzülen anılardan
Sonumuzu unutmaya değil miydi?
Hep seni anmaya değil miydi,
Pişmanlık kanatlarını kuşandığımız?”
Vicdani Çürüme
“Türkiye için burjuvazi de, işçi sınıfı da ‘hayali cemaat’lerdir. Olan değil olması gerekenlerdir. Türkiye’de uzun yıllar burjuvazi açığı ‘asker-sivil bürokrasi’ proletarya açığı da ‘kültürel solculuk’ la ikame edildi. Demokratik bilincin temel bir koşulu, yaşama biçimini bir ideoloji haline getirmemektir.”
Göç ve Zenofobi Kim Yerli, Kim Yabancı?
“…esas mesele; modern Batılı sistemin uluslararası arenada birkaç asırdır oluşturduğu belirsizlik, ilkesizlik, uluslararası teamüllerin ihlal edildiği bir risk durumu dikkate alındığı zaman Covid-19 pandemisi ile uluslararası sistemin bir muhasebesinin gerekliliği ortaya çıkmaktadır. “
İslam’ın Düşük Düzeyde Temsili (!) Dil, Zihin ve Ufuk Daralması
“Müslümanların birlik içinde olduğu inancı da tarihi temelleri bulunmayan bir yanılgıdır. Hatta bunun tam tersi doğrudur; şöyle ki, aslında sömürgeciliğin yarattığı kötü koşulların saikiyle Müslümanlar arasında küresel bir
Kekemelik Zihinde Ve Kalptedir
“Şiddet bir ölçüde antropolojik, bir ölçüde siyasal ve kültürel ve hatta ontolojik bir sorun. Hele ki İslam dünyası ve Türkiye açısından şiddet kültürel kodlarımıza dek işlemiş olan, üstesinden gelmek şöyle dursun, sorunlarımızın çözümündeki neredeyse yegâne siyasal aracımız olan bir sorun.”
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.