Nida Dergisi’nin 200. sayısında 25. yılına özel olarak hem Genel Yayın Koordinatörü, hem kurucusu, hem ablası hem de annesi olan Ferda Bütün ile özel bir söyleşi yaptık. Söyleşimizde teknik detaylardan ziyade özelde Nida Dergisi genelde ise dergiciliğin özü, ruhu, meşakkatli yanları ve teşvik edici yönlerine odaklandık. Şüphesiz aldığımız cevaplar sıradan cevaplar değildi. Çünkü sorularımızı yanıtlayan kişi Nida Dergisi’nin hayat bulmasına vesile olan ve aynı zamanda hayatı boyunca fikrî mücadelenin içinde yer alan biriydi. Söyleşimizde neşeden hüzne, düşünceden kaygı ve derde kadar birçok duyguyu aynı anda yaşayacağınızdan şüphemiz yok. 25 yılı sınırlı sayfa sayılarında konuşmak kolay olmadı. Biz bu hususta Bismillah dedik, okumak ve gereğini yapmak ise size kaldı. Yolculuğumuz hakkında fikir sahibi olmanız ve bu yolculuğa eşlik etmeniz için hayırlı bir başlangıç olmasını temenni ediyor ve sizleri söyleşimizin samimi satırlarıyla baş başa bırakıyoruz.
Nida Dergisi’nin sizdeki karşılığı nedir?
Bir çocukluk hayali, bir babanın 1959 yılında tarihe not düştüğü bültenin yeniden harekete geçirilmesi, bir özlem, bir salih amel arayışı, bir okul, bir sancı, bir uyanış, bir dirilişe vesile arayışı…
Bu yazının devamı
200. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Moderniteye karşı İslami düşünsel tepkinin üç aşamadan geçtiği söylenebilir. İlki, saf gelenekçilik diyebileceğimiz, on dokuzuncu yüzyılda egemen olan ve İslam’ı savunmak için tamamen orta çağ uygulamalarına başvuran Abdülkadir el-Cezairî gibi
Fütürizm, gelecek kehanetlerinden çok daha fazlası ama gaybın bilgisi de değil. Belirsizliklerden, hayallerden, planlardan, programlardan, reklamlardan ilâ-âhir geleceğe dair her şeyden beslenen bir çalışma alanı. Peki, Fütürizm; bilim kurgu, ütopya ve distopyalar arasına sıkışmış çağdaş tahakküm araçlarından biri mi yoksa kaçırdığımız dünya gerçeklerinden biri mi?
Çok çarpıcı bir kavrama dikkat çekiyorsunuz: ‘Tarihsizlik’… İslam Dünyası Fikri kitabınız, ‘tarihsizliğin’ uzantısı olarak ortaya çıkan bir kavram olan İslam Dünyası ve bu kavram çerçevesince oluşmuş bir kavramlar kümesine işaret ediyor.
Organik bir açıklama gibi göz önünde ve bir yönetme meselesi olarak otoritenin kullanımı cihetinden baktığımızda bunun başlangıcını aileye kadar götürebiliriz. Aile, sosyal bir dünya olduğu gibi aynı zamanda bir yönetim merkezi ve dinî/duygusal bir örgütlenme modelidir.
İslam insanlığa ne vaat ediyor? Çok genel bir konu olmasına rağmen birçok alimin, hocanın bu konuyu yazıp tartıştığını biliyoruz ama biz size Müslüman düşüncenin geleceği ve Müslüman halkların sıkıntıları, hastalıkları ve tedavi önerilerinize dair sorular soracağız.
“Nida Dergisi 25. Yıl” Özel
Röportaj: Sercan Ünğan
Nida Dergisi’nin 200. sayısında 25. yılına özel olarak hem Genel Yayın Koordinatörü, hem kurucusu, hem ablası hem de annesi olan Ferda Bütün ile özel bir söyleşi yaptık. Söyleşimizde teknik detaylardan ziyade özelde Nida Dergisi genelde ise dergiciliğin özü, ruhu, meşakkatli yanları ve teşvik edici yönlerine odaklandık. Şüphesiz aldığımız cevaplar sıradan cevaplar değildi. Çünkü sorularımızı yanıtlayan kişi Nida Dergisi’nin hayat bulmasına vesile olan ve aynı zamanda hayatı boyunca fikrî mücadelenin içinde yer alan biriydi. Söyleşimizde neşeden hüzne, düşünceden kaygı ve derde kadar birçok duyguyu aynı anda yaşayacağınızdan şüphemiz yok. 25 yılı sınırlı sayfa sayılarında konuşmak kolay olmadı. Biz bu hususta Bismillah dedik, okumak ve gereğini yapmak ise size kaldı. Yolculuğumuz hakkında fikir sahibi olmanız ve bu yolculuğa eşlik etmeniz için hayırlı bir başlangıç olmasını temenni ediyor ve sizleri söyleşimizin samimi satırlarıyla baş başa bırakıyoruz.
Nida Dergisi’nin sizdeki karşılığı nedir?
Bir çocukluk hayali, bir babanın 1959 yılında tarihe not düştüğü bültenin yeniden harekete geçirilmesi, bir özlem, bir salih amel arayışı, bir okul, bir sancı, bir uyanış, bir dirilişe vesile arayışı…
Bu yazının devamı 200. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
“İslam, Modernlikler ve Gelecek”
Moderniteye karşı İslami düşünsel tepkinin üç aşamadan geçtiği söylenebilir. İlki, saf gelenekçilik diyebileceğimiz, on dokuzuncu yüzyılda egemen olan ve İslam’ı savunmak için tamamen orta çağ uygulamalarına başvuran Abdülkadir el-Cezairî gibi
Fütürizm Üzerine
Fütürizm, gelecek kehanetlerinden çok daha fazlası ama gaybın bilgisi de değil. Belirsizliklerden, hayallerden, planlardan, programlardan, reklamlardan ilâ-âhir geleceğe dair her şeyden beslenen bir çalışma alanı. Peki, Fütürizm; bilim kurgu, ütopya ve distopyalar arasına sıkışmış çağdaş tahakküm araçlarından biri mi yoksa kaçırdığımız dünya gerçeklerinden biri mi?
Dilin, Zihnin ve Ufkun Değişmesi Meselesi Üzerine
Çok çarpıcı bir kavrama dikkat çekiyorsunuz: ‘Tarihsizlik’… İslam Dünyası Fikri kitabınız, ‘tarihsizliğin’ uzantısı olarak ortaya çıkan bir kavram olan İslam Dünyası ve bu kavram çerçevesince oluşmuş bir kavramlar kümesine işaret ediyor.
Modern Devlet ve Açmazları Üzerine
Organik bir açıklama gibi göz önünde ve bir yönetme meselesi olarak otoritenin kullanımı cihetinden baktığımızda bunun başlangıcını aileye kadar götürebiliriz. Aile, sosyal bir dünya olduğu gibi aynı zamanda bir yönetim merkezi ve dinî/duygusal bir örgütlenme modelidir.
“İslam, İnsanlık ve Gelecek Düşüncesi”
İslam insanlığa ne vaat ediyor? Çok genel bir konu olmasına rağmen birçok alimin, hocanın bu konuyu yazıp tartıştığını biliyoruz ama biz size Müslüman düşüncenin geleceği ve Müslüman halkların sıkıntıları, hastalıkları ve tedavi önerilerinize dair sorular soracağız.
Alışverişe devam et