“Ey Rabbim! Bana ve anne-babama verdiğin nimet için şükretmeyi ve seni hoşnut edeceğim salih ameller yapmayı bana nasip et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat!”
(Neml, 27/19)
Yokluk, fakirlik, kıt kanaat geçinmek hep fazilet sanıldı bir dönem…
Haline şükretmek, isyan etmemekten bahsetmiyorum.
Meşru sınırlar içinde daha fazla kazanmayı kerih görmenin yanlışlığına dikkat çekmek istiyorum.
Gücü, kuvveti, zamanı varsa bir insanın, yaratılış gayesini unutmadan, yaratanına karşı yapması gerekenleri aksatmadan kazanmaya çalışmalıdır. Yeter ki tek hedefi maddî gücünü yükseltmek olmasın.
Bu yazının devamı
186. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Ne Büyük İskender’in istilası ne de Babillilerin İbranileri sürgünü, asla Yahudilerin son yüzyılda Filistinli halka yaptığı zulmü ve Filistin bölgesine karşı yayılmacı politikasını geçecek bir kötülüğe erişmemiştir.
Mesela iddiası ile hareketi örtüşmeyenlerin ne garip bir görüntü sergilediklerini. Anlamak için okumaktan öte, uydurmak için okuyanların, anlamadan anlatmaya çalışanların oluşturduğu bu gürültülü dönemde neler hissettiğini kayıt altına almazsan korkarım sen bile unutursun bir gün. O nedenle yaz, ısrarla yaz. Bir kenara not al lütfen. Yazman gerektiğini not al hiç olmazsa umulur ki o not harekete geçirir zamanın bir yerinde…
Kalbi çürümüş… Kavli çürümüş… Empatisi, diğerkâmlığı bitmiş… Kendi odaklı, kendi dışında körlük yaşayan bir insanlıkla aynı güne uyanmak, aynı zamanı paylaşıyor ol-mak korkutuyor bizleri…
Medeniyet yüzyıllar boyu güneydeydi, sıcağa yakın ılıklık ve soğuktan uzak serinlik zihinlerin olduğu gibi tarımın, ticaretin bereketli ve selamette kalmasını sağlıyordu. Kuzey bilinmeyendi, sertlikti, barbarlıktı, öcüler diyarıydı, ilkesizlik, ölçüsüzlüktü.
“Var Evi Kerem Evi, Yok Evi Verem Evi”
“Ey Rabbim! Bana ve anne-babama verdiğin nimet için şükretmeyi ve seni hoşnut edeceğim salih ameller yapmayı bana nasip et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat!”
(Neml, 27/19)
Yokluk, fakirlik, kıt kanaat geçinmek hep fazilet sanıldı bir dönem…
Haline şükretmek, isyan etmemekten bahsetmiyorum.
Meşru sınırlar içinde daha fazla kazanmayı kerih görmenin yanlışlığına dikkat çekmek istiyorum.
Gücü, kuvveti, zamanı varsa bir insanın, yaratılış gayesini unutmadan, yaratanına karşı yapması gerekenleri aksatmadan kazanmaya çalışmalıdır. Yeter ki tek hedefi maddî gücünü yükseltmek olmasın.
Bu yazının devamı 186. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
İlahi Mesajlar Toprağı Filistin (Roger Garaudy)
Ne Büyük İskender’in istilası ne de Babillilerin İbranileri sürgünü, asla Yahudilerin son yüzyılda Filistinli halka yaptığı zulmü ve Filistin bölgesine karşı yayılmacı politikasını geçecek bir kötülüğe erişmemiştir.
Mektup XI
Mesela iddiası ile hareketi örtüşmeyenlerin ne garip bir görüntü sergilediklerini. Anlamak için okumaktan öte, uydurmak için okuyanların, anlamadan anlatmaya çalışanların oluşturduğu bu gürültülü dönemde neler hissettiğini kayıt altına almazsan korkarım sen bile unutursun bir gün. O nedenle yaz, ısrarla yaz. Bir kenara not al lütfen. Yazman gerektiğini not al hiç olmazsa umulur ki o not harekete geçirir zamanın bir yerinde…
Bir Film Nasıl İzlenir?‘Kısa’dan ‘Uzun’a Çocuklar ve Aileler için Film Rehberine Giriş
Filmler günümüz kültürünün o kadar büyük bir parçasını oluşturuyor ki hiç var olmadıkları bir zamanı hayal etmek meşakkatli bir duruma benziyor.
Gözlerimizi Kaçırmayacağız
Kalbi çürümüş… Kavli çürümüş… Empatisi, diğerkâmlığı bitmiş… Kendi odaklı, kendi dışında körlük yaşayan bir insanlıkla aynı güne uyanmak, aynı zamanı paylaşıyor ol-mak korkutuyor bizleri…
Çocuk Özerkliği Olarak Makul Medeniyet
Medeniyet yüzyıllar boyu güneydeydi, sıcağa yakın ılıklık ve soğuktan uzak serinlik zihinlerin olduğu gibi tarımın, ticaretin bereketli ve selamette kalmasını sağlıyordu. Kuzey bilinmeyendi, sertlikti, barbarlıktı, öcüler diyarıydı, ilkesizlik, ölçüsüzlüktü.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.