Umarım iyisindir, diyerek söze başlıyorum, zira ümit, benim tutunabileceğim en büyük köklerimden biri. Ümit; uykunun da uyanmanın da doğru anlaşılmasına zemin hazırlayan bir duygu. Ümit; sevgiyi beşiğinde büyüten, sevenin gönlünü genişleten, yolları başka türlü tarif ettiren, anlaşılma gayretinde cesur kılan bir duygu. Ümit, farklı bir iklim ve hepimizin ihtiyacı olan önemli bir dayanak. En önemlisi de duanın kardeşidir ümit… Dua edersin, duyulduğundan emin… Dua edersin, yanlış anlaşılmayacağından emin… Dua edersin, elinden geleni yaptıktan sonrasına razı olmana dayanak… Dua edersin ve kabul edilme ümidinle beklemeye sabır eklersin…
Zira ümide ihtiyacımız vardır, yarınları şekillendirirken, eksik olanı tamamlama gayretini gereği gibi gösterirken. Ümide ihtiyacımız vardır, birini teselli ederken… Ümide ihtiyacımız vardır, zor zamanların yükünü çekerken… Ümide ihtiyacımız vardır, hastayı teselli ederken… Ümide ihtiyacımız vardır, iyiliklerin gerçekleşmesi için belkilere yatırım yaparken…
Ne yazık ki silahlar ona doğrultulunca, dev de kendini savunmak zorunda kalıyor. Asıl mesele, Demir Dev’in güvende hissetme ihtiyacından kaynaklanıyor. Hogarth’ın yaralanması ise bardağı taşıran son damla oluyor ve dev, bir savaş makinesine dönüşüyor. Ama unutmayalım: O, sevgiyi öğrenmiş bir varlık. Kendini feda etmeye bile hazır…
Anneden, babadan uzaklaşan çocukların (ölüm, ayrılık vs.) başat temalardan biri olduğu çocuk edebiyatında, hem yol hikâyesi anlatıp hem de temel ihtiyaçlardan mahrum kalışı duygu sağanağının altında sakince önümüze seren kitaplardan biriyle kesişti yolum.
İlahi yasayla bozuşmuş, köprüleri yıkmış, gemileri yakmış olanlar, yerine insani yasalar getirip devam ettiler yola. İnsani dedikleri yasanın insanı dışlaması pek çabuk oldu. Dört ayaklılar iyi, iki ayaklılar kötü deseler ona bile sempatiyle bakabilecekken, “sen biraz fazla kavrulmuşsun, insan değilsin anladık ama hangi canlısın bilemedik” lisan-ı halleri, birilerinin topraklarını uçsuz bucaksız kılmak, her köşeye endüstriyel canavarlar dikmek dışında ne işimize yaradı, onu da biz bilemedik.
Evet, tek bir çiçekle baharın bütünü hemen gelmeyecektir elbet…
Ve belki o erken açan çiçek gelecek bahar mevsimini de göremeyecektir. Ama baharın mutlak gelecek ve yaşanılacak bir gerçek olacağının umudunu aşılayacaktır; baharı bekleyenlere…
Bir kelebeğin kanat çırpışının yarattığı etkiyi bilirim… İyimserliğin, umudun boşa kürek çekişin diğer adı olmadığını da… Bir tebessümün nasıl bulaşıcı olduğunu, bir iyiliğin hiçbir zaman unutulup gitmeyeceğini ve yarattığı kalıcı eserleri bilirim…
Sen nelere kadirsin ey Umut!
Şoklardayız… “Yaşlı çifte sorarlar: —Tam 65 yıl… Bunca sene, nasıl evli kaldınız..? Yaşlı çift cevap verir: —Bizim doğduğumuz zamanlarda, bir şey kırıldığında tamir edilirdi… Çöpe atılmazdı… O yüzden…” Tamir etmek veya çöpe atmak… Veya çöpten sanat devşirmek… Her biri kitaplık çaptaki bu eylemlerden bir yazı yazmaya çalışmak. Günümüz dünyasında sabır, emek, gayret, vefa, yerini yavaş …
Mektup III
Umarım iyisindir, diyerek söze başlıyorum, zira ümit, benim tutunabileceğim en büyük köklerimden biri. Ümit; uykunun da uyanmanın da doğru anlaşılmasına zemin hazırlayan bir duygu. Ümit; sevgiyi beşiğinde büyüten, sevenin gönlünü genişleten, yolları başka türlü tarif ettiren, anlaşılma gayretinde cesur kılan bir duygu. Ümit, farklı bir iklim ve hepimizin ihtiyacı olan önemli bir dayanak. En önemlisi de duanın kardeşidir ümit… Dua edersin, duyulduğundan emin… Dua edersin, yanlış anlaşılmayacağından emin… Dua edersin, elinden geleni yaptıktan sonrasına razı olmana dayanak… Dua edersin ve kabul edilme ümidinle beklemeye sabır eklersin…
Zira ümide ihtiyacımız vardır, yarınları şekillendirirken, eksik olanı tamamlama gayretini gereği gibi gösterirken. Ümide ihtiyacımız vardır, birini teselli ederken… Ümide ihtiyacımız vardır, zor zamanların yükünü çekerken… Ümide ihtiyacımız vardır, hastayı teselli ederken… Ümide ihtiyacımız vardır, iyiliklerin gerçekleşmesi için belkilere yatırım yaparken…
Bu yazının devamı 202. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
202. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
1 Uzun 1 Kısa İle Sinema Okuryazarlığı: Demir Dev ve Ben Filistinliyim
Ne yazık ki silahlar ona doğrultulunca, dev de kendini savunmak zorunda kalıyor. Asıl mesele, Demir Dev’in güvende hissetme ihtiyacından kaynaklanıyor. Hogarth’ın yaralanması ise bardağı taşıran son damla oluyor ve dev, bir savaş makinesine dönüşüyor. Ama unutmayalım: O, sevgiyi öğrenmiş bir varlık. Kendini feda etmeye bile hazır…
Kaybolmamak İçin Yola Çıkanlara; Hiç Durmayanlara
Anneden, babadan uzaklaşan çocukların (ölüm, ayrılık vs.) başat temalardan biri olduğu çocuk edebiyatında, hem yol hikâyesi anlatıp hem de temel ihtiyaçlardan mahrum kalışı duygu sağanağının altında sakince önümüze seren kitaplardan biriyle kesişti yolum.
Bay Şavşan ve Basit’in Karmakarışık Oyunları
İlahi yasayla bozuşmuş, köprüleri yıkmış, gemileri yakmış olanlar, yerine insani yasalar getirip devam ettiler yola. İnsani dedikleri yasanın insanı dışlaması pek çabuk oldu. Dört ayaklılar iyi, iki ayaklılar kötü deseler ona bile sempatiyle bakabilecekken, “sen biraz fazla kavrulmuşsun, insan değilsin anladık ama hangi canlısın bilemedik” lisan-ı halleri, birilerinin topraklarını uçsuz bucaksız kılmak, her köşeye endüstriyel canavarlar dikmek dışında ne işimize yaradı, onu da biz bilemedik.
Bir Çiçekle Bahar Gelmez Bilirim…
Evet, tek bir çiçekle baharın bütünü hemen gelmeyecektir elbet…
Ve belki o erken açan çiçek gelecek bahar mevsimini de göremeyecektir. Ama baharın mutlak gelecek ve yaşanılacak bir gerçek olacağının umudunu aşılayacaktır; baharı bekleyenlere…
Bir kelebeğin kanat çırpışının yarattığı etkiyi bilirim… İyimserliğin, umudun boşa kürek çekişin diğer adı olmadığını da… Bir tebessümün nasıl bulaşıcı olduğunu, bir iyiliğin hiçbir zaman unutulup gitmeyeceğini ve yarattığı kalıcı eserleri bilirim…
Sen nelere kadirsin ey Umut!
Şokta (Mı)yız
Şoklardayız… “Yaşlı çifte sorarlar: —Tam 65 yıl… Bunca sene, nasıl evli kaldınız..? Yaşlı çift cevap verir: —Bizim doğduğumuz zamanlarda, bir şey kırıldığında tamir edilirdi… Çöpe atılmazdı… O yüzden…” Tamir etmek veya çöpe atmak… Veya çöpten sanat devşirmek… Her biri kitaplık çaptaki bu eylemlerden bir yazı yazmaya çalışmak. Günümüz dünyasında sabır, emek, gayret, vefa, yerini yavaş …
Alışverişe devam et