Merhabaların anlamını kaybetmediği hakikatten hareketle, merhabalar diyorum bu mektupta da… Zira Arapça bir kelime olan merhaba “rahaba” kelimesinden türeyen “ferahlıkla” anlamına gelir. Ferahlık ne çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönem, sıkılıyor içimiz, daralıyor yüreğimiz. Nedenleri meçhul, sonuçları malum, kötülük için gayret edenler yordu dünyanın her yerinde hayata tutunmaya gayret edenleri. Adaletsizlik büktü boynumuzu. Ferahlık için fersah fersah yol kat edip hakikate ulaşmaya, hakikatle buluşmaya, hakikatin hayat bulması için çalışmaya ihtiyacımız var. Aslında mecburuz buna. Diyeceğim bunlar değildi aslında ama nedenlice böyle geldi kelam daha başlar başlamaz dertleşmekten çok dert-deşmeye hatta dert-dermeye durdu kalem…
Hakikatten uzak düşmenin tüm süreç ve sonuçları birebir yaşanıyor. Varlığın ve hükmün sahibinin kurduğu düzenden uzak düşünce, huzur da bizlerden uzak düşüyor sanki. Demem o ki, varlık nedenimizden uzakta varlığımız bir kıymet ifade etmiyor, hiçbir zaman etmedi/etmez de… Herhangi bir şeyi var ediliş amacının dışında kullanmak onu israf etmek değil midir? Bazen olayları değerlendirirken bana öyle geliyor ki; sanki iğneyle kesmeye, makasla dikmeye çalışıyor gibiyiz.
Bu yazının devamı
205. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Günümüzde toplumlar, iletişim ve bilişim dünyasında meydana gelen gelişmelere paralel olarak daha hızlı bir değişim geçirmekte ve bunun sonucu olarak da kuşaklar arasında ciddi çatışmalar ortaya çıkmaktadır. Biraz da kaçınılmaz olan bu durum yeni kuşakların bir önceki kuşağın değerlerini önemli ölçüde sorgulayıp bu değerlerle arasına ciddi mesafeler koymalarını hatta zaman zaman bu değerlere karşı hasmane …
Bu mektupta kelamdan konuşalım dedim, kavramdan, anlamdan, bizi ilgilendiren en önemli konuların birinden yazayım istedim. Öyle ya, anlaşmak ancak ve ancak, anlamaya durmak, anlatmaya çalışmakla mümkündür, bunun için de söze/kelama ihtiyaç vardır. Gündemi dolduran konular bazen gönlü yoruyor ama daha sonraki mektuplara ertelemek doğru olur düşüncesi ile gündemden bahsetmeyip, kelam hakkında dile gelebilenleri yazayım istedim etraflıca olamasa bile…
Kitaplığımın üst rafında birkaç sözlük bulunuyor. Arada göz teması kursam da, rafta duran sözlüklerle, elim ve zihnim arasındaki bağın gittikçe zayıfladığını fark ediyorum. Bir kelimenin anlamını merak ettiğimde,
Yaşlı teyzemizi ziyarete gittik.O da oradaydı.Seksen üç yaşında, görmüş geçirmiş bir teyze. Temiz, onurlu bir yüzü vardı.Yaşlılar ilgilenilmeyi, konuşmayı severler.Sorular sorarak onu konuşturmak istedim. Niyetim sadece hoşbeş etmekti.Kısaca hayatını özetledi. Etkilenmemek elde değil. Neler yaşıyor insanlar da hâlâ ayaktalar.“İnsan her acıya katlanabiliyor demek ki” demekten kendimi alamadım.Bir sonraki nesli yani bizleri ve bizden sonrakileri düşündüm. …
Mektup VI
Merhabaların anlamını kaybetmediği hakikatten hareketle, merhabalar diyorum bu mektupta da… Zira Arapça bir kelime olan merhaba “rahaba” kelimesinden türeyen “ferahlıkla” anlamına gelir. Ferahlık ne çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönem, sıkılıyor içimiz, daralıyor yüreğimiz. Nedenleri meçhul, sonuçları malum, kötülük için gayret edenler yordu dünyanın her yerinde hayata tutunmaya gayret edenleri. Adaletsizlik büktü boynumuzu. Ferahlık için fersah fersah yol kat edip hakikate ulaşmaya, hakikatle buluşmaya, hakikatin hayat bulması için çalışmaya ihtiyacımız var. Aslında mecburuz buna. Diyeceğim bunlar değildi aslında ama nedenlice böyle geldi kelam daha başlar başlamaz dertleşmekten çok dert-deşmeye hatta dert-dermeye durdu kalem…
Hakikatten uzak düşmenin tüm süreç ve sonuçları birebir yaşanıyor. Varlığın ve hükmün sahibinin kurduğu düzenden uzak düşünce, huzur da bizlerden uzak düşüyor sanki. Demem o ki, varlık nedenimizden uzakta varlığımız bir kıymet ifade etmiyor, hiçbir zaman etmedi/etmez de… Herhangi bir şeyi var ediliş amacının dışında kullanmak onu israf etmek değil midir? Bazen olayları değerlendirirken bana öyle geliyor ki; sanki iğneyle kesmeye, makasla dikmeye çalışıyor gibiyiz.
Bu yazının devamı 205. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Toplumu Ayakta Tutan Değer: Yardımlaşma
Günümüzde toplumlar, iletişim ve bilişim dünyasında meydana gelen gelişmelere paralel olarak daha hızlı bir değişim geçirmekte ve bunun sonucu olarak da kuşaklar arasında ciddi çatışmalar ortaya çıkmaktadır. Biraz da kaçınılmaz olan bu durum yeni kuşakların bir önceki kuşağın değerlerini önemli ölçüde sorgulayıp bu değerlerle arasına ciddi mesafeler koymalarını hatta zaman zaman bu değerlere karşı hasmane …
Övdüklerimizden Ne Kaldı?
Masal dinlerdik, dededen, büyükanneden, kıssadan hisse çıkarmaya; “bir varmış bir yokmuş” sevdasına aşılanırdık fark etmeden. Şimdilerde subliminal mesajlarla nitelendirilen, akla ayar verme kavramını gayri ihtiyari büyüklerimiz de tecrübe etmişlerdi.
Mektup II
Bu mektupta kelamdan konuşalım dedim, kavramdan, anlamdan, bizi ilgilendiren en önemli konuların birinden yazayım istedim. Öyle ya, anlaşmak ancak ve ancak, anlamaya durmak, anlatmaya çalışmakla mümkündür, bunun için de söze/kelama ihtiyaç vardır. Gündemi dolduran konular bazen gönlü yoruyor ama daha sonraki mektuplara ertelemek doğru olur düşüncesi ile gündemden bahsetmeyip, kelam hakkında dile gelebilenleri yazayım istedim etraflıca olamasa bile…
Rutin Olmayan Bir Yazı
Kitaplığımın üst rafında birkaç sözlük bulunuyor. Arada göz teması kursam da, rafta duran sözlüklerle, elim ve zihnim arasındaki bağın gittikçe zayıfladığını fark ediyorum. Bir kelimenin anlamını merak ettiğimde,
İnsan Her Acıya Katlanabilir mi
Yaşlı teyzemizi ziyarete gittik.O da oradaydı.Seksen üç yaşında, görmüş geçirmiş bir teyze. Temiz, onurlu bir yüzü vardı.Yaşlılar ilgilenilmeyi, konuşmayı severler.Sorular sorarak onu konuşturmak istedim. Niyetim sadece hoşbeş etmekti.Kısaca hayatını özetledi. Etkilenmemek elde değil. Neler yaşıyor insanlar da hâlâ ayaktalar.“İnsan her acıya katlanabiliyor demek ki” demekten kendimi alamadım.Bir sonraki nesli yani bizleri ve bizden sonrakileri düşündüm. …
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.