Eğitimi ve eğitimcileri konu edinen filmlerin kahir ekseriyetinde ana karakterlerin çocuklar ve gençler olması dikkat çekici bir hâl alır. Bunu anlamlı kılan unsurlardan biri, filmin hikâyesinin eğitim, öğretmenler ve öğrenciler etrafında geçmesinde aranabilir. Eğitimci ve öğrenci arasındaki ilişkiyi sorgulamak, filmlerdeki ana karakterlerin yaş ortalamaları hakkında bir fikir verebildiği gibi, farklı ülkelerden yönetmenlerin kamerasından yansıtılan mesajların genellikle beynelmilel bir forma dönüştüğü söylenebilir. Bu husus, eğitim ve eğitimciyi temel alan filmlerin mesajlarının, üretilmiş oldukları menşeden uzaklaştığı gerçeğine ve hikâyelerin her izleyicide yankıları olabildiğine delalet eder.
Eğitimciler ve öğrenciler mevzusunu işleyen filmlerin kimi zaman romanlardan, gerçek hikâyelerden esinlendiği görülür. 1998’de Homer H. Hickam tarafından kaleme alınan Rocket Boys: A Memoir yani Roket Kardeşler: Bir Hatıra adlı roman, 1999’da yönetmenliğini Joe Johnston’un yaptığı October Sky (Ekim Düşü) filminde bunun bir örneği görülür. Homer Hickam kendi web sitesinde (homerhickam.com) Coalwood kömür kasabasında 2.Dünya Savaşı’nda büyüyen ve roket bilimcisi olmayı hedeflediğini yazar, hayat hikâyesinin ilkin “The Big Creek Roket Ajansı” adlı kısa makalede yer aldığını ekler.
Bu yazının devamı
207. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Oyun bozuldu ve sokaklar boşaldı. Fakat eve dönen de olmadı. Mevsimler karıştı. Çiçeklerin adı unutuldu.
Kardeşlerden biri hasta olursa, diğeri pencereden seyrederdi karın sessizliğini. Şimdi kardeşlerin pencereleri sırt sırta. En güzel top oynayan işte onunki süper kahraman desenli bir perde, hiç açılmıyor artık . Eski sokağa bakan diğer pencerede de bir rüzgar gülü duruyor.
Her sabah kardeşler, erkenden kayboluyorlar ortalıktan.
Başka birinin sana çiçek getirmesini beklemeden
Kendi bahçeni yeşert…
Ve kendi ruhunu kendin süsle.
Ne kadar dayanıklı olduğunu göreceksin…
Ne kadar güçlü olduğunu
Ve ne kadar değerli olduğunu öğreneceksin…
Her yeni elveda ile öğreneceksin…”
Yine yeni bir mektup… Okuman ümidi kelimelerin sığınağı gibi… Yazma gayreti benim işim. İyi olman ümidim ve duamla. Nasıl da hızlı geçiyor zaman, gözden kaçırdıklarımız, farkına varamadıklarımız için bazen telaşlanır yüreğim. Her saniye biricik, bir daha asla yaşanmayacak, bunu düşününce zamanı ve zamanda ikram edilen her nimeti görememekten insan endişe ediyor, en azından ben endişeliyim. Öyle ya çözebileceğim bir sorunu, mutlu edebileceğim bir çocuğu, ümit ekebileceğim bir yüreği farkında olmadan kaçırmak onun için de benim için de büyük ziyan.
Gençlerin Rüyasını Ekim Düşü’nde (1999) Görmek ve Kadın Öğretmenlerin Değerine Dair Kısa Bir Giriş
Eğitimi ve eğitimcileri konu edinen filmlerin kahir ekseriyetinde ana karakterlerin çocuklar ve gençler olması dikkat çekici bir hâl alır. Bunu anlamlı kılan unsurlardan biri, filmin hikâyesinin eğitim, öğretmenler ve öğrenciler etrafında geçmesinde aranabilir. Eğitimci ve öğrenci arasındaki ilişkiyi sorgulamak, filmlerdeki ana karakterlerin yaş ortalamaları hakkında bir fikir verebildiği gibi, farklı ülkelerden yönetmenlerin kamerasından yansıtılan mesajların genellikle beynelmilel bir forma dönüştüğü söylenebilir. Bu husus, eğitim ve eğitimciyi temel alan filmlerin mesajlarının, üretilmiş oldukları menşeden uzaklaştığı gerçeğine ve hikâyelerin her izleyicide yankıları olabildiğine delalet eder.
Eğitimciler ve öğrenciler mevzusunu işleyen filmlerin kimi zaman romanlardan, gerçek hikâyelerden esinlendiği görülür. 1998’de Homer H. Hickam tarafından kaleme alınan Rocket Boys: A Memoir yani Roket Kardeşler: Bir Hatıra adlı roman, 1999’da yönetmenliğini Joe Johnston’un yaptığı October Sky (Ekim Düşü) filminde bunun bir örneği görülür. Homer Hickam kendi web sitesinde (homerhickam.com) Coalwood kömür kasabasında 2.Dünya Savaşı’nda büyüyen ve roket bilimcisi olmayı hedeflediğini yazar, hayat hikâyesinin ilkin “The Big Creek Roket Ajansı” adlı kısa makalede yer aldığını ekler.
Bu yazının devamı 207. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Küçürek Öyküler
Tekasür
– Bu kabristan çok büyümüş.
– Say say bitmiyor, sorma…
Kardeşlerim
Oyun bozuldu ve sokaklar boşaldı. Fakat eve dönen de olmadı. Mevsimler karıştı. Çiçeklerin adı unutuldu.
Kardeşlerden biri hasta olursa, diğeri pencereden seyrederdi karın sessizliğini. Şimdi kardeşlerin pencereleri sırt sırta. En güzel top oynayan işte onunki süper kahraman desenli bir perde, hiç açılmıyor artık . Eski sokağa bakan diğer pencerede de bir rüzgar gülü duruyor.
Her sabah kardeşler, erkenden kayboluyorlar ortalıktan.
Kendi Bahçeni Sen Yeşertmelisin…
Başka birinin sana çiçek getirmesini beklemeden
Kendi bahçeni yeşert…
Ve kendi ruhunu kendin süsle.
Ne kadar dayanıklı olduğunu göreceksin…
Ne kadar güçlü olduğunu
Ve ne kadar değerli olduğunu öğreneceksin…
Her yeni elveda ile öğreneceksin…”
Şiir
başlamaya hasretli dilim
ötelerden belletilene köprüsün
çaktın kibriti lazım değil ruh
Mektup-X
Yine yeni bir mektup… Okuman ümidi kelimelerin sığınağı gibi… Yazma gayreti benim işim. İyi olman ümidim ve duamla. Nasıl da hızlı geçiyor zaman, gözden kaçırdıklarımız, farkına varamadıklarımız için bazen telaşlanır yüreğim. Her saniye biricik, bir daha asla yaşanmayacak, bunu düşününce zamanı ve zamanda ikram edilen her nimeti görememekten insan endişe ediyor, en azından ben endişeliyim. Öyle ya çözebileceğim bir sorunu, mutlu edebileceğim bir çocuğu, ümit ekebileceğim bir yüreği farkında olmadan kaçırmak onun için de benim için de büyük ziyan.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.