Bazı kavramlar çok fazla kullanılmasına rağmen üzerinde anlam birlikteliği sağlanamamaktadır. Bu durum kelime ve kavramların doğası ile ilişkilendirilebileceği gibi o kavrama yönelen insan ile ilgili de bir durumdur. Kelime ve kavramların anlaşılmasını zorlaştıran insan kaynaklı sebeplerden biri ise kuşkusuz bu kelime kavramların manipüle edilmesidir. Günümüzde en çok manipüle edilen kavramlardan biri de “bilim” olmaktadır. Bu hususta nitelikli çalışmalar yapan, bilim kavramının sadece teorik boyutunu değil pratik boyutunu da takip eden; Dahi ve Dindar: İsaac Newton, Metafiziğin Temelleri & Analitik Metafiziğe Giriş, Allah’sız Ahlâk Mümkün Mü?, Bilimsel Gizemler ve Yalanlar isimli kitapların yazarı olmanın yanında çok sayıda editörlük ve kitap bölümü kaleme alan İbn Haldun Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Doç. Dr. Enis Doko ile bilim kavramının ne olup olmadığından nasıl manipüle edildiğine dair birçok konuyu gündem ettiğimiz röportajımızla sizleri baş başa bırakıyoruz.
Bilim kavramı gündemimizi oldukça meşgul eden kavramlardan biri. Bilim kavramı için genel geçer bir tanım yapmak mümkün müdür? Sizce bilim nedir ne değildir?
Bilimin genel bir tanımını yapmak zordur çünkü çok çeşitli disiplinleri, metodolojileri ve epistemolojileri kapsar. Ancak yine de kabaca tanımlamak gerekirse bilim; evren hakkında test edilebilir açıklamalar aracılığı ile bilgi inşa eden ve düzenleyen sistematik bir girişimdir. Buradan bilimle ilgili birkaç noktayı görebiliriz. Birincisi bilim ampiriktir. Gözlemlenebilir olgu ve tekrarlanabilir deneylere dayanır. Sistematiktir, belli iyi tanımlanmış metotları, ki bunlara bilimsel metot denir, izler. Bilimsel bilgi mutlak değildir; yeni kanıtlar ve daha iyi metodolojilerle gelişir. Bilim, olguları açıklamaya ve yerleşik teorilere dayanarak gelecekteki olayları tahmin etmeye çalışır.
“Renk, ırk, cins, dil, din, statü/hür köle ayrımı gözetmeksizin, bütün insanlar tarağın dişleri gibi eşittirler. Üstünlük, sadece Allah’a karşı gelmeme ve kulluk bilincini yaşama üstünlüğündedir. Batı da Allah’ın kontrolü altında, Allah bilinci ile bir insana hizmet etme düşüncesi yoktur. Allah’ın rızasını hoşnutluğunu hedef alan insana hizmet sadece İslâm’dadır.” Ömrünü Kuranı anlamaya ve yaşamaya adayan muhterem …
Sen onları ahlaklı olarak tanımlıyorsun ve ben de ama aynı zamanda ahlaklılığın doğasını da merak ediyorum. Ahlak, tarafsızlık, ılımlılık, her iki taraf… Bunların bağlamları yok mu? Açık adaletsizlik konusunda ılımlı olmak gerçekten bir erdem midir?
Güzel nedir? Güzel, çirkin olmayandır, diyebilir miyiz? Güzel olmayan nedir? Çirkin nedir?
Her disiplinin bir konusu vardır. Ahlâk felsefesi “iyi” ve “kötü” kavramlarıyla, bilim “doğru” ve “yanlış” kavramlarıyla değerlendirme yapar. Estetik ise “güzel” ve “çirkin” kavramlarıyla çalışır. İlk etapta şeyleri güzel ve çirkin olarak değerlendirmek öznel bir yaklaşımdır. Bu anlamda güzel ve çirkin izafîdir. Yani bana ve sana göre değişir. Hatta bugün güzel gördüğüm bir şey yarın çirkin olabilir.
Birçok yönüyle yabancısı olduğumuz bir kıta Hint alt kıtası. Türkçe okur-yazarın bildiği isimler, aşina olduğu varsa da bu, o kadar az ve o kadar sınırlı ki! Henüz isimlerini bile duymadığımız yüzlerce isim, fikir ve düşünce hazinesinin yattığı bir kıtadan bahsediyoruz. Siyasetten, tefsire, hadisten tefekküre her yönüyle ciddi bir çalışmayı, hatta ‘hint alt kıtası çalışmaları’ kürsülerinin kurulmasını hakedecek denli geniş bir hazineden bahsediyoruz. Bu ödev ve sorumluluktan göz kaçırılabilir mi? Orhan Güvel, bu hazineye bir kaşık attı. Türkçe okuyan ve yazanları Hamîduddîn el-Ferâhî ile tanıştırdı. Hamîduddîn el-Ferâhî’nin Kur’an’ı anlama çalışmalarına sunduğu katkı çok orjinal, bir o kadar da devasa bir ilmi geleneğe yaslı.
İslâm siyaset düşüncesine konu olan bir külliyatla karşı karşıyayız. Bunların birçoğu gün yüzüne çıkmış, büyük bir çoğunluğuysa gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor gibi. Bu külliyat hakkında konuşalım istiyoruz. Bu konudaki araştırmalarınız ve görüşle-riniz bir kitap ve birçok röportaja konu oldu. Biz, İslâm siyaset düşüncesine konu olan bu metinlerdeki ‘eleştiri’ ve ‘muhalefet’ dili üzerindeki görüş ve değerlendir-melerinizi almak istiyoruz.
Enis Doko ile Bilim ve Bilimsel Kavramların Manipülasyonu Üzerine
Bazı kavramlar çok fazla kullanılmasına rağmen üzerinde anlam birlikteliği sağlanamamaktadır. Bu durum kelime ve kavramların doğası ile ilişkilendirilebileceği gibi o kavrama yönelen insan ile ilgili de bir durumdur. Kelime ve kavramların anlaşılmasını zorlaştıran insan kaynaklı sebeplerden biri ise kuşkusuz bu kelime kavramların manipüle edilmesidir. Günümüzde en çok manipüle edilen kavramlardan biri de “bilim” olmaktadır. Bu hususta nitelikli çalışmalar yapan, bilim kavramının sadece teorik boyutunu değil pratik boyutunu da takip eden; Dahi ve Dindar: İsaac Newton, Metafiziğin Temelleri & Analitik Metafiziğe Giriş, Allah’sız Ahlâk Mümkün Mü?, Bilimsel Gizemler ve Yalanlar isimli kitapların yazarı olmanın yanında çok sayıda editörlük ve kitap bölümü kaleme alan İbn Haldun Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Doç. Dr. Enis Doko ile bilim kavramının ne olup olmadığından nasıl manipüle edildiğine dair birçok konuyu gündem ettiğimiz röportajımızla sizleri baş başa bırakıyoruz.
Bilim kavramı gündemimizi oldukça meşgul eden kavramlardan biri. Bilim kavramı için genel geçer bir tanım yapmak mümkün müdür? Sizce bilim nedir ne değildir?
Bilimin genel bir tanımını yapmak zordur çünkü çok çeşitli disiplinleri, metodolojileri ve epistemolojileri kapsar. Ancak yine de kabaca tanımlamak gerekirse bilim; evren hakkında test edilebilir açıklamalar aracılığı ile bilgi inşa eden ve düzenleyen sistematik bir girişimdir. Buradan bilimle ilgili birkaç noktayı görebiliriz. Birincisi bilim ampiriktir. Gözlemlenebilir olgu ve tekrarlanabilir deneylere dayanır. Sistematiktir, belli iyi tanımlanmış metotları, ki bunlara bilimsel metot denir, izler. Bilimsel bilgi mutlak değildir; yeni kanıtlar ve daha iyi metodolojilerle gelişir. Bilim, olguları açıklamaya ve yerleşik teorilere dayanarak gelecekteki olayları tahmin etmeye çalışır.
Peki, bilim ne değildir?
Bu yazının devamı 218. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
218. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Mücadele için, İlim, Hikmet ve Tefekkür Gerekir
“Renk, ırk, cins, dil, din, statü/hür köle ayrımı gözetmeksizin, bütün insanlar tarağın dişleri gibi eşittirler. Üstünlük, sadece Allah’a karşı gelmeme ve kulluk bilincini yaşama üstünlüğündedir. Batı da Allah’ın kontrolü altında, Allah bilinci ile bir insana hizmet etme düşüncesi yoktur. Allah’ın rızasını hoşnutluğunu hedef alan insana hizmet sadece İslâm’dadır.” Ömrünü Kuranı anlamaya ve yaşamaya adayan muhterem …
Farid Esack ile Güney Afrikalı Nazarında İsrail Apartheidi
Sen onları ahlaklı olarak tanımlıyorsun ve ben de ama aynı zamanda ahlaklılığın doğasını da merak ediyorum. Ahlak, tarafsızlık, ılımlılık, her iki taraf… Bunların bağlamları yok mu? Açık adaletsizlik konusunda ılımlı olmak gerçekten bir erdem midir?
Güzellik ve Değişen Güzellik Algisi Üzerine
Güzel nedir? Güzel, çirkin olmayandır, diyebilir miyiz? Güzel olmayan nedir? Çirkin nedir?
Her disiplinin bir konusu vardır. Ahlâk felsefesi “iyi” ve “kötü” kavramlarıyla, bilim “doğru” ve “yanlış” kavramlarıyla değerlendirme yapar. Estetik ise “güzel” ve “çirkin” kavramlarıyla çalışır. İlk etapta şeyleri güzel ve çirkin olarak değerlendirmek öznel bir yaklaşımdır. Bu anlamda güzel ve çirkin izafîdir. Yani bana ve sana göre değişir. Hatta bugün güzel gördüğüm bir şey yarın çirkin olabilir.
‘Hamîduddîn el-Ferâhî ve Kur’an’ı Yorumlama Metodu’ Üstüne
Birçok yönüyle yabancısı olduğumuz bir kıta Hint alt kıtası. Türkçe okur-yazarın bildiği isimler, aşina olduğu varsa da bu, o kadar az ve o kadar sınırlı ki! Henüz isimlerini bile duymadığımız yüzlerce isim, fikir ve düşünce hazinesinin yattığı bir kıtadan bahsediyoruz. Siyasetten, tefsire, hadisten tefekküre her yönüyle ciddi bir çalışmayı, hatta ‘hint alt kıtası çalışmaları’ kürsülerinin kurulmasını hakedecek denli geniş bir hazineden bahsediyoruz. Bu ödev ve sorumluluktan göz kaçırılabilir mi? Orhan Güvel, bu hazineye bir kaşık attı. Türkçe okuyan ve yazanları Hamîduddîn el-Ferâhî ile tanıştırdı. Hamîduddîn el-Ferâhî’nin Kur’an’ı anlama çalışmalarına sunduğu katkı çok orjinal, bir o kadar da devasa bir ilmi geleneğe yaslı.
İslam Siyaset Metinleri ve Eleştirellik Üzerine Röportaj
İslâm siyaset düşüncesine konu olan bir külliyatla karşı karşıyayız. Bunların birçoğu gün yüzüne çıkmış, büyük bir çoğunluğuysa gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor gibi. Bu külliyat hakkında konuşalım istiyoruz. Bu konudaki araştırmalarınız ve görüşle-riniz bir kitap ve birçok röportaja konu oldu. Biz, İslâm siyaset düşüncesine konu olan bu metinlerdeki ‘eleştiri’ ve ‘muhalefet’ dili üzerindeki görüş ve değerlendir-melerinizi almak istiyoruz.
Alışverişe devam et