“1905’de Japon filosu, Uzakdoğu’ya ulaşmak için dünyanın yarısını dolanıp gelen Rus donanmasının büyük bölümünü imha etti. Ortaçağ’dan beri ilk kez Avrupalı olmayan bir ülke, büyük bir savaşta bir Avrupa gücünü yenmişti. 1905’in sonunda Çinli komutan Sun gemiyle Çin’e dönerken, Süveyş Kanalı’nda onu Japon sanan Arap liman işçileri tarafından selamlandı. Japonya’nın başarısının içerimleriyle ilgili heyecanlı yorumlar Türk, Mısır, Vietnam, İran ve Çin gazetelerini doldurdu. Hindistan köylerinde yeni doğan bebeklere Japon amirallerin adları verildi. Dünyanın bağımlı halkları, Japonya’nın zaferinin daha derin içerimlerini -moral ve psikolojik- şevkle özümsedi. Ve hepsi Japonya’nın zaferinden aynı dersi çıkardı: Beyaz adamlar, dünyanın fatihleri, artık yenilmez değildi. Japonya, Asya ülkelerinin kendi modern uygarlık yollarını bulabileceklerini göstermişti. Ülkeleri üzerinde ve zihinlerinde yüzlerce fantezi -ulusal özgürlük, ırksal asalet ya da basit intikamcılık- tomurcuklandı.”
Foreign Policy dergisinin ‘en önemli 100 küresel düşünür’ listesinde yer alan ve The Economist tarafından ‘Edward Said’in halefi’ olarak tanımlanan Hintli edebiyatçı ve düşünür Mishra, Asya’nın modernlik ve anti-emperyalizm karşısındaki büyük ve trajik mücadelesini büyük bir serinkanlılık ile etkileyici bir şekilde aktarıyor. Kitabın ilgi çekici yanlarından biri de Cemaleddin Efganî’nin on dokuzuncu yüzyılın diğer iki büyük siyasal ve felsefî sürgünü, Karl Marx ve Alexander Herzen’den bile daha tesirli bir etki yaptığını savunmasıdır. Yazara göre Müslüman ülkelerde İslâmcılar, pan-Arapçılar, pan-İslâmcılar ve solcu laikçiler için Efganî çığır açıcı anti-emperyalist bir lider ve düşünürdür. Efganî’den günümüze kadar Asya’daki anti-emperyalist mücadelenin kısa tarihi halindeki kitap, şu iddia ile bitiyor; sonsuz büyüme hırsı içinde Avrupalı ve Amerikalıların yaşam biçimini arzulayan Çin ve Hindistan, el-Kaide’nin hayali kadar saçma ve tehlikeli bir hayalin peşindedir.
Bu yazının devamı
191. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
“Kafa karıştıran şey, 11 Eylül’de seçilen hedefler ve teknolojinin olağanüstü kullanımıydı. Tarih boyunca benzer eylemler gerçekleştirilmiş ve benzerleri hala dünya çapında gerçekleştirilmektedir. Batı’da yazılan, deneyimlenen ve şekillenen tarih, geçmişin, günün ve geleceğin başka yerlerde hayal edilme
“Edward Said, entelektüeli, bir müçtehit olarak görüyor ve ondan içtihat yapmasını bekliyor; tabii ki entelektüel bir bakışla… Her ne kadar İslam’ın din olduğundan söz etse bile laik entelektüel zihni gereği İslam’ı bir “düşünce” olarak algılıyor.”
“Sonumuzu unutmaya değil miydi?
Sonlu çizgilere o kadar bağlandığımız,
Bir güzel göz, gülünce çukurlaşan yanak
Ve bir ses şimdi süzülen anılardan
Sonumuzu unutmaya değil miydi?
Hep seni anmaya değil miydi,
Pişmanlık kanatlarını kuşandığımız?”
“Tarihsel yasalar sürekli geçerliliğini koruyan sünnetullaha dayanır. Geçici ve körü körüne meydana gelen bir ilişki, tesadüf ve rast gelmek suretiyle gerçekleşen alelade bağlar değildir. Tarihsel yasalar ilmi bir özelliği olan, tabiat ve kâinatın genel yasalarına bağlı olarak gerçekleşen, normal şekilde seyrini
“Özelikle Kur’an ile ilgili olarak Müslümanların -okumamak için- bahaneleri; ‘Kur’an’ın anlaşılamayacağı’ şeklinde olmuştur. Önemli başka bir tartışma da, ‘Akıl, nakil çatışması’ üzerindedir. Ne anlaşılamama ne de çatışma konusu; Kur’an’dan kaynaklanan sorunlar değildir.”
Bir Üst Eylem Olarak ADANMA
ASYA’NIN BATIYA İSYANI
“1905’de Japon filosu, Uzakdoğu’ya ulaşmak için dünyanın yarısını dolanıp gelen Rus donanmasının büyük bölümünü imha etti. Ortaçağ’dan beri ilk kez Avrupalı olmayan bir ülke, büyük bir savaşta bir Avrupa gücünü yenmişti. 1905’in sonunda Çinli komutan Sun gemiyle Çin’e dönerken, Süveyş Kanalı’nda onu Japon sanan Arap liman işçileri tarafından selamlandı. Japonya’nın başarısının içerimleriyle ilgili heyecanlı yorumlar Türk, Mısır, Vietnam, İran ve Çin gazetelerini doldurdu. Hindistan köylerinde yeni doğan bebeklere Japon amirallerin adları verildi. Dünyanın bağımlı halkları, Japonya’nın zaferinin daha derin içerimlerini -moral ve psikolojik- şevkle özümsedi. Ve hepsi Japonya’nın zaferinden aynı dersi çıkardı: Beyaz adamlar, dünyanın fatihleri, artık yenilmez değildi. Japonya, Asya ülkelerinin kendi modern uygarlık yollarını bulabileceklerini göstermişti. Ülkeleri üzerinde ve zihinlerinde yüzlerce fantezi -ulusal özgürlük, ırksal asalet ya da basit intikamcılık- tomurcuklandı.”
Foreign Policy dergisinin ‘en önemli 100 küresel düşünür’ listesinde yer alan ve The Economist tarafından ‘Edward Said’in halefi’ olarak tanımlanan Hintli edebiyatçı ve düşünür Mishra, Asya’nın modernlik ve anti-emperyalizm karşısındaki büyük ve trajik mücadelesini büyük bir serinkanlılık ile etkileyici bir şekilde aktarıyor. Kitabın ilgi çekici yanlarından biri de Cemaleddin Efganî’nin on dokuzuncu yüzyılın diğer iki büyük siyasal ve felsefî sürgünü, Karl Marx ve Alexander Herzen’den bile daha tesirli bir etki yaptığını savunmasıdır. Yazara göre Müslüman ülkelerde İslâmcılar, pan-Arapçılar, pan-İslâmcılar ve solcu laikçiler için Efganî çığır açıcı anti-emperyalist bir lider ve düşünürdür. Efganî’den günümüze kadar Asya’daki anti-emperyalist mücadelenin kısa tarihi halindeki kitap, şu iddia ile bitiyor; sonsuz büyüme hırsı içinde Avrupalı ve Amerikalıların yaşam biçimini arzulayan Çin ve Hindistan, el-Kaide’nin hayali kadar saçma ve tehlikeli bir hayalin peşindedir.
Bu yazının devamı 191. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Kültür Atlasımıza Göre İnsan, Ruhî İnceliği Ve Zarafetiyle Terbiye Olunur
“Kafa karıştıran şey, 11 Eylül’de seçilen hedefler ve teknolojinin olağanüstü kullanımıydı. Tarih boyunca benzer eylemler gerçekleştirilmiş ve benzerleri hala dünya çapında gerçekleştirilmektedir. Batı’da yazılan, deneyimlenen ve şekillenen tarih, geçmişin, günün ve geleceğin başka yerlerde hayal edilme
PANOPTİKON’UN EVRİMİ -Değişen Gözetim Aygıtlarının Gölgesinde Varolmanın İmkânı-
“Edward Said, entelektüeli, bir müçtehit olarak görüyor ve ondan içtihat yapmasını bekliyor; tabii ki entelektüel bir bakışla… Her ne kadar İslam’ın din olduğundan söz etse bile laik entelektüel zihni gereği İslam’ı bir “düşünce” olarak algılıyor.”
200. Sayı
“Sonumuzu unutmaya değil miydi?
Sonlu çizgilere o kadar bağlandığımız,
Bir güzel göz, gülünce çukurlaşan yanak
Ve bir ses şimdi süzülen anılardan
Sonumuzu unutmaya değil miydi?
Hep seni anmaya değil miydi,
Pişmanlık kanatlarını kuşandığımız?”
Bedeni Yeniden Kurgulamak ve Serginin Nesnesi Yapmak
“Tarihsel yasalar sürekli geçerliliğini koruyan sünnetullaha dayanır. Geçici ve körü körüne meydana gelen bir ilişki, tesadüf ve rast gelmek suretiyle gerçekleşen alelade bağlar değildir. Tarihsel yasalar ilmi bir özelliği olan, tabiat ve kâinatın genel yasalarına bağlı olarak gerçekleşen, normal şekilde seyrini
Efendim Şartlar Böyle!
“Özelikle Kur’an ile ilgili olarak Müslümanların -okumamak için- bahaneleri; ‘Kur’an’ın anlaşılamayacağı’ şeklinde olmuştur. Önemli başka bir tartışma da, ‘Akıl, nakil çatışması’ üzerindedir. Ne anlaşılamama ne de çatışma konusu; Kur’an’dan kaynaklanan sorunlar değildir.”
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.