Salgın Günlerinde Toplumu ve Siyaseti Yeniden Düşünmek
Abdulkadir Macit / İlem Yayınları
“…esas mesele; modern Batılı sistemin uluslararası arenada birkaç asırdır oluşturduğu belirsizlik, ilkesizlik, uluslararası teamüllerin ihlal edildiği bir risk durumu dikkate alındığı zaman Covid-19 pandemisi ile uluslararası sistemin bir muhasebesinin gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu muhasebe sürgit devam ederken İslam dünyasının, Batılıların insanlığı karşı karşıya getirdiği tahakkümü, sömürüyü ve kriz alanlarını iyi tespit etmesi ve bunlara çözüm tekliflerini sunması gerekmektedir. Kanaatimizce bu durum modernitenin, ortaya çıkardığı sorunların ve risklerin daha ileri bir düzeyde sorgulanmasını beraberinde getirecektir. Tabii olarak bu hususta Müslümanların modernitenin insanlığı sürüklediği tüm krizleri bir imkan olarak idrak ederek modernizme yönelik ileri sorgulamalar sonrasında insanlığa gerçekçi (hakk) ve bütünlüklü bir çözüm üretmeyi başarması gerekmektedir.”
Covid-19 salgının adından daha az söz ettiğimiz bir zaman dilimine girmiş olsak da büyük oranda etkileri devam etmekte ve görünen o ki gelecek zamanlarda da devam edecek. Salgın ile birlikte dünya farklı bir mecraya evriliyor. Artık dile hâkim olmuş ‘Covid-19’ dan önce veya sonra diye yaygın kullanım dahi söz konusu. Önce yaşanan biyolojik süreç ardından tüm katmanlarda etkisini gösteren değişim rüzgârı bir silsile halinde ve bazen de dip dalga olarak devam ediyor. Hal böyle olunca sağlık, siyaset, felsefe, sanat, sosyoloji, ekonomi ve ila ahir her alanda ciddi bir değişim söz konusu. Covid-19 sürecinin henüz başındayken İlem Yayınları bu süreci okuyabilmek adına süreci farklı yönleriyle değerlendiren bir çalışma dosyası yayınladı. Mezkûr kitapta bu dosya çalışmasının siyaset, sosyoloji, veri bilimleri, iktisat, eğitim gibi makalelerin genişletilip derlenmiş halini içeriyor. Kitap, sürecin bizleri hayatın içinde pratik olarak karşılaştığımız noktalardan öte uzun soluklu pratikleri açısından analiz etme çalışıyor. Editöre göre süreç uluslararası sistemin bir muhasebesinin gerekliliğini ortaya koyuyor. Bugün küreselleşme ile devam eden Batı hegemonyası insanlığı bu noktaya getirdi. Bu tespit ile birlikte Müslümanlar insanlığa bu krizden çıkışın yollarını gösterecek araçlar üretme noktasında çaba gösterip bir umut olma imkanını iyi değerlendirebilmelidir.
“ Kendileri her ne kadar bu adı kullanmasa da bizim “roman”(novel, yeni şey)adını verdiğimiz tür neden bu dönemde ve burada (Londra’da) ortaya çıktı? Bu sorunun yanıtı, romanın yükselişinin kapitalizmin yükselişiyle aynı zamanda ve aynı yerde gerçekleşmiş olmasıdır.”
“Dinin onayı olmadan ahlâki karakterin oluşması pek mümkün değildir. Herkesin zamanla psikolojik yapısından da destek alarak dayanılmaz baskılara bile karşı koyabilmesi, kendisine hâkim olması mümkündür. Mümkün olduğuna göre bu iş
“Kur’an’a göre insan değersiz bir şey değildir. Maddenin bir kereliğine ve sonsuza kadar yok olacak, minicik bir parçası değildir. Bedeniyle öyle olsa dahi, ruhuyla birlikte doğada sürüklenir ve ‘şeylerin hiç doğmadığı yere’ değil, şeylerin gerçek olduğu yere doğru ilerler.”
“Kafa karıştıran şey, 11 Eylül’de seçilen hedefler ve teknolojinin olağanüstü kullanımıydı. Tarih boyunca benzer eylemler gerçekleştirilmiş ve benzerleri hala dünya çapında gerçekleştirilmektedir. Batı’da yazılan, deneyimlenen ve şekillenen tarih, geçmişin, günün ve geleceğin başka yerlerde hayal edilme biçimlerine ters düşmektedir.”
“Tarihsel yasalar sürekli geçerliliğini koruyan sünnetullaha dayanır. Geçici ve körü körüne meydana gelen bir ilişki, tesadüf ve rast gelmek suretiyle gerçekleşen alelade bağlar değildir. Tarihsel yasalar ilmi bir özelliği olan, tabiat ve kâinatın genel yasalarına bağlı olarak gerçekleşen, normal şekilde seyrini
Göç ve Zenofobi Kim Yerli, Kim Yabancı?
Salgın Günlerinde Toplumu ve Siyaseti Yeniden Düşünmek
“…esas mesele; modern Batılı sistemin uluslararası arenada birkaç asırdır oluşturduğu belirsizlik, ilkesizlik, uluslararası teamüllerin ihlal edildiği bir risk durumu dikkate alındığı zaman Covid-19 pandemisi ile uluslararası sistemin bir muhasebesinin gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu muhasebe sürgit devam ederken İslam dünyasının, Batılıların insanlığı karşı karşıya getirdiği tahakkümü, sömürüyü ve kriz alanlarını iyi tespit etmesi ve bunlara çözüm tekliflerini sunması gerekmektedir. Kanaatimizce bu durum modernitenin, ortaya çıkardığı sorunların ve risklerin daha ileri bir düzeyde sorgulanmasını beraberinde getirecektir. Tabii olarak bu hususta Müslümanların modernitenin insanlığı sürüklediği tüm krizleri bir imkan olarak idrak ederek modernizme yönelik ileri sorgulamalar sonrasında insanlığa gerçekçi (hakk) ve bütünlüklü bir çözüm üretmeyi başarması gerekmektedir.”
Covid-19 salgının adından daha az söz ettiğimiz bir zaman dilimine girmiş olsak da büyük oranda etkileri devam etmekte ve görünen o ki gelecek zamanlarda da devam edecek. Salgın ile birlikte dünya farklı bir mecraya evriliyor. Artık dile hâkim olmuş ‘Covid-19’ dan önce veya sonra diye yaygın kullanım dahi söz konusu. Önce yaşanan biyolojik süreç ardından tüm katmanlarda etkisini gösteren değişim rüzgârı bir silsile halinde ve bazen de dip dalga olarak devam ediyor. Hal böyle olunca sağlık, siyaset, felsefe, sanat, sosyoloji, ekonomi ve ila ahir her alanda ciddi bir değişim söz konusu. Covid-19 sürecinin henüz başındayken İlem Yayınları bu süreci okuyabilmek adına süreci farklı yönleriyle değerlendiren bir çalışma dosyası yayınladı. Mezkûr kitapta bu dosya çalışmasının siyaset, sosyoloji, veri bilimleri, iktisat, eğitim gibi makalelerin genişletilip derlenmiş halini içeriyor. Kitap, sürecin bizleri hayatın içinde pratik olarak karşılaştığımız noktalardan öte uzun soluklu pratikleri açısından analiz etme çalışıyor. Editöre göre süreç uluslararası sistemin bir muhasebesinin gerekliliğini ortaya koyuyor. Bugün küreselleşme ile devam eden Batı hegemonyası insanlığı bu noktaya getirdi. Bu tespit ile birlikte Müslümanlar insanlığa bu krizden çıkışın yollarını gösterecek araçlar üretme noktasında çaba gösterip bir umut olma imkanını iyi değerlendirebilmelidir.
Bu yazının devamı 207. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
207. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
İmaja Sığınmak Hikmet Ve Hakikatten Yoksun ‘Hükmetme’ Arzusu
“ Kendileri her ne kadar bu adı kullanmasa da bizim “roman”(novel, yeni şey)adını verdiğimiz tür neden bu dönemde ve burada (Londra’da) ortaya çıktı? Bu sorunun yanıtı, romanın yükselişinin kapitalizmin yükselişiyle aynı zamanda ve aynı yerde gerçekleşmiş olmasıdır.”
Akleden Kalbi Besleyen Cevher: GÜZELLİK
“Dinin onayı olmadan ahlâki karakterin oluşması pek mümkün değildir. Herkesin zamanla psikolojik yapısından da destek alarak dayanılmaz baskılara bile karşı koyabilmesi, kendisine hâkim olması mümkündür. Mümkün olduğuna göre bu iş
Meşruiyetin Görünümleri
“Kur’an’a göre insan değersiz bir şey değildir. Maddenin bir kereliğine ve sonsuza kadar yok olacak, minicik bir parçası değildir. Bedeniyle öyle olsa dahi, ruhuyla birlikte doğada sürüklenir ve ‘şeylerin hiç doğmadığı yere’ değil, şeylerin gerçek olduğu yere doğru ilerler.”
Kültür Atlasımıza Göre İnsan, Ruhî İnceliği Ve Zarafetiyle Terbiye Olunur
“Kafa karıştıran şey, 11 Eylül’de seçilen hedefler ve teknolojinin olağanüstü kullanımıydı. Tarih boyunca benzer eylemler gerçekleştirilmiş ve benzerleri hala dünya çapında gerçekleştirilmektedir. Batı’da yazılan, deneyimlenen ve şekillenen tarih, geçmişin, günün ve geleceğin başka yerlerde hayal edilme biçimlerine ters düşmektedir.”
Bedeni Yeniden Kurgulamak ve Serginin Nesnesi Yapmak
“Tarihsel yasalar sürekli geçerliliğini koruyan sünnetullaha dayanır. Geçici ve körü körüne meydana gelen bir ilişki, tesadüf ve rast gelmek suretiyle gerçekleşen alelade bağlar değildir. Tarihsel yasalar ilmi bir özelliği olan, tabiat ve kâinatın genel yasalarına bağlı olarak gerçekleşen, normal şekilde seyrini
Alışverişe devam et