Çağdaş edebiyat bizden, “Oblomov”la ilgili hep niteleme olarak konuşmamızı ister. Bu nitelemede Oblomov bireyselliği pekişmemiş bir kahraman türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Kendini kendinde gerçekleştirmeyen, kendinde kendini bulamayan, yani kendiliği tamamlanmayan bir karakter, daha doğrusu bozuk karakter olarak önümüze çıkmaktadır.
Konuşulması istenen şeyde ancak bir şey konuşturulmaktadır. Söz konusu konuşulan bu bir şey, başkasıdır. Bir şeyin önüne çıkarılan başkası, insan olarak “Ben” olmanın önüne çıkarılan “Ben olmayan”dır, dolayısıyla insan olarak insan olduğunun bilincine varmayandır. Kendi olarak kendisinin bilincine varmayan Oblomov`un her türlü olumsuzlukla nitelenmesi doğaldır. Nitekim İvan Gonçarov, 1859 yılında yayımladığı romanında bize, gelişim dışı bir karakteri tanıtmaktadır.
Bir yazara kahraman seçiminde ne yapacağını söyleyecek halimiz olmadığından, seçtiği kahramanla ilgili ne yapmaya çalıştığını söyleyecek de değiliz. Zaten kahramanda bir sıkıntı yoktur.
Bu yazının devamı
222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Dünya tarihi boyunca iyilik ve kötülük hep var olagelmiştir. Zaman zaman bunlardan biri diğerine galebe de çalmıştır. Fakat insanlık tarihinde, kötülüğün bu kadar küreselleştiği ve reklamının yapılır hale geldiği bir dönem yaşanmamıştır. Hatta bu durumun biraz daha ötesine geçilerek,
Düşünceler kelebeklerin kelebek doğurduğu gibi doğmaz, düşünceler kendisinden önceki düşünceye tepki olarak doğar diyordu rahmetli Hüsamettin Aslan hoca, çevirisini yaptığı John W. Murphy’nin Postmodern Toplumsal Analiz ve Postmodern Eleştiri adlı eserin önsözünde.
Toplumların kolektif kimliklerini inşa etme süreçleri sosyal uzam içerisinde ortak semboller, ritüeller, mitler ve değerler üzerinden güç kazanır. Robert Bellah’ın 1967’de Amerikan toplumu üzerine geliştirdiği sivil din kavramı,
Hiç şüphesiz güzellik kavramını gündemine alan bütün çalışmalar sanat, dil ve belki edebiyat alanına da bakmak durumunda kalacaklardır. Ben, “Vahiy ve Sanat” çalışmamı daha ziyade Müslüman çevrelerdeki yanlış
Kur’ân, insanın pusulası, yol haritası, rehberi, delili… Fertlerin, ailelerin ve toplumların hayat anayasası… Kur’ân, hayatın kullanma kılavuzu… Ona itibar etmeden kullanılan hayat, hayat değildir.
Her şey insan için yaratıldı. İnsanı insan olarak inşa eden, eşref-i mahlûkat derecesine yükselten ise Allah’ın kitabıdır. Allah’ın kitabından
Olumsuzun Keşfi
Çağdaş edebiyat bizden, “Oblomov”la ilgili hep niteleme olarak konuşmamızı ister. Bu nitelemede Oblomov bireyselliği pekişmemiş bir kahraman türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Kendini kendinde gerçekleştirmeyen, kendinde kendini bulamayan, yani kendiliği tamamlanmayan bir karakter, daha doğrusu bozuk karakter olarak önümüze çıkmaktadır.
Konuşulması istenen şeyde ancak bir şey konuşturulmaktadır. Söz konusu konuşulan bu bir şey, başkasıdır. Bir şeyin önüne çıkarılan başkası, insan olarak “Ben” olmanın önüne çıkarılan “Ben olmayan”dır, dolayısıyla insan olarak insan olduğunun bilincine varmayandır. Kendi olarak kendisinin bilincine varmayan Oblomov`un her türlü olumsuzlukla nitelenmesi doğaldır. Nitekim İvan Gonçarov, 1859 yılında yayımladığı romanında bize, gelişim dışı bir karakteri tanıtmaktadır.
Bir yazara kahraman seçiminde ne yapacağını söyleyecek halimiz olmadığından, seçtiği kahramanla ilgili ne yapmaya çalıştığını söyleyecek de değiliz. Zaten kahramanda bir sıkıntı yoktur.
Bu yazının devamı 222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Eşcinsellik Üzerine Bir Değerlendirme
Dünya tarihi boyunca iyilik ve kötülük hep var olagelmiştir. Zaman zaman bunlardan biri diğerine galebe de çalmıştır. Fakat insanlık tarihinde, kötülüğün bu kadar küreselleştiği ve reklamının yapılır hale geldiği bir dönem yaşanmamıştır. Hatta bu durumun biraz daha ötesine geçilerek,
Postmodern Dünyada Eğitim: Özne Anlam İlişkisi
Düşünceler kelebeklerin kelebek doğurduğu gibi doğmaz, düşünceler kendisinden önceki düşünceye tepki olarak doğar diyordu rahmetli Hüsamettin Aslan hoca, çevirisini yaptığı John W. Murphy’nin Postmodern Toplumsal Analiz ve Postmodern Eleştiri adlı eserin önsözünde.
Türkiye’de Ulusal Kimliğin İnşası: Sivil Din ve Sembolik İktidar
Toplumların kolektif kimliklerini inşa etme süreçleri sosyal uzam içerisinde ortak semboller, ritüeller, mitler ve değerler üzerinden güç kazanır. Robert Bellah’ın 1967’de Amerikan toplumu üzerine geliştirdiği sivil din kavramı,
Bakma Biçimlerinden Güzellik Olgusuna
Hiç şüphesiz güzellik kavramını gündemine alan bütün çalışmalar sanat, dil ve belki edebiyat alanına da bakmak durumunda kalacaklardır. Ben, “Vahiy ve Sanat” çalışmamı daha ziyade Müslüman çevrelerdeki yanlış
Kur’ân Güfte mi?
Kur’ân, insanın pusulası, yol haritası, rehberi, delili… Fertlerin, ailelerin ve toplumların hayat anayasası… Kur’ân, hayatın kullanma kılavuzu… Ona itibar etmeden kullanılan hayat, hayat değildir.
Her şey insan için yaratıldı. İnsanı insan olarak inşa eden, eşref-i mahlûkat derecesine yükselten ise Allah’ın kitabıdır. Allah’ın kitabından
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.