[…] et la traitent comme une orpheline, voire une bâtarde. (Onu bir yetim, hatta bir piç gibi muameleye tâbi tutarlar.) Muhammed Abid el-Cabiri
Giriş
Batı’nın Doğu’ya ve daha özelinde ise Müslümanlara yönelik bakışını oluşturan oryantalizmin tezlerini üretirken hangi ‘akademik akl’ı nasıl kurduğu ve bu akademik aklın nasıl kendi cemaatini yaratarak bir ‘oryantalizm skolastisizmi’ oluşturduğunun tahlil edilmesi ve incelenmesi gerekmektedir. Bu eleştiriler yeterince ve dakik şekilde yapılmadığı için bugün akademinin bu tezleri hâlâ tükettiğini ve tedavülde tuttuğunu görebiliyoruz. Bu çalışmanın yapmaya çalışacağı Oryantalizm eleştirilerine, daha özel olarak İslam felsefesine yönelik oryantalizme bir eleştirel prolegomena üretebilmektir. Bugün artık bu türden tezler ve yazımlar azalmış diyebileceğimiz, yer yer hesaplaşılmış görebileceğimiz bir felsefe tarihi okumasıdır. Ancak tüm bu geçirdiği sürece rağmen hâlâ bugün için felsefe tarihi yazımlarını belirleyen hatta artık bıkkınlık verecek derecede oyalayan bir etki gücüne sahiptir.
Oryantalizmi Retrospektif Dönemlendirme: Teşekkül, Tedvin, Tedavül ve Tenkid
Teşekkül Dönemi (17. yüzyıl – 18. yüzyıl sonu): Batı’da Doğu’ya ilişkin ilk “oryantalist” tanımlamalar ve imajlar bu dönemde şekillenir. 1683’te terim önce “Doğu veya Yunan kilisesi mensubu” anlamında kullanılırken, 1691’de “Doğu dillerini bilen” kimseye işaret eder; 1779’da ise “Doğu araştırmalarında uzman kişi” anlamı yerleşmeye başlar. Aynı dönemde Haçlı Seferleri’nden kalma polemikler, Cluny Manastırı çeviri heyeti, Kettonlu Robert’in (1143) Kur’an tercümesi ve “Cluny Corpus” gibi ilk koleksiyonlar, Doğu hakkında hem karalama hem de merak ekseninde bilgi üretiminin temellerini atar. Teşekkül Çağı’nda, Batı’nın Doğu’ya duyduğu ilgiyi şekillendiren dünya tarihsel olayları da önemlidir. Örneğin Napolyon’un 1798’deki Mısır seferi, yanında bilim insanları götürmesi ve Description de l’Égypte gibi eserlerin hazırlanması, Avrupalıların Doğu’daki bilgiye ilgisini artırmıştır.
Bu yazının devamı
220. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Ahlaki veya politik yansıma durumlarında entelektüel konumlandırma, duygusal alan içinde ve bu alan aracılığıyla oluşturulur. Bugün burada bana görünen duygu, öfke fenomeninde, adaletsizlik duygusundan ötürü görülebilir. Çocuklar tarafından bu en temeldeki duygusu hissetme hususunda büyüklerden daha iyi görünmektedirler. Çocuklar için Felsefe Atölyeleri kapsamında bir çember olarak birbirinin yüzüne bakarak hem dinleme hem anlama hem de başkalarının gözüyle hayata bakabilme kapasiteleri geliştiren çocuklar, ifade ettikleri değer yargılarıyla esasen duygularına göndermede bulunmaktadırlar.
Nerdesin ey Sultan Hamid Han?
Feryadım varır mı bârgâhına?
Ölüm uykusundan bir lâhza uyan
Şu nankör milletinin bak günahına
Tarihler adını andığı zaman
Sana hak verecek ey koca sultan
Bizdik utanmadan iftira atan
Asrın en siyasi padişahına
Padişah hem zalim hem deli dedik
İhtilâle kıyam etmeli dedik
Şeytan ne dediyse biz belî dedik
Çalıştık fitnenin intihabına
Sonra cinsi bozuk ahlâkı fena
‘Hakkı bâtıl ile örtmek’, özü itibariyle inkârcıların hak ile bâtılı birbirine karıştırıp hakkı gizleme cürmüne dayanmaktadır. Müfsitler imana dâvet edilirken, Müslümanlarla birlikte namaz kılıp zekâtı vermeleri yani Allah’ın hükmüne boyun eğmeleri istenmektedir. İlgili âyette, pek çok dinî hükümler arasından özellikle namaz ve zekâtın zikredilmesi/emredilmesi, son derece önemlidir.
Geçmişten bugüne, düşünce ve yaşam ilişkileri, şekilcilik, muhafazakârlık, modernlik gibi kavramlarla tartışılmıştır. Yaşamı kuran dinler, ideolojiler, örfler, siyasal biçimlenmeler, hukuk sistemleri, sanat ve edebiyat konuları sözü edilen tartışmaların dışına çıkamaz. İlericiliği, gelişmeciliği temsil ettiği düşünülen modernize olmak.
İnsanların adalet arayışları Hz. Âdem’den beri devam etmektedir. Düşünceleri, bakış açıları değişse de insanların temel talepleri genellikle adalet olmuştur. Zorbalığı, zulmü hiçbir toplum hoş karşılamamıştır. Zamana ve coğrafyalara göre farklı anlamlar yüklense de adaletin büyük önem taşıması, hayatın her alanında kendisine yer bulması gerektiği ile ilgilidir.
İslam Felsefesi Tarihinin Bir Düşüncesizlik Çalışması Olarak Oryantalist Yazımı
[…] et la traitent comme une orpheline, voire une bâtarde.
(Onu bir yetim, hatta bir piç gibi muameleye tâbi tutarlar.)
Muhammed Abid el-Cabiri
Giriş
Batı’nın Doğu’ya ve daha özelinde ise Müslümanlara yönelik bakışını oluşturan oryantalizmin tezlerini üretirken hangi ‘akademik akl’ı nasıl kurduğu ve bu akademik aklın nasıl kendi cemaatini yaratarak bir ‘oryantalizm skolastisizmi’ oluşturduğunun tahlil edilmesi ve incelenmesi gerekmektedir. Bu eleştiriler yeterince ve dakik şekilde yapılmadığı için bugün akademinin bu tezleri hâlâ tükettiğini ve tedavülde tuttuğunu görebiliyoruz. Bu çalışmanın yapmaya çalışacağı Oryantalizm eleştirilerine, daha özel olarak İslam felsefesine yönelik oryantalizme bir eleştirel prolegomena üretebilmektir. Bugün artık bu türden tezler ve yazımlar azalmış diyebileceğimiz, yer yer hesaplaşılmış görebileceğimiz bir felsefe tarihi okumasıdır. Ancak tüm bu geçirdiği sürece rağmen hâlâ bugün için felsefe tarihi yazımlarını belirleyen hatta artık bıkkınlık verecek derecede oyalayan bir etki gücüne sahiptir.
Oryantalizmi Retrospektif Dönemlendirme: Teşekkül, Tedvin, Tedavül ve Tenkid
Teşekkül Dönemi (17. yüzyıl – 18. yüzyıl sonu): Batı’da Doğu’ya ilişkin ilk “oryantalist” tanımlamalar ve imajlar bu dönemde şekillenir. 1683’te terim önce “Doğu veya Yunan kilisesi mensubu” anlamında kullanılırken, 1691’de “Doğu dillerini bilen” kimseye işaret eder; 1779’da ise “Doğu araştırmalarında uzman kişi” anlamı yerleşmeye başlar. Aynı dönemde Haçlı Seferleri’nden kalma polemikler, Cluny Manastırı çeviri heyeti, Kettonlu Robert’in (1143) Kur’an tercümesi ve “Cluny Corpus” gibi ilk koleksiyonlar, Doğu hakkında hem karalama hem de merak ekseninde bilgi üretiminin temellerini atar. Teşekkül Çağı’nda, Batı’nın Doğu’ya duyduğu ilgiyi şekillendiren dünya tarihsel olayları da önemlidir. Örneğin Napolyon’un 1798’deki Mısır seferi, yanında bilim insanları götürmesi ve Description de l’Égypte gibi eserlerin hazırlanması, Avrupalıların Doğu’daki bilgiye ilgisini artırmıştır.
Bu yazının devamı 220. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Felsefe Atölyeleri Kapsamında Ahlaklı Eylemlere Dair Süreklilik : Öteki, Empati, Çeşitlilik, Çoğulluk
Ahlaki veya politik yansıma durumlarında entelektüel konumlandırma, duygusal alan içinde ve bu alan aracılığıyla oluşturulur. Bugün burada bana görünen duygu, öfke fenomeninde, adaletsizlik duygusundan ötürü görülebilir. Çocuklar tarafından bu en temeldeki duygusu hissetme hususunda büyüklerden daha iyi görünmektedirler. Çocuklar için Felsefe Atölyeleri kapsamında bir çember olarak birbirinin yüzüne bakarak hem dinleme hem anlama hem de başkalarının gözüyle hayata bakabilme kapasiteleri geliştiren çocuklar, ifade ettikleri değer yargılarıyla esasen duygularına göndermede bulunmaktadırlar.
Tövbenin Siyaseti ya da Siyasetin Tövbesi
Nerdesin ey Sultan Hamid Han?
Feryadım varır mı bârgâhına?
Ölüm uykusundan bir lâhza uyan
Şu nankör milletinin bak günahına
Tarihler adını andığı zaman
Sana hak verecek ey koca sultan
Bizdik utanmadan iftira atan
Asrın en siyasi padişahına
Padişah hem zalim hem deli dedik
İhtilâle kıyam etmeli dedik
Şeytan ne dediyse biz belî dedik
Çalıştık fitnenin intihabına
Sonra cinsi bozuk ahlâkı fena
Hakkı Bâtıl ile Örtmek
‘Hakkı bâtıl ile örtmek’, özü itibariyle inkârcıların hak ile bâtılı birbirine karıştırıp hakkı gizleme cürmüne dayanmaktadır. Müfsitler imana dâvet edilirken, Müslümanlarla birlikte namaz kılıp zekâtı vermeleri yani Allah’ın hükmüne boyun eğmeleri istenmektedir. İlgili âyette, pek çok dinî hükümler arasından özellikle namaz ve zekâtın zikredilmesi/emredilmesi, son derece önemlidir.
Sembolizm / Şekilcilik
Geçmişten bugüne, düşünce ve yaşam ilişkileri, şekilcilik, muhafazakârlık, modernlik gibi kavramlarla tartışılmıştır. Yaşamı kuran dinler, ideolojiler, örfler, siyasal biçimlenmeler, hukuk sistemleri, sanat ve edebiyat konuları sözü edilen tartışmaların dışına çıkamaz. İlericiliği, gelişmeciliği temsil ettiği düşünülen modernize olmak.
Tevhid, Adalet ve Erdem
İnsanların adalet arayışları Hz. Âdem’den beri devam etmektedir. Düşünceleri, bakış açıları değişse de insanların temel talepleri genellikle adalet olmuştur. Zorbalığı, zulmü hiçbir toplum hoş karşılamamıştır. Zamana ve coğrafyalara göre farklı anlamlar yüklense de adaletin büyük önem taşıması, hayatın her alanında kendisine yer bulması gerektiği ile ilgilidir.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.