GİRİŞ7 Ekim 2023 tarihinde azgın İsrailoğullarının Gazze merkezli Filistin katliamına ilk adım atılmıştı. Bu satırların yazarı 1947 doğumludur. İsrail’in devlet olarak kuruluş tarihi 1948 olduğuna göre bu devletle yaşıt sayılırız. Türkiye Cumhuriyeti İsrail devletini hemen 1949 yılında tanıyan ilk ülkelerden biridir. Benim zavallı memleketim kimlerin eliyle yönetiliyormuş ki o tarihlerde böyle bir kara lekeye beni de ne yazık ortak etmişler. Bilim fen ve teknolojinin, iletişim araçlarının zirveye ulaştığı bu günlerde dünyanın gözü önünde naklen izlenen Gazze merkezli katliam insanlığa ne öğretiyor? Sualin cevabını merak edenlere girişteki kısa malumatı vererek bir ön izleme imkân ve fırsatı sunmak istedim. Bu günlerde idrak ettiğim ömür yaşımla beraber bu husustaki bütün şahitliklerimi yeniden hatırlayarak neler söyleyebilirim?Nereden başlamalıyım? Mesela bir video izledim. Beş altı yaşlarında...
Bu yazının devamı
214. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Muhyiddin b. Arabî’nin (v.638/1240) düşünceleri ve söylemi, ona yönelik bir muhalefetin doğmasına sebep olmuştur. Ondan sonra, başta onun felsefesinin esasını oluşturan vahdet-i vücûd öğretisi olmak üzere ulûhîyet, nübûvvet, velâyet, hayır, şer, âhiret ahvâli ve din telâkkîsine
Buna göre özellikle korku, kaygı ve panik duyguları olmak üzere insanların muhtelif duygusal zaafları kullanılarak sansasyonel bir teori ortaya atılmakta ve insanlar duygusal bir girdaba doğru çekilmektedir. Komplo teorileri bu süreç için nispeten elverişlidir zira aslında aralarında bağlantı olmayan hadiseler ve olgular arasında mesnetsiz bağlantılar oluşturmak suretiyle insanlar duygusal olarak manipüle edilebilmektedir.
Tanım yapmak, uzun bir arayışın sonucunda elde edilen bilgi birikimiyle kural koymak gibi, hüküm vermek gibi, kati ve kesin yargılarda bulunmayı çağrıştıran bir iktidar alanına işaret eder. Öyle ki bilginin kendinden menkul kutsiyetiyle, sınırları belirli bir alan inşa etme sürecidir tanım yapmak.
Kendi nefsimize karşı pek koruyucu olan duyarlılığımızla, hayata dair bütün evrensel değerleri yalnızca kendimize yakıştırıp topladığımız ve bizim dışımızda elle tutulur hiçbir gerçeğin olmadığı kanaatini taşıyan tasavvurlarımızla acaba bizler, gerçekte Kur’an rûhunun beslediği islâmî bir hayatın ne kadar içindeyiz? Zira bugün Müslümanların yaşama biçimlerini besleyen algılama tarzlarına dikkat ettiğinizde, onların gerçek bir hayatı değil, kırık …
“Sil” diyor “eğer bunu kabul etmiş olsaydık, savaşmazdık!”
Biri silmiyor, öteki bakıyor.
Sitem ve öfke; hücum ettiği gözlerde bir noktaya sabitlenmiş.
Bekliyorlar ama o, kendisi siliyor; artık anlaşma sağlanabilir…
Umutsuzluk ve ikilem.
Şairlerin ve Tüm Vicdan Sahiplerinin Filistin İçin Küresel İntifada Çağrısı
GİRİŞ7 Ekim 2023 tarihinde azgın İsrailoğullarının Gazze merkezli Filistin katliamına ilk adım atılmıştı. Bu satırların yazarı 1947 doğumludur. İsrail’in devlet olarak kuruluş tarihi 1948 olduğuna göre bu devletle yaşıt sayılırız. Türkiye Cumhuriyeti İsrail devletini hemen 1949 yılında tanıyan ilk ülkelerden biridir. Benim zavallı memleketim kimlerin eliyle yönetiliyormuş ki o tarihlerde böyle bir kara lekeye beni de ne yazık ortak etmişler. Bilim fen ve teknolojinin, iletişim araçlarının zirveye ulaştığı bu günlerde dünyanın gözü önünde naklen izlenen Gazze merkezli katliam insanlığa ne öğretiyor? Sualin cevabını merak edenlere girişteki kısa malumatı vererek bir ön izleme imkân ve fırsatı sunmak istedim. Bu günlerde idrak ettiğim ömür yaşımla beraber bu husustaki bütün şahitliklerimi yeniden hatırlayarak neler söyleyebilirim?Nereden başlamalıyım? Mesela bir video izledim. Beş altı yaşlarında...
Bu yazının devamı 214. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
İbnü’l-Arabî’ye Yönelik Eleştiriler ve Mahiyeti
Muhyiddin b. Arabî’nin (v.638/1240) düşünceleri ve söylemi, ona yönelik bir muhalefetin doğmasına sebep olmuştur. Ondan sonra, başta onun felsefesinin esasını oluşturan vahdet-i vücûd öğretisi olmak üzere ulûhîyet, nübûvvet, velâyet, hayır, şer, âhiret ahvâli ve din telâkkîsine
Komplo Teorileri Bağlamında Manipülasyon
Buna göre özellikle korku, kaygı ve panik duyguları olmak üzere insanların muhtelif duygusal zaafları kullanılarak sansasyonel bir teori ortaya atılmakta ve insanlar duygusal bir girdaba doğru çekilmektedir. Komplo teorileri bu süreç için nispeten elverişlidir zira aslında aralarında bağlantı olmayan hadiseler ve olgular arasında mesnetsiz bağlantılar oluşturmak suretiyle insanlar duygusal olarak manipüle edilebilmektedir.
Modern Kuşatılmışlık ve Eğitim
Tanım yapmak, uzun bir arayışın sonucunda elde edilen bilgi birikimiyle kural koymak gibi, hüküm vermek gibi, kati ve kesin yargılarda bulunmayı çağrıştıran bir iktidar alanına işaret eder. Öyle ki bilginin kendinden menkul kutsiyetiyle, sınırları belirli bir alan inşa etme sürecidir tanım yapmak.
Silinmemiş Bir Hayâl’in Adı: Bektaş
Kendi nefsimize karşı pek koruyucu olan duyarlılığımızla, hayata dair bütün evrensel değerleri yalnızca kendimize yakıştırıp topladığımız ve bizim dışımızda elle tutulur hiçbir gerçeğin olmadığı kanaatini taşıyan tasavvurlarımızla acaba bizler, gerçekte Kur’an rûhunun beslediği islâmî bir hayatın ne kadar içindeyiz? Zira bugün Müslümanların yaşama biçimlerini besleyen algılama tarzlarına dikkat ettiğinizde, onların gerçek bir hayatı değil, kırık …
Diplomatik Tavır: İlkesiz İlişkiler
“Sil” diyor “eğer bunu kabul etmiş olsaydık, savaşmazdık!”
Biri silmiyor, öteki bakıyor.
Sitem ve öfke; hücum ettiği gözlerde bir noktaya sabitlenmiş.
Bekliyorlar ama o, kendisi siliyor; artık anlaşma sağlanabilir…
Umutsuzluk ve ikilem.