İslam, dünyada üstün olarak insanca yaşamanın yolunu göstermiş ve Müslümanları buna teşvik etmiştir. Kur’an’a baktığımızda çalışmak, kazanmak, açık ve gizli infak etmek, yardım etmek, mal ve can ile cihad etmek, zekât vermek vd. konuların neredeyse namaz, oruç, hac ve diğer ibadetlerden daha çok yer tuttuğunu görüyoruz. Çünkü maddi güce sahip olmadan ayakta kalabilmek, düşmana karşı koyabilmek, hayır işlemek ve ahireti kazanmak mümkün değildir.
Onun için dünya nimetlerini kendilerine yasaklayan ve çalışıp kazanmadan başkalarının verecekleriyle yaşamayı takva sanan düşüncesizler için Yüce Allah: “De ki, Allah’ın kulları için yarattığı ziyneti, temiz ve hoş yiyecekleri haram kılmak kimin haddine! Bütün bu nimetler dünya hayatında mü’minler içindir. Kıyamet günü ise tüm nimetler yalnız mü’minlerin olacaktır.” (7 A’raf/32) buyurmaktadır.
Bu yazının devamı
186. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Tarih boyunca toplumların hikâyesi “Nasıl?” ve “Niçin?” soruları ekseninde ilerlemiştir. Değişik dönemlerde farklı isim ve iddialarla ortaya çıkan ideolojiler, hakîkatin inkârı için tahrif kuluçkası olmuştur. Mutlak hakîkat ile bağların kopması keyfîliği beslemiş ve bundan en fazla teolojik söylemler zarar görmüştür. İslâm açısından ise yara alan Müslüman kimlik olmuştur. Keyfîliğin kendisi anlamsızlık iken, aynı zamanda anlamsızlıktan beslenmekle de mâlûldür. Bu yönüyle keyfîlik, hevâ-hevesi ilâh edinmenin sebebidir. Yani keyfîlik, her durumda hakîkatten uzaklaştıran bir illettir. Tarih okumalarının bu eksende ilerlemesinin nasıl bir sonuç doğuracağı ise izahtan varestedir.
Tahir bin Âşûr’a göre şeriat yalnızca bireysel ibadetler ya da belirli ahlaki normlarla sınırlı değildir. Şeriat, insanların dünyadaki ve ahiretteki mutluluğunu sağlama amacı güder. Bu nedenle, şeriatın amaçlarını (makâsıd-şeriat) doğru anlamak, içtihat ve hukuki uygulamaların doğru bir şekilde yapılabilmesi için gereklidir.
Bu makale, Türkiye’de yakın dönemde İslamî hareketler içerisinden bir ayrışma süreci sonunda mücessemleşen Antikapitalist Müslümanlar’ın (AKM) nasıl bir bağlamda ortaya çıktığı ve temel karakterinin ne olduğu soruları üzerinden şekillenmektedir.
Hiç akla gelir miydi bu âşıklığım ey dil Kim derdi ki bir gün bana divane desinler Lâ Edrî Muhitimde çok sık telâffuz edilen bir kavram var; şartlar kavramı… “Efendim, şartlar bunu gerektiriyor. Bu böyle oldu çünkü şartlar bunu zorunlu kıldı. Mevcut şartlar gereği böyle olmasında fayda vardır. Öyle yapmak zorundaydılar çünkü şartlar öyle …
Toplumsal değişimler çoğu zaman büyük siyasal olaylar, ekonomik krizler veya hukuki düzenlemeler üzerinden okunmaya çalışılır. Oysa bir toplumun zihniyetinde meydana gelen en derin dönüşümler, çoğu zaman gündelik hayatın sıradan görünen ritüellerinde, alışkanlıklarında ve ürettiği sembollerde daha açık biçimde izlenebilir.
Çalışmak, Yardım Etmek ve Kuvvet Hazırlamak
İslam, dünyada üstün olarak insanca yaşamanın yolunu göstermiş ve Müslümanları buna teşvik etmiştir. Kur’an’a baktığımızda çalışmak, kazanmak, açık ve gizli infak etmek, yardım etmek, mal ve can ile cihad etmek, zekât vermek vd. konuların neredeyse namaz, oruç, hac ve diğer ibadetlerden daha çok yer tuttuğunu görüyoruz. Çünkü maddi güce sahip olmadan ayakta kalabilmek, düşmana karşı koyabilmek, hayır işlemek ve ahireti kazanmak mümkün değildir.
Onun için dünya nimetlerini kendilerine yasaklayan ve çalışıp kazanmadan başkalarının verecekleriyle yaşamayı takva sanan düşüncesizler için Yüce Allah: “De ki, Allah’ın kulları için yarattığı ziyneti, temiz ve hoş yiyecekleri haram kılmak kimin haddine! Bütün bu nimetler dünya hayatında mü’minler içindir. Kıyamet günü ise tüm nimetler yalnız mü’minlerin olacaktır.” (7 A’raf/32) buyurmaktadır.
Bu yazının devamı 186. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
İslâm’ın İnsanlığa Vâdettikleri III / Medeniyetler Karşılaşması ve Müslümanlar
Tarih boyunca toplumların hikâyesi “Nasıl?” ve “Niçin?” soruları ekseninde ilerlemiştir. Değişik dönemlerde farklı isim ve iddialarla ortaya çıkan ideolojiler, hakîkatin inkârı için tahrif kuluçkası olmuştur. Mutlak hakîkat ile bağların kopması keyfîliği beslemiş ve bundan en fazla teolojik söylemler zarar görmüştür. İslâm açısından ise yara alan Müslüman kimlik olmuştur. Keyfîliğin kendisi anlamsızlık iken, aynı zamanda anlamsızlıktan beslenmekle de mâlûldür. Bu yönüyle keyfîlik, hevâ-hevesi ilâh edinmenin sebebidir. Yani keyfîlik, her durumda hakîkatten uzaklaştıran bir illettir. Tarih okumalarının bu eksende ilerlemesinin nasıl bir sonuç doğuracağı ise izahtan varestedir.
M. Tahir bin Âşûr’un Makasıda ve İçtihada Bakışı
Tahir bin Âşûr’a göre şeriat yalnızca bireysel ibadetler ya da belirli ahlaki normlarla sınırlı değildir. Şeriat, insanların dünyadaki ve ahiretteki mutluluğunu sağlama amacı güder. Bu nedenle, şeriatın amaçlarını (makâsıd-şeriat) doğru anlamak, içtihat ve hukuki uygulamaların doğru bir şekilde yapılabilmesi için gereklidir.
Kimlikten Sınıfa: İslami Hareketlerin Dönüşümü ve Anti-Kapitalist Müslümanlar
Bu makale, Türkiye’de yakın dönemde İslamî hareketler içerisinden bir ayrışma süreci sonunda mücessemleşen Antikapitalist Müslümanlar’ın (AKM) nasıl bir bağlamda ortaya çıktığı ve temel karakterinin ne olduğu soruları üzerinden şekillenmektedir.
Efendim Şartlar Böyle
Hiç akla gelir miydi bu âşıklığım ey dil Kim derdi ki bir gün bana divane desinler Lâ Edrî Muhitimde çok sık telâffuz edilen bir kavram var; şartlar kavramı… “Efendim, şartlar bunu gerektiriyor. Bu böyle oldu çünkü şartlar bunu zorunlu kıldı. Mevcut şartlar gereği böyle olmasında fayda vardır. Öyle yapmak zorundaydılar çünkü şartlar öyle …
Mezuniyet Fotoğrafları ve Zihniyetin Sessiz Dönüşümü
Toplumsal değişimler çoğu zaman büyük siyasal olaylar, ekonomik krizler veya hukuki düzenlemeler üzerinden okunmaya çalışılır. Oysa bir toplumun zihniyetinde meydana gelen en derin dönüşümler, çoğu zaman gündelik hayatın sıradan görünen ritüellerinde, alışkanlıklarında ve ürettiği sembollerde daha açık biçimde izlenebilir.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.