Kur’an, öte dünya vaadiyle bu dünyanın bir imtihan yurdu olduğunu bizlere açıklıkla bildiriyor. İmtihanın kolaylıkta ve zorlukta değişken durumlara bağlı olarak insanın karşısına çıkacağı da yine Müslümanların malumu. Şüphesiz sırat-ı müstakim üzere olmak, imkânsız olmadığı gibi kolay bir şey de değildir. Bu minvalde sağlam duruş sergilemek de yitip gitmek de vardır. Aslında yaşam ve mücadele, tam da bu iki hal arasında cereyan etmekte ve tercihlerimizle şekillenmektedir. Bu nedenle yeryüzünde cennet tahayyülü yerine, karşılaşılan problemlere, çeldirici durumlara ve özellikle zihinsel tereddüt haline odaklanmak gerekir. Eğer zihinler, karşı konulamaz problemler karşısında İslâmî mantığın meşruiyetinden olursa sanırım bunun bedeli çok ağır olacaktır.
İslâm’ın insanlık için yegâne kurtuluş yolu olarak telakki edildiği bir düzlemde yılgınlık kavramının kendine yer bulması mümkün değildir. Zaten insanlara umut olarak inmiş bir dinin yılgınlığı olumlayacak bir yaklaşım barındırması beklenilmez. Bu açıdan arızi bir durum olan ümitsizlik ve yılgınlık psikolojisi, dinin değil müntesiplerinin çıkmazı olarak görülür.
Bu yazının devamı
193. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Eğitimle alâkalı olacak bu kısa yazımda, eğitimin felsefesinden, muhtelif eğitim modellerinden, modern eğitimden, Emerson’un ya da Rousseau’nun tavsiyelerinden,
İçtihad konusunun günümüzde yeterince tartışılmaya açılmaması, gündeme getirilmemesi, getirilse bile oldukça yüzeysel söylemlerle geçiştirilmesi konunun önemini korumakta, araştırılma ihtiyacını muhafaza etmektedir. Buna ilaveten içtihad kapısı konusunda net ilkelerin belirlenememiş olması kafa karışıklığına neden olmakta, literatürün yetersiz olması da meselenin farklı anlaşılmasına neden olmaktadır.
Burada dönemsel etkilerin ya da bazı isimlerin eserlerinin kendi bağlamlarında okunamamasının ve anlaşılamamasının özellikle sorgulanması gerekmektedir. Seyyid Kutub’u, Mevdudi’yi ya da İran Devrimi sonrasında Humeyni’yi ve Ali Şeriati’yi, şimdilerde de Aliya İzzetbegoviç’i ve Taha Abdurrahman’ı kendi bağlamında okumamanın önemli sonuçlarından biri, dönemlere sıkışan söylemlerdir.
İslâmî metinler, keşfedilmeyi ve tetkik edilmeyi bekleyen binlerce tarihî hadiseyi mündemiçtir. Malum olduğu üzere bir metnin anlaşılabilmesi, yalnızca onun literal anlamını öğrenmekle sınırlı bir süreç değildir. Anlama sürecine bir o kadar da okuyucunun metne yaklaşma niyeti ve ilgili metni kavrayabilecek bir entelektüel donanıma sahip olup olmadığı da etki etmektedir.
Dünya tarihi boyunca iyilik ve kötülük hep var olagelmiştir. Zaman zaman bunlardan biri diğerine galebe de çalmıştır. Fakat insanlık tarihinde, kötülüğün bu kadar küreselleştiği ve reklamının yapılır hale geldiği bir dönem yaşanmamıştır. Hatta bu durumun biraz daha ötesine geçilerek,
Susmak mı Konuşmak mı Yılmak mı
Kur’an, öte dünya vaadiyle bu dünyanın bir imtihan yurdu olduğunu bizlere açıklıkla bildiriyor. İmtihanın kolaylıkta ve zorlukta değişken durumlara bağlı olarak insanın karşısına çıkacağı da yine Müslümanların malumu. Şüphesiz sırat-ı müstakim üzere olmak, imkânsız olmadığı gibi kolay bir şey de değildir. Bu minvalde sağlam duruş sergilemek de yitip gitmek de vardır. Aslında yaşam ve mücadele, tam da bu iki hal arasında cereyan etmekte ve tercihlerimizle şekillenmektedir. Bu nedenle yeryüzünde cennet tahayyülü yerine, karşılaşılan problemlere, çeldirici durumlara ve özellikle zihinsel tereddüt haline odaklanmak gerekir. Eğer zihinler, karşı konulamaz problemler karşısında İslâmî mantığın meşruiyetinden olursa sanırım bunun bedeli çok ağır olacaktır.
İslâm’ın insanlık için yegâne kurtuluş yolu olarak telakki edildiği bir düzlemde yılgınlık kavramının kendine yer bulması mümkün değildir. Zaten insanlara umut olarak inmiş bir dinin yılgınlığı olumlayacak bir yaklaşım barındırması beklenilmez. Bu açıdan arızi bir durum olan ümitsizlik ve yılgınlık psikolojisi, dinin değil müntesiplerinin çıkmazı olarak görülür.
Bu yazının devamı 193. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Eğitim Maarif veya Bir Gelecek Projesi Hayâli
Eğitimle alâkalı olacak bu kısa yazımda, eğitimin felsefesinden, muhtelif eğitim modellerinden, modern eğitimden, Emerson’un ya da Rousseau’nun tavsiyelerinden,
İçtihad Kapısı Kapalı mıydı Gerçekten, Ya da Hangi İçtihad?
İçtihad konusunun günümüzde yeterince tartışılmaya açılmaması, gündeme getirilmemesi, getirilse bile oldukça yüzeysel söylemlerle geçiştirilmesi konunun önemini korumakta, araştırılma ihtiyacını muhafaza etmektedir. Buna ilaveten içtihad kapısı konusunda net ilkelerin belirlenememiş olması kafa karışıklığına neden olmakta, literatürün yetersiz olması da meselenin farklı anlaşılmasına neden olmaktadır.
Gelenekçiliğin Reaksiyon Girdabı ve Eleştirel Düşünce
Burada dönemsel etkilerin ya da bazı isimlerin eserlerinin kendi bağlamlarında okunamamasının ve anlaşılamamasının özellikle sorgulanması gerekmektedir. Seyyid Kutub’u, Mevdudi’yi ya da İran Devrimi sonrasında Humeyni’yi ve Ali Şeriati’yi, şimdilerde de Aliya İzzetbegoviç’i ve Taha Abdurrahman’ı kendi bağlamında okumamanın önemli sonuçlarından biri, dönemlere sıkışan söylemlerdir.
Sümük-ü Şerif Polemiğine Mütevazı Bir Katkı (ʿUrve b. Mesʿûd’un Hudeybiye Gözlemlerini İçeren Rivâyetin Tahlili)
İslâmî metinler, keşfedilmeyi ve tetkik edilmeyi bekleyen binlerce tarihî hadiseyi mündemiçtir. Malum olduğu üzere bir metnin anlaşılabilmesi, yalnızca onun literal anlamını öğrenmekle sınırlı bir süreç değildir. Anlama sürecine bir o kadar da okuyucunun metne yaklaşma niyeti ve ilgili metni kavrayabilecek bir entelektüel donanıma sahip olup olmadığı da etki etmektedir.
Eşcinsellik Üzerine Bir Değerlendirme
Dünya tarihi boyunca iyilik ve kötülük hep var olagelmiştir. Zaman zaman bunlardan biri diğerine galebe de çalmıştır. Fakat insanlık tarihinde, kötülüğün bu kadar küreselleştiği ve reklamının yapılır hale geldiği bir dönem yaşanmamıştır. Hatta bu durumun biraz daha ötesine geçilerek,
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.