Ne olduğu, yapısı ve işlerliğine dair üzerinde pek durmadan kendimizi içinde bulduğumuz bir alan, Kamusal alan. Kadının başörtüsüyle serbestçe bulunup bulunmaması bağlamında konuşuldu. ‘İslamcı kadın kamusal alandan dışlanamaz’ mottosuyla akıllarda kaldı.
Kamusal ve özel alan… Bu ayırım nasıl bir toplum biçimini örgütler, Müslüman ferde, İslamî mefkûre ve muhayyileye ve toplumsallığa etkisi nedir?
Hayatı ve varlığı kategorik ayırımlara tabi tutma meselesinin bizim ülkemizdeki tarihi yaklaşık yüzyıl öncesine dayanıyor. Avrupa’da ise çok daha eskilere… Tanrının hakkı ve Sezar’ın hakkı diye iki ayrı varlık düzleminden bahsedildiğini biliyoruz.
1930 sonrası Türkiye’de güdülen bazı dil politikaları dilimizi zayıflattı. Buna modernitenin farklı alanlardaki hâkimiyeti de tesir etti. Hangi alanda iyiyseniz o alanda kelimeleriniz de iyidir. Türkçedeki balık isimlerinin çoğu neden Rumca?
Kredi kartları, alışveriş merkezleri, tüketici kredileri… Son dönemler iyiden iyiye toplumun birer parçası haline gelmiş durumda. Tüketimin kışkırtıldığı, insanların zaaflarının tahrik edildiği, emeğin ve kazancın sömürüldüğü bir dünyada yaşıyoruz artık.
Zamanın ileriye doğru uzayıp uzamadığı veya mekânın genleşmeye devam edip etmediği son derece problematik bir konudur. Ama bilinen ve gözlenen bir olgu, bir durum mevcuttur ki bu, hayat diye soyutlaştırdığımız beşerî yaşam alanının mütemadiyen değişim içinde olduğu, vüs’at [genişlik]
Bir imkânı sonuna kadar kullanmak geliyor. İçerisinde bulunduğumuz dünyada mecburen değerler ve normlar öldüğü için kişiler de ilişkilerini çıkar ilişkileri üzerinden kurmaktalar. Bu anlamda ikili ilişkiler sadece pragmatizm üzerinden kuruluyor çünkü maddi süreçler (pozitivist anlamda)
Eğer insandan bahsediyorsak sınır kelimesinin mahiyetini kestirmek bana imkânsız görünüyor. Yardım, yardımlaşmanın sınırları; kişiyi zorlamayacak olan her şeyi verebilir insan denilebilir çok geniş anlamda. Yardım, Allah’ın bize bahşettiği nimetlerin tamamına yakın bir kısmıyla yapılabilir.
Kamusal ve Özel Alan’dan Bütünlüklü Ahlaki Bir Yaşama
Ne olduğu, yapısı ve işlerliğine dair üzerinde pek durmadan kendimizi içinde bulduğumuz bir alan, Kamusal alan. Kadının başörtüsüyle serbestçe bulunup bulunmaması bağlamında konuşuldu. ‘İslamcı kadın kamusal alandan dışlanamaz’ mottosuyla akıllarda kaldı.
Kamusal ve özel alan… Bu ayırım nasıl bir toplum biçimini örgütler, Müslüman ferde, İslamî mefkûre ve muhayyileye ve toplumsallığa etkisi nedir?
Hayatı ve varlığı kategorik ayırımlara tabi tutma meselesinin bizim ülkemizdeki tarihi yaklaşık yüzyıl öncesine dayanıyor. Avrupa’da ise çok daha eskilere… Tanrının hakkı ve Sezar’ın hakkı diye iki ayrı varlık düzleminden bahsedildiğini biliyoruz.
Bu yazının devamı 194. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
194. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Dil Evreninden Söz Ülkesine
1930 sonrası Türkiye’de güdülen bazı dil politikaları dilimizi zayıflattı. Buna modernitenin farklı alanlardaki hâkimiyeti de tesir etti. Hangi alanda iyiyseniz o alanda kelimeleriniz de iyidir. Türkçedeki balık isimlerinin çoğu neden Rumca?
Tüketmek ve Tükenmek Denkleminde Tüketim Toplumu
Kredi kartları, alışveriş merkezleri, tüketici kredileri… Son dönemler iyiden iyiye toplumun birer parçası haline gelmiş durumda. Tüketimin kışkırtıldığı, insanların zaaflarının tahrik edildiği, emeğin ve kazancın sömürüldüğü bir dünyada yaşıyoruz artık.
Fıkıhta İçtihadın Yeri ve Önemi Üzerine
Zamanın ileriye doğru uzayıp uzamadığı veya mekânın genleşmeye devam edip etmediği son derece problematik bir konudur. Ama bilinen ve gözlenen bir olgu, bir durum mevcuttur ki bu, hayat diye soyutlaştırdığımız beşerî yaşam alanının mütemadiyen değişim içinde olduğu, vüs’at [genişlik]
Pragmatizmden Ötesi Var mı?
Bir imkânı sonuna kadar kullanmak geliyor. İçerisinde bulunduğumuz dünyada mecburen değerler ve normlar öldüğü için kişiler de ilişkilerini çıkar ilişkileri üzerinden kurmaktalar. Bu anlamda ikili ilişkiler sadece pragmatizm üzerinden kuruluyor çünkü maddi süreçler (pozitivist anlamda)
Gönüllü Fakirlik!
Eğer insandan bahsediyorsak sınır kelimesinin mahiyetini kestirmek bana imkânsız görünüyor. Yardım, yardımlaşmanın sınırları; kişiyi zorlamayacak olan her şeyi verebilir insan denilebilir çok geniş anlamda. Yardım, Allah’ın bize bahşettiği nimetlerin tamamına yakın bir kısmıyla yapılabilir.
Alışverişe devam et