Merhaba diyorum yine… Söz için iyi bir anahtar merhaba, başlangıcın işareti diğer yanıyla. İşte bu yaklaşımla okuyan herkese merhaba…
Mektup yazayım dedim, yazdım nedenlice, muhatabı ulaştığı herkes, anlaşılma ümidi eşliğinde. Niye mi mektup, yine mi mektup diyenlere; mektup iyidir her haliyle… Mektup meraklara su serper, ümitlere can suyu olur, telaşeleri sükûnete aday hale getirir içindekilerle… Tarihte tariflenmiştir mektup, birçok şair duygusunu ifadede tutunmuştur mektuba … Gurbetin resmi gibidir mektup, gurbettekinin tesellisine can suyu… Beklemenin nedenidir mektup, yola bakmanın, yarına ümit ekmenin… Bir zaman postacıların yolları gözlenmiş, suç beklenene atfedilmeyince postacının görevine yüklenmiş affı mümkün kılması gerekçesiyle. Zamanla elektronik posta girince hayatımıza, durumun özünde çok değişiklik olmamıştır aslında, iletişim şekli değişmiş ama merakın adı da tadı da aynı kalmıştır.
Bu yazının devamı
200. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İnsan eğitimi netameli bir konu, çünkü muhatabı da hitap edeni de insan. Eğitimin ne olduğu, nasıl olması gerektiğine dair binlerce kez konuşulmasına, tartışılmasına, yazılıp çizilmesine rağmen sorun
Diğer taraftan insan da bir ada gibidir. Tıpkı çevresini suyun sarıp sarmalaması gibi diğer varlıklar kuşatır çevresini. Bir başka karaya yol bulamadığı için artık onun için hayat sudur. Su onu sarmalar; o suyu sahiplenir. O’na; ‘Su nedir?’ sorusu sorulsa ‘Sudan başka ne var!?’ diye cevap verir.
Çocuk aklımla, ağaçların yaşlı ama gücü kuvveti yerinde, temiz yüzlü insanlara benzediğini düşünürdüm. Kaybolma korkusuna karşı zihnimin kendi kendine oynadığı bir korunma oyununda ağaçlar güvenli varlıklara dönüşürdü. Sığınma isteğiydi aslında bu.
Şiirlerde aradığımız nedir? Acının, sevincin, yalnızlığın, hasretin, aydınlığın, hakikatin mısra mısra dile gelişi. Ruhun seyahati engin denizlerde. Dokunulan, duyulan bir iç yangını. Çekilen sızının siyah-beyaz fotoğrafı. Şu dünya yolculuğunda sesimize bir ses veren var mı? Başkasının şiirlerini okurken kendimizi de okuruz. Şiirlerde tanımak insanı, şiirlerde derinliğine…
Esasında James Wood’un, kurmacayı ele alırken demek istediği de özetle bu. İşin mutfak kısmından haberdar olmak ve gerekenleri sabırla, özveriyle yerine getirmek. Bir edebi metnin ne şekilde oluşturulursa daha güçlü olabileceğini örneklerle izah eden yazar; kaliteyi aşağı çeken ve metni zaafa uğrattığını düşündüğü unsurları da yine örneklerle ele alıyor. Bunları ortaya koyarken baş döndürücü bir arşiv sunmaktan geri kalmadığını rahatlıkla söylemek mümkün.
Soruyu Sınayan Belirler
Merhaba diyorum yine… Söz için iyi bir anahtar merhaba, başlangıcın işareti diğer yanıyla. İşte bu yaklaşımla okuyan herkese merhaba…
Mektup yazayım dedim, yazdım nedenlice, muhatabı ulaştığı herkes, anlaşılma ümidi eşliğinde. Niye mi mektup, yine mi mektup diyenlere; mektup iyidir her haliyle… Mektup meraklara su serper, ümitlere can suyu olur, telaşeleri sükûnete aday hale getirir içindekilerle… Tarihte tariflenmiştir mektup, birçok şair duygusunu ifadede tutunmuştur mektuba … Gurbetin resmi gibidir mektup, gurbettekinin tesellisine can suyu… Beklemenin nedenidir mektup, yola bakmanın, yarına ümit ekmenin… Bir zaman postacıların yolları gözlenmiş, suç beklenene atfedilmeyince postacının görevine yüklenmiş affı mümkün kılması gerekçesiyle. Zamanla elektronik posta girince hayatımıza, durumun özünde çok değişiklik olmamıştır aslında, iletişim şekli değişmiş ama merakın adı da tadı da aynı kalmıştır.
Bu yazının devamı 200. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Eğitim üzerine Değiniler
İnsan eğitimi netameli bir konu, çünkü muhatabı da hitap edeni de insan. Eğitimin ne olduğu, nasıl olması gerektiğine dair binlerce kez konuşulmasına, tartışılmasına, yazılıp çizilmesine rağmen sorun
Adamak Üstüne
Diğer taraftan insan da bir ada gibidir. Tıpkı çevresini suyun sarıp sarmalaması gibi diğer varlıklar kuşatır çevresini. Bir başka karaya yol bulamadığı için artık onun için hayat sudur. Su onu sarmalar; o suyu sahiplenir. O’na; ‘Su nedir?’ sorusu sorulsa ‘Sudan başka ne var!?’ diye cevap verir.
Çocuk Aklı
Çocuk aklımla, ağaçların yaşlı ama gücü kuvveti yerinde, temiz yüzlü insanlara benzediğini düşünürdüm. Kaybolma korkusuna karşı zihnimin kendi kendine oynadığı bir korunma oyununda ağaçlar güvenli varlıklara dönüşürdü. Sığınma isteğiydi aslında bu.
Şiire Dair
Şiirlerde aradığımız nedir? Acının, sevincin, yalnızlığın, hasretin, aydınlığın, hakikatin mısra mısra dile gelişi. Ruhun seyahati engin denizlerde. Dokunulan, duyulan bir iç yangını. Çekilen sızının siyah-beyaz fotoğrafı. Şu dünya yolculuğunda sesimize bir ses veren var mı? Başkasının şiirlerini okurken kendimizi de okuruz. Şiirlerde tanımak insanı, şiirlerde derinliğine…
Kurmaca Nasıl İşler
Esasında James Wood’un, kurmacayı ele alırken demek istediği de özetle bu. İşin mutfak kısmından haberdar olmak ve gerekenleri sabırla, özveriyle yerine getirmek. Bir edebi metnin ne şekilde oluşturulursa daha güçlü olabileceğini örneklerle izah eden yazar; kaliteyi aşağı çeken ve metni zaafa uğrattığını düşündüğü unsurları da yine örneklerle ele alıyor. Bunları ortaya koyarken baş döndürücü bir arşiv sunmaktan geri kalmadığını rahatlıkla söylemek mümkün.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.