Eğitimle alâkalı olacak bu kısa yazımda, eğitimin felsefesinden, muhtelif eğitim modellerinden, modern eğitimden, Emerson’un ya da Rousseau’nun tavsiyelerinden, sosyolojik tanımlamalardan, eğitim şûrasının hiçbir müsbet sonuca yönelik olmayan ipe sapa gelmez beylik lâflarından, Talim Terbiye’den, teorik fantezilerden, eğitim sistemimiz aslında şöyle ya da böyle olmalı gibi boş avuntulardan, akademisyenlerimizin şekil bakımından ekranları dolduran ama muhteva bakımından avare kaçan fikir hovardalığı dolu nutuklarından, milli dâvâlara karşı tasasız siyasetçilerin dar ve sahte oyalamalarından bahsederek konuyu dağıtan aşırı yorumlar yapmayacağım. Fazlaca siyasî failler de bulmaya çalışmayacağım. Basmakalıp normlara tevessül etmeden ve meselenin bizzat ocağında yetişmiş bir kişi olarak çok zorlansam da öfkenin söz dağarcığını kullanmayacağım. Sadece kendi hikâyemizden ve bazı küçük mukayeseler yaparak bahsedeceğim. Yâni bizim olan o hazin ve karanlık hikâyemizin bugüne kadar ki çok kısa seyrinden… Her vesile ile sıklıkla kullandığımız ve şimdi de kendisinden bahis açtığımız bir mefhum var; bu mefhum, uygun ve yerinde uygulandığında insanlığın medeniyet tâcını taşıyacak olan eğitim mefhumudur. Aslına bakarsanız sıklıkla kullandığımız bu mefhum, doğru seçilmiş bir mefhum da değil. Çünkü bize ait güzide bir geçmişin parçalarını birleştirmekten bazı yanlarıyla eksik kalır bu kavram.
Bu yazının devamı
198. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Kur’an’ın kavramlara yüklediği doğru mânâyı bulmak, vahyin kavramı kullandığı zamanki anlamını bilmekle olur. Bunun yolu ise kavramların arka planını bilmekle olur. Cahiliyye kavramı, bugün Kur’ani mânâ dışında kullanılmaktadır. Bugün ‘cahil’e yüklenen anlam okuma-yazmayla
Çocuk edebiyatı alanındaki nitelikli ürünlerden söz edebilmek için eserler, bütüncül bir bakışla ele alınmalıdır. Kitabın biçimsel yapısından, içeriğine doğru bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu alanda üretilen metinlerin çocuğun yazıyla, yazın dünyasıyla ilk karşılaşması ve yaşamı boyunca onun kitaba bakışını, yaklaşımını şekillendiren ilk örnekler olduğu unutulmamalıdır. Bu bağlamda, kitabın hikâyesinden önce kapak kalitesi, kullanılan hamur, kapak tasarımı, içerik tasarımı, çizimler, renk tercihleri… gibi her bir ayrıntı çok daha önemli bir hale gelmektedir.
İslam dinine göre adalet, Allah’ın sıfatlarından biridir. Adalet, doğru olmak, doğru davranmak, adaletle hükmetmek, eşitlemek gibi mânâlara gelen bir mastardır. Bu kavram doğruluk, hakkaniyet, denge ve düzen anlamlarıyla isim olarak kullanıldığı gibi çok adil anlamında sıfat olarak da kullanılır. Adalet sıfatı, mübalağa ifade eden bir sıfat olup çok adil, asla zulmetmeyen, hakkaniyetle hükmeden, haktan başkasını söylemeyen ve yapmayan, her zaman her şeye karşı adaletli davranan anlamında kullanılmıştır. Zira Yüce Allah, adaletli bir hâkim olup her şeyi hakkıyla gören, işiten, her şeyin içini-dışını, önünü-sonunu bilen ve her şeye hakkıyla gücü yetendir.
İnsan hayatının en temel kavramlarından birisi, bilindiği gibi ihtiyaç kavramıdır. Maddesi ve mânâsıyla, insan hayatının her dokusunda hissedilen bu eksiklik ve bunun temin edilmesi hadisesi, insan fıtratının en âcil bir durumudur. Tarihsel bir geçmişten bizler biliyoruz ki, hayatın sosyal inşası, ihtiyaç,
İslam dünyasında zihni daralmaya yol açan belli başlı faktörleri şöyle sıralayabiliriz:
1. Dinin Araçsallaştırılması
2. Ulusalcılık
3. Araçsal Metinlerin Kutsallaştırılması
4. Laiklik ve Deizm
5. Mezhepçilik
Eğitim Maarif veya Bir Gelecek Projesi Hayâli
Eğitimle alâkalı olacak bu kısa yazımda, eğitimin felsefesinden, muhtelif eğitim modellerinden, modern eğitimden, Emerson’un ya da Rousseau’nun tavsiyelerinden, sosyolojik tanımlamalardan, eğitim şûrasının hiçbir müsbet sonuca yönelik olmayan ipe sapa gelmez beylik lâflarından, Talim Terbiye’den, teorik fantezilerden, eğitim sistemimiz aslında şöyle ya da böyle olmalı gibi boş avuntulardan, akademisyenlerimizin şekil bakımından ekranları dolduran ama muhteva bakımından avare kaçan fikir hovardalığı dolu nutuklarından, milli dâvâlara karşı tasasız siyasetçilerin dar ve sahte oyalamalarından bahsederek konuyu dağıtan aşırı yorumlar yapmayacağım. Fazlaca siyasî failler de bulmaya çalışmayacağım. Basmakalıp normlara tevessül etmeden ve meselenin bizzat ocağında yetişmiş bir kişi olarak çok zorlansam da öfkenin söz dağarcığını kullanmayacağım. Sadece kendi hikâyemizden ve bazı küçük mukayeseler yaparak bahsedeceğim. Yâni bizim olan o hazin ve karanlık hikâyemizin bugüne kadar ki çok kısa seyrinden… Her vesile ile sıklıkla kullandığımız ve şimdi de kendisinden bahis açtığımız bir mefhum var; bu mefhum, uygun ve yerinde uygulandığında insanlığın medeniyet tâcını taşıyacak olan eğitim mefhumudur. Aslına bakarsanız sıklıkla kullandığımız bu mefhum, doğru seçilmiş bir mefhum da değil. Çünkü bize ait güzide bir geçmişin parçalarını birleştirmekten bazı yanlarıyla eksik kalır bu kavram.
Bu yazının devamı 198. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Cahiliyye Kavramı Ve Cahiliyye Toplumu
Kur’an’ın kavramlara yüklediği doğru mânâyı bulmak, vahyin kavramı kullandığı zamanki anlamını bilmekle olur. Bunun yolu ise kavramların arka planını bilmekle olur. Cahiliyye kavramı, bugün Kur’ani mânâ dışında kullanılmaktadır. Bugün ‘cahil’e yüklenen anlam okuma-yazmayla
Çocuk Yazınında Nitelikli Kitap Sorunu
Çocuk edebiyatı alanındaki nitelikli ürünlerden söz edebilmek için eserler, bütüncül bir bakışla ele alınmalıdır. Kitabın biçimsel yapısından, içeriğine doğru bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu alanda üretilen metinlerin çocuğun yazıyla, yazın dünyasıyla ilk karşılaşması ve yaşamı boyunca onun kitaba bakışını, yaklaşımını şekillendiren ilk örnekler olduğu unutulmamalıdır. Bu bağlamda, kitabın hikâyesinden önce kapak kalitesi, kullanılan hamur, kapak tasarımı, içerik tasarımı, çizimler, renk tercihleri… gibi her bir ayrıntı çok daha önemli bir hale gelmektedir.
İslam Dinin’de Tevhid-Adalet İlişkisi
İslam dinine göre adalet, Allah’ın sıfatlarından biridir. Adalet, doğru olmak, doğru davranmak, adaletle hükmetmek, eşitlemek gibi mânâlara gelen bir mastardır. Bu kavram doğruluk, hakkaniyet, denge ve düzen anlamlarıyla isim olarak kullanıldığı gibi çok adil anlamında sıfat olarak da kullanılır. Adalet sıfatı, mübalağa ifade eden bir sıfat olup çok adil, asla zulmetmeyen, hakkaniyetle hükmeden, haktan başkasını söylemeyen ve yapmayan, her zaman her şeye karşı adaletli davranan anlamında kullanılmıştır. Zira Yüce Allah, adaletli bir hâkim olup her şeyi hakkıyla gören, işiten, her şeyin içini-dışını, önünü-sonunu bilen ve her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Şef Mahko Ve Oğuz’un Fatiha’sı
İnsan hayatının en temel kavramlarından birisi, bilindiği gibi ihtiyaç kavramıdır. Maddesi ve mânâsıyla, insan hayatının her dokusunda hissedilen bu eksiklik ve bunun temin edilmesi hadisesi, insan fıtratının en âcil bir durumudur. Tarihsel bir geçmişten bizler biliyoruz ki, hayatın sosyal inşası, ihtiyaç,
Müslüman Zihnin Daralmasındaki Toplumsal ve Siyasal Sebepler
İslam dünyasında zihni daralmaya yol açan belli başlı faktörleri şöyle sıralayabiliriz:
1. Dinin Araçsallaştırılması
2. Ulusalcılık
3. Araçsal Metinlerin Kutsallaştırılması
4. Laiklik ve Deizm
5. Mezhepçilik
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.