Tövbe… Eğer gerçekten bir zihin oyunu değilse ve gerçekten hazin bir boşluğu dolduruyorsa ağırlığınca altın demektir. Peki, hayatın pek çok safhasında bir telâfi olarak görebileceğimiz bu duygu derinliği, siyaseten darmadağın edilmiş bir toplumun kaderini, elden çıkarılmış bütün kıymet unsurlarını yeni baştan bir araya getirip telâfi edebilir mi? Yönetim katında, siyasetin içinde ve yüksek bürokraside ve aydınların dünyasında yaşanmış pek çok taşkın gerginlikten sonra, gerçekten de samimi bir kimliğe dayalı gerçek bir tövbe olabilir mi? Hele hele son bir iki asırlık siyasi serüvenimizde pişmanlıklarından dolayı geri adım atmalar pek nadir olarak yaşanmıştır.
Bu yazının devamı
209. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Hilelerin farkında olmak, onları öğrenmek ve kazandırdıklarından huzursuz olmakla, oynanan oyunlar arasında kalmak bir tercih meselesi olsa da bu oyunla ilgili inceleme, satırlar arasında da yer alıyor. Ancak anlaşıldığı anlamıyla oyun hilelerini bulmak isteyenlerin hayal kırıklığına uğrayacağını yazının başında da itiraf etmem gerekiyor.
Bugün Türkiye’deki entelektüel kesimin bir kısmı —akademisyeninden yazarına, sanatçısından kanaat önderine kadar— benzer bir Oblomovluk haliyle kuşatılmış gibidir.
Erdem ile bu adaletin arasında ne fark olduğu söylediklerimizden bellidir;
bu adalet erdemle aynı şeydir ama adaletin olduğu şey ile
erdemin olduğu şey aynı değildir:
Başkasıyla ilişkide söz konusu olduğunda adalettir;
kendi başına böyle bir huy söz konusu olduğunda erdemdir.
Bilinçli kişilik ortadan silinir, bütün bu birleşmiş fertlerin düşünceleri ve duyguları tek bir tarafa yönelir. Şüphesiz geçici, fakat pek açık özellikler gösteren bir kolektif bilinç oluşur. Kolektiftik o zaman, daha iyi bir ifade bulamadığım için ‘oluşmuş bir kitle’, başka bir söyleyişle ‘psikolojik bir kitle’ diyeceğim
Tövbenin Siyaseti ya da Siyasetin Tövbesi
Bu imtidad-ı cevre kim bahtın şitabı var
Mihnet medâr olan feleğe intisâbı var
Eyler nesîm-i subhu bize girdbâd-ı gam
Bu râzigâr-ı bîmededin inkılâbı var
Nedim[1]
Tövbe… Eğer gerçekten bir zihin oyunu değilse ve gerçekten hazin bir boşluğu dolduruyorsa ağırlığınca altın demektir. Peki, hayatın pek çok safhasında bir telâfi olarak görebileceğimiz bu duygu derinliği, siyaseten darmadağın edilmiş bir toplumun kaderini, elden çıkarılmış bütün kıymet unsurlarını yeni baştan bir araya getirip telâfi edebilir mi? Yönetim katında, siyasetin içinde ve yüksek bürokraside ve aydınların dünyasında yaşanmış pek çok taşkın gerginlikten sonra, gerçekten de samimi bir kimliğe dayalı gerçek bir tövbe olabilir mi? Hele hele son bir iki asırlık siyasi serüvenimizde pişmanlıklarından dolayı geri adım atmalar pek nadir olarak yaşanmıştır.
Bu yazının devamı 209. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
PUBG: Oyun Hileleri
Hilelerin farkında olmak, onları öğrenmek ve kazandırdıklarından huzursuz olmakla, oynanan oyunlar arasında kalmak bir tercih meselesi olsa da bu oyunla ilgili inceleme, satırlar arasında da yer alıyor. Ancak anlaşıldığı anlamıyla oyun hilelerini bulmak isteyenlerin hayal kırıklığına uğrayacağını yazının başında da itiraf etmem gerekiyor.
Oblomovluk Sendromu: Psikososyal Bir Yaklaşım ve Türk Entelektüelinin Eylemsizliği
Bugün Türkiye’deki entelektüel kesimin bir kısmı —akademisyeninden yazarına, sanatçısından kanaat önderine kadar— benzer bir Oblomovluk haliyle kuşatılmış gibidir.
Hukukun Profesyonelleşmesi ve Yabancılaşma: İbn Haldun’un Devlet Kuramından Bir Okuma
Bu yazı, İbn Haldun’un umran bilimi (beşerî bilimler/humanities) ve asabiyye kuramı çerçevesinde hukukun profesyonelleşmesi sorununu ele almaktadır.
Ahlaktan Arındırılmış Hukuk; Adaletten Arıtılmış Hüküm
Erdem ile bu adaletin arasında ne fark olduğu söylediklerimizden bellidir;
bu adalet erdemle aynı şeydir ama adaletin olduğu şey ile
erdemin olduğu şey aynı değildir:
Başkasıyla ilişkide söz konusu olduğunda adalettir;
kendi başına böyle bir huy söz konusu olduğunda erdemdir.
Kitle, İktidar ve Eğitim Üzerine Mülahazalar
Bilinçli kişilik ortadan silinir, bütün bu birleşmiş fertlerin düşünceleri ve duyguları tek bir tarafa yönelir. Şüphesiz geçici, fakat pek açık özellikler gösteren bir kolektif bilinç oluşur. Kolektiftik o zaman, daha iyi bir ifade bulamadığım için ‘oluşmuş bir kitle’, başka bir söyleyişle ‘psikolojik bir kitle’ diyeceğim
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.