Bilindiği gibi Peygamber (as) kendi hayatı içerisinde “müminler toplumu” ndan “cemaat”[1] diye söz etmekte ama bunun daha geniş biçimini, yani sair din ve kültürlerden oluşan tüm toplumu da “ümmet” olarak tanımlamaktaydı. İnsanlığın işlerinin yürütülmesinde de asli olan toplumsal faaliyetin özerkliği ve faalliğidir. “Devlet” (kamu otoritesi) ise onun döneminde özerk bir kurumsal yapı arz etmemekte, toplumsal faaliyetlerin icrasını tamamlayıcı ve bütünleştirici bir işlev görmekteydi. Bu anlamda “devlet”in kutsal ve soyut bir yapısı değildir belirleyici olan. Farklı gerekçelerle ortadan kaldırılan “ümmet”in kararlarıdır. Zaten o dönemde, günümüzde olduğu gibi kurumsal bir devlet yapılarından değil, şahsi veya ailevi hükümranlıklardan söz etmek daha doğru olacaktır. O nedenle, Peygamber (as)’in gerek mücadele biçimi (toplumsal bir iman, kurtuluş ve özgürleşme mücadelesi), gerekse mümin bir topluma dayanan bir yönetim anlayışı, oldukça farklı ve üzerinde derinlemesine düşünülmesi gereken özgün bir örnekliktir.
Ancak Mekke süreci boyunca müşrik bir toplum karşısında muvahhid bir “cemaat” olarak kalan Müslüman toplum (cemaat), Medine’ye hicretle birlikte görece bir değişime uğrayarak, Medine Sözleşmesinde tanımlanan bir ümmete, farklılıkları da içeren bir Şehir (Medine) toplumuna dönüşmüştür.
Bu yazının devamı
188. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Müslümanların son iki yüzyıldır siyasi, askeri, ekonomik, kültürel, fikri ve düşünce alanlarında bir çöküş yaşadığı konusunda Müslim- gayri Müslim herkes ittifak etmiş durumda. Bu önerme zorunlu olarak iki yüzyıl öncesinde Müslümanların bu alanlarda güçlü ve yetkin olduğu konusunda da bir ittifakın varlığına da işaret eder.
İslam’a göre tevhid olmadan, vahye dayanmadan bütüncül ve sahici adaletin sağlanması mümkün değildir. Adalet; hikmet, şecaat ve iffet faziletlerinin gerçekleşmesi ile kazanılan ve bunların üçünü de içine alan dördüncü temel fazilettir,
“İnsanın alışamayacağı acı yoktur” diyenler var. İnsanı alçaltmaz mı bazı acılara alışması? Acıya alışmak mı, ona uyum sağlamak mı? Acıya direnmek mi? Her neyse, bir şekilde acılar da gizlenebiliyor diğer duygular gibi.
Yabancı ile olan ilişkilerin pamuk ipliğine bağlı doğası onun aidiyetsizliğinden gelir. Aidiyetsizlik vurgusu yabancının kökeninedir. Yabancının kökleri, yerlinin mekânsal sınırları dışında olduğundan doğası gereği belirsiz ve öngörülemezdir. Bu nedenle yabancı, bireysel olarak değil belli bir tipte yabancı olarak algılanır.
Müzik, sesin bestelenip icra edilen ve böylelikle üretilip tüketilen bir kültür öğesinden ziyade, üzerinde felsefi düşüncelerin kabuk bağladığı, aynı zamanda kültürel, sosyolojik, psikolojik, siyasal ve ekonomik bağlamları olan bir fenomendir.
Toplumdan Devlete Doğru
Bilindiği gibi Peygamber (as) kendi hayatı içerisinde “müminler toplumu” ndan “cemaat”[1] diye söz etmekte ama bunun daha geniş biçimini, yani sair din ve kültürlerden oluşan tüm toplumu da “ümmet” olarak tanımlamaktaydı. İnsanlığın işlerinin yürütülmesinde de asli olan toplumsal faaliyetin özerkliği ve faalliğidir. “Devlet” (kamu otoritesi) ise onun döneminde özerk bir kurumsal yapı arz etmemekte, toplumsal faaliyetlerin icrasını tamamlayıcı ve bütünleştirici bir işlev görmekteydi. Bu anlamda “devlet”in kutsal ve soyut bir yapısı değildir belirleyici olan. Farklı gerekçelerle ortadan kaldırılan “ümmet”in kararlarıdır. Zaten o dönemde, günümüzde olduğu gibi kurumsal bir devlet yapılarından değil, şahsi veya ailevi hükümranlıklardan söz etmek daha doğru olacaktır. O nedenle, Peygamber (as)’in gerek mücadele biçimi (toplumsal bir iman, kurtuluş ve özgürleşme mücadelesi), gerekse mümin bir topluma dayanan bir yönetim anlayışı, oldukça farklı ve üzerinde derinlemesine düşünülmesi gereken özgün bir örnekliktir.
Ancak Mekke süreci boyunca müşrik bir toplum karşısında muvahhid bir “cemaat” olarak kalan Müslüman toplum (cemaat), Medine’ye hicretle birlikte görece bir değişime uğrayarak, Medine Sözleşmesinde tanımlanan bir ümmete, farklılıkları da içeren bir Şehir (Medine) toplumuna dönüşmüştür.
Bu yazının devamı 188. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Müslümanların Düşünce Ve Fikir Üretmedeki Kısırlığının Nedenleri Ve Yeni Bir Müslüman Fikriyatın İmkânı Meselesi
Müslümanların son iki yüzyıldır siyasi, askeri, ekonomik, kültürel, fikri ve düşünce alanlarında bir çöküş yaşadığı konusunda Müslim- gayri Müslim herkes ittifak etmiş durumda. Bu önerme zorunlu olarak iki yüzyıl öncesinde Müslümanların bu alanlarda güçlü ve yetkin olduğu konusunda da bir ittifakın varlığına da işaret eder.
İnsan Odaklı Bir Yönetim Anlayışı
İslam’a göre tevhid olmadan, vahye dayanmadan bütüncül ve sahici adaletin sağlanması mümkün değildir. Adalet; hikmet, şecaat ve iffet faziletlerinin gerçekleşmesi ile kazanılan ve bunların üçünü de içine alan dördüncü temel fazilettir,
Gazze ya da Acının Onmaz Hali
“İnsanın alışamayacağı acı yoktur” diyenler var. İnsanı alçaltmaz mı bazı acılara alışması? Acıya alışmak mı, ona uyum sağlamak mı? Acıya direnmek mi? Her neyse, bir şekilde acılar da gizlenebiliyor diğer duygular gibi.
Yabancılarla Dolu Bir Dünyada Zenofobi ve Birlikte Yaşamının İmkânı Üzerine
Yabancı ile olan ilişkilerin pamuk ipliğine bağlı doğası onun aidiyetsizliğinden gelir. Aidiyetsizlik vurgusu yabancının kökeninedir. Yabancının kökleri, yerlinin mekânsal sınırları dışında olduğundan doğası gereği belirsiz ve öngörülemezdir. Bu nedenle yabancı, bireysel olarak değil belli bir tipte yabancı olarak algılanır.
Müzik Üzerine Değiniler
Müzik, sesin bestelenip icra edilen ve böylelikle üretilip tüketilen bir kültür öğesinden ziyade, üzerinde felsefi düşüncelerin kabuk bağladığı, aynı zamanda kültürel, sosyolojik, psikolojik, siyasal ve ekonomik bağlamları olan bir fenomendir.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.