Her din tebliğ edilirken bir takım reaksiyonlarla karşı karşıya kalır. Bazı reaksiyonlar duygusal, bazıları kindar, bazıları bencildir. Kimileri de dünyanın sadece kendisine ait olduğunu düşünerek, ötekine hayat hakkı tanımadan egemen olmaya çalışır. Bu egemenlik savaşımını haklı göstermek için de her türlü yola başvurmayı meşrulaştırır. Bu meşrulaştırma eyleminin haksızlığını ortaya çıkaracak hakikatten de müthiş derecede rahatsız olur. Onun için hakikate savaş açar. Lakin bu haksız savaşımını sürdürülebilir kılmak için ona hakikatimsi kostümler giydirmesi gerekir. Zira hakikatle açılan gözlerin sahiplerini eskisi gibi köleleştiremeyeceği için bir takım girişimlerde bulunması gerekir. Direk hakikate savaş açtığında savunma ile karşılaşabilir. Öyle bir taktik uygulaması gerekir ki savunmada olan kişiyi kendi cephesine çekerek, kendi ekmeğine yağ sürdürebilsin. Çünkü bu yöntem daha kalıcı ve daha az zayiat vericidir. Bir kere kendine âşık etmeyegörsün, bir kere o kişiye kendisini aşağı hissettirmeyegörsün, o kişi artık o yalancının hakiki savunucusu olmaya başlar. Kulak sağırlaşmıştır, yalancı seslerin melodileriyle avunur durur. Ya kalp… Hakikati göremeyen, duyamayan insanın kalbi nasıl akledebilir? Yalancının mumunun ışığından sıyrılıp hakikati nasıl görebilir, ona nasıl kulak verebilir?
Nasıl mı? İman edenlerin nasıl iman ettiğini gözlemleyerek… Sahi, onca engele rağmen nasıl iman etmişti iman edenler?
Öncelikle iman etmenin önündeki engeller neler? Bu engellerin kimisi yüzeyde kimisi de derinlerdedir. Hakikatin önüne çekilen perdeleri birer birer açmak gerekir. Ne kadar katmanlı olursa olsun, hakikat örtülemez, hiç bir zalim de bunu başaramamıştır zaten. Fakat kuzu postunda gelmişler, iyilik meleği olarak görünmüşler ortada cadı kazanlarını kaynatırken. Kaynattıkları cadı kazanının ateşini harlarken, tebessümleri ile aldatmışlar insanları. Gülen yüzün arkasındaki hainlik gizlenmiş ustaca.
Bu yazının devamı
218. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Biliyor musun, Hz. Ali’nin çok güzel bir sözü vardır: ‘Kişi dilinin altında gizlidir.’ diye… Sana bu sözden kompozisyon yaz demeyeceğim. Seni eskimeyen tarihin sayfalarına götürüp halen dipdiri olan Hz. İbrahim’le birlikte bir zihin yolculuğuna çıkarmak istiyorum.
Değişmek, dönüşmek veya dönüştürmek… İnsan yaşamının vazgeçilmez kavramları. Bunlar olmadan ‘ben yaşıyorum’ ve ‘ben de varım’ diyebilmek gerçekten çok zor. Çünkü insan hayatı sürekli biyolojik, sosyolojik ve psikolojik bir değişim
Adalet, hakk kavramından bağımsız ele alınabilir bir kavram değildir. Hakk; gerçek, sabit ve tutarlı, doğruluğu teyit edilmiş olandır. Zıddı olan bâtıl ise sahte, tutarsız, varlığı sabit olsa da hükümsüz olandır. Adl için dile getirilen tanımlarından en bilineni ve önemlisi: eşyayı yerli yerine koymak, hakkı sahibine vermek demektir. Adaleti talep etmek söz konusu olduğundaysa, hakkın olana razı olmak, münasip ve gerekli olanı, gerekli olduğu kadar almaktır diyebiliriz.
Modernitenin toplumsal birikimleri hiçe saydığı bir dönemden geçiyoruz. Özü itibariyle geçmişle olan ilişkisini pamuk ipliğine bağlamayı amaçlayan modern düzen, makyajlı ama bir o kadar da özsuyu olmayan bir geleceğe insanlığı mecbur kılıyor. Bu da geçmişi üzerine ‘kendiliğini’ kurmuş olan toplumların
Göç, edebiyatın yaygın olarak görünür kıldığı temel insani hallerden biridir. Destanlardan günümüzün modern metinlerine değin güçlü bir hareket unsurunun edebiyatta varlığı tartışmasızdır. Kaldı ki göç edebiyatı gibi bir sınıflama dahi vardır. Öte yandan günümüz dünya sorunları arasında savaşlar, etnik ve dini çatışmalar, otoriter rejimler ve ekonomik krizler göçü doğurmakta ve göç bu şekilde giderek daha belirgin bir hal almaktadır.
Vahiy Kılavuzluğunda Manipülasyona Dair
Her din tebliğ edilirken bir takım reaksiyonlarla karşı karşıya kalır. Bazı reaksiyonlar duygusal, bazıları kindar, bazıları bencildir. Kimileri de dünyanın sadece kendisine ait olduğunu düşünerek, ötekine hayat hakkı tanımadan egemen olmaya çalışır. Bu egemenlik savaşımını haklı göstermek için de her türlü yola başvurmayı meşrulaştırır. Bu meşrulaştırma eyleminin haksızlığını ortaya çıkaracak hakikatten de müthiş derecede rahatsız olur. Onun için hakikate savaş açar. Lakin bu haksız savaşımını sürdürülebilir kılmak için ona hakikatimsi kostümler giydirmesi gerekir. Zira hakikatle açılan gözlerin sahiplerini eskisi gibi köleleştiremeyeceği için bir takım girişimlerde bulunması gerekir. Direk hakikate savaş açtığında savunma ile karşılaşabilir. Öyle bir taktik uygulaması gerekir ki savunmada olan kişiyi kendi cephesine çekerek, kendi ekmeğine yağ sürdürebilsin. Çünkü bu yöntem daha kalıcı ve daha az zayiat vericidir. Bir kere kendine âşık etmeyegörsün, bir kere o kişiye kendisini aşağı hissettirmeyegörsün, o kişi artık o yalancının hakiki savunucusu olmaya başlar. Kulak sağırlaşmıştır, yalancı seslerin melodileriyle avunur durur. Ya kalp… Hakikati göremeyen, duyamayan insanın kalbi nasıl akledebilir? Yalancının mumunun ışığından sıyrılıp hakikati nasıl görebilir, ona nasıl kulak verebilir?
Nasıl mı? İman edenlerin nasıl iman ettiğini gözlemleyerek… Sahi, onca engele rağmen nasıl iman etmişti iman edenler?
Öncelikle iman etmenin önündeki engeller neler? Bu engellerin kimisi yüzeyde kimisi de derinlerdedir. Hakikatin önüne çekilen perdeleri birer birer açmak gerekir. Ne kadar katmanlı olursa olsun, hakikat örtülemez, hiç bir zalim de bunu başaramamıştır zaten. Fakat kuzu postunda gelmişler, iyilik meleği olarak görünmüşler ortada cadı kazanlarını kaynatırken. Kaynattıkları cadı kazanının ateşini harlarken, tebessümleri ile aldatmışlar insanları. Gülen yüzün arkasındaki hainlik gizlenmiş ustaca.
Bu yazının devamı 218. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
İbrahim Gibi Sorular Sormak
Biliyor musun, Hz. Ali’nin çok güzel bir sözü vardır: ‘Kişi dilinin altında gizlidir.’ diye… Sana bu sözden kompozisyon yaz demeyeceğim. Seni eskimeyen tarihin sayfalarına götürüp halen dipdiri olan Hz. İbrahim’le birlikte bir zihin yolculuğuna çıkarmak istiyorum.
Hayat Yansıttıklarımızdan mı İbaret
Değişmek, dönüşmek veya dönüştürmek… İnsan yaşamının vazgeçilmez kavramları. Bunlar olmadan ‘ben yaşıyorum’ ve ‘ben de varım’ diyebilmek gerçekten çok zor. Çünkü insan hayatı sürekli biyolojik, sosyolojik ve psikolojik bir değişim
Adl’e Boyun Eğmek
Adalet, hakk kavramından bağımsız ele alınabilir bir kavram değildir. Hakk; gerçek, sabit ve tutarlı, doğruluğu teyit edilmiş olandır. Zıddı olan bâtıl ise sahte, tutarsız, varlığı sabit olsa da hükümsüz olandır. Adl için dile getirilen tanımlarından en bilineni ve önemlisi: eşyayı yerli yerine koymak, hakkı sahibine vermek demektir. Adaleti talep etmek söz konusu olduğundaysa, hakkın olana razı olmak, münasip ve gerekli olanı, gerekli olduğu kadar almaktır diyebiliriz.
Hangi Eğitim?
Modernitenin toplumsal birikimleri hiçe saydığı bir dönemden geçiyoruz. Özü itibariyle geçmişle olan ilişkisini pamuk ipliğine bağlamayı amaçlayan modern düzen, makyajlı ama bir o kadar da özsuyu olmayan bir geleceğe insanlığı mecbur kılıyor. Bu da geçmişi üzerine ‘kendiliğini’ kurmuş olan toplumların
Zenofobiye Edebi Bir Bakış
Göç, edebiyatın yaygın olarak görünür kıldığı temel insani hallerden biridir. Destanlardan günümüzün modern metinlerine değin güçlü bir hareket unsurunun edebiyatta varlığı tartışmasızdır. Kaldı ki göç edebiyatı gibi bir sınıflama dahi vardır. Öte yandan günümüz dünya sorunları arasında savaşlar, etnik ve dini çatışmalar, otoriter rejimler ve ekonomik krizler göçü doğurmakta ve göç bu şekilde giderek daha belirgin bir hal almaktadır.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.