İlk yazı çalışmalarının yayımlandığı dergilerden birinde, Nida dergisinde yıllar sonra söyleşimizin konuğusun. Bunun sende nasıl bir duygu ve düşünce dalgalanması yarattığını sormak isterim.
Nida’da yayımlanan öykülerim yazın kariyerimde önemli bir yerde duruyor. Çünkü dergilerin doğal formatları gereği kısa yazı isteği, biz yazarların öykülerinin niceliksel boyutunu ciddi mânâda etkiliyor. Uzun öykülerin arzıendam edeceği ortamlar bulması maalesef pek mümkün olmuyordu, hâlâ da olmuyor. Benim uzun öykülerimin ilk yayımlandığı dergilerden biriydi Nida. Bunun yanında Nida’da yayımlanan öykülerimin mizahi ve hiciv yönünün ağır bastığını hatırlıyorum. Bu bilinçli bir şekilde yapılmış bir tercih değildi elbette. Ama o zamanlar yayın kurulundan öykülerin mizahi yönünün beğenildiğine dair gelen dönüş beni ziyadesiyle mutlu etmiş, yazı adına güvenimi derinleştirmişti. Dilinin anlaşıldığı, değer gördüğü bir zemin her yazara nasip olmuyor.
Kehanet nedir, gerçekten nerede ayrılır, bugünle gelecek arasındaki muhayyel gerilim nasıl dindirilir? Bilimkurgucular kadrosuz bilim insanları mıdır? Fantastik edebiyat menkıbeler mi anlatır? Bilim, sözünü nasıl dinletir? Olmayan şey ciddiye alınır mı?
Şiirin en çok hangi mısrası Demirel’in derhal faksa sarılmasına yol açmıştır, bunu kestirmek güç. Belki tamamı, belki de bazı bölümleri. Ancak “Köylü milletin efendisidir.” şiarının söylem olarak takipçisi sayılan ve “Çoban Sülü” olarak da anılan mezkûr politikacı, belki de şu mısradan daha fazla rahatsız olmuştur:
Köylüleri niçin öldürmeliyiz?
Çünkü onlar yanlış partilere oy verirler.
Şair ve çocuk edebiyatı yazarı olarak tanıdığımız Mustafa Ökkeş Evren bu kez Sus İşaret isimli öykü kitabıyla yetişkin okuyuclarını selalmlıyor. Şiirleri, denemeleri, öyküleri ve çocuklar için yazdığı her türden eserleriyle tanıdığımız
Beraberlikerimizi zedeleyen bencilliklerimizdir, cümlesinin altını ısrarla çizmiştim. Kitabın ismi Ağabeyime Mektuplar’dı. Ancak mektuplara muhattap olmak için illa ağabey olmaya gerek yoktu. Bahsedilenler çoğumuzun ahvaliydi.
Kurmacanın İzinden
İlk yazı çalışmalarının yayımlandığı dergilerden birinde, Nida dergisinde yıllar sonra söyleşimizin konuğusun. Bunun sende nasıl bir duygu ve düşünce dalgalanması yarattığını sormak isterim.
Nida’da yayımlanan öykülerim yazın kariyerimde önemli bir yerde duruyor. Çünkü dergilerin doğal formatları gereği kısa yazı isteği, biz yazarların öykülerinin niceliksel boyutunu ciddi mânâda etkiliyor. Uzun öykülerin arzıendam edeceği ortamlar bulması maalesef pek mümkün olmuyordu, hâlâ da olmuyor. Benim uzun öykülerimin ilk yayımlandığı dergilerden biriydi Nida. Bunun yanında Nida’da yayımlanan öykülerimin mizahi ve hiciv yönünün ağır bastığını hatırlıyorum. Bu bilinçli bir şekilde yapılmış bir tercih değildi elbette. Ama o zamanlar yayın kurulundan öykülerin mizahi yönünün beğenildiğine dair gelen dönüş beni ziyadesiyle mutlu etmiş, yazı adına güvenimi derinleştirmişti. Dilinin anlaşıldığı, değer gördüğü bir zemin her yazara nasip olmuyor.
Ne demiş Nef’i:
“Ehl-i dildür diyemem sînesi sâf olmayana
Ehl-i dil birbirini bilmemek insaf değil”
Bu yazının devamı 223. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
223. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Sözümü Özümü Tartın Öyle Yargılayın Beni
Kehanet nedir, gerçekten nerede ayrılır, bugünle gelecek arasındaki muhayyel gerilim nasıl dindirilir? Bilimkurgucular kadrosuz bilim insanları mıdır? Fantastik edebiyat menkıbeler mi anlatır? Bilim, sözünü nasıl dinletir? Olmayan şey ciddiye alınır mı?
Köylülerin Öç Alma Vakti mi?
Şiirin en çok hangi mısrası Demirel’in derhal faksa sarılmasına yol açmıştır, bunu kestirmek güç. Belki tamamı, belki de bazı bölümleri. Ancak “Köylü milletin efendisidir.” şiarının söylem olarak takipçisi sayılan ve “Çoban Sülü” olarak da anılan mezkûr politikacı, belki de şu mısradan daha fazla rahatsız olmuştur:
Köylüleri niçin öldürmeliyiz?
Çünkü onlar yanlış partilere oy verirler.
Mustafa Ökkeş Evren’den Hız Çağına “Sus İşareti”
Şair ve çocuk edebiyatı yazarı olarak tanıdığımız Mustafa Ökkeş Evren bu kez Sus İşaret isimli öykü kitabıyla yetişkin okuyuclarını selalmlıyor. Şiirleri, denemeleri, öyküleri ve çocuklar için yazdığı her türden eserleriyle tanıdığımız
Mafima’ya Mektuplar
Şimdi karşında uykusuzluk abidesi
Ren geyiğine binmiş
Umut arayışında.
“Taşranın Direnci, Şehrin Bilinci ” Metin Önal Mengüşoğlu Kitabı Üzerine
Beraberlikerimizi zedeleyen bencilliklerimizdir, cümlesinin altını ısrarla çizmiştim. Kitabın ismi Ağabeyime Mektuplar’dı. Ancak mektuplara muhattap olmak için illa ağabey olmaya gerek yoktu. Bahsedilenler çoğumuzun ahvaliydi.
Alışverişe devam et