Görsel bir çağda yaşıyoruz ve hareketli görüntüler, hayatımızı şekillendirmede büyük bir rol oynuyor.[2] Filmler bize bir şeyler öğretebilir, bazı konular hakkında bizleri haberdar edebilir ve aynı zamanda bizi eğlendirebilir. Ancak 21. yüzyılda sadece “izlemek” denilen olgu üzerinde daha fazla derinlemesine düşünmemiz gerekiyor. Filmleri doğru anlamak, yorumlamak ve eleştirel bir gözle değerlendirmek, bir yönüyle filmleri daha derin anlamak gerekiyor. Tıpkı kitap okur gibi, Sinema Okuryazarlığının da artık bir ihtiyaç haline geldiği fark edilmelidir!
Sinema okuryazarlığı, bir filmin sadece “eğlence” olmadığını kabul ederek başlamak demektir. Filmlerin nasıl bir dil kullandığını, hangi mesajları verdiğini ve bunları hangi yöntemlerle aktardığını anlamayı içerir. Yani bir filmi izlerken;
Görüntüler, sesler ve diyaloglar ne anlatıyor?
Yönetmen bizi etkilemek için hangi teknikleri kullanıyor?
Karakterler ve hikaye, gerçek hayatla nasıl bağlantı kuruyor?
Buna benzer sorular sormak, sinema okuryazarı olmanın ilk adımı olarak anlaşılabilir. Sinema ya da Film Okuryazarlığı kavramı, sosyal bir inşa sürecidir ve film/sinema okuryazarı olmaktan bahsederken görüntü, ses, metindeki farklı sosyal bağlamları uygun şekilde değerlendirme, bir dili üretme, yorumlama ve anlama becerisine sahip olmak anlamına geldiğini ifade etmekteyiz. Sinemanın dili ya da bir filmin dili dediğimizde, bilginin görülmesini, hayal edilmesini veya deneyimlenmesini sağlayan her türlü yol ve seçenek olduğunu kastediyoruz. Film ya da sinema okuryazarlığı, “filmlerin sadece bir eğlence aracı olarak görmenin ötesine geçerek, onların anlamı nasıl ürettiğini, anlamın üretiminde hangi araçları kullandığını ve bunları farklı bağlamlarda nasıl yorumlandığını anlamayı” içeren bir süreci ifade eder.[3]
Sinema/Film Okuryazarlığı, filmler aracılığıyla bilgi ve değerleri tartışma eylemidir. Bir film hakkında okuryazarlıktan söz edebilmek için görsel-işitsel sembolleri okumak oldukça önemlidir. Dolayısıyla burada sinema/film okuryazarı olmak, izlenen çalışmanın kişisel ve sosyal gelişim için kullanılabilmesini gerektirir. Film Okuryazarlığı, bir izleyicinin, ‘sinefil’in (sinemaya düşkün/ sinema sevdalısı), filmin nasıl üretildiğini bilmesini sağlar, hayali bir dünya üzerine eğilmesini sağlar. Çünkü bir filmdeki sembolik işaretler, göstergeler ve kodlar bir anlam ifade etmek için üretilir.
Bu yazının devamı
219. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Başka birinin sana çiçek getirmesini beklemeden
Kendi bahçeni yeşert…
Ve kendi ruhunu kendin süsle.
Ne kadar dayanıklı olduğunu göreceksin…
Ne kadar güçlü olduğunu
Ve ne kadar değerli olduğunu öğreneceksin…
Her yeni elveda ile öğreneceksin…”
Ölümü unutan insanlar, göremezler, duyamazlar. Yarını yaşayamazlar. Tüm hazlar, başarılar, kazançlar şimdi ve hemen olmalıdır onlar için. Bu nedenle ölüm hep talihsizlik olarak gelir. Beklenmedik bir ölümdür onlarınki.
Oysa “hepimiz ölecek yaştayız.”
Hastanede muayene sırası beklerken göz ucuyla oğluna baktı. Onun cep telefonuyla meşgul olmasına alışkındı. Halinde, muayene olacağına dair en ufak bir belirti yoktu. Neden burada olduğu umurunda değildi. Hastaneye gideceklerini söylediğinde de tepki vermemişti.
Gösterişten hemen her zaman kaçınan metin, ayrıntıya verdiği değeri gözler önüne sermekten çekinmiyor. Seranın içinde, okura rehberli tur yaptıran satırlarda, renkli camların ışık oyunlarını görür gibi oluyorsunuz.
Kore Savaşı (Güney Kore’de Hanguk-jeonjaeng (Han-Guk Savaşı) veya Yugio sabyeon yani 25 Haziran Olayı, (Kuzey Kore’de Chogukhaebang chŏnjaeng yani Vatan Kurtuluş Savaşı), 1950-1953 yılları arasında yapılan, Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki savaştır. Soğuk Savaş’ın ilk sıcak çatışması olmuştur. Savaş, ABD ve müttefiklerinin, daha sonra da Çin’in müdahalesiyle uluslararası bir boyut kazanmıştır. Kore Savaşı sonunda …
1 Uzun 1 Kısa İle Sinema Okuryazarlığı: Demir Dev ve Ben Filistinliyim
Görsel bir çağda yaşıyoruz ve hareketli görüntüler, hayatımızı şekillendirmede büyük bir rol oynuyor.[2] Filmler bize bir şeyler öğretebilir, bazı konular hakkında bizleri haberdar edebilir ve aynı zamanda bizi eğlendirebilir. Ancak 21. yüzyılda sadece “izlemek” denilen olgu üzerinde daha fazla derinlemesine düşünmemiz gerekiyor. Filmleri doğru anlamak, yorumlamak ve eleştirel bir gözle değerlendirmek, bir yönüyle filmleri daha derin anlamak gerekiyor. Tıpkı kitap okur gibi, Sinema Okuryazarlığının da artık bir ihtiyaç haline geldiği fark edilmelidir!
Sinema okuryazarlığı, bir filmin sadece “eğlence” olmadığını kabul ederek başlamak demektir. Filmlerin nasıl bir dil kullandığını, hangi mesajları verdiğini ve bunları hangi yöntemlerle aktardığını anlamayı içerir. Yani bir filmi izlerken;
Buna benzer sorular sormak, sinema okuryazarı olmanın ilk adımı olarak anlaşılabilir. Sinema ya da Film Okuryazarlığı kavramı, sosyal bir inşa sürecidir ve film/sinema okuryazarı olmaktan bahsederken görüntü, ses, metindeki farklı sosyal bağlamları uygun şekilde değerlendirme, bir dili üretme, yorumlama ve anlama becerisine sahip olmak anlamına geldiğini ifade etmekteyiz. Sinemanın dili ya da bir filmin dili dediğimizde, bilginin görülmesini, hayal edilmesini veya deneyimlenmesini sağlayan her türlü yol ve seçenek olduğunu kastediyoruz. Film ya da sinema okuryazarlığı, “filmlerin sadece bir eğlence aracı olarak görmenin ötesine geçerek, onların anlamı nasıl ürettiğini, anlamın üretiminde hangi araçları kullandığını ve bunları farklı bağlamlarda nasıl yorumlandığını anlamayı” içeren bir süreci ifade eder.[3]
Sinema/Film Okuryazarlığı, filmler aracılığıyla bilgi ve değerleri tartışma eylemidir. Bir film hakkında okuryazarlıktan söz edebilmek için görsel-işitsel sembolleri okumak oldukça önemlidir. Dolayısıyla burada sinema/film okuryazarı olmak, izlenen çalışmanın kişisel ve sosyal gelişim için kullanılabilmesini gerektirir. Film Okuryazarlığı, bir izleyicinin, ‘sinefil’in (sinemaya düşkün/ sinema sevdalısı), filmin nasıl üretildiğini bilmesini sağlar, hayali bir dünya üzerine eğilmesini sağlar. Çünkü bir filmdeki sembolik işaretler, göstergeler ve kodlar bir anlam ifade etmek için üretilir.
Bu yazının devamı 219. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Kendi Bahçeni Sen Yeşertmelisin…
Başka birinin sana çiçek getirmesini beklemeden
Kendi bahçeni yeşert…
Ve kendi ruhunu kendin süsle.
Ne kadar dayanıklı olduğunu göreceksin…
Ne kadar güçlü olduğunu
Ve ne kadar değerli olduğunu öğreneceksin…
Her yeni elveda ile öğreneceksin…”
Ölüm Konuşur
Ölümü unutan insanlar, göremezler, duyamazlar. Yarını yaşayamazlar. Tüm hazlar, başarılar, kazançlar şimdi ve hemen olmalıdır onlar için. Bu nedenle ölüm hep talihsizlik olarak gelir. Beklenmedik bir ölümdür onlarınki.
Oysa “hepimiz ölecek yaştayız.”
Huzursuz Rüzgâr
Hastanede muayene sırası beklerken göz ucuyla oğluna baktı. Onun cep telefonuyla meşgul olmasına alışkındı. Halinde, muayene olacağına dair en ufak bir belirti yoktu. Neden burada olduğu umurunda değildi. Hastaneye gideceklerini söylediğinde de tepki vermemişti.
Zaman Yok Artık: Duvar Saatinin On Üçüncü Gongu
Gösterişten hemen her zaman kaçınan metin, ayrıntıya verdiği değeri gözler önüne sermekten çekinmiyor. Seranın içinde, okura rehberli tur yaptıran satırlarda, renkli camların ışık oyunlarını görür gibi oluyorsunuz.
Alternatif Ayla Hikâyesi
Kore Savaşı (Güney Kore’de Hanguk-jeonjaeng (Han-Guk Savaşı) veya Yugio sabyeon yani 25 Haziran Olayı, (Kuzey Kore’de Chogukhaebang chŏnjaeng yani Vatan Kurtuluş Savaşı), 1950-1953 yılları arasında yapılan, Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki savaştır. Soğuk Savaş’ın ilk sıcak çatışması olmuştur. Savaş, ABD ve müttefiklerinin, daha sonra da Çin’in müdahalesiyle uluslararası bir boyut kazanmıştır. Kore Savaşı sonunda …
Alışverişe devam et