Liberal Virüs, Sürekli Savaş ve Dünyanın Amerikanlaştırılması Samir Amin, Yordam Kitap
“Bugün ABD, şaibeli bir seçimle ama asıl bir tür hükümet darbesiyle (Hitler de seçimle gelmemiş miydi?) iktidarı ele geçirmiş bir savaş suçları cuntası tarafından yönetiliyor. Reichstag’ı (11 Eylül olarak okuyunuz) yakmasının ardından söz konusu cunta kendi polisi Gestapo’nun yetkileriyle donattı. Amerikan cuntasının da kendi Mein Kamph’ı, kitle örgütleri ve vaizleri var. Tüm bu gerçekleri çekinmeden söyleme cesareti gerekiyor. Artık kabak tadı vermiş, anlamsız “Amerikalı dostlarımız” türü cümlelerin arkasına gizlenmenin bir âlemi yok. Artık Washington’un hâkim yönetici kliğinin gözünde hepimiz “Kızılderiliyiz”. Başka türlü söylemek istersek, ancak ABD’nin çokuluslu şirketlerinin yayılmasına bir engel teşkil etmediğimizde yaşama hakkına sahip olan halklarız. Bugün, ABD hegemonyasına karşı, geçmişte Nazilere karşı kurulan türde bir ittifak oluşturmak, acil bir amaç ve öncelik olmalıdır.”
Mısırlı Marksist iktisatçı Samir Amin’e göre Kapitalizm bunak bir düşüş safhasına girdi ve bir barbarlığa dönüşüp doğrudan jenosidi davet ediyor, Dünya sistemi ise post-emperyalist denilen emperyalist olmayan bir safhaya girmiş değil, aksine aşırı emperyalist bir nitelik kazanıyor. Amin’in en önemli eleştirileri Antonio Negri ve Michael Hardt’ın İmparatorluk adlı eserine yönelik. Şöyle ki mevzubahis eser tarih dışı, bir tür “imparatorluk” tanımını kabul etmiş ve Roma, Osmanlı, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Rus İmparatorluklarını İngiliz ve Fransız sömürgeciliğiyle özdeş saymıştır. Oysa kolonyal emperyalizmle diğerleri arasında özdeşlik aramak, her iki dönem yayılmacılığının özgünlüğünü dikkate almamaktır. Bu ancak emperyalizmi tanımı üzerinden meşrulaştırmak ve ABD’nin varlığını umursamamak olacaktır. Amin’e göre en gelişmiş ülkelerde siyaset, bütünüyle ekonominin hizmetindedir ve ekonomik çıkarlar (daha açık ifade ile sermayenin çıkarı) için tasarlanıp uygulanır. Bu anlamda ABD herkes “için” en iyi modeldir.
Bu yazının devamı
187. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
“Türkiye için burjuvazi de, işçi sınıfı da ‘hayali cemaat’lerdir. Olan değil olması gerekenlerdir. Türkiye’de uzun yıllar burjuvazi açığı ‘asker-sivil bürokrasi’ proletarya açığı da ‘kültürel solculuk’ la ikame edildi. Demokratik bilincin temel bir koşulu, yaşama biçimini bir ideoloji haline getirmemektir.”
“Bilimsel Devrim bilimi dinden kurtardı. Yeni bilim ruhu maddeden kurtardı. Dünya bilgisinin kaynağı olarak vahyin yerine akıl ve deney aldı. Bilimsel Devrim’den sonra Tanrı’nın en sonunda doğadan tamamen dışlanması ve bilimin Tanrı’nın varlığını inkâr etmesi kaçınılmazdı.”
“ Kendileri her ne kadar bu adı kullanmasa da bizim “roman”(novel, yeni şey)adını verdiğimiz tür neden bu dönemde ve burada (Londra’da) ortaya çıktı? Bu sorunun yanıtı, romanın yükselişinin kapitalizmin yükselişiyle aynı zamanda ve aynı yerde gerçekleşmiş olmasıdır.”
“1905’de Japon filosu, Uzakdoğu’ya ulaşmak için dünyanın yarısını dolanıp gelen Rus donanmasının büyük bölümünü imha etti. Ortaçağ’dan beri ilk kez Avrupalı olmayan bir ülke, büyük bir savaşta bir Avrupa gücünü yenmişti. 1905’in sonunda Çinli komutan Sun
“Esasında akademik aklın(Kantçı anlamdaki) eleştirisini sorgulamaların genellikle dokunmadığı bir noktaya kadar itmek ve skhole(Yunanca: boş zaman, İngilizce: okul) durumunun, yani serbest ve dünyadaki aciliyetlerden ve dünyadan azat olmuş zaman durumunun varsayımlarının
Pragmatizmden Ötesi Var mı?
Liberal Virüs, Sürekli Savaş ve Dünyanın Amerikanlaştırılması Samir Amin, Yordam Kitap
Mısırlı Marksist iktisatçı Samir Amin’e göre Kapitalizm bunak bir düşüş safhasına girdi ve bir barbarlığa dönüşüp doğrudan jenosidi davet ediyor, Dünya sistemi ise post-emperyalist denilen emperyalist olmayan bir safhaya girmiş değil, aksine aşırı emperyalist bir nitelik kazanıyor. Amin’in en önemli eleştirileri Antonio Negri ve Michael Hardt’ın İmparatorluk adlı eserine yönelik. Şöyle ki mevzubahis eser tarih dışı, bir tür “imparatorluk” tanımını kabul etmiş ve Roma, Osmanlı, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Rus İmparatorluklarını İngiliz ve Fransız sömürgeciliğiyle özdeş saymıştır. Oysa kolonyal emperyalizmle diğerleri arasında özdeşlik aramak, her iki dönem yayılmacılığının özgünlüğünü dikkate almamaktır. Bu ancak emperyalizmi tanımı üzerinden meşrulaştırmak ve ABD’nin varlığını umursamamak olacaktır. Amin’e göre en gelişmiş ülkelerde siyaset, bütünüyle ekonominin hizmetindedir ve ekonomik çıkarlar (daha açık ifade ile sermayenin çıkarı) için tasarlanıp uygulanır. Bu anlamda ABD herkes “için” en iyi modeldir.
Bu yazının devamı 187. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Vicdani Çürüme
“Türkiye için burjuvazi de, işçi sınıfı da ‘hayali cemaat’lerdir. Olan değil olması gerekenlerdir. Türkiye’de uzun yıllar burjuvazi açığı ‘asker-sivil bürokrasi’ proletarya açığı da ‘kültürel solculuk’ la ikame edildi. Demokratik bilincin temel bir koşulu, yaşama biçimini bir ideoloji haline getirmemektir.”
Yasanın Kıskacından İlahi Buyruğa ADALET ARAYIŞI
“Bilimsel Devrim bilimi dinden kurtardı. Yeni bilim ruhu maddeden kurtardı. Dünya bilgisinin kaynağı olarak vahyin yerine akıl ve deney aldı. Bilimsel Devrim’den sonra Tanrı’nın en sonunda doğadan tamamen dışlanması ve bilimin Tanrı’nın varlığını inkâr etmesi kaçınılmazdı.”
İmaja Sığınmak Hikmet Ve Hakikatten Yoksun ‘Hükmetme’ Arzusu
“ Kendileri her ne kadar bu adı kullanmasa da bizim “roman”(novel, yeni şey)adını verdiğimiz tür neden bu dönemde ve burada (Londra’da) ortaya çıktı? Bu sorunun yanıtı, romanın yükselişinin kapitalizmin yükselişiyle aynı zamanda ve aynı yerde gerçekleşmiş olmasıdır.”
Bir Üst Eylem Olarak ADANMA
“1905’de Japon filosu, Uzakdoğu’ya ulaşmak için dünyanın yarısını dolanıp gelen Rus donanmasının büyük bölümünü imha etti. Ortaçağ’dan beri ilk kez Avrupalı olmayan bir ülke, büyük bir savaşta bir Avrupa gücünü yenmişti. 1905’in sonunda Çinli komutan Sun
Mücadele İlim, Hikmet ve Tefekkür ile
“Esasında akademik aklın(Kantçı anlamdaki) eleştirisini sorgulamaların genellikle dokunmadığı bir noktaya kadar itmek ve skhole(Yunanca: boş zaman, İngilizce: okul) durumunun, yani serbest ve dünyadaki aciliyetlerden ve dünyadan azat olmuş zaman durumunun varsayımlarının
Alışverişe devam et