Çağlar çağları aştı. Çağlar hep sonsuzlukla yarıştı. İnsan hep daha iyi, daha rahat ve daha gamsız olabilmenin ardına düştü. Medeniyet basamaklarını üçer beşer tırmanırken garibanın, mazlumun elinden tutmak aklına bile gelmedi. Çünkü acelesi vardı “Modern İnsanın.” “Batı” yukarılarda arz-ı endam ederken ne pahasına olursa olsun aşağılarda kalamazdı. Kalmamalıydı…“Tüketim medeniyetinin” fezasına dayanmış, “Modernizm” merdiveninin son basamağında son bulan bu tırmanışta geriye kalanların hep geride kalması için merdiven yukarı çekildi…
Bu yazının devamı
185. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Bu mektupta kelamdan konuşalım dedim, kavramdan, anlamdan, bizi ilgilendiren en önemli konuların birinden yazayım istedim. Öyle ya, anlaşmak ancak ve ancak, anlamaya durmak, anlatmaya çalışmakla mümkündür, bunun için de söze/kelama ihtiyaç vardır. Gündemi dolduran konular bazen gönlü yoruyor ama daha sonraki mektuplara ertelemek doğru olur düşüncesi ile gündemden bahsetmeyip, kelam hakkında dile gelebilenleri yazayım istedim etraflıca olamasa bile…
Dünya Kızılderili’nin evidir derler. Bu sebeple küçük ağaç, büyükbabası ve büyükannesi sayesinde doğayı tanır, açık havada, dağlarda dolaşır. Küçük Ağaç’ın Eğitimi, insana kendisiyle, çevresiyle ve bütün evrenle dost ve barışık olmayı öğreten bir hayat hikayesi. İlişkilerin yüzeyselleştiği, algılamanın mekanikleştiği, kalabalıkların bunalttığı , niceliğin egemen olduğu dünyamızda, sevgiyi, duyarlılığı, dürüstlüğü, samimiyeti Kızılderili mantığıyla işleyen muhteşem bir kitap
Sürgün’ün bir diğer anlamıysa, çiçeğin filizlenmesi ve filiz yerlerinden yeniden boy vermesidir. Hz. Âdem de, tövbesi ile yeni bir sürgün vermiştir. Hz. Âdem ve Hz. Havva’nın düştükleri yer olan dünya için, “sürgün veren sürgün” benzetmesini yapabiliriz.
Adalet bir gün hepimize lazım olacak, diye bir söz vardır. Doğru fakat eksik bir sözdür. Şöyle ki bir Müslüman, bir gün adalet kendisine lazım olmayacak olsa da adaletin savunusunu yapıp gereğini yerine getirmek zorundadır. Müslümanca duruş bunu gerektirir.
Düşünüyoruz… Bir dergi olsa diyoruz; bütün aileyi kapsayacak, her yaş grubu çocuğa hitap edebilecek, anne babaların da sahiplenebileceği, okuyup okutabilecekleri, eğitici, öğretici, eğlendirici.
Biz mi çıkarsak diyoruz sonra. Ama nasıl? Gücümüz yeter mi? Öncelikle en azından beş sayıyı hazırlamalıyız ki devamının gelip gelmeyeceğini görelim. Deniyoruz ve olabileceğini görüyoruz. Adını da “Adak Çocuk” koyuyoruz dergimizin, hak yola adanmış nesillere bir dua niyetine.
Her ay içerik hazırlama, bilgisayarda temize geçirme, ressama verme, metin ve resimlerin uyumu için kontrol ve düzeltme, renk ayırımına götürme, matbaaya gönderme, heyecanla dergilerin baskıdan gelmesini bekleme, dergiler evin kapısına geldiğinde “acaba bir hata var mı” endişesiyle daha kapıdan içeri almadan göz gezdirme…
Soru(Yorum)
“İnsan sevilmek, eşya kullanmak içindi.
Biz eşyayı sevdik, insanı kullandık.”
Çağlar çağları aştı. Çağlar hep sonsuzlukla yarıştı. İnsan hep daha iyi, daha rahat ve daha gamsız olabilmenin ardına düştü. Medeniyet basamaklarını üçer beşer tırmanırken garibanın, mazlumun elinden tutmak aklına bile gelmedi. Çünkü acelesi vardı “Modern İnsanın.” “Batı” yukarılarda arz-ı endam ederken ne pahasına olursa olsun aşağılarda kalamazdı. Kalmamalıydı…“Tüketim medeniyetinin” fezasına dayanmış, “Modernizm” merdiveninin son basamağında son bulan bu tırmanışta geriye kalanların hep geride kalması için merdiven yukarı çekildi…
Bu yazının devamı 185. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Mektup II
Bu mektupta kelamdan konuşalım dedim, kavramdan, anlamdan, bizi ilgilendiren en önemli konuların birinden yazayım istedim. Öyle ya, anlaşmak ancak ve ancak, anlamaya durmak, anlatmaya çalışmakla mümkündür, bunun için de söze/kelama ihtiyaç vardır. Gündemi dolduran konular bazen gönlü yoruyor ama daha sonraki mektuplara ertelemek doğru olur düşüncesi ile gündemden bahsetmeyip, kelam hakkında dile gelebilenleri yazayım istedim etraflıca olamasa bile…
Küçük Ağaç’ın Eğitimi ya da Çeroki’nin Özgür Ruhu
Dünya Kızılderili’nin evidir derler. Bu sebeple küçük ağaç, büyükbabası ve büyükannesi sayesinde doğayı tanır, açık havada, dağlarda dolaşır. Küçük Ağaç’ın Eğitimi, insana kendisiyle, çevresiyle ve bütün evrenle dost ve barışık olmayı öğreten bir hayat hikayesi. İlişkilerin yüzeyselleştiği, algılamanın mekanikleştiği, kalabalıkların bunalttığı , niceliğin egemen olduğu dünyamızda, sevgiyi, duyarlılığı, dürüstlüğü, samimiyeti Kızılderili mantığıyla işleyen muhteşem bir kitap
Sezai Karakoç’un Diriliş Düşüncesi’nde Ölüm Metaforu
Sürgün’ün bir diğer anlamıysa, çiçeğin filizlenmesi ve filiz yerlerinden yeniden boy vermesidir. Hz. Âdem de, tövbesi ile yeni bir sürgün vermiştir. Hz. Âdem ve Hz. Havva’nın düştükleri yer olan dünya için, “sürgün veren sürgün” benzetmesini yapabiliriz.
Adalet Üzerine
Adalet bir gün hepimize lazım olacak, diye bir söz vardır. Doğru fakat eksik bir sözdür. Şöyle ki bir Müslüman, bir gün adalet kendisine lazım olmayacak olsa da adaletin savunusunu yapıp gereğini yerine getirmek zorundadır. Müslümanca duruş bunu gerektirir.
Bir “Çocuk ve Aile Dergisi” Çıkarma Serüveni
Düşünüyoruz… Bir dergi olsa diyoruz; bütün aileyi kapsayacak, her yaş grubu çocuğa hitap edebilecek, anne babaların da sahiplenebileceği, okuyup okutabilecekleri, eğitici, öğretici, eğlendirici.
Biz mi çıkarsak diyoruz sonra. Ama nasıl? Gücümüz yeter mi? Öncelikle en azından beş sayıyı hazırlamalıyız ki devamının gelip gelmeyeceğini görelim. Deniyoruz ve olabileceğini görüyoruz. Adını da “Adak Çocuk” koyuyoruz dergimizin, hak yola adanmış nesillere bir dua niyetine.
Her ay içerik hazırlama, bilgisayarda temize geçirme, ressama verme, metin ve resimlerin uyumu için kontrol ve düzeltme, renk ayırımına götürme, matbaaya gönderme, heyecanla dergilerin baskıdan gelmesini bekleme, dergiler evin kapısına geldiğinde “acaba bir hata var mı” endişesiyle daha kapıdan içeri almadan göz gezdirme…
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.