Hayatı bize gösteren, bizi görünür kılan ya da bizi perdeleyen, örten hatta maskeleyen nedir? İşimiz, konumumuz, imkânlarımız, sahip olduklarımız mıdır? Kadın-erkek, genç-ihtiyar demeden yeryüzündeki hikâyemizi bütüne taşıyan o köprü nasıl ve nerede kurulur? Bebeği ana rahmine düşmeden saran o şefkat adasının haritası nasıl çizilir? Bunları cevaplamadan önce hayatın bize yüklediği vasıfların üzerinde bir kere daha durmakta fayda var. Kadını anneye, erkeği babaya, yaşlıyı ihtiyara, çocuğu sorumluluğa dönüştüren anlamı tekrar hatırladığımızda yukarıdaki soruların da cevabını bulmuş olacağız. Şüphesiz aradığımız cevap ailedir.
Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan toplumun en küçük birimi… Aslında aile; anne, baba ve çocuklardan birini çektiğimizde ayakta duramayandır. İnsanlığı ayakta tutan en küçük çekirdek olan aile, çok hassas bir meseledir aynı zamanda. Bu küçük çekirdek sayesinde düzen ve dengeyi devam ettirebiliyoruz. Aile parçalandığında hakikati ifade eden o bütünlük yok olmaya başlıyor. Çünkü Allah, insanı sosyal bir varlık olarak yaratmıştır.
Bu yazının devamı
190. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Hikâyeye göre bir bilgenin iki köpeği varmış. Köpeklerden birinin adı “kötü”; diğerinin adı “iyi” imiş. Bir gün kendisini ziyarete gelen genç misafirlerinden biri, köpeklerin birbirleriyle oynadıklarını görünce: “Ne de güzel oynuyorlar!” demiş.
Farklı fikirlere tahammülü olmayan insanların fikirleri değil ön kabulleri vardır. Hangi konu olursa olsun kalıp çözümleri olan bu insanların, insanlığın yararına bir şey ortaya koymaları mümkün değildir. Aksine bu insanlar, en başta kendilerine ve içinde yaşadıkları topluma zarar verirler. “Hikmet” ise birçok kişinin emeğiyle yoğrularak günümüze ulaştığı için bir topluma ya da gruba özgü olan …
Nasılsın? diye sormadım ama sen cevap vermediğin içindir, belki de soruyu yük etmeyeyim diyedir. Bazı cevapsız sorular sorunları besleyebilir diye düşünüyorum ben, şahit oldum çünkü. Birine sordun diyelim, “beni seviyor musun?” diye, öyle ya anlayamadın varsayalım halinden-hareketlerinden, iki türlü yorumlanmaya müsait hâli ve tavrı, o da cevap vermiyor ya. Dön-dolaş beyninde bu sorunun cevabının kalabalığı. Bu sadece sevgi konusunda değil tabii, birçok konuda böyle. Nasılsın? En ciddi sorulardan biridir, cevabı hak eder. Sadece kimin ilgilendiği, kime cevap vereceğinle ilgili ufak tefek kısıtlamalar yapılır cevapta. Nasılsın? denildiğinde kendini kontrol etmen gerekir, nasılsın gerçekten, nasılsın gerçeklerle…
İnsan aciz yaratılmıştır. Yardıma muhtaç olarak yaratılmıştır. Birbirinin ihtiyacını görerek, birbirinin eksiğini tamamlayarak, yardımlaşarak hayatlarını devam ettirirler insanlar. Yardıma ve hiçbir şeye ihtiyacı olmayan yalnız Allah’tır. Herkes, her şey O’na muhtaç. O, “samed”dir, “Ğani”dir. Yaratan O. Rızk veren, yaşatan, öldüren, dirilten O. Dünyaya gözümüzü açar açmaz bizi ilk selamlayan fiil “yardım” oluyor. Doktorun, ebenin yardımı… …
Mesela iddiası ile hareketi örtüşmeyenlerin ne garip bir görüntü sergilediklerini. Anlamak için okumaktan öte, uydurmak için okuyanların, anlamadan anlatmaya çalışanların oluşturduğu bu gürültülü dönemde neler hissettiğini kayıt altına almazsan korkarım sen bile unutursun bir gün. O nedenle yaz, ısrarla yaz. Bir kenara not al lütfen. Yazman gerektiğini not al hiç olmazsa umulur ki o not harekete geçirir zamanın bir yerinde…
Aile Ocağı
Hayatı bize gösteren, bizi görünür kılan ya da bizi perdeleyen, örten hatta maskeleyen nedir? İşimiz, konumumuz, imkânlarımız, sahip olduklarımız mıdır? Kadın-erkek, genç-ihtiyar demeden yeryüzündeki hikâyemizi bütüne taşıyan o köprü nasıl ve nerede kurulur? Bebeği ana rahmine düşmeden saran o şefkat adasının haritası nasıl çizilir? Bunları cevaplamadan önce hayatın bize yüklediği vasıfların üzerinde bir kere daha durmakta fayda var. Kadını anneye, erkeği babaya, yaşlıyı ihtiyara, çocuğu sorumluluğa dönüştüren anlamı tekrar hatırladığımızda yukarıdaki soruların da cevabını bulmuş olacağız. Şüphesiz aradığımız cevap ailedir.
Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan toplumun en küçük birimi… Aslında aile; anne, baba ve çocuklardan birini çektiğimizde ayakta duramayandır. İnsanlığı ayakta tutan en küçük çekirdek olan aile, çok hassas bir meseledir aynı zamanda. Bu küçük çekirdek sayesinde düzen ve dengeyi devam ettirebiliyoruz. Aile parçalandığında hakikati ifade eden o bütünlük yok olmaya başlıyor. Çünkü Allah, insanı sosyal bir varlık olarak yaratmıştır.
Bu yazının devamı 190. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Günahın Tâlimi
Hikâyeye göre bir bilgenin iki köpeği varmış. Köpeklerden birinin adı “kötü”; diğerinin adı “iyi” imiş. Bir gün kendisini ziyarete gelen genç misafirlerinden biri, köpeklerin birbirleriyle oynadıklarını görünce: “Ne de güzel oynuyorlar!” demiş.
Düşünmeyi Düşünmek
Farklı fikirlere tahammülü olmayan insanların fikirleri değil ön kabulleri vardır. Hangi konu olursa olsun kalıp çözümleri olan bu insanların, insanlığın yararına bir şey ortaya koymaları mümkün değildir. Aksine bu insanlar, en başta kendilerine ve içinde yaşadıkları topluma zarar verirler. “Hikmet” ise birçok kişinin emeğiyle yoğrularak günümüze ulaştığı için bir topluma ya da gruba özgü olan …
Mektup VII
Nasılsın? diye sormadım ama sen cevap vermediğin içindir, belki de soruyu yük etmeyeyim diyedir. Bazı cevapsız sorular sorunları besleyebilir diye düşünüyorum ben, şahit oldum çünkü. Birine sordun diyelim, “beni seviyor musun?” diye, öyle ya anlayamadın varsayalım halinden-hareketlerinden, iki türlü yorumlanmaya müsait hâli ve tavrı, o da cevap vermiyor ya. Dön-dolaş beyninde bu sorunun cevabının kalabalığı. Bu sadece sevgi konusunda değil tabii, birçok konuda böyle. Nasılsın? En ciddi sorulardan biridir, cevabı hak eder. Sadece kimin ilgilendiği, kime cevap vereceğinle ilgili ufak tefek kısıtlamalar yapılır cevapta. Nasılsın? denildiğinde kendini kontrol etmen gerekir, nasılsın gerçekten, nasılsın gerçeklerle…
Yardım
İnsan aciz yaratılmıştır. Yardıma muhtaç olarak yaratılmıştır. Birbirinin ihtiyacını görerek, birbirinin eksiğini tamamlayarak, yardımlaşarak hayatlarını devam ettirirler insanlar. Yardıma ve hiçbir şeye ihtiyacı olmayan yalnız Allah’tır. Herkes, her şey O’na muhtaç. O, “samed”dir, “Ğani”dir. Yaratan O. Rızk veren, yaşatan, öldüren, dirilten O. Dünyaya gözümüzü açar açmaz bizi ilk selamlayan fiil “yardım” oluyor. Doktorun, ebenin yardımı… …
Mektup XI
Mesela iddiası ile hareketi örtüşmeyenlerin ne garip bir görüntü sergilediklerini. Anlamak için okumaktan öte, uydurmak için okuyanların, anlamadan anlatmaya çalışanların oluşturduğu bu gürültülü dönemde neler hissettiğini kayıt altına almazsan korkarım sen bile unutursun bir gün. O nedenle yaz, ısrarla yaz. Bir kenara not al lütfen. Yazman gerektiğini not al hiç olmazsa umulur ki o not harekete geçirir zamanın bir yerinde…
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.