Akıl, algıladığı görüntüleri, duygu ile vardığı şeyleri yorumlayıp bir tasnife, bir düzene koymak ister. Düşünen insan, nesnelerle de yetinmeyip fizikötesi alanlara uzar. Bir yorum getirip bir idrake varıncaya dek, itminan oluncaya dek uğraşır. Bir yoruma varmak tutkusu, normal işlevidir aklın. Adeta mecburdur bir analiz ve sentez yapmaya. Belli bir açıdan bakılmazsa karmaşık, dolaşık, kaoslu bir dünya içinde sendeler akıl ve ruh. Belirsizlikten başka şey görmeyen insan, belirsizlik içinde kalarak şaşkınlaşır, dengesi bozulur. Evrenin ululuğu altında ezilip sakatlanır. Fizikötesi karşısında, ölüm karşısında sürekli şaşkınlık, yıkım olur insanlığa.
İnsan psikolojisi için olumlu ya da olumsuz -hayata ve varolmaya dair- bir yorum, bir çözüm gerekli ve kaçınılmazdır.
Bu yazının devamı
193. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İrade etmek tercih etmektir. Her tercih de bir vazgeçiş ve bir kabule yaslanır. Ancak yapılan tercihler sağlam değerler düzeni üzerinde temelleniyorsa bir anlam ifade ederler. İrade dediğimiz öyle güçlü bir mekanizmadır ki insan varlığını en zirveye çıkaran bir güç… Aynı zamanda kullanılmadığında ya da yanlış kullanıldığında insanı en ilkel ve canlıların en şerlisi haline dönüştüren bir güç…
Sezai Karakoç’tan bahseden/alıntı yapan insanları üç kategoriye ayırıyorum:
1- Sezai Karakoç’u ciddiyetle okuyanlar
2- Sezai Karakoç’u okuyan ama duruşuna sırt çevirenler
3- Sezai Karakoç’u isim olarak duymuş ama eserlerinin içeriğinden habersiz olanlar
“Kader! Değiştirilmesi ve önceden bilinmesi mümkün olmayan bir hakikat. Alın yazısı dedikleri herkes için büyük bir sır. Yaşanır, yaşarken de öğrenilir. Kader de insanın kaderidir. Dünyanın yaratıldığı andan, Âdem ile Havva’nın cennetten çıkarıldığından beri bu hep böyledir. Aslında kaderin sır olması bile bir kaderdir. Ta o andan itibaren asırlar boyu, günden güne, her dakika ve her an bir sır olan kader, herkes için sonsuza dek gizemini korumaya devam edecektir…”
Bana sorsalar; teknik çok ilerledi. Yaşama şartları kolaylaştı. Sosyal hayat seviyesi yükseldi. Ekonomi, eskiye göre çok daha iyileşti… Bu hayattan memnun musun? Yoksa çocukluk günlerini mi istiyorsun, deseler.
Esasında James Wood’un, kurmacayı ele alırken demek istediği de özetle bu. İşin mutfak kısmından haberdar olmak ve gerekenleri sabırla, özveriyle yerine getirmek. Bir edebi metnin ne şekilde oluşturulursa daha güçlü olabileceğini örneklerle izah eden yazar; kaliteyi aşağı çeken ve metni zaafa uğrattığını düşündüğü unsurları da yine örneklerle ele alıyor. Bunları ortaya koyarken baş döndürücü bir arşiv sunmaktan geri kalmadığını rahatlıkla söylemek mümkün.
Çeşitli Vaadlere Özet Bakış
Akıl, algıladığı görüntüleri, duygu ile vardığı şeyleri yorumlayıp bir tasnife, bir düzene koymak ister. Düşünen insan, nesnelerle de yetinmeyip fizikötesi alanlara uzar. Bir yorum getirip bir idrake varıncaya dek, itminan oluncaya dek uğraşır. Bir yoruma varmak tutkusu, normal işlevidir aklın. Adeta mecburdur bir analiz ve sentez yapmaya. Belli bir açıdan bakılmazsa karmaşık, dolaşık, kaoslu bir dünya içinde sendeler akıl ve ruh. Belirsizlikten başka şey görmeyen insan, belirsizlik içinde kalarak şaşkınlaşır, dengesi bozulur. Evrenin ululuğu altında ezilip sakatlanır. Fizikötesi karşısında, ölüm karşısında sürekli şaşkınlık, yıkım olur insanlığa.
İnsan psikolojisi için olumlu ya da olumsuz -hayata ve varolmaya dair- bir yorum, bir çözüm gerekli ve kaçınılmazdır.
Bu yazının devamı 193. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Anlamlar Büyük Karakterler Küçük
İrade etmek tercih etmektir. Her tercih de bir vazgeçiş ve bir kabule yaslanır. Ancak yapılan tercihler sağlam değerler düzeni üzerinde temelleniyorsa bir anlam ifade ederler. İrade dediğimiz öyle güçlü bir mekanizmadır ki insan varlığını en zirveye çıkaran bir güç… Aynı zamanda kullanılmadığında ya da yanlış kullanıldığında insanı en ilkel ve canlıların en şerlisi haline dönüştüren bir güç…
Popüler Sezai Karakoç Versus Gerçek Sezai Karakoç
Sezai Karakoç’tan bahseden/alıntı yapan insanları üç kategoriye ayırıyorum:
1- Sezai Karakoç’u ciddiyetle okuyanlar
2- Sezai Karakoç’u okuyan ama duruşuna sırt çevirenler
3- Sezai Karakoç’u isim olarak duymuş ama eserlerinin içeriğinden habersiz olanlar
“Eller Ne Derse Desin, Kullar Kader Yazamaz”
“Kader! Değiştirilmesi ve önceden bilinmesi mümkün olmayan bir hakikat. Alın yazısı dedikleri herkes için büyük bir sır. Yaşanır, yaşarken de öğrenilir. Kader de insanın kaderidir. Dünyanın yaratıldığı andan, Âdem ile Havva’nın cennetten çıkarıldığından beri bu hep böyledir. Aslında kaderin sır olması bile bir kaderdir. Ta o andan itibaren asırlar boyu, günden güne, her dakika ve her an bir sır olan kader, herkes için sonsuza dek gizemini korumaya devam edecektir…”
Bana Çocukluk Günlerimi Geri Verin
Bana sorsalar; teknik çok ilerledi. Yaşama şartları kolaylaştı. Sosyal hayat seviyesi yükseldi. Ekonomi, eskiye göre çok daha iyileşti… Bu hayattan memnun musun? Yoksa çocukluk günlerini mi istiyorsun, deseler.
Kurmaca Nasıl İşler
Esasında James Wood’un, kurmacayı ele alırken demek istediği de özetle bu. İşin mutfak kısmından haberdar olmak ve gerekenleri sabırla, özveriyle yerine getirmek. Bir edebi metnin ne şekilde oluşturulursa daha güçlü olabileceğini örneklerle izah eden yazar; kaliteyi aşağı çeken ve metni zaafa uğrattığını düşündüğü unsurları da yine örneklerle ele alıyor. Bunları ortaya koyarken baş döndürücü bir arşiv sunmaktan geri kalmadığını rahatlıkla söylemek mümkün.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.