Allah’ın Elçisi olma şerefine sahip olan Hz. Peygamber’in Kitâb-ı Kerim’imizdeki vasıfları da onu örnek almamızı ve onunla ilgili zihnimizdeki tasavvuru şekillendirmektedir.
Örneğimiz Resûlullah’ın tek görevi tebliğdir. Tebliğin farklı boyutları bulunmaktadır. Tebliğ sadece sözlü bir propaganda ya da söylev değildir. Tebliğ, mesajı iletmek, mesajın yaşanılabilirliğini göstermek ve örnek olmayı, mesajı yine mesajla açıklamayı da beraberinde getirir: “Ey Mü’minler unutmayınız ki bu ilahi mesajları size duyuran elçimiz Muhammed’in görevi, işbu tebliğ vazifesinden ibarettir. Artık kimin ona iman ve itaat ettiğini, kimin isyan ettiğini biz biliyoruz ve herkese gerekli karşılığı vereceğiz.” (5/99 TM)[1]
Peki, Resûl tebliği nasıl gerçekleştiriyordu? Bu sorunun cevabını arayalım…
Oruç, bir tevhîd ayrıcalığıdır. Sadece mü’minlere özgüdür oruç. Sadece mü’minlere ayrıcalıktır savm. Tıpkı salâtın, haccın, zekâtın, cihâdın da bir ayrıcalık olduğu gibi. Sözü baştan almak gerekirse, İslâm bir ayrıcalıktır. Müslim seçkin kişidir. Allah katındaki yeri oldukça mûtenadır mü’minin. İslâm, yegâne İlâh’ın, âlemlerin rabbi, eşsiz-benzersiz Allah’ın, eşsiz benzersiz dinidir. İslâm’a dâhil olmak, müslimler sınıfına mensup olmak …
Bilindiği gibi Peygamber (as) kendi hayatı içerisinde “müminler toplumu” ndan “cemaat”[1] diye söz etmekte ama bunun daha geniş biçimini, yani sair din ve kültürlerden oluşan tüm toplumu da “ümmet” olarak tanımlamaktaydı. İnsanlığın işlerinin yürütülmesinde de asli olan toplumsal faaliyetin özerkliği ve faalliğidir. “Devlet” (kamu otoritesi) ise onun döneminde özerk bir kurumsal yapı arz etmemekte, toplumsal …
Ağlayan bir çocuk görünce, onunla beraber ağlamak geliyor içimden… Gülen bir çocuk görünce de, gülmeden edemem. Nerede bir çocuk görsem, onu sevmek, onunla şakalaşmak ve oynamak isterim. Renkleri, ırkları, dilleri hiç önemli değil… Hepsi sevimli, hepsi günahsız, hepsi masum… Onlar zaten hep aynı dili konuşur. Daha çok ağlayışlarıyla ve gülüşleriyle meramlarını anlatmaya çalışırlar. Biraz sevin …
Bilim insanları, etik konularını çalışanlar, politika yapıcılar vs. biyo-teknoloji ile siber-teknoloji (yapay zekâ) kesişmesinin ne gibi sonuçlar doğuracağı üzerinde düşünmesi gerekir. Zira sentetik biyoloji ile yapay zekâ teknolojilerinin sağlıklı ve güvenli biçimde ilerlemesi için böylesi bir sorumluluğa ihtiyaç var. Yapay zekânın tasarımı ve uygulanması süreçleri gittikçe karmaşıklaşması kontrolü, denetimi ve düzenlenmesini zorlaştıracak görünüyor.
Adaleti çekip çıkardığınızda krallık dediğiniz şey devasa bir çeteden başka ne olabilir ki? Augustine Tarih boyunca birbirine muhalif birçok kesim tarafından övülen ve sahip çıkılan bir kavramı tartışmaya açalım; ‘Hukukun üstünlüğü’. Aristo’ya kadar götürebileceğimiz yazınsal tartışmalarda hukukun üstünlüğü söylemi ilginç bir şekilde her kesim tarafından olumlanmış bir kavramdır. Bugün bile, iktidarlar hukukun üstünlüğünden dem vuruyor, muhalefetler …
Kur’an’daki Resulullah Ve Sünnet-Hadis-Rivayet Kavramları
Kur’an’daki Resûl’ün Özellikleri
Resûlullah’ın Görevi: Tebliğ
Allah’ın Elçisi olma şerefine sahip olan Hz. Peygamber’in Kitâb-ı Kerim’imizdeki vasıfları da onu örnek almamızı ve onunla ilgili zihnimizdeki tasavvuru şekillendirmektedir.
Örneğimiz Resûlullah’ın tek görevi tebliğdir. Tebliğin farklı boyutları bulunmaktadır. Tebliğ sadece sözlü bir propaganda ya da söylev değildir. Tebliğ, mesajı iletmek, mesajın yaşanılabilirliğini göstermek ve örnek olmayı, mesajı yine mesajla açıklamayı da beraberinde getirir: “Ey Mü’minler unutmayınız ki bu ilahi mesajları size duyuran elçimiz Muhammed’in görevi, işbu tebliğ vazifesinden ibarettir. Artık kimin ona iman ve itaat ettiğini, kimin isyan ettiğini biz biliyoruz ve herkese gerekli karşılığı vereceğiz.” (5/99 TM)[1]
Peki, Resûl tebliği nasıl gerçekleştiriyordu? Bu sorunun cevabını arayalım…
Bu yazının devamı 185. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
185. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Oruç Bir Ayrıcalıktır
Oruç, bir tevhîd ayrıcalığıdır. Sadece mü’minlere özgüdür oruç. Sadece mü’minlere ayrıcalıktır savm. Tıpkı salâtın, haccın, zekâtın, cihâdın da bir ayrıcalık olduğu gibi. Sözü baştan almak gerekirse, İslâm bir ayrıcalıktır. Müslim seçkin kişidir. Allah katındaki yeri oldukça mûtenadır mü’minin. İslâm, yegâne İlâh’ın, âlemlerin rabbi, eşsiz-benzersiz Allah’ın, eşsiz benzersiz dinidir. İslâm’a dâhil olmak, müslimler sınıfına mensup olmak …
Toplumdan Devlete Doğru
Bilindiği gibi Peygamber (as) kendi hayatı içerisinde “müminler toplumu” ndan “cemaat”[1] diye söz etmekte ama bunun daha geniş biçimini, yani sair din ve kültürlerden oluşan tüm toplumu da “ümmet” olarak tanımlamaktaydı. İnsanlığın işlerinin yürütülmesinde de asli olan toplumsal faaliyetin özerkliği ve faalliğidir. “Devlet” (kamu otoritesi) ise onun döneminde özerk bir kurumsal yapı arz etmemekte, toplumsal …
Çocukların Dünyası
Ağlayan bir çocuk görünce, onunla beraber ağlamak geliyor içimden… Gülen bir çocuk görünce de, gülmeden edemem. Nerede bir çocuk görsem, onu sevmek, onunla şakalaşmak ve oynamak isterim. Renkleri, ırkları, dilleri hiç önemli değil… Hepsi sevimli, hepsi günahsız, hepsi masum… Onlar zaten hep aynı dili konuşur. Daha çok ağlayışlarıyla ve gülüşleriyle meramlarını anlatmaya çalışırlar. Biraz sevin …
Kalpsiz Bir Dünyadan Kalpsiz Bir Algoritmaya
Bilim insanları, etik konularını çalışanlar, politika yapıcılar vs. biyo-teknoloji ile siber-teknoloji (yapay zekâ) kesişmesinin ne gibi sonuçlar doğuracağı üzerinde düşünmesi gerekir. Zira sentetik biyoloji ile yapay zekâ teknolojilerinin sağlıklı ve güvenli biçimde ilerlemesi için böylesi bir sorumluluğa ihtiyaç var. Yapay zekânın tasarımı ve uygulanması süreçleri gittikçe karmaşıklaşması kontrolü, denetimi ve düzenlenmesini zorlaştıracak görünüyor.
Hukukun Üstünlüğü Bir Safsatadan mı İbaret?
Adaleti çekip çıkardığınızda krallık dediğiniz şey devasa bir çeteden başka ne olabilir ki? Augustine Tarih boyunca birbirine muhalif birçok kesim tarafından övülen ve sahip çıkılan bir kavramı tartışmaya açalım; ‘Hukukun üstünlüğü’. Aristo’ya kadar götürebileceğimiz yazınsal tartışmalarda hukukun üstünlüğü söylemi ilginç bir şekilde her kesim tarafından olumlanmış bir kavramdır. Bugün bile, iktidarlar hukukun üstünlüğünden dem vuruyor, muhalefetler …
Alışverişe devam et