İvan Gonçarov, “Oblomov” adlı romanında Rus derebeyleri ile Avrupalı tüccarları, yani feodaller ile bujuvaziyi kıyaslar. Roman ilerledikçe derebeyi Oblomov’un uyuşukluğuna ve edilgenliğine, burjuva Ştoltz’un ise hırsına ve dinamizmine tanık olunur. Birbirini anlamayan iki eski dostun tezatlıkları oluşturur romanın önemli bir kısmını.
Rusya’da zengin ve toprak sahibi bir ailenin tek çocuğu olan romanın kahramanı İlya İlyiç Oblomov, kendi başına hiçbir işi başaramamış, hayatı boyunca hiçbir zorlukla karşılaşmamış, tembelliği alışkanlık haline getirmiş ve işlerini sürekli başkalarına yaptırmaya alışmış birisidir. Oblomovka adlı memleketine bile gitmemişti tembelliği yüzünden. Mektup yazmak gibi basit bir işi bile haftalarca bekletmiş, işleri aksadığında hep yakınma yolunu seçmiştir. Yataktan çıkmayı anlamsız bulmuş, bütün zamanını neredeyse yatağında uzanarak geçirmiştir. Üzerindeki eski hırkasıyla odasından çıkmadan çiftliği yönetmek, işleri düzene koymak ve evi çekip çevirmek için çokça kafa yorup sürekli planlar yapmış ama onları gerçekleştirmek için parmağını bile kıpırdatmamıştı.
Oblomov’un okuldan arkadaşı olan yarı Alman Andrey Ştoltz ise düzenli, disiplinli bir adamdı. Ştoltz, klasik bir Alman eğitimi almış ve dinamizmi seven, enerjik, çalışkan, girişken birisidir. O, Oblomov’un gerçek bir dostuydu ve onu korumaya çalışıyordu.
Bu yazının devamı
222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
1970’lerden beri yaşanan yüksek teknoloji/high tech süreci, insan ve onun günlük hayatının üzerinde etkili olmaktadır. Sinema, multi-medya teknolojisi ve akıllı telefonlar üzerinden gelişen süreç; insanlık-teknoloji, organik-mekânik,
Algı yönetimi, bireylerin veya toplulukların olaylara, kavramlara ya da mesajlara dair algılarını belirli bir yönde şekillendirmek amacıyla kullanılan stratejik bir süreçtir. Bu süreç, insanların bilgi edinme yollarını etkileyerek onların düşünce ve davranışlarını yönlendirmeyi hedefler.
İnsanlığı nasıl bir gelecek bekliyor? Gelecekte ekonomi, sanayi ve teknoloji hangi şekle ve renge evirilecek? Gelecekteki gençlik nelere merak saracak? Gelecekte hangi trendler, akımlar öne çıkacak? Dünyayı ve insanı bekleyen muhtemel tehlikeler nelerdir?
İslam dünyası siyasal sömürgecilikten sonra epistemik sömürgecilik sürecini yaşamaktadır. Kendi dünyasına, tarihine, medeniyetine seküler zihin kalıplarıyla, perspektiflerle ve kavramlarla bakanların epistemik sömürgenin ağına düşmeleri kaçınılmazdır. Kimilerinin İslam’ı, Kur’an’ı, hadisleri bile seküler zihin kalıplarıyla, perspektiflerle değerlendirmesi, yorumlaması gelinen noktanın ne kadar endişe verici olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.
Tövbe bir özgürlük manifestosudur.
İçsel bir bildiridir. Kişinin kendi iç aleminde kendisine verdiği bir manifestodur. Günah yüklerinden, hataların ağırlığından özgürleşmenin bildirisidir.
Tövbe, bir şeyden geri dönmek, dönüş yapmak, yönelmek demektir. Hatalardan, günahlardan dönerek Allah’a yönelişin eylemsel bir ifadesidir.
Tövbe, kişinin kendisini değerlendirme eylemidir. Tövbe, söylem ve eylemlerin objektif bir şekilde değerlendirilebilmesidir. Öyle ki kişinin kendisiyle karşılaşması ve kendisinin tüm yanlışlarını ortaya koyarak doğruya yönelebilme cesaretidir.
Bir Toplumun Çöküşü Anlatılır Oblomov Üzerinden
İvan Gonçarov, “Oblomov” adlı romanında Rus derebeyleri ile Avrupalı tüccarları, yani feodaller ile bujuvaziyi kıyaslar. Roman ilerledikçe derebeyi Oblomov’un uyuşukluğuna ve edilgenliğine, burjuva Ştoltz’un ise hırsına ve dinamizmine tanık olunur. Birbirini anlamayan iki eski dostun tezatlıkları oluşturur romanın önemli bir kısmını.
Rusya’da zengin ve toprak sahibi bir ailenin tek çocuğu olan romanın kahramanı İlya İlyiç Oblomov, kendi başına hiçbir işi başaramamış, hayatı boyunca hiçbir zorlukla karşılaşmamış, tembelliği alışkanlık haline getirmiş ve işlerini sürekli başkalarına yaptırmaya alışmış birisidir. Oblomovka adlı memleketine bile gitmemişti tembelliği yüzünden. Mektup yazmak gibi basit bir işi bile haftalarca bekletmiş, işleri aksadığında hep yakınma yolunu seçmiştir. Yataktan çıkmayı anlamsız bulmuş, bütün zamanını neredeyse yatağında uzanarak geçirmiştir. Üzerindeki eski hırkasıyla odasından çıkmadan çiftliği yönetmek, işleri düzene koymak ve evi çekip çevirmek için çokça kafa yorup sürekli planlar yapmış ama onları gerçekleştirmek için parmağını bile kıpırdatmamıştı.
Oblomov’un okuldan arkadaşı olan yarı Alman Andrey Ştoltz ise düzenli, disiplinli bir adamdı. Ştoltz, klasik bir Alman eğitimi almış ve dinamizmi seven, enerjik, çalışkan, girişken birisidir. O, Oblomov’un gerçek bir dostuydu ve onu korumaya çalışıyordu.
Bu yazının devamı 222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Dönüşen İnsanlığın ve Dünyanın (Transhümanizmin) Zemini Olarak Sinema ve Netflix
1970’lerden beri yaşanan yüksek teknoloji/high tech süreci, insan ve onun günlük hayatının üzerinde etkili olmaktadır. Sinema, multi-medya teknolojisi ve akıllı telefonlar üzerinden gelişen süreç; insanlık-teknoloji, organik-mekânik,
Algoritmik Değnekler ve Firavun’un Saltanatı: Dijital Dünyanın Yönettiği Manipülatif Krallık
Algı yönetimi, bireylerin veya toplulukların olaylara, kavramlara ya da mesajlara dair algılarını belirli bir yönde şekillendirmek amacıyla kullanılan stratejik bir süreçtir. Bu süreç, insanların bilgi edinme yollarını etkileyerek onların düşünce ve davranışlarını yönlendirmeyi hedefler.
Dijital Çağda Geleceğin Dünyasını Tasarlamak
İnsanlığı nasıl bir gelecek bekliyor? Gelecekte ekonomi, sanayi ve teknoloji hangi şekle ve renge evirilecek? Gelecekteki gençlik nelere merak saracak? Gelecekte hangi trendler, akımlar öne çıkacak? Dünyayı ve insanı bekleyen muhtemel tehlikeler nelerdir?
Postmodern Dönemde Epistemik Şiddet
İslam dünyası siyasal sömürgecilikten sonra epistemik sömürgecilik sürecini yaşamaktadır. Kendi dünyasına, tarihine, medeniyetine seküler zihin kalıplarıyla, perspektiflerle ve kavramlarla bakanların epistemik sömürgenin ağına düşmeleri kaçınılmazdır. Kimilerinin İslam’ı, Kur’an’ı, hadisleri bile seküler zihin kalıplarıyla, perspektiflerle değerlendirmesi, yorumlaması gelinen noktanın ne kadar endişe verici olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.
Özgürlük Manifestosu
Tövbe bir özgürlük manifestosudur.
İçsel bir bildiridir. Kişinin kendi iç aleminde kendisine verdiği bir manifestodur. Günah yüklerinden, hataların ağırlığından özgürleşmenin bildirisidir.
Tövbe, bir şeyden geri dönmek, dönüş yapmak, yönelmek demektir. Hatalardan, günahlardan dönerek Allah’a yönelişin eylemsel bir ifadesidir.
Tövbe, kişinin kendisini değerlendirme eylemidir. Tövbe, söylem ve eylemlerin objektif bir şekilde değerlendirilebilmesidir. Öyle ki kişinin kendisiyle karşılaşması ve kendisinin tüm yanlışlarını ortaya koyarak doğruya yönelebilme cesaretidir.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.