1.GirişRus yazar İvan Gonçarov’un 1859’da kaleme aldığı Oblomov, yalnızca bir edebi karakterin tembelliğiyle değil, bir çağın zihinsel ve fiziksel bir inme/felç haliyle ilgilenir. Aslında bir çağın durumunu ifade ederken tüm çağlarla var olan bir durumu da ifade eder. Her yönüyle atalet içinde duran insan tipolojisidir. Oblomov, basit bir üşengeçlik anlatısı değil; insan ruhunun sorumluluk, arzu, kaygı ve güvenlik arasındaki gerilimde nasıl kilitlendiğinin incelikli bir vaka analizidir.Romanın merkezindeki İlya İlyiç Oblomov, aristokrat bir Rus’un konforlu durağanlığını temsil eder: çalışmaz, üretmez, ama durmadan düşünür. Bu düşünme eylemi ise hiçbir zaman davranışa dönüşmez. Oblomov’un yatağı, yalnızca bir ev eşyası/yattığı yer değildir; zihinsel bir metafordur. Düşünce ile eylem arasında konforlu bir engel gibidir. Bu figür, Rus toplumundaki soylu sınıfın çöküşünü simgelediği kadar, modern dünyanın...
Bu yazının devamı
222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Muhafazakâr düşünceler ise toplumları edilgenleştirir, sıradanlaştırır, kimliksizleştirir ve donuklaştırır. Siyasal yönetimler bu zaaflardan yararlanarak halkları rahatlıkla sömürebilir, yolsuzluklarını ve keyfi yönetimlerini sürdürebilirler. Bazen sırtları sıvazlanarak…
Bütünsel Yaklaşım son dönemde İslâmî metinlerin bilimsel bir perspektifle tetkik edilmesini konu edinen metot önerilerinden birisidir. Aynı zamanda Mehmet Apaydın’ın doktora tezi olan bu metot, araştırmacılara geçmiş dönemde metinlerin anlaşılması maksadıyla uygulanagelen yöntemlerden farklı bir yol önermektedir. Bu çalışmada gerek İslâmî ilimler alanında uzmanlaşmış gerekse ilgili araştırmaları yakından takip eden okuyucu kitlesi açısından bu metodun neler önerdiği ve gelecekte ne tür sonuçlar verme potansiyeline sahip olduğu hususunu irdelemeye çalışacağız.
Devran dönüyor. Günler, aylar, yıllar… Ve Müslümanlar, sosyal demokratlar, Kemalistler, muhafazakârlar, menfaat için yol arayanlar, solcular, sağcılar, ilericiler, gericiler, lâikler, demokratlar, modernistler, çevreciler, feministler, bir o yanda bir bu yanda olanlar. Evet, bunlar büyük bir tiyatronun aşağı yukarı yüz elli yıllık değişmeyen oyunundaki
İslâm coğrafyasında husule gelmiş iki türlü kekemelik mevcuttur. Birincisi; Müslüman ilim zihninin taşlaşması neticesinde düşünsel üretimini sonlandırması, ikincisi ise; birincisine bağlı olarak kendisi dışında üretilmiş
Yetiştirme, eriştirme, bildirme, ulaştırma, gönderme, açıklama, bir amaca ulaşmak için bir şeyi bazı ilkelere ve düzene göre söyleme veya uygulama anlamına geldiği gibi daha ziyade İslam’ın açık ve anlaşılır bir şekilde muhataba iletilmesi anlaşılmaktadır. Yani İslam’ın açıklanması, tebliğ edilmesidir.
Oblomovluk Sendromu: Psikososyal Bir Yaklaşım ve Türk Entelektüelinin Eylemsizliği
1.GirişRus yazar İvan Gonçarov’un 1859’da kaleme aldığı Oblomov, yalnızca bir edebi karakterin tembelliğiyle değil, bir çağın zihinsel ve fiziksel bir inme/felç haliyle ilgilenir. Aslında bir çağın durumunu ifade ederken tüm çağlarla var olan bir durumu da ifade eder. Her yönüyle atalet içinde duran insan tipolojisidir. Oblomov, basit bir üşengeçlik anlatısı değil; insan ruhunun sorumluluk, arzu, kaygı ve güvenlik arasındaki gerilimde nasıl kilitlendiğinin incelikli bir vaka analizidir.Romanın merkezindeki İlya İlyiç Oblomov, aristokrat bir Rus’un konforlu durağanlığını temsil eder: çalışmaz, üretmez, ama durmadan düşünür. Bu düşünme eylemi ise hiçbir zaman davranışa dönüşmez. Oblomov’un yatağı, yalnızca bir ev eşyası/yattığı yer değildir; zihinsel bir metafordur. Düşünce ile eylem arasında konforlu bir engel gibidir. Bu figür, Rus toplumundaki soylu sınıfın çöküşünü simgelediği kadar, modern dünyanın...
Bu yazının devamı 222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
İslam’ı Sömürgeci Zihnin Sermayesi Kılmak
Muhafazakâr düşünceler ise toplumları edilgenleştirir, sıradanlaştırır, kimliksizleştirir ve donuklaştırır. Siyasal yönetimler bu zaaflardan yararlanarak halkları rahatlıkla sömürebilir, yolsuzluklarını ve keyfi yönetimlerini sürdürebilirler. Bazen sırtları sıvazlanarak…
Bir Metin Usûlü Önerisi Olarak “Bütünsel Yaklaşım Metodu”
Bütünsel Yaklaşım son dönemde İslâmî metinlerin bilimsel bir perspektifle tetkik edilmesini konu edinen metot önerilerinden birisidir. Aynı zamanda Mehmet Apaydın’ın doktora tezi olan bu metot, araştırmacılara geçmiş dönemde metinlerin anlaşılması maksadıyla uygulanagelen yöntemlerden farklı bir yol önermektedir. Bu çalışmada gerek İslâmî ilimler alanında uzmanlaşmış gerekse ilgili araştırmaları yakından takip eden okuyucu kitlesi açısından bu metodun neler önerdiği ve gelecekte ne tür sonuçlar verme potansiyeline sahip olduğu hususunu irdelemeye çalışacağız.
Vakit Muhasebe Vaktidir
Devran dönüyor. Günler, aylar, yıllar… Ve Müslümanlar, sosyal demokratlar, Kemalistler, muhafazakârlar, menfaat için yol arayanlar, solcular, sağcılar, ilericiler, gericiler, lâikler, demokratlar, modernistler, çevreciler, feministler, bir o yanda bir bu yanda olanlar. Evet, bunlar büyük bir tiyatronun aşağı yukarı yüz elli yıllık değişmeyen oyunundaki
Kekeme Adına Konuşmak
İslâm coğrafyasında husule gelmiş iki türlü kekemelik mevcuttur. Birincisi; Müslüman ilim zihninin taşlaşması neticesinde düşünsel üretimini sonlandırması, ikincisi ise; birincisine bağlı olarak kendisi dışında üretilmiş
Tebliğ
Yetiştirme, eriştirme, bildirme, ulaştırma, gönderme, açıklama, bir amaca ulaşmak için bir şeyi bazı ilkelere ve düzene göre söyleme veya uygulama anlamına geldiği gibi daha ziyade İslam’ın açık ve anlaşılır bir şekilde muhataba iletilmesi anlaşılmaktadır. Yani İslam’ın açıklanması, tebliğ edilmesidir.