Ivan Gonçarov’un 19. yüzyıl Rus aristokrasisinin ataletiyle özdeşleşmiş kahramanı İlya İlyiç Oblomov, şaşırtıcı bir güncellikle karşımızdadır. Klasik Oblomov, yatağından ve dairesinden ayrılmayı reddeden, eylemsizliği bir yaşam felsefesine dönüştüren pasif bir figürdür; meşhur sabahlığı ise hayata katılmayı reddeden bir ruhun zırhı gibidir.
Bugün ise Oblomov başka bir kılıkta karşımıza çıkar: “Yatağından çıkmayan Oblomov” gitmiş, yerine “ajandasından çıkamayan Oblomov” gelmiştir. Bu yeni figür, sürekli meşgul, yorgun ve tükenmiş olmasına rağmen anlam, sorumluluk ve derinlikten uzak kalmayı başaran modern bir prototiptir. “Hareketlilik içindeki atalet” diyebileceğimiz bu durum, anlamsız hızın yarattığı yeni bir felç hâlidir.
19.yüzyıl Rusya’sının durağan, toprak sahibi soylular sınıfında doğan Oblomovluk, 21. yüzyılın hiper-bağlantılı, performans odaklı ve anlam kriziyle boğuşan bireyinde yeni bir enkarnasyon bulmuştur. Bu yeni form, tükenmişlik (burnout), dijital uyuşma (digital numbness) ve varoluşsal yabancılaşma olarak görünür. Oblomovluğun bu modern tezahürünü anlayabilmek için romanın psikolojik arkeolojisini ve günümüz sosyolojisini birlikte düşünmek gerekir.
Günübirlik, üzerinde çok da araştırma yapmaya gerek olmayan mevzuların yanında söz söylemek için bir ömür çaba harcamak zorunda olduğumuz meseleler de var. Hatta bazı meseleleri anlayabilmek için bir ömür harcadığımız halde yine de meseleyle ilgili net bir şey söylemek çoğu zaman mümkün de olmayabilir.
Batı’nın Doğu’ya ve daha özelinde ise Müslümanlara yönelik bakışını oluşturan oryantalizmin tezlerini üretirken hangi ‘akademik akl’ı nasıl kurduğu ve bu akademik aklın nasıl kendi cemaatini yaratarak bir ‘oryantalizm skolastisizmi’ oluşturduğunun tahlil edilmesi ve incelenmesi gerekmektedir.
Giriş Bu makalede post-modern düşüncenin mikro düzeydeki parçalanmışlığına dikkat çekilmeye çalışılacaktır. Her şeyiyle tamamen değişen bir dünyada, her şeyiyle tamamen değişen evrende ve insanda, bugünün popüler ve dahi küresel denebilecek post-modern düşüncenin etkisini görmemek mümkün değildir. Bireyden (insandan) başlayan ve akla gelebilecek her alanda ve olguda kendisini hissettiren post-modern düşünce, bu düşüncenin dayattığı hayat tasavvuru, …
Çocuk edebiyatı; çocuklara dilin ve çizginin anlatım imkânlarıyla insan doğasını anlatır, sevdirir, hayatı tanımlamalarına ve anlamlandırmalarına yardımcı olur; estetik bir araçtır. Çocuk edebiyatı; efsaneleri, destanları, masalları hayal gücünün yardımıyla uçlara taşıyarak gerçekliğin sınırlarını genişletip düşseli geliştirmeye daha fazla imkân sağlayan ve ayrıca insan ile doğa, insan ile hayvan arasındaki ayrımları büyük oranda ortadan kaldıran ikili bir nitelik taşır. Ağaçlar konuşur, hayvanlar konuşur, bulutlar konuşur, ayrımlar silinir…
Çağdaş İslam düşüncesinin yeniden inşasında en kritik sorun alanlarından biri, norm ile hayat, hüküm ile amaç, nass ile maslahat, sabite ile değişken arasındaki ilişkinin nasıl kurulacağıdır. Modern dünyada Müslüman toplumlar bir yandan hızla değişen sosyal, ekonomik ve siyasal şartlarla yüz yüze gelirken, diğer yandan ahlâki
Ajandadaki Oblomov: Koştururken Tükenen Modern Erkeğin Portresi
Ivan Gonçarov’un 19. yüzyıl Rus aristokrasisinin ataletiyle özdeşleşmiş kahramanı İlya İlyiç Oblomov, şaşırtıcı bir güncellikle karşımızdadır. Klasik Oblomov, yatağından ve dairesinden ayrılmayı reddeden, eylemsizliği bir yaşam felsefesine dönüştüren pasif bir figürdür; meşhur sabahlığı ise hayata katılmayı reddeden bir ruhun zırhı gibidir.
Bugün ise Oblomov başka bir kılıkta karşımıza çıkar: “Yatağından çıkmayan Oblomov” gitmiş, yerine “ajandasından çıkamayan Oblomov” gelmiştir. Bu yeni figür, sürekli meşgul, yorgun ve tükenmiş olmasına rağmen anlam, sorumluluk ve derinlikten uzak kalmayı başaran modern bir prototiptir. “Hareketlilik içindeki atalet” diyebileceğimiz bu durum, anlamsız hızın yarattığı yeni bir felç hâlidir.
19.yüzyıl Rusya’sının durağan, toprak sahibi soylular sınıfında doğan Oblomovluk, 21. yüzyılın hiper-bağlantılı, performans odaklı ve anlam kriziyle boğuşan bireyinde yeni bir enkarnasyon bulmuştur. Bu yeni form, tükenmişlik (burnout), dijital uyuşma (digital numbness) ve varoluşsal yabancılaşma olarak görünür. Oblomovluğun bu modern tezahürünü anlayabilmek için romanın psikolojik arkeolojisini ve günümüz sosyolojisini birlikte düşünmek gerekir.
Ruhun Coğrafya Arketipi
Bu yazının devamı 222. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
222. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Sünnetsiz, Mezhepsiz, Modernist!
Günübirlik, üzerinde çok da araştırma yapmaya gerek olmayan mevzuların yanında söz söylemek için bir ömür çaba harcamak zorunda olduğumuz meseleler de var. Hatta bazı meseleleri anlayabilmek için bir ömür harcadığımız halde yine de meseleyle ilgili net bir şey söylemek çoğu zaman mümkün de olmayabilir.
İslam Felsefesi Tarihinin Bir Düşüncesizlik Çalışması Olarak Oryantalist Yazımı
Batı’nın Doğu’ya ve daha özelinde ise Müslümanlara yönelik bakışını oluşturan oryantalizmin tezlerini üretirken hangi ‘akademik akl’ı nasıl kurduğu ve bu akademik aklın nasıl kendi cemaatini yaratarak bir ‘oryantalizm skolastisizmi’ oluşturduğunun tahlil edilmesi ve incelenmesi gerekmektedir.
Post-modernizm; Mikro Parçalanmışlık
Giriş Bu makalede post-modern düşüncenin mikro düzeydeki parçalanmışlığına dikkat çekilmeye çalışılacaktır. Her şeyiyle tamamen değişen bir dünyada, her şeyiyle tamamen değişen evrende ve insanda, bugünün popüler ve dahi küresel denebilecek post-modern düşüncenin etkisini görmemek mümkün değildir. Bireyden (insandan) başlayan ve akla gelebilecek her alanda ve olguda kendisini hissettiren post-modern düşünce, bu düşüncenin dayattığı hayat tasavvuru, …
Doğru ve Hedef Odaklı Bir Çocuk Edebiyatı
Çocuk edebiyatı; çocuklara dilin ve çizginin anlatım imkânlarıyla insan doğasını anlatır, sevdirir, hayatı tanımlamalarına ve anlamlandırmalarına yardımcı olur; estetik bir araçtır. Çocuk edebiyatı; efsaneleri, destanları, masalları hayal gücünün yardımıyla uçlara taşıyarak gerçekliğin sınırlarını genişletip düşseli geliştirmeye daha fazla imkân sağlayan ve ayrıca insan ile doğa, insan ile hayvan arasındaki ayrımları büyük oranda ortadan kaldıran ikili bir nitelik taşır. Ağaçlar konuşur, hayvanlar konuşur, bulutlar konuşur, ayrımlar silinir…
İslam Hukuku Bugün Bize Ne Vaat Ediyor?
Çağdaş İslam düşüncesinin yeniden inşasında en kritik sorun alanlarından biri, norm ile hayat, hüküm ile amaç, nass ile maslahat, sabite ile değişken arasındaki ilişkinin nasıl kurulacağıdır. Modern dünyada Müslüman toplumlar bir yandan hızla değişen sosyal, ekonomik ve siyasal şartlarla yüz yüze gelirken, diğer yandan ahlâki
Alışverişe devam et