Ivan Gonçarov’un 19. yüzyıl Rus aristokrasisinin ataletiyle özdeşleşmiş kahramanı İlya İlyiç Oblomov, şaşırtıcı bir güncellikle karşımızdadır. Klasik Oblomov, yatağından ve dairesinden ayrılmayı reddeden, eylemsizliği bir yaşam felsefesine dönüştüren pasif bir figürdür; meşhur sabahlığı ise hayata katılmayı reddeden bir ruhun zırhı gibidir.
Bugün ise Oblomov başka bir kılıkta karşımıza çıkar: “Yatağından çıkmayan Oblomov” gitmiş, yerine “ajandasından çıkamayan Oblomov” gelmiştir. Bu yeni figür, sürekli meşgul, yorgun ve tükenmiş olmasına rağmen anlam, sorumluluk ve derinlikten uzak kalmayı başaran modern bir prototiptir. “Hareketlilik içindeki atalet” diyebileceğimiz bu durum, anlamsız hızın yarattığı yeni bir felç hâlidir.
19.yüzyıl Rusya’sının durağan, toprak sahibi soylular sınıfında doğan Oblomovluk, 21. yüzyılın hiper-bağlantılı, performans odaklı ve anlam kriziyle boğuşan bireyinde yeni bir enkarnasyon bulmuştur. Bu yeni form, tükenmişlik (burnout), dijital uyuşma (digital numbness) ve varoluşsal yabancılaşma olarak görünür. Oblomovluğun bu modern tezahürünü anlayabilmek için romanın psikolojik arkeolojisini ve günümüz sosyolojisini birlikte düşünmek gerekir.
Ruhun Coğrafya Arketipi
Bu yazının devamı
222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
. İlk olarak, neoliberalizmin mantığının liberalizmin mantığının radikalleşmiş biçimi olduğu söylenebilir. Bu bakış açısı, neoliberalizmin liberalizmle olan bağını muhafaza ettiğini kabul eder. İkinci olarak, neoliberalizmin mantığı liberalizmin mantığının mutasyona uğramış bir biçimi olarak görülebilir.
Gözetim, 18. yüzyılda, fizikî sınırların, duvarların, kamu mekânlarının ve şehrin bir kısmını içeren ve düzenin sağlanması için iktidara “güç” kazandıran panoptikonlar aracılığıyla sağlanmaktayken; 21. yüzyılda, Bauman’ın dediği gibi, sınırları olmayan, akışkan ve bireysel düzlemde mikropanoptikonlar yani akıllı cihazlarla dijital olarak sağlanmaktadır. Artık insanın sadece rasyonelliği değil irrasyonelliği de çeşitli denetim mekanizmalarının, gözetim teknolojilerinin boyunduruğu altındadır.
“Kur’ân ayı” Ramazan, Kur’ân’a çağırıyor insanları. Kur’ân da, takvâlı olmaya çağırıyor. Takvâlı olmak; ancak Kur’ân’a kulak verip buyruklarına uymakla mümkün. Ramazan, Allah’a itaat edişin, boyun eğişin, kulluğun yıllık sınav zamanıdır. Allah’a teslimiyetin, Kur’ân’ı rehber, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in yolunu yol edinişin deneniş vaktidir. Yasakları terk edip helallere yönelmenin sınanış günleridir. Ne yaptığını bilerek, bilinçli olarak, gerektiği …
Bilginin doğruluğu kadar bağlamın doğruluğu da önemlidir. Bir anlatıda doğru bilgilerin olması, kurgunun, anlatının da doğru olmasını zorunlu kılmaz. Evet, ‘söylem’ anlatanın dünya görüşüne, bakış ve inanç biçimine göre şekillenir. Asıl dikkat edilmesi gereken söylemler, içerisinde bolca doğruların olduğu söylemlerdir.
Sürekli değişen toplum hayatında yeni sorunların ortaya çıkması doğaldır. Yeni sorunlar ise yeni kuralların kapılarını aralar. Bir hukuk sisteminin söz konusu değişimler karşısında donuk kalması toplumsal çöküşün önünü açar. Bu nedenle toplumdaki değişimlerle birlikte hukuksal normların da değişmesi, yenilenmesi, ortaya çıkan sorunlara çözüm üretmesi gerekir. Bu da söz konusu hukuk sisteminin canlı, dinamik bir yapıda olmasını zorunlu kılar.
Ajandadaki Oblomov: Koştururken Tükenen Modern Erkeğin Portresi
Ivan Gonçarov’un 19. yüzyıl Rus aristokrasisinin ataletiyle özdeşleşmiş kahramanı İlya İlyiç Oblomov, şaşırtıcı bir güncellikle karşımızdadır. Klasik Oblomov, yatağından ve dairesinden ayrılmayı reddeden, eylemsizliği bir yaşam felsefesine dönüştüren pasif bir figürdür; meşhur sabahlığı ise hayata katılmayı reddeden bir ruhun zırhı gibidir.
Bugün ise Oblomov başka bir kılıkta karşımıza çıkar: “Yatağından çıkmayan Oblomov” gitmiş, yerine “ajandasından çıkamayan Oblomov” gelmiştir. Bu yeni figür, sürekli meşgul, yorgun ve tükenmiş olmasına rağmen anlam, sorumluluk ve derinlikten uzak kalmayı başaran modern bir prototiptir. “Hareketlilik içindeki atalet” diyebileceğimiz bu durum, anlamsız hızın yarattığı yeni bir felç hâlidir.
19.yüzyıl Rusya’sının durağan, toprak sahibi soylular sınıfında doğan Oblomovluk, 21. yüzyılın hiper-bağlantılı, performans odaklı ve anlam kriziyle boğuşan bireyinde yeni bir enkarnasyon bulmuştur. Bu yeni form, tükenmişlik (burnout), dijital uyuşma (digital numbness) ve varoluşsal yabancılaşma olarak görünür. Oblomovluğun bu modern tezahürünü anlayabilmek için romanın psikolojik arkeolojisini ve günümüz sosyolojisini birlikte düşünmek gerekir.
Ruhun Coğrafya Arketipi
Bu yazının devamı 222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Neoliberalizm
. İlk olarak, neoliberalizmin mantığının liberalizmin mantığının radikalleşmiş biçimi olduğu söylenebilir. Bu bakış açısı, neoliberalizmin liberalizmle olan bağını muhafaza ettiğini kabul eder. İkinci olarak, neoliberalizmin mantığı liberalizmin mantığının mutasyona uğramış bir biçimi olarak görülebilir.
Panoptikon ve Varolmanın Dayanılmaz Ağırlığı
Gözetim, 18. yüzyılda, fizikî sınırların, duvarların, kamu mekânlarının ve şehrin bir kısmını içeren ve düzenin sağlanması için iktidara “güç” kazandıran panoptikonlar aracılığıyla sağlanmaktayken; 21. yüzyılda, Bauman’ın dediği gibi, sınırları olmayan, akışkan ve bireysel düzlemde mikropanoptikonlar yani akıllı cihazlarla dijital olarak sağlanmaktadır. Artık insanın sadece rasyonelliği değil irrasyonelliği de çeşitli denetim mekanizmalarının, gözetim teknolojilerinin boyunduruğu altındadır.
Ramazan, Kur’ân Ve Takvâ
“Kur’ân ayı” Ramazan, Kur’ân’a çağırıyor insanları. Kur’ân da, takvâlı olmaya çağırıyor. Takvâlı olmak; ancak Kur’ân’a kulak verip buyruklarına uymakla mümkün. Ramazan, Allah’a itaat edişin, boyun eğişin, kulluğun yıllık sınav zamanıdır. Allah’a teslimiyetin, Kur’ân’ı rehber, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in yolunu yol edinişin deneniş vaktidir. Yasakları terk edip helallere yönelmenin sınanış günleridir. Ne yaptığını bilerek, bilinçli olarak, gerektiği …
Söylemin Manipülatif Gücü
Bilginin doğruluğu kadar bağlamın doğruluğu da önemlidir. Bir anlatıda doğru bilgilerin olması, kurgunun, anlatının da doğru olmasını zorunlu kılmaz. Evet, ‘söylem’ anlatanın dünya görüşüne, bakış ve inanç biçimine göre şekillenir. Asıl dikkat edilmesi gereken söylemler, içerisinde bolca doğruların olduğu söylemlerdir.
Kutsallaştırılıp Duygusallığa Terk Edilen Kavram: İçtihat
Sürekli değişen toplum hayatında yeni sorunların ortaya çıkması doğaldır. Yeni sorunlar ise yeni kuralların kapılarını aralar. Bir hukuk sisteminin söz konusu değişimler karşısında donuk kalması toplumsal çöküşün önünü açar. Bu nedenle toplumdaki değişimlerle birlikte hukuksal normların da değişmesi, yenilenmesi, ortaya çıkan sorunlara çözüm üretmesi gerekir. Bu da söz konusu hukuk sisteminin canlı, dinamik bir yapıda olmasını zorunlu kılar.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.