Toplumsal değişimler çoğu zaman büyük siyasal olaylar, ekonomik krizler veya hukuki düzenlemeler üzerinden okunmaya çalışılır. Oysa bir toplumun zihniyetinde meydana gelen en derin dönüşümler, çoğu zaman gündelik hayatın sıradan görünen ritüellerinde, alışkanlıklarında ve ürettiği sembollerde daha açık biçimde izlenebilir. İnsanların neyi kutladıkları, hangi başarılarla gurur duydukları, hangi görüntüleri dolaşıma soktukları ve hangi anları görünür kılmayı tercih ettikleri, yalnızca bireysel beğenileri değil; içinde yaşadıkları kültürün değerler dünyasını da yansıtır. Bu nedenle son yıllarda hızla yaygınlaşan mezuniyet törenleri ve bu törenlerin en önemli ürünü hâline gelen mezuniyet fotoğrafları, sadece bir eğitim sürecinin tamamlanmasını belgeleyen görseller değil; çağdaş toplumun başarı anlayışını, görünürlük kültürünü, ebeveynlik tasavvurunu ve nihayet zihniyet dönüşümünü okumaya imkân veren önemli sosyolojik metinler olarak değerlendirilebilir.Mezuniyet Ritüeli Gittikçe yaygınlaşan ve eğitim hayatının yerleşik...
Bu yazının devamı
224. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Akıl-vahiy ilişkisi üzerine mülâhazalar” yazısı, bilginin kaynağı sorunu ekseninde kapsamlı bir çalışmanın önsözü mahiyetindedir. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Yazıda İslâm düşüncesinde esas itibariyle ‘bilginin kaynağı sorunu’nun olmadığına ancak daha sonraki dönemlerde kirlenmeye başlayan ‘Müslüman aklı’yla birlikte zihnî karışıklığın (teşevvüş) oluştuğuna dikkat çekilmiştir. Farklı kültür ve inançların müslüman düşünceye karışmasıyla oluşan kirlenme, kendi kavramlarını üretmede gecikmeyip kurumsallaşmıştır.
Gerek Anayasa yapım sürecinde cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimin Anayasa’nın eşitlik maddesinde değil de ilgili maddenin gerekçesinde düzenleneceğine dair basında çıkan haberler, gerek 30 Eylül’de açıklanan de-mokratikleşme paketinde bu ifadelere dair herhangi bir atfın yapılmaması siyasî
Bir şeyi korumak, zarar verecek şeylerden sakınmak, bir şeyi başka bir şeyle tehlikelere karşı koruma altına almak anlamındaki ”hikaye” kökünden gelen “ittika” sözlükte;
Zor yıllarda aydın olmak… Ya da aydına ihtiyaç duymak… Cesaretin budandığı, korkunun egemen kılındığı zamanlarda… Bid’atlerle kucaklaşıldığı, düş kurulmasına bile engellerin çıktığı zamanlarda… Sarsıcı, dönüştürücü, yozlaştırıcı, bir değişim sürecinden geçilmektedir. Bu değişim sürecinde özellikle Müslüman aydınlarda, öncü kadrolarda düşünsel bakımdan yalpalamalar yaşanmakta, görece olumluluklara razı olmanın, bazı imkânlar elde etmenin etkisiyle sistem içi değişime eklemlenmeler …
Değişim kaçınılmaz bir süreçtir. Değişmeden sabit kalan değil değişebilen, kendini güncelleyebilen ve değişimi yönlendirebilen ayakta kalır. Değişemeyen, statik yapısını devamlı hale getiren ise tarihte kalmaya mahkûmdur.
Mezuniyet Fotoğrafları ve Zihniyetin Sessiz Dönüşümü
Toplumsal değişimler çoğu zaman büyük siyasal olaylar, ekonomik krizler veya hukuki düzenlemeler üzerinden okunmaya çalışılır. Oysa bir toplumun zihniyetinde meydana gelen en derin dönüşümler, çoğu zaman gündelik hayatın sıradan görünen ritüellerinde, alışkanlıklarında ve ürettiği sembollerde daha açık biçimde izlenebilir. İnsanların neyi kutladıkları, hangi başarılarla gurur duydukları, hangi görüntüleri dolaşıma soktukları ve hangi anları görünür kılmayı tercih ettikleri, yalnızca bireysel beğenileri değil; içinde yaşadıkları kültürün değerler dünyasını da yansıtır. Bu nedenle son yıllarda hızla yaygınlaşan mezuniyet törenleri ve bu törenlerin en önemli ürünü hâline gelen mezuniyet fotoğrafları, sadece bir eğitim sürecinin tamamlanmasını belgeleyen görseller değil; çağdaş toplumun başarı anlayışını, görünürlük kültürünü, ebeveynlik tasavvurunu ve nihayet zihniyet dönüşümünü okumaya imkân veren önemli sosyolojik metinler olarak değerlendirilebilir.Mezuniyet Ritüeli Gittikçe yaygınlaşan ve eğitim hayatının yerleşik...
Bu yazının devamı 224. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Akıl-Vahiy İlişkisi Üzerine Mülâhazalar- Bilgiyi Temellendirmenin Serüveni-II-
Akıl-vahiy ilişkisi üzerine mülâhazalar” yazısı, bilginin kaynağı sorunu ekseninde kapsamlı bir çalışmanın önsözü mahiyetindedir. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Yazıda İslâm düşüncesinde esas itibariyle ‘bilginin kaynağı sorunu’nun olmadığına ancak daha sonraki dönemlerde kirlenmeye başlayan ‘Müslüman aklı’yla birlikte zihnî karışıklığın (teşevvüş) oluştuğuna dikkat çekilmiştir. Farklı kültür ve inançların müslüman düşünceye karışmasıyla oluşan kirlenme, kendi kavramlarını üretmede gecikmeyip kurumsallaşmıştır.
İnsan Fıtratını Bozma Girişimi Olarak Cinsiyet Eşitliği Projesi
Gerek Anayasa yapım sürecinde cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimin Anayasa’nın eşitlik maddesinde değil de ilgili maddenin gerekçesinde düzenleneceğine dair basında çıkan haberler, gerek 30 Eylül’de açıklanan de-mokratikleşme paketinde bu ifadelere dair herhangi bir atfın yapılmaması siyasî
Takva Sahibi Birisi Allah’tan Niçin Korksun
Bir şeyi korumak, zarar verecek şeylerden sakınmak, bir şeyi başka bir şeyle tehlikelere karşı koruma altına almak anlamındaki ”hikaye” kökünden gelen “ittika” sözlükte;
Kurulu Sistemlerin Truva Atı Olmak
Zor yıllarda aydın olmak… Ya da aydına ihtiyaç duymak… Cesaretin budandığı, korkunun egemen kılındığı zamanlarda… Bid’atlerle kucaklaşıldığı, düş kurulmasına bile engellerin çıktığı zamanlarda… Sarsıcı, dönüştürücü, yozlaştırıcı, bir değişim sürecinden geçilmektedir. Bu değişim sürecinde özellikle Müslüman aydınlarda, öncü kadrolarda düşünsel bakımdan yalpalamalar yaşanmakta, görece olumluluklara razı olmanın, bazı imkânlar elde etmenin etkisiyle sistem içi değişime eklemlenmeler …
“Sabit” Ve “Değişken” Bağlamında İslami Yenilenme
Değişim kaçınılmaz bir süreçtir. Değişmeden sabit kalan değil değişebilen, kendini güncelleyebilen ve değişimi yönlendirebilen ayakta kalır. Değişemeyen, statik yapısını devamlı hale getiren ise tarihte kalmaya mahkûmdur.