Kullanıcı: Bugün kendimi pek iyi hissetmiyorum. Siri son bir haftalık nabız, şeker ve kan basıncı kayıtlarımı çıkarır mısın?
Siri: Listelenmiştir.
Vatandaşlık Numaranız: 1234567891011 ve Hes Kodunuz XY-20212223, sistem taranıyor: Borç kaydı yok, adli sicil kaydı temiz, bulaşıcı hastalığı yok, aşıları tamam, bağışıklık sistemi iyi, “iyi, uyumlu, itaatkâr vatandaş” notu 87, güvenli geçiş yapabilirsiniz…
Saat 18:10’da otoparktan asansöre kırmızı pantolon ve gri gömlek giymiş halde binip 4. kattaki … kafeteryaya çıktınız ve 3 kişiyle saat 21:30’da 3 limonata içtiniz, yemek yediniz ve masanıza 4 kez servis açıldı.
Bu ve benzeri örnekler gönüllü ya/ya da gönülsüz olarak her daim gözetim altında olduğumuzun basit ifadeleridir. İktidar mekanizmaları sadece istisna durumları değil günlük yaşamın kendisini önce disiplin etmek için sonra ise güvenlik için düzenli olarak kayıt edip veri toplamaktadır. 21. yüzyılda ve içinde bulunduğumuz pandemi nedeniyle yaşamımızın büyük bir bölümü ve biraz abartılı da olsa rüyalarımızda dahi olmak üzere denetim mekanizmalarının gözetimi ve çoğu zaman da kontrolü altındadır. Ve güvenlik adına bu gözetim/denetim artık bireylerin mahremiyet kavrayışını ve özgürlük anlayışını aşmış bulunmaktadır, her bir birey “zorunlu” gönüllü olarak bu denetime onay vermektedir.
Bu yazının devamı
204. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Gemi batıyor, seyrediyorlar. Bir heyula dolaşıyor, dinliyorlar. Dünya değişiyor, bakmıyorlar. Bir şeyler yaşıyoruz, şahit oluyoruz. Dönüşen sadece nesneler, mekânlar, olaylar, kişiler değil. Yaşadığımız gariplik bizi dönüştürüyor. Hem de dönüşümün ruhuna aykırı bir şekilde. İnsanı yavaş yavaş olgunlaştıran, var eden bir dönüşümden çok, şokla, özüne aykırı şekilde, varoluşunu tamamlamadan olgunlaştıran bir dönüşüm bu yaşadığımız.
‘Ölüm fikri’ ile ‘dünyevîleşme’ arasında doğrudan bir ilişki vardır. Dünyevîleşme, ölümü unutmanın, ahiret yokmuş gibi yaşamanın diğer adıdır. Dünyevîleşme zilletinden kurtulmanın önemli bir imkânı, ölüm üzerine tefekkür etmektir.
Ebeveynlik, ahlâk mimarisinin en görünmez ama en etkili sanatıdır. Çocuğa bırakılacak en büyük miras, gösterişli eşyalar değil, erdemli melekeler olmalıdır. Çünkü huylar, melekeye dönüştükçe davranış bilinçten bağımsız bir zarafet kazanır. O zarafet, yetişkinlikte bile çocuğun hareketlerinde sürer: konuşurken ses tonunda, susarken duruşunda…
Theseus’un Gemisi, felsefenin en bilinen ve en eski paradokslarından biridir ve temel olarak kimlik ile süreklilik ilişkisini sorgular. Zaman içerisinde parçaları tek tek değiştirilen bir nesnenin, tüm bileşenleri yenilendiğinde hâlâ aynı nesne olarak kabul edilip
Latince “cultura” sözcüğünden gelen kültür, genel olarak işleme veya toprağı işleme anlamındadır. Etimolojik olarak “tarım” anlamını taşıyan kültür, daha sonra Batı dillerinde “culture” olarak kullanılmıştır. Fonetik bir benzerlikle Türkçeye “kültür” alarak yansımıştır.
Panoptikon ve Varolmanın Dayanılmaz Ağırlığı
Kullanıcı: Bugün kendimi pek iyi hissetmiyorum. Siri son bir haftalık nabız, şeker ve kan basıncı kayıtlarımı çıkarır mısın?
Siri: Listelenmiştir.
Vatandaşlık Numaranız: 1234567891011 ve Hes Kodunuz XY-20212223, sistem taranıyor: Borç kaydı yok, adli sicil kaydı temiz, bulaşıcı hastalığı yok, aşıları tamam, bağışıklık sistemi iyi, “iyi, uyumlu, itaatkâr vatandaş” notu 87, güvenli geçiş yapabilirsiniz…
Saat 18:10’da otoparktan asansöre kırmızı pantolon ve gri gömlek giymiş halde binip 4. kattaki … kafeteryaya çıktınız ve 3 kişiyle saat 21:30’da 3 limonata içtiniz, yemek yediniz ve masanıza 4 kez servis açıldı.
Bu ve benzeri örnekler gönüllü ya/ya da gönülsüz olarak her daim gözetim altında olduğumuzun basit ifadeleridir. İktidar mekanizmaları sadece istisna durumları değil günlük yaşamın kendisini önce disiplin etmek için sonra ise güvenlik için düzenli olarak kayıt edip veri toplamaktadır. 21. yüzyılda ve içinde bulunduğumuz pandemi nedeniyle yaşamımızın büyük bir bölümü ve biraz abartılı da olsa rüyalarımızda dahi olmak üzere denetim mekanizmalarının gözetimi ve çoğu zaman da kontrolü altındadır. Ve güvenlik adına bu gözetim/denetim artık bireylerin mahremiyet kavrayışını ve özgürlük anlayışını aşmış bulunmaktadır, her bir birey “zorunlu” gönüllü olarak bu denetime onay vermektedir.
Bu yazının devamı 204. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Bir Garip Dünyada Çocuklara Seslenmek
Gemi batıyor, seyrediyorlar. Bir heyula dolaşıyor, dinliyorlar. Dünya değişiyor, bakmıyorlar. Bir şeyler yaşıyoruz, şahit oluyoruz. Dönüşen sadece nesneler, mekânlar, olaylar, kişiler değil. Yaşadığımız gariplik bizi dönüştürüyor. Hem de dönüşümün ruhuna aykırı bir şekilde. İnsanı yavaş yavaş olgunlaştıran, var eden bir dönüşümden çok, şokla, özüne aykırı şekilde, varoluşunu tamamlamadan olgunlaştıran bir dönüşüm bu yaşadığımız.
Ölüm Üzerine Tefekkür
‘Ölüm fikri’ ile ‘dünyevîleşme’ arasında doğrudan bir ilişki vardır. Dünyevîleşme, ölümü unutmanın, ahiret yokmuş gibi yaşamanın diğer adıdır. Dünyevîleşme zilletinden kurtulmanın önemli bir imkânı, ölüm üzerine tefekkür etmektir.
Yüzün Işığı, Kökün Karanlığı: Ahlâkın Görünmez Toprağı
Ebeveynlik, ahlâk mimarisinin en görünmez ama en etkili sanatıdır. Çocuğa bırakılacak en büyük miras, gösterişli eşyalar değil, erdemli melekeler olmalıdır. Çünkü huylar, melekeye dönüştükçe davranış bilinçten bağımsız bir zarafet kazanır. O zarafet, yetişkinlikte bile çocuğun hareketlerinde sürer: konuşurken ses tonunda, susarken duruşunda…
Aynı Kişi miyim? Zaman ve Değişim Bağlamında Kişisel Kimlik Problemi
Theseus’un Gemisi, felsefenin en bilinen ve en eski paradokslarından biridir ve temel olarak kimlik ile süreklilik ilişkisini sorgular. Zaman içerisinde parçaları tek tek değiştirilen bir nesnenin, tüm bileşenleri yenilendiğinde hâlâ aynı nesne olarak kabul edilip
Yemekteyiz: Kendi(liği)mizi Yiyoruz
Latince “cultura” sözcüğünden gelen kültür, genel olarak işleme veya toprağı işleme anlamındadır. Etimolojik olarak “tarım” anlamını taşıyan kültür, daha sonra Batı dillerinde “culture” olarak kullanılmıştır. Fonetik bir benzerlikle Türkçeye “kültür” alarak yansımıştır.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.