Kullanıcı: Bugün kendimi pek iyi hissetmiyorum. Siri son bir haftalık nabız, şeker ve kan basıncı kayıtlarımı çıkarır mısın?
Siri: Listelenmiştir.
Vatandaşlık Numaranız: 1234567891011 ve Hes Kodunuz XY-20212223, sistem taranıyor: Borç kaydı yok, adli sicil kaydı temiz, bulaşıcı hastalığı yok, aşıları tamam, bağışıklık sistemi iyi, “iyi, uyumlu, itaatkâr vatandaş” notu 87, güvenli geçiş yapabilirsiniz…
Saat 18:10’da otoparktan asansöre kırmızı pantolon ve gri gömlek giymiş halde binip 4. kattaki … kafeteryaya çıktınız ve 3 kişiyle saat 21:30’da 3 limonata içtiniz, yemek yediniz ve masanıza 4 kez servis açıldı.
Bu ve benzeri örnekler gönüllü ya/ya da gönülsüz olarak her daim gözetim altında olduğumuzun basit ifadeleridir. İktidar mekanizmaları sadece istisna durumları değil günlük yaşamın kendisini önce disiplin etmek için sonra ise güvenlik için düzenli olarak kayıt edip veri toplamaktadır. 21. yüzyılda ve içinde bulunduğumuz pandemi nedeniyle yaşamımızın büyük bir bölümü ve biraz abartılı da olsa rüyalarımızda dahi olmak üzere denetim mekanizmalarının gözetimi ve çoğu zaman da kontrolü altındadır. Ve güvenlik adına bu gözetim/denetim artık bireylerin mahremiyet kavrayışını ve özgürlük anlayışını aşmış bulunmaktadır, her bir birey “zorunlu” gönüllü olarak bu denetime onay vermektedir.
Daha önce toplumsal ilişkilerce belirlenen insan modeli, toplumsal ilişkilerin belirlediği, ahlakın belirlediği, dinin belirlediği ya da daha çok böyle pagan toplumlarında da olsa oradaki kabilevi töre ilişkilerinin belirlediği insan modeli Sanayi Devrimi ve hemen sonrasında 19. yüzyılda ise bu defa daha iktisadi içerikle tanınmaya başlanıyor. Burada şöyle bir tartışma ortaya çıkıyor: Acaba insan doğasını nasıl tanımlayabiliriz, bir insan doğası var mı, bu insan doğası gerçekten hani toplumsal ilişkiler tarafından mı belirleniyor yoksa ekonominin merkezde olduğu ve ekonominin diğer tüm toplumsal ilişkileri belirlediği bir insan doğası mı, bu insanı nasıl tanımlayabiliriz?
Ahlâk; bireysel hayattan toplum hayatına, cinsel hayattan aile hayatına, ilimden sanata, devlet yönetiminden uluslararası ilişkilere, savaş hukukuna kadar hayatın her alanını kapsayıp bu alanlara yön veren, erdem ve fazilet olarak kabul edilebilecek her türlü düşünce ve davranışın genel adıdır.
Günümüzde ister kalbî melekeleri açısından isterse akletmemeye bağlı olarak bir şekilde kirlenmiş olan insan isimli varlığın Yaratıcısının buyruklarıyla yaşadığı sorunlar, hayatın her alanında belirgin bir şekilde göze çarpmaktadır. Bu insan Müslüman olmadığı için kirlendiği gibi
‘Sağcı/sağcılık’, ‘solcu/solculuk’ kavramlarının siyasî ve sosyal anlamda Fransız burjuva ihtilaliyle eş zamanlı olarak kullanıldığı bilinmektedir. Devrimden sonra Fransız ulusal meclisinde sağ tarafta oturanlara sağcı, sol tarafta oturanlara ise solcu denmiştir.
Maarif, unuttuklarımızı geri çağırabileceğimiz en önemli merci. Maarifin bir marifeti olacaksa o da unuttuklarımızı hatırlatmaktır. Zira insan evvel emirde bu dünyaya niçin geldiğini unutur. Tüm unutmalar bu ilk unutuşun bir devamı gibidir.
Panoptikon ve Varolmanın Dayanılmaz Ağırlığı
Kullanıcı: Bugün kendimi pek iyi hissetmiyorum. Siri son bir haftalık nabız, şeker ve kan basıncı kayıtlarımı çıkarır mısın?
Siri: Listelenmiştir.
Vatandaşlık Numaranız: 1234567891011 ve Hes Kodunuz XY-20212223, sistem taranıyor: Borç kaydı yok, adli sicil kaydı temiz, bulaşıcı hastalığı yok, aşıları tamam, bağışıklık sistemi iyi, “iyi, uyumlu, itaatkâr vatandaş” notu 87, güvenli geçiş yapabilirsiniz…
Saat 18:10’da otoparktan asansöre kırmızı pantolon ve gri gömlek giymiş halde binip 4. kattaki … kafeteryaya çıktınız ve 3 kişiyle saat 21:30’da 3 limonata içtiniz, yemek yediniz ve masanıza 4 kez servis açıldı.
Bu ve benzeri örnekler gönüllü ya/ya da gönülsüz olarak her daim gözetim altında olduğumuzun basit ifadeleridir. İktidar mekanizmaları sadece istisna durumları değil günlük yaşamın kendisini önce disiplin etmek için sonra ise güvenlik için düzenli olarak kayıt edip veri toplamaktadır. 21. yüzyılda ve içinde bulunduğumuz pandemi nedeniyle yaşamımızın büyük bir bölümü ve biraz abartılı da olsa rüyalarımızda dahi olmak üzere denetim mekanizmalarının gözetimi ve çoğu zaman da kontrolü altındadır. Ve güvenlik adına bu gözetim/denetim artık bireylerin mahremiyet kavrayışını ve özgürlük anlayışını aşmış bulunmaktadır, her bir birey “zorunlu” gönüllü olarak bu denetime onay vermektedir.
Bu yazının devamı 204. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
204. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Hayatın Merkezine Oturan Kaygı: Ekonomik Kaygılı İnsan Çağı
Daha önce toplumsal ilişkilerce belirlenen insan modeli, toplumsal ilişkilerin belirlediği, ahlakın belirlediği, dinin belirlediği ya da daha çok böyle pagan toplumlarında da olsa oradaki kabilevi töre ilişkilerinin belirlediği insan modeli Sanayi Devrimi ve hemen sonrasında 19. yüzyılda ise bu defa daha iktisadi içerikle tanınmaya başlanıyor. Burada şöyle bir tartışma ortaya çıkıyor: Acaba insan doğasını nasıl tanımlayabiliriz, bir insan doğası var mı, bu insan doğası gerçekten hani toplumsal ilişkiler tarafından mı belirleniyor yoksa ekonominin merkezde olduğu ve ekonominin diğer tüm toplumsal ilişkileri belirlediği bir insan doğası mı, bu insanı nasıl tanımlayabiliriz?
Ahlâkın Neliği Üzerine
Ahlâk; bireysel hayattan toplum hayatına, cinsel hayattan aile hayatına, ilimden sanata, devlet yönetiminden uluslararası ilişkilere, savaş hukukuna kadar hayatın her alanını kapsayıp bu alanlara yön veren, erdem ve fazilet olarak kabul edilebilecek her türlü düşünce ve davranışın genel adıdır.
İnsanın Bireysel ve Toplumsal Kirlenme Sorunu
Günümüzde ister kalbî melekeleri açısından isterse akletmemeye bağlı olarak bir şekilde kirlenmiş olan insan isimli varlığın Yaratıcısının buyruklarıyla yaşadığı sorunlar, hayatın her alanında belirgin bir şekilde göze çarpmaktadır. Bu insan Müslüman olmadığı için kirlendiği gibi
‘İslamî Sol’ Projesi Kuzu Postuna Bürünmüş Bir Kurt Mudur?
‘Sağcı/sağcılık’, ‘solcu/solculuk’ kavramlarının siyasî ve sosyal anlamda Fransız burjuva ihtilaliyle eş zamanlı olarak kullanıldığı bilinmektedir. Devrimden sonra Fransız ulusal meclisinde sağ tarafta oturanlara sağcı, sol tarafta oturanlara ise solcu denmiştir.
Gönül Maarifi ve Maarifin Gönlü: Bir Mukaddime Teşebbüsü
Maarif, unuttuklarımızı geri çağırabileceğimiz en önemli merci. Maarifin bir marifeti olacaksa o da unuttuklarımızı hatırlatmaktır. Zira insan evvel emirde bu dünyaya niçin geldiğini unutur. Tüm unutmalar bu ilk unutuşun bir devamı gibidir.
Alışverişe devam et