Aramayı istediğiniz kelimeyi yazıp, Enter ‘a basın
Güney Afrikalı Nazarında İsrail Apartheidi
Farid Esack ile
Bu röportaj Filistin İçin Afrika Platformu (AFP) bünyesinde gönüllüler tarafından yapılan bir dizi webinar dahilinde Profesör Farid Esack ile yapılmıştır. AFP, Filistin-Afrika ilişkilerinin güçlendirilmesine ve İsrail apartheidinin Afrika kıtasına sızma ve etkisini artırma girişimlerine karşı koymaya odaklanan bir platformdur. Platform kendisini “İlerici enternasyonalizm ve dünyanın ezilen haklarıyla birlikte durma karalılığı konusunda bizimle aynı ruhu taşıyan dayanışma grupları, sendikalar, siyasi oluşumlar ve insan hakları örgütleriyle çalışan” bir gönüllüler kuruluşu olarak tanımlamaktadır. Röportaj yapılan Profesör Farid Esack, Güney Afrikalı Müslüman İlahiyatçıdır ve Johannesburg Üniversitesinde İslam çalışmaları alanında profesör olarak görev yapmaktadır. Ayrıca AFP gönüllülerindendir.
Moderatör: İlk olarak şunu sormak isterim profesör. Sizi ‘Filistinliler için özgürlük’ mücadelesine böyle derince bağlayan şey nedir?
Farid Esack: Müsaadenle bu soruya başka bir bağlılığımla cevap vermek isterim. İnsanlar ya da İsrail yanlısı insanlar bana sık sık şu soruyu soruyorlar: Neden İsrail’i dışlıyorsun? Çoğumuz, Filistin mücadelesine bağlı olan çoğumuz, aslında bunu sahip olduğumuz pek çok diğer bağlılıkların bir genişlemesi olarak görüyoruz. Bu soruya başka bir bağlılığıma referans vererek cevap vereyim. Bugüne kadar çok uzun yıllar boyunca cinsiyet eşitliği mücadelesine bağlı kaldım. Kadınların Müslüman toplumlarda maruz kaldığı baskı üzerine uzun yıllar boyunca çokça yazdım. Kuran-ı Kerim’den yorumlanan kadına yönelik şiddetin gerekçesini eleştirdim. Güney Afrika’da ilk demokratik hükümette beş yıl boyunca cinsiyet eşitliği delegesi olarak görev yaptım ve tahminimce pek çok cinsiyet eşitliği savaşının gazisiyim ve hâlâ da zorlanıyorum. Bu nedenle beni bu özel cihatta, cinsiyet eşitliliği cihadında, etkileyenin ne olduğunu sorduklarında, sıklıkla sekiz yıl kadar medrese öğrencisi olarak kaldığım Pakistan’da yaşadığım tecrübeleri alıntılıyorum.
Bu yazının devamı
214. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Bu röportajda, Chomsky, “bilimdeki sol eleştiriyi” emperyalist, ırkçı, cinsiyet ayrımcılığı vb olarak nitelendirdiği şeyleri tamamen kapsayan bir eleştiri yapıyor. Onun cevapları, Chomsky’nin post-modern düşüncenin politik çıkarımları ve söyleminin kökenleri olarak algıladığı
Bakışlarımızı Şeriat’ın hem tarihsel hem de çağdaş olan üç yönü üzerinde yoğunlaştırmak istiyorum. Tarihsel ve çağdaş derken kastettiğim şey, Şeriat’ı kendi iyiliği için çalışmanın sözde içsel değerine ek olarak, tabii eğer bu mümkünse, size karşı dürüst olmak gerekirse, içsel ilgiye inanmıyorum. İnsanların bir şeye ilgi duymasının ardında
Zihnimizde problemlere ve sorunlara yaklaşımımızdaki karmaşıklık, umutsuzca kavramayı öğrenmemiz gereken bir şeydir, çünkü bu içinde yaşadığımız koşullardan ibarettir. Hiçbirimizin, insan geleceklerinin çoğul vizyonunu da benimsemeden karmaşıklığı kucaklayan sürdürülebilir bir yaşam tarzına ulaşması mümkün değildir.
“Kekemelik” halinin bilgi alışverişiyle, akletmekle, tefekkür etmekle alakası olmadığına göre, burada lisana yansıyan arızaları söz konusu ediyoruz demektir. Röportaj boyunca da kekemeliği içten kaynaklanan bir arıza olarak göreceğimizi beyan edelim.
Muhafazakârlık nedir, neyi muhafaza eder? Ya da nasıl muhafaza eder, neye karşı muhafaza eder? Aslında muhafaza edilmeli mi? Bir ideoloji veya değil, bir siyasal tepki veya değil, bir alışkanlık veya değil ama en az iki asırdır etkin olan bu güç neyin nesi? Muhafazakârlığın kültüre, siyasete ve gündelik yaşama etkileri nelerdir?
Güney Afrikalı Nazarında İsrail Apartheidi
Bu röportaj Filistin İçin Afrika Platformu (AFP) bünyesinde gönüllüler tarafından yapılan bir dizi webinar dahilinde Profesör Farid Esack ile yapılmıştır. AFP, Filistin-Afrika ilişkilerinin güçlendirilmesine ve İsrail apartheidinin Afrika kıtasına sızma ve etkisini artırma girişimlerine karşı koymaya odaklanan bir platformdur. Platform kendisini “İlerici enternasyonalizm ve dünyanın ezilen haklarıyla birlikte durma karalılığı konusunda bizimle aynı ruhu taşıyan dayanışma grupları, sendikalar, siyasi oluşumlar ve insan hakları örgütleriyle çalışan” bir gönüllüler kuruluşu olarak tanımlamaktadır. Röportaj yapılan Profesör Farid Esack, Güney Afrikalı Müslüman İlahiyatçıdır ve Johannesburg Üniversitesinde İslam çalışmaları alanında profesör olarak görev yapmaktadır. Ayrıca AFP gönüllülerindendir.
Moderatör: İlk olarak şunu sormak isterim profesör. Sizi ‘Filistinliler için özgürlük’ mücadelesine böyle derince bağlayan şey nedir?
Farid Esack: Müsaadenle bu soruya başka bir bağlılığımla cevap vermek isterim. İnsanlar ya da İsrail yanlısı insanlar bana sık sık şu soruyu soruyorlar: Neden İsrail’i dışlıyorsun? Çoğumuz, Filistin mücadelesine bağlı olan çoğumuz, aslında bunu sahip olduğumuz pek çok diğer bağlılıkların bir genişlemesi olarak görüyoruz. Bu soruya başka bir bağlılığıma referans vererek cevap vereyim. Bugüne kadar çok uzun yıllar boyunca cinsiyet eşitliği mücadelesine bağlı kaldım. Kadınların Müslüman toplumlarda maruz kaldığı baskı üzerine uzun yıllar boyunca çokça yazdım. Kuran-ı Kerim’den yorumlanan kadına yönelik şiddetin gerekçesini eleştirdim. Güney Afrika’da ilk demokratik hükümette beş yıl boyunca cinsiyet eşitliği delegesi olarak görev yaptım ve tahminimce pek çok cinsiyet eşitliği savaşının gazisiyim ve hâlâ da zorlanıyorum. Bu nedenle beni bu özel cihatta, cinsiyet eşitliliği cihadında, etkileyenin ne olduğunu sorduklarında, sıklıkla sekiz yıl kadar medrese öğrencisi olarak kaldığım Pakistan’da yaşadığım tecrübeleri alıntılıyorum.
Bu yazının devamı 214. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Bilimin Postmodern Eleştirilerini “Aşırı Şişirilmiş Çok Sesli Mütearife” Olarak Tanımlıyor
Bu röportajda, Chomsky, “bilimdeki sol eleştiriyi” emperyalist, ırkçı, cinsiyet ayrımcılığı vb olarak nitelendirdiği şeyleri tamamen kapsayan bir eleştiri yapıyor. Onun cevapları, Chomsky’nin post-modern düşüncenin politik çıkarımları ve söyleminin kökenleri olarak algıladığı
Fıkıh (Şeriat), Ahlâk ve Epistemoloji
Bakışlarımızı Şeriat’ın hem tarihsel hem de çağdaş olan üç yönü üzerinde yoğunlaştırmak istiyorum. Tarihsel ve çağdaş derken kastettiğim şey, Şeriat’ı kendi iyiliği için çalışmanın sözde içsel değerine ek olarak, tabii eğer bu mümkünse, size karşı dürüst olmak gerekirse, içsel ilgiye inanmıyorum. İnsanların bir şeye ilgi duymasının ardında
Ümmet Nerede?
Zihnimizde problemlere ve sorunlara yaklaşımımızdaki karmaşıklık, umutsuzca kavramayı öğrenmemiz gereken bir şeydir, çünkü bu içinde yaşadığımız koşullardan ibarettir. Hiçbirimizin, insan geleceklerinin çoğul vizyonunu da benimsemeden karmaşıklığı kucaklayan sürdürülebilir bir yaşam tarzına ulaşması mümkün değildir.
Müslüman Aydın Kekemeliği Üzerine
“Kekemelik” halinin bilgi alışverişiyle, akletmekle, tefekkür etmekle alakası olmadığına göre, burada lisana yansıyan arızaları söz konusu ediyoruz demektir. Röportaj boyunca da kekemeliği içten kaynaklanan bir arıza olarak göreceğimizi beyan edelim.
Muhafazakârlık Üzerine
Muhafazakârlık nedir, neyi muhafaza eder? Ya da nasıl muhafaza eder, neye karşı muhafaza eder? Aslında muhafaza edilmeli mi? Bir ideoloji veya değil, bir siyasal tepki veya değil, bir alışkanlık veya değil ama en az iki asırdır etkin olan bu güç neyin nesi? Muhafazakârlığın kültüre, siyasete ve gündelik yaşama etkileri nelerdir?
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.