Yüzlerce okuyucumuzun memnuniyeti için kısa süre önce Noam Chomksy’nin Slavoj Zizek ve Jacques Lacan gibi post-modernist entelektüelleri “şarlatanlar” ve numaracı olarak eleştirdiği bir röportaj gerçekleştirdik. Uzun zamandır süregelen post-modernizme karşı dönüş ki yıllardır siyasal sağın yapmış olduğu tiyatronun karşı tepkisidir, ancak siyasal soldaki anarşist Chomsky, Marksist Vivek Chibber ve kendini “eski solcu” olarak tanımlayan Alan Sokal gibi düşünürlerin eleştirileri de aynı derecede güçlüdür (ve daha serttir). Bu röportajda, Chomsky, “bilimdeki sol eleştiriyi” emperyalist, ırkçı, cinsiyet ayrımcılığı vb olarak nitelendirdiği şeyleri tamamen kapsayan bir eleştiri yapıyor. Onun cevapları, Chomsky’nin post-modern düşüncenin politik çıkarımları ve söyleminin kökenleri olarak algıladığı şeylere ışık tutuyor.
Chomsky, sol post-modern akademisyenleri “kuşkusuz mükemmel bir şekilde samimi olan bir entelektüel kategorisi” olarak nitelendiriyor. Bununla birlikte, eleştirisinde, bu düşünürler için “hepsi çok şişirilmiş” ve “üçüncü dünya üzerinde korkunç bir etkisi olan” “çoksesli kelimeler ve karmaşık yapılar” gibi tanımlamalar kullanıyor.
Sen onları ahlaklı olarak tanımlıyorsun ve ben de ama aynı zamanda ahlaklılığın doğasını da merak ediyorum. Ahlak, tarafsızlık, ılımlılık, her iki taraf… Bunların bağlamları yok mu? Açık adaletsizlik konusunda ılımlı olmak gerçekten bir erdem midir?
Bu metin, sosyal gelişme (insani yetkinlikler, gelişimci demokrasi) perspektifine yöneltilmiş krizler/eleştiriler dizisine dair bir teşhis ve sonuçların genel bir taslağını sunmaktadır. Bu perspektif, modernitenin merkez-liberal “jeo-kültürü”nün bir tezahürü
Bakışlarımızı Şeriat’ın hem tarihsel hem de çağdaş olan üç yönü üzerinde yoğunlaştırmak istiyorum. Tarihsel ve çağdaş derken kastettiğim şey, Şeriat’ı kendi iyiliği için çalışmanın sözde içsel değerine ek olarak, tabii eğer bu mümkünse, size karşı dürüst olmak gerekirse, içsel ilgiye inanmıyorum. İnsanların bir şeye ilgi duymasının ardında
Bu sosyokırım ve politikkırım -veya Filistin’in bir ulus ve devlet olarak önceden planlanmış şekilde yıkımı ve yerinin değiştirilmesi- 1917’de Britanya hükümeti tarafından öngörülerek Siyonist-İngiliz
Bilimin Postmodern Eleştirilerini “Aşırı Şişirilmiş Çok Sesli Mütearife” Olarak Tanımlıyor
Yüzlerce okuyucumuzun memnuniyeti için kısa süre önce Noam Chomksy’nin Slavoj Zizek ve Jacques Lacan gibi post-modernist entelektüelleri “şarlatanlar” ve numaracı olarak eleştirdiği bir röportaj gerçekleştirdik. Uzun zamandır süregelen post-modernizme karşı dönüş ki yıllardır siyasal sağın yapmış olduğu tiyatronun karşı tepkisidir, ancak siyasal soldaki anarşist Chomsky, Marksist Vivek Chibber ve kendini “eski solcu” olarak tanımlayan Alan Sokal gibi düşünürlerin eleştirileri de aynı derecede güçlüdür (ve daha serttir). Bu röportajda, Chomsky, “bilimdeki sol eleştiriyi” emperyalist, ırkçı, cinsiyet ayrımcılığı vb olarak nitelendirdiği şeyleri tamamen kapsayan bir eleştiri yapıyor. Onun cevapları, Chomsky’nin post-modern düşüncenin politik çıkarımları ve söyleminin kökenleri olarak algıladığı şeylere ışık tutuyor.
Chomsky, sol post-modern akademisyenleri “kuşkusuz mükemmel bir şekilde samimi olan bir entelektüel kategorisi” olarak nitelendiriyor. Bununla birlikte, eleştirisinde, bu düşünürler için “hepsi çok şişirilmiş” ve “üçüncü dünya üzerinde korkunç bir etkisi olan” “çoksesli kelimeler ve karmaşık yapılar” gibi tanımlamalar kullanıyor.
Bu yazının devamı 181. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
181. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Güney Afrikalı Nazarında İsrail Apartheidi
Sen onları ahlaklı olarak tanımlıyorsun ve ben de ama aynı zamanda ahlaklılığın doğasını da merak ediyorum. Ahlak, tarafsızlık, ılımlılık, her iki taraf… Bunların bağlamları yok mu? Açık adaletsizlik konusunda ılımlı olmak gerçekten bir erdem midir?
Geç Demokrasinin Post-Liberal Dünyasında İslam ve İslamofobi. Irkçılığın Neo-Reel-Politik Temelleri
Bu metin, sosyal gelişme (insani yetkinlikler, gelişimci demokrasi) perspektifine yöneltilmiş krizler/eleştiriler dizisine dair bir teşhis ve sonuçların genel bir taslağını sunmaktadır. Bu perspektif, modernitenin merkez-liberal “jeo-kültürü”nün bir tezahürü
Fıkıh (Şeriat), Ahlâk ve Epistemoloji
Bakışlarımızı Şeriat’ın hem tarihsel hem de çağdaş olan üç yönü üzerinde yoğunlaştırmak istiyorum. Tarihsel ve çağdaş derken kastettiğim şey, Şeriat’ı kendi iyiliği için çalışmanın sözde içsel değerine ek olarak, tabii eğer bu mümkünse, size karşı dürüst olmak gerekirse, içsel ilgiye inanmıyorum. İnsanların bir şeye ilgi duymasının ardında
İsrail ve Filistin Anlatılarında Filistin’in Etnik Temizliği: Sözcüksel Temsilin Söylem-Kavramsal Analizi
Bu sosyokırım ve politikkırım -veya Filistin’in bir ulus ve devlet olarak önceden planlanmış şekilde yıkımı ve yerinin değiştirilmesi- 1917’de Britanya hükümeti tarafından öngörülerek Siyonist-İngiliz
Kalp
Dehşetle açılmış gözlerini yerde duran kalbe dikti… İnanamıyordu gördüklerine…
Kanalı boyalı kalbin nabzı, tıpkı dünyanın nabzı gibi değişik ritimlerle atmaktaydı…
Karanlıkta parlayan güneş ışınları gibi parlamaktaydı…
Kalbi avuçlarının arasına aldı, gözlerini kapadı, sanki kendinden bir parçaydı o…
Bütün vücudu titriyordu… Onu ne kadar derinden sevdiğini fısıldadı:
Alışverişe devam et