“Nas” kelimesi İslam’da özellikle hüküm içerikli dinî metinleri kapsayan bir anlam alanına sahiptir. Bununla daha çok İslâmî Metinler olarak da isimlendirilebilecek İslâm’ın ilk ortaya çıktığı dönem hakkında bilgi ihtiva eden Mushaf ve Mushaf dışında kalan rivâyet malzemesi kastedilir. Müslüman gelenekte nasların normatif bir perspektifle yorumlanması daha çok fıkıh ilminin uhdesinde yürütülen bir faaliyettir. Fıkıh ilmi Müslümanların hayat biçimini şekillendiren hemen her alanda, naslardan hareketle düzenleme yapmakla mükelleftir. Fıkıh ilminin bu sorumluluğunu naslarla sınırlamak sağlıklı bir tutum olmaz. Zira fıkıh geleneğinde naslarla çözüme kavuşturulması imkân dâhilinde olmayan çoğu meselenin çözümü için kıyas, istihsan, maslahat ve makasıd gibi başka içtihat yollarına başvurulmak durumunda kalındığı bir vakıadır. Bu bağlamda fıkıh ilminin İslâmî ilimler arasında en sistematik ve kendisini yenilemeye kabil disiplin olduğu rahatlıkla ifade edilebilir. Fıkıh ve fıkıh usulü alanında farklı mezheplere mensup âlimler tarafından kaleme alınan eserler bunun en önemli şahididir.
Fıkhın, kendini güncelleme kabiliyeti sayesinde Müslüman toplumlarda ortaya çıkan birçok probleme asırlar boyunca etkin çözümler ürettiğini ifade etmek hakkaniyetli bir değerlendirme olur.
Yabancı ile olan ilişkilerin pamuk ipliğine bağlı doğası onun aidiyetsizliğinden gelir. Aidiyetsizlik vurgusu yabancının kökeninedir. Yabancının kökleri, yerlinin mekânsal sınırları dışında olduğundan doğası gereği belirsiz ve öngörülemezdir. Bu nedenle yabancı, bireysel olarak değil belli bir tipte yabancı olarak algılanır.
Allah’a adamak… Tüm fani olanları O’na adamak… O’nun verdiklerini O’na adamak… Düşüncede, sözde, özde, eylemde adamak… Hep bir adım öne atılarak… Sabır, sebat, istikamet üzere yürüyerek… En değerlileri feda ederek… Kalplerde Allah’ın dışında bir şey bırakmayarak…
Ahlaki veya politik yansıma durumlarında entelektüel konumlandırma, duygusal alan içinde ve bu alan aracılığıyla oluşturulur. Bugün burada bana görünen duygu, öfke fenomeninde, adaletsizlik duygusundan ötürü görülebilir. Çocuklar tarafından bu en temeldeki duygusu hissetme hususunda büyüklerden daha iyi görünmektedirler. Çocuklar için Felsefe Atölyeleri kapsamında bir çember olarak birbirinin yüzüne bakarak hem dinleme hem anlama hem de başkalarının gözüyle hayata bakabilme kapasiteleri geliştiren çocuklar, ifade ettikleri değer yargılarıyla esasen duygularına göndermede bulunmaktadırlar.
Kuşkusuz toplumun din eğitimi ihtiyacını örgün eğitim sisteminde karşılamak ve devletin din eğitimi üzerindeki tekelini olduğu gibi kabul edip sürdürmek önemli bir tartışma konusudur. Diğer bir ifadeyle din eğitiminin içeriğini, alma yaşını, süresini ve yöntemini laik devletin
“[…] her iki cinsin de en iyilerinin en fazla, en kötülerinin de en az çiftleşmeleri gerekir. Ayrıca en kötülerin değil, en iyilerin çocuklarını büyütmeliyiz ki sürünün cinsi bozulmasın.”
Nas Bağımlılığı ve Metin Erksan’ın “Sevmek Zamanı” Filmi
Giriş
“Nas” kelimesi İslam’da özellikle hüküm içerikli dinî metinleri kapsayan bir anlam alanına sahiptir. Bununla daha çok İslâmî Metinler olarak da isimlendirilebilecek İslâm’ın ilk ortaya çıktığı dönem hakkında bilgi ihtiva eden Mushaf ve Mushaf dışında kalan rivâyet malzemesi kastedilir. Müslüman gelenekte nasların normatif bir perspektifle yorumlanması daha çok fıkıh ilminin uhdesinde yürütülen bir faaliyettir. Fıkıh ilmi Müslümanların hayat biçimini şekillendiren hemen her alanda, naslardan hareketle düzenleme yapmakla mükelleftir. Fıkıh ilminin bu sorumluluğunu naslarla sınırlamak sağlıklı bir tutum olmaz. Zira fıkıh geleneğinde naslarla çözüme kavuşturulması imkân dâhilinde olmayan çoğu meselenin çözümü için kıyas, istihsan, maslahat ve makasıd gibi başka içtihat yollarına başvurulmak durumunda kalındığı bir vakıadır. Bu bağlamda fıkıh ilminin İslâmî ilimler arasında en sistematik ve kendisini yenilemeye kabil disiplin olduğu rahatlıkla ifade edilebilir. Fıkıh ve fıkıh usulü alanında farklı mezheplere mensup âlimler tarafından kaleme alınan eserler bunun en önemli şahididir.
Bu yazının devamı 214. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
214. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Yabancılarla Dolu Bir Dünyada Zenofobi ve Birlikte Yaşamının İmkânı Üzerine
Yabancı ile olan ilişkilerin pamuk ipliğine bağlı doğası onun aidiyetsizliğinden gelir. Aidiyetsizlik vurgusu yabancının kökeninedir. Yabancının kökleri, yerlinin mekânsal sınırları dışında olduğundan doğası gereği belirsiz ve öngörülemezdir. Bu nedenle yabancı, bireysel olarak değil belli bir tipte yabancı olarak algılanır.
Adayış ve Adanış
Allah’a adamak… Tüm fani olanları O’na adamak… O’nun verdiklerini O’na adamak… Düşüncede, sözde, özde, eylemde adamak… Hep bir adım öne atılarak… Sabır, sebat, istikamet üzere yürüyerek… En değerlileri feda ederek… Kalplerde Allah’ın dışında bir şey bırakmayarak…
Felsefe Atölyeleri Kapsamında Ahlaklı Eylemlere Dair Süreklilik : Öteki, Empati, Çeşitlilik, Çoğulluk
Ahlaki veya politik yansıma durumlarında entelektüel konumlandırma, duygusal alan içinde ve bu alan aracılığıyla oluşturulur. Bugün burada bana görünen duygu, öfke fenomeninde, adaletsizlik duygusundan ötürü görülebilir. Çocuklar tarafından bu en temeldeki duygusu hissetme hususunda büyüklerden daha iyi görünmektedirler. Çocuklar için Felsefe Atölyeleri kapsamında bir çember olarak birbirinin yüzüne bakarak hem dinleme hem anlama hem de başkalarının gözüyle hayata bakabilme kapasiteleri geliştiren çocuklar, ifade ettikleri değer yargılarıyla esasen duygularına göndermede bulunmaktadırlar.
Din Eğitiminde Devlet, Cemaat, Vizyon ve Misyon
Kuşkusuz toplumun din eğitimi ihtiyacını örgün eğitim sisteminde karşılamak ve devletin din eğitimi üzerindeki tekelini olduğu gibi kabul edip sürdürmek önemli bir tartışma konusudur. Diğer bir ifadeyle din eğitiminin içeriğini, alma yaşını, süresini ve yöntemini laik devletin
Felsefe Tarihinin Zakkum Ağacı: Öjenizm
“[…] her iki cinsin de en iyilerinin en fazla, en kötülerinin de en az çiftleşmeleri gerekir. Ayrıca en kötülerin değil, en iyilerin çocuklarını büyütmeliyiz ki sürünün cinsi bozulmasın.”
Alışverişe devam et