M.Lipman’ın P4C uygulamasında rasyonel, iletişimsel kapasitelerin gelişimini, fikirlerin alış verişine dayanan, başkalarına, çoğulluğa ve çeşitliliğe açık kolektif bir tartışma pratiğine bağlaması, ahlaklı eylemin motivasyonu nedir, sorusunu akla getirmektedir. Karşıdaki kişinin duygularını anlamak, karşıdaki kişiyi dinlemek ahlaklı eylemin motivasyonun temelleri gibi dursa da ihtiyaç duyulan başka noktalar mevcuttur. Karşıdaki kişinin gözüyle hayata bakmak, hayalgücü kapasitesini geliştirmekle alakalı görünmektedir. Empati yapabilmek ve ötekinin gözüyle hayata bakabilmek, ahlaklı eylemin sürekliliğini sağlar mı?
Çocuklar için Felsefe Pratiğinin zeminlerini inşa ederken Mathew Lipman entelektüel yaşamda duygulanımın önemini, “Duygu bir düşünce biçimidir. (…) Bilmelisiniz ki duygu yokluğu, yargının gerçekte var olmadığı anlamına gelir. (…) Kanıtlanmış fikirlere ulaşmak için duyguları aktarmamız gerektiği anlamına gelir”[1] düşüncesiyle geliştirmiştir. Bazı durumlarda, duygu ve fikir üst üste bindirilir ve duygusal düşünce, bu anlama gelmektedir. Ahlaki veya politik yansıma durumlarında entelektüel konumlandırma, duygusal alan içinde ve bu alan aracılığıyla oluşturulur. Bugün burada bana görünen duygu, öfke fenomeninde, adaletsizlik duygusundan ötürü görülebilir. Çocuklar tarafından bu en temeldeki duygusu hissetme hususunda büyüklerden daha iyi görünmektedirler.
Buna göre özellikle korku, kaygı ve panik duyguları olmak üzere insanların muhtelif duygusal zaafları kullanılarak sansasyonel bir teori ortaya atılmakta ve insanlar duygusal bir girdaba doğru çekilmektedir. Komplo teorileri bu süreç için nispeten elverişlidir zira aslında aralarında bağlantı olmayan hadiseler ve olgular arasında mesnetsiz bağlantılar oluşturmak suretiyle insanlar duygusal olarak manipüle edilebilmektedir.
-Din Dilinin Politik İşlevleri Üzerine Bir Deneme- …doğa hiçbir şeyi boşuna yapmaz; insan siyasal bir hayvan yapmak amacıyla da, bütün hayvanlar arasında yalnız ona dili, anlamlı konuşma yetisini vermiştir. (Aristo, Politika, I: 2) 1. Politik Teoloji Kavramsallaştırması Tanrı bilimi, bilgisi, öğretileri ve inançların incelenmesi manasında kullanılan teoloji (İlahiyat) ile toplumların yönetilmesi (çobanlık) sanatı olarak yorumlanan …
“İslâm insanlığa ne vadediyor?” sorusu etrafında ele alınan konu, gerçeklikle hakikat sarkacında incelenmiş, ardından İslâm’ın temel kaynakları ekseninde değerlendirilmiştir. Çalışmada, kendini İslâm’a nispet eden toplumların yoğunlukta olduğu coğrafyalarda hezimet söz konusu iken, konunun beyanı öncesi doğru bir durum tespiti yapılması zarureti vurgulanmıştır.
Vicdan’ı nasıl tanımlayabiliriz? Onu, iyiyi kötüden ayırt etmeyi sağlayan içsel/fıtrî bir his olarak mı görmeliyiz, yoksa o ‘edinilmiş’ bir şey midir? Bir davranış ile ilgili olarak örneğin “vicdanım elvermiyor” yahut “bu yapılan vicdansızlıktır’ şeklinde
Onlar kendilerini, milyonlarca insanın akıllarına ve ruhlarına kılavuzluk edecek asiller olarak görüyorlardı. Onlara göre bu halk, sahibi olduğu köylülüğü ve kısır zekâsıyla dosdoğru şeylere îman edemezdi ve işte bu yüzden kitlelerin geleceğine âit ilmihâli de yine kendileri
Felsefe Atölyeleri Kapsamında Ahlaklı Eylemlere Dair Süreklilik : Öteki, Empati, Çeşitlilik, Çoğulluk
M.Lipman’ın P4C uygulamasında rasyonel, iletişimsel kapasitelerin gelişimini, fikirlerin alış verişine dayanan, başkalarına, çoğulluğa ve çeşitliliğe açık kolektif bir tartışma pratiğine bağlaması, ahlaklı eylemin motivasyonu nedir, sorusunu akla getirmektedir. Karşıdaki kişinin duygularını anlamak, karşıdaki kişiyi dinlemek ahlaklı eylemin motivasyonun temelleri gibi dursa da ihtiyaç duyulan başka noktalar mevcuttur. Karşıdaki kişinin gözüyle hayata bakmak, hayalgücü kapasitesini geliştirmekle alakalı görünmektedir. Empati yapabilmek ve ötekinin gözüyle hayata bakabilmek, ahlaklı eylemin sürekliliğini sağlar mı?
Çocuklar için Felsefe Pratiğinin zeminlerini inşa ederken Mathew Lipman entelektüel yaşamda duygulanımın önemini, “Duygu bir düşünce biçimidir. (…) Bilmelisiniz ki duygu yokluğu, yargının gerçekte var olmadığı anlamına gelir. (…) Kanıtlanmış fikirlere ulaşmak için duyguları aktarmamız gerektiği anlamına gelir”[1] düşüncesiyle geliştirmiştir. Bazı durumlarda, duygu ve fikir üst üste bindirilir ve duygusal düşünce, bu anlama gelmektedir. Ahlaki veya politik yansıma durumlarında entelektüel konumlandırma, duygusal alan içinde ve bu alan aracılığıyla oluşturulur. Bugün burada bana görünen duygu, öfke fenomeninde, adaletsizlik duygusundan ötürü görülebilir. Çocuklar tarafından bu en temeldeki duygusu hissetme hususunda büyüklerden daha iyi görünmektedirler.
Bu yazının devamı 207. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
207. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Komplo Teorileri Bağlamında Manipülasyon
Buna göre özellikle korku, kaygı ve panik duyguları olmak üzere insanların muhtelif duygusal zaafları kullanılarak sansasyonel bir teori ortaya atılmakta ve insanlar duygusal bir girdaba doğru çekilmektedir. Komplo teorileri bu süreç için nispeten elverişlidir zira aslında aralarında bağlantı olmayan hadiseler ve olgular arasında mesnetsiz bağlantılar oluşturmak suretiyle insanlar duygusal olarak manipüle edilebilmektedir.
Politik Teolojide Din Dilinin Stratejik Ağırlığı
-Din Dilinin Politik İşlevleri Üzerine Bir Deneme- …doğa hiçbir şeyi boşuna yapmaz; insan siyasal bir hayvan yapmak amacıyla da, bütün hayvanlar arasında yalnız ona dili, anlamlı konuşma yetisini vermiştir. (Aristo, Politika, I: 2) 1. Politik Teoloji Kavramsallaştırması Tanrı bilimi, bilgisi, öğretileri ve inançların incelenmesi manasında kullanılan teoloji (İlahiyat) ile toplumların yönetilmesi (çobanlık) sanatı olarak yorumlanan …
İslâm’ın İnsanlığa Vadettikleri -I-
“İslâm insanlığa ne vadediyor?” sorusu etrafında ele alınan konu, gerçeklikle hakikat sarkacında incelenmiş, ardından İslâm’ın temel kaynakları ekseninde değerlendirilmiştir. Çalışmada, kendini İslâm’a nispet eden toplumların yoğunlukta olduğu coğrafyalarda hezimet söz konusu iken, konunun beyanı öncesi doğru bir durum tespiti yapılması zarureti vurgulanmıştır.
Vicdan Körelmesi’ Hayra Alamet Değildir!
Vicdan’ı nasıl tanımlayabiliriz? Onu, iyiyi kötüden ayırt etmeyi sağlayan içsel/fıtrî bir his olarak mı görmeliyiz, yoksa o ‘edinilmiş’ bir şey midir? Bir davranış ile ilgili olarak örneğin “vicdanım elvermiyor” yahut “bu yapılan vicdansızlıktır’ şeklinde
Sizler Yaptığınız Şeylersiniz Söylediğiniz Değil
Onlar kendilerini, milyonlarca insanın akıllarına ve ruhlarına kılavuzluk edecek asiller olarak görüyorlardı. Onlara göre bu halk, sahibi olduğu köylülüğü ve kısır zekâsıyla dosdoğru şeylere îman edemezdi ve işte bu yüzden kitlelerin geleceğine âit ilmihâli de yine kendileri
Alışverişe devam et