M.Lipman’ın P4C uygulamasında rasyonel, iletişimsel kapasitelerin gelişimini, fikirlerin alış verişine dayanan, başkalarına, çoğulluğa ve çeşitliliğe açık kolektif bir tartışma pratiğine bağlaması, ahlaklı eylemin motivasyonu nedir, sorusunu akla getirmektedir. Karşıdaki kişinin duygularını anlamak, karşıdaki kişiyi dinlemek ahlaklı eylemin motivasyonun temelleri gibi dursa da ihtiyaç duyulan başka noktalar mevcuttur. Karşıdaki kişinin gözüyle hayata bakmak, hayalgücü kapasitesini geliştirmekle alakalı görünmektedir. Empati yapabilmek ve ötekinin gözüyle hayata bakabilmek, ahlaklı eylemin sürekliliğini sağlar mı?
Çocuklar için Felsefe Pratiğinin zeminlerini inşa ederken Mathew Lipman entelektüel yaşamda duygulanımın önemini, “Duygu bir düşünce biçimidir. (…) Bilmelisiniz ki duygu yokluğu, yargının gerçekte var olmadığı anlamına gelir. (…) Kanıtlanmış fikirlere ulaşmak için duyguları aktarmamız gerektiği anlamına gelir”[1] düşüncesiyle geliştirmiştir. Bazı durumlarda, duygu ve fikir üst üste bindirilir ve duygusal düşünce, bu anlama gelmektedir. Ahlaki veya politik yansıma durumlarında entelektüel konumlandırma, duygusal alan içinde ve bu alan aracılığıyla oluşturulur. Bugün burada bana görünen duygu, öfke fenomeninde, adaletsizlik duygusundan ötürü görülebilir. Çocuklar tarafından bu en temeldeki duygusu hissetme hususunda büyüklerden daha iyi görünmektedirler.
Bu yazının devamı
207. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Muhyiddin b. Arabî’nin (v.638/1240) düşünceleri ve söylemi, ona yönelik bir muhalefetin doğmasına sebep olmuştur. Ondan sonra, başta onun felsefesinin esasını oluşturan vahdet-i vücûd öğretisi olmak üzere ulûhîyet, nübûvvet, velâyet, hayır, şer, âhiret ahvâli ve din telâkkîsine
İslam’a göre tevhid olmadan, vahye dayanmadan bütüncül ve sahici adaletin sağlanması mümkün değildir. Adalet; hikmet, şecaat ve iffet faziletlerinin gerçekleşmesi ile kazanılan ve bunların üçünü de içine alan dördüncü temel fazilettir,
İnsanlar ekonomik güç olarak birbirinden farklıdır. Her toplumda zenginler de vardır yoksullar da. Kimileri zenginliğiyle kimileri de yoksulluğuyla sınanmaktadır. Herkes helal rızkını elde etmek için çalışmak zorundadır elbet. Allah dilediğinin rızkını genişletir,
“[…] her iki cinsin de en iyilerinin en fazla, en kötülerinin de en az çiftleşmeleri gerekir. Ayrıca en kötülerin değil, en iyilerin çocuklarını büyütmeliyiz ki sürünün cinsi bozulmasın.”
Felsefe Atölyeleri Kapsamında Ahlaklı Eylemlere Dair Süreklilik : Öteki, Empati, Çeşitlilik, Çoğulluk
M.Lipman’ın P4C uygulamasında rasyonel, iletişimsel kapasitelerin gelişimini, fikirlerin alış verişine dayanan, başkalarına, çoğulluğa ve çeşitliliğe açık kolektif bir tartışma pratiğine bağlaması, ahlaklı eylemin motivasyonu nedir, sorusunu akla getirmektedir. Karşıdaki kişinin duygularını anlamak, karşıdaki kişiyi dinlemek ahlaklı eylemin motivasyonun temelleri gibi dursa da ihtiyaç duyulan başka noktalar mevcuttur. Karşıdaki kişinin gözüyle hayata bakmak, hayalgücü kapasitesini geliştirmekle alakalı görünmektedir. Empati yapabilmek ve ötekinin gözüyle hayata bakabilmek, ahlaklı eylemin sürekliliğini sağlar mı?
Çocuklar için Felsefe Pratiğinin zeminlerini inşa ederken Mathew Lipman entelektüel yaşamda duygulanımın önemini, “Duygu bir düşünce biçimidir. (…) Bilmelisiniz ki duygu yokluğu, yargının gerçekte var olmadığı anlamına gelir. (…) Kanıtlanmış fikirlere ulaşmak için duyguları aktarmamız gerektiği anlamına gelir”[1] düşüncesiyle geliştirmiştir. Bazı durumlarda, duygu ve fikir üst üste bindirilir ve duygusal düşünce, bu anlama gelmektedir. Ahlaki veya politik yansıma durumlarında entelektüel konumlandırma, duygusal alan içinde ve bu alan aracılığıyla oluşturulur. Bugün burada bana görünen duygu, öfke fenomeninde, adaletsizlik duygusundan ötürü görülebilir. Çocuklar tarafından bu en temeldeki duygusu hissetme hususunda büyüklerden daha iyi görünmektedirler.
Bu yazının devamı 207. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
İbnü’l-Arabî’ye Yönelik Eleştiriler ve Mahiyeti
Muhyiddin b. Arabî’nin (v.638/1240) düşünceleri ve söylemi, ona yönelik bir muhalefetin doğmasına sebep olmuştur. Ondan sonra, başta onun felsefesinin esasını oluşturan vahdet-i vücûd öğretisi olmak üzere ulûhîyet, nübûvvet, velâyet, hayır, şer, âhiret ahvâli ve din telâkkîsine
İnsan Odaklı Bir Yönetim Anlayışı
İslam’a göre tevhid olmadan, vahye dayanmadan bütüncül ve sahici adaletin sağlanması mümkün değildir. Adalet; hikmet, şecaat ve iffet faziletlerinin gerçekleşmesi ile kazanılan ve bunların üçünü de içine alan dördüncü temel fazilettir,
Yardım Faaliyetleri Ve Yoksulluk Kültürü
İnsanlar ekonomik güç olarak birbirinden farklıdır. Her toplumda zenginler de vardır yoksullar da. Kimileri zenginliğiyle kimileri de yoksulluğuyla sınanmaktadır. Herkes helal rızkını elde etmek için çalışmak zorundadır elbet. Allah dilediğinin rızkını genişletir,
Felsefe Tarihinin Zakkum Ağacı: Öjenizm
“[…] her iki cinsin de en iyilerinin en fazla, en kötülerinin de en az çiftleşmeleri gerekir. Ayrıca en kötülerin değil, en iyilerin çocuklarını büyütmeliyiz ki sürünün cinsi bozulmasın.”
Hukukun Profesyonelleşmesi ve Yabancılaşma: İbn Haldun’un Devlet Kuramından Bir Okuma
Bu yazı, İbn Haldun’un umran bilimi (beşerî bilimler/humanities) ve asabiyye kuramı çerçevesinde hukukun profesyonelleşmesi sorununu ele almaktadır.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.