Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Nuri Bilge Ceylan, filmografisine Ahlat Ağacı filmini de katarak insanın hikayesine, bu topraklarda olan bitene ve bu coğrafyanın yaşam kültürüne; yerleşik karakterler ve alışılmış ilişki biçimleri üzerinden bakmaya, düşünmeye ve göstermeye çalışıyor.
İlk yazı çalışmalarının yayımlandığı dergilerden birinde, Nida dergisinde yıllar sonra söyleşimizin konuğusun. Bunun sende nasıl bir duygu ve düşünce dalgalanması yarattığını sormak isterim. Nida’da yayımlanan öykülerim yazın kariyerimde önemli bir yerde duruyor.
Öteki kavramının birçok alanı içine aldığı, farklı disiplinlerde karşılık bulduğu ve sinema filmlerinde de çoğunlukla ‘biz/ben’ ve ‘öteki/başkası’ karşıtlığında yer bulduğunu şimdiye değin yaptığımız okumalarda idrak ettik.
Sırada ne var? Sükûnun ebedi olmadığı aşikâr. O halde bir ses çık-ar-malı. Bir ses ki çarkı yeniden döndürsün. İlk kıvılcımı atsın da hareket başlasın. Peki, nasıl olmalı bu ses? Hafifçe mi, aniden mi, sert bir şekilde mi? Tercih ikinciden yana.
“Bana bir şey olmaz.” deyip “Bir defalık yanlıştan ne çıkar?” diyerek yol alanların; yolun sonunda “ne çok yanılgı yaşadım.” diyenlerin yeridir dünya… Kimi zaman hatalarla yüzleşmekten kaçındığımız, kimi zaman kendimizden kaçtığımız yerdir dünya…
MÜDA-Fİ-İL
Ülkesi olmayan GAZZE’ye
Lütfen beni anla
Bir ağaç değilim sadece gölgeden
Yapraklarım yok karşılıksız besin üreten
Yaralarım var karşılıklı dünyayla ahidleşen.
Sevmek acımasına katlanmayı öğrendiğimden beri
bir yaprağın sonbahar gelince söylediği şarkı:
-Ne zamana kadar ya rab?
Bu yazının devamı 216. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Ahlat Ağacı
Nuri Bilge Ceylan, filmografisine Ahlat Ağacı filmini de katarak insanın hikayesine, bu topraklarda olan bitene ve bu coğrafyanın yaşam kültürüne; yerleşik karakterler ve alışılmış ilişki biçimleri üzerinden bakmaya, düşünmeye ve göstermeye çalışıyor.
Kurmacanın İzinden
İlk yazı çalışmalarının yayımlandığı dergilerden birinde, Nida dergisinde yıllar sonra söyleşimizin konuğusun. Bunun sende nasıl bir duygu ve düşünce dalgalanması yarattığını sormak isterim. Nida’da yayımlanan öykülerim yazın kariyerimde önemli bir yerde duruyor.
Bir “Girdap”ın İçinde Olmak
Öteki kavramının birçok alanı içine aldığı, farklı disiplinlerde karşılık bulduğu ve sinema filmlerinde de çoğunlukla ‘biz/ben’ ve ‘öteki/başkası’ karşıtlığında yer bulduğunu şimdiye değin yaptığımız okumalarda idrak ettik.
Sessizlik Öyküleri I
Sırada ne var? Sükûnun ebedi olmadığı aşikâr. O halde bir ses çık-ar-malı. Bir ses ki çarkı yeniden döndürsün. İlk kıvılcımı atsın da hareket başlasın. Peki, nasıl olmalı bu ses? Hafifçe mi, aniden mi, sert bir şekilde mi? Tercih ikinciden yana.
Hayatı Ciddiye Almanın Bir Adıdır Tövbe
“Bana bir şey olmaz.” deyip “Bir defalık yanlıştan ne çıkar?” diyerek yol alanların; yolun sonunda “ne çok yanılgı yaşadım.” diyenlerin yeridir dünya… Kimi zaman hatalarla yüzleşmekten kaçındığımız, kimi zaman kendimizden kaçtığımız yerdir dünya…
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.