El minibüsleri, el arabaları, bakkallar, vitrini bile tevazusuna başkaldıramayan ardiyeden hallice dükkânlar çocukluğumuzu öyle sarmış sarmalamış ki, para bile vermeden alıyormuşçasına mutluluk yüklü hatıralarımız. Gerçi para vermeden nice şeyler almışlığımız da vaki! Babamı tanıyan, dedemi tanıyan, çocuk ruhundan anlayan esnaf amcalarımız vererek çoğalma formülünü hiç unutmazlardı. Birlikte binilen arabanın benzin masrafını paylaşmak diye bir namertlik icat edilmemiş, kiracılar altın yumurtlayan tavuklar olarak görülmemiş, yedinci evi alıp boş yatırmak için banka müdürlerine otuz iki dişle sırıtmak literatüre girmemişti daha.
Şu günlerde bile ticari hayatı kara düzenden uzaklaşmamış bizim topraklarda olsa neyse, ticaretin vahşi yüz koleksiyonuna sahip olduğu, kaftanlı geleni üryan bırakan New York’ta ahilik rayihalı bir ticari dayanışma öyküsü anlatılınca insan bir afallıyor haliyle. Jean Merrill, kapitalizmin içini oyup insanca alışveriş imkânına ses veriyor. Tezgâh Savaşı (The Pushcart War) çocuk edebiyatında çok sık rastlamadığımız siyasallığa sahip, hani neredeyse ekonomi politiğin çocuğa ayarlı doğrucu eleştirisini sırtlanıyor.
Tarihçinin itibarını soğuran giriş yazısıyla başlayarak kitap daima ironi sularında yüzüyor. Anlatımın sakinliği; yer yer rapor edasında, kayıt deşifresi nesnelliğindeki yapısı, duygusal çalkantılara set çekiyor.
Bu yazının devamı
213. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Bir hayatın nabzını tutmak çoğu zaman biyografilerle karşımıza çıkar. Hatıratlar, günlükler insanın bütün bir ömür içerisinde belleğine kaydettiği kendince önemli anları bir başkasına anlatmanın yolu olmuştur. Zaman geçerken geride bırakılamayan hatıralar,
TRT’nin dijital platformu Tabii’de yayınlanan Gassal dizisi büyük yankı uyandırdı. Sanal cemaatlerin uzantıları olan mecralarda; diziden kesitler, replikler paylaşıldı. Kısa sürede oluşan bu güçlü yankının evveliyatı var aslında.
On dokuzuncu yüzyıl İsveç kırsalına uzanmadan önce otuz beş yıl öncesinin Bayburt’una uzanmalıyız. İsveç’le Bayburt arasındaki göbek bağını hemen herkes bilir. Selma Lagerlöf ile dedemin tanış olduğunu da söylersem ve Nils Holgersson’un
Arap edebiyatının önemli ekollerinden biri olan Mehcer Edebiyatına değinmeden evvel “Mehcer” kelimesini tanımlamakta fayda görüyorum. Mehcer; Arapça bir kelime olup hicret edilen yer manasına gelir.Bugün artık Türkçede sıklıkla duyduğumuz göç kelimesi ile eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Hicret (göç) ve muhacir (göç eden kimse) kelimeleri ile de aynı kökten gelmektedir.
Peki, gerçekte sanat olan, sanatlı olan sadece sonbahar mıdır? Kar tanelerinin yere inişi, yağmurun şıkırtısı, ağaçların çiçeklenişi daha mı az heyecan verir insana? Mevsimler, insanlar, ağaçlar, kuşlar ve yaratılmış olan her bir ‘’şey’’ hikmetle bakıldığında kendi başına bir sanat, kendi başına şaheser değil midir?
Ekonomi-politiğin Çocukça Dile Gelişi: Kahraman Seyyar Satıcılar Devasa Kamyonlara Karşı
El minibüsleri, el arabaları, bakkallar, vitrini bile tevazusuna başkaldıramayan ardiyeden hallice dükkânlar çocukluğumuzu öyle sarmış sarmalamış ki, para bile vermeden alıyormuşçasına mutluluk yüklü hatıralarımız. Gerçi para vermeden nice şeyler almışlığımız da vaki! Babamı tanıyan, dedemi tanıyan, çocuk ruhundan anlayan esnaf amcalarımız vererek çoğalma formülünü hiç unutmazlardı. Birlikte binilen arabanın benzin masrafını paylaşmak diye bir namertlik icat edilmemiş, kiracılar altın yumurtlayan tavuklar olarak görülmemiş, yedinci evi alıp boş yatırmak için banka müdürlerine otuz iki dişle sırıtmak literatüre girmemişti daha.
Şu günlerde bile ticari hayatı kara düzenden uzaklaşmamış bizim topraklarda olsa neyse, ticaretin vahşi yüz koleksiyonuna sahip olduğu, kaftanlı geleni üryan bırakan New York’ta ahilik rayihalı bir ticari dayanışma öyküsü anlatılınca insan bir afallıyor haliyle. Jean Merrill, kapitalizmin içini oyup insanca alışveriş imkânına ses veriyor. Tezgâh Savaşı (The Pushcart War) çocuk edebiyatında çok sık rastlamadığımız siyasallığa sahip, hani neredeyse ekonomi politiğin çocuğa ayarlı doğrucu eleştirisini sırtlanıyor.
Bu yazının devamı 213. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Bir Ömrün Güncesi: 11’e 10 kala…
Bir hayatın nabzını tutmak çoğu zaman biyografilerle karşımıza çıkar. Hatıratlar, günlükler insanın bütün bir ömür içerisinde belleğine kaydettiği kendince önemli anları bir başkasına anlatmanın yolu olmuştur. Zaman geçerken geride bırakılamayan hatıralar,
Gassal: Randevuyla Çalışmıyoruz
TRT’nin dijital platformu Tabii’de yayınlanan Gassal dizisi büyük yankı uyandırdı. Sanal cemaatlerin uzantıları olan mecralarda; diziden kesitler, replikler paylaşıldı. Kısa sürede oluşan bu güçlü yankının evveliyatı var aslında.
Nils Holgersson Dedemin Nesi Olur? Bayburt-İsveç Hattında Bir Çocuk Edebiyatı Kanonunun Öyküsü
On dokuzuncu yüzyıl İsveç kırsalına uzanmadan önce otuz beş yıl öncesinin Bayburt’una uzanmalıyız. İsveç’le Bayburt arasındaki göbek bağını hemen herkes bilir. Selma Lagerlöf ile dedemin tanış olduğunu da söylersem ve Nils Holgersson’un
Mehcerde Bir Hayat Ozanı Cibran Halil Cibran
Arap edebiyatının önemli ekollerinden biri olan Mehcer Edebiyatına değinmeden evvel “Mehcer” kelimesini tanımlamakta fayda görüyorum. Mehcer; Arapça bir kelime olup hicret edilen yer manasına gelir.Bugün artık Türkçede sıklıkla duyduğumuz göç kelimesi ile eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Hicret (göç) ve muhacir (göç eden kimse) kelimeleri ile de aynı kökten gelmektedir.
Sanat Bizim Neyimiz Olur?
Peki, gerçekte sanat olan, sanatlı olan sadece sonbahar mıdır? Kar tanelerinin yere inişi, yağmurun şıkırtısı, ağaçların çiçeklenişi daha mı az heyecan verir insana? Mevsimler, insanlar, ağaçlar, kuşlar ve yaratılmış olan her bir ‘’şey’’ hikmetle bakıldığında kendi başına bir sanat, kendi başına şaheser değil midir?
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.