Devlet, günümüzde daha çok kurumlar biçiminde örgütlenmiş siyasal yapının karşılığı olarak kullanılan bir kavramdır. Devlet talebiyle kast edilen ise genellikle, kendi amaçları doğrultusunda bu yapıyı kullanmak isteyen ideolojik grupların toplumsal hareket aşamasında açığa vurdukları siyasal istençtir. Bu yapı, mahiyeti gereği “erk” sahibidir ve gruplar “büyük hedeflerine” ulaşabilmek için buna muhtaçtırlar. O yüzden, henüz “devlet olamamış” gruplar, farklı yöntemler deneyerek, yani kimileri de ikna veya toplumsal değişim yöntemini kullanarak, kimileri zora başvurarak vs bu gücü elde etmek isterler. Çağdaş dönemde faaliyet gösteren irili ufaklı İslami grupların dillendirdiği “İslam devleti” talebi de benzer türde bir istenci yansıtır. Burada da amaç, basitçe, İslami ilkeler doğrultusunda İslami hükümlerin uygulanmasıdır.
Kısacası, doğal olan, ideolojik grupların siyasal erki ele geçirmek istemeleridir. Peki, ya bazıları bu talepten vazgeçiyorsa? O zaman ne söylenecektir? Burada ince eleyip sık dokuyarak bazı tahliller yapılması, evvel emirde de şu soruya cevap aranması gerekiyor: Talepten vazgeçenler kimlerdir? Acaba bunlar “temsil” makamındaki kişiler midir, yoksa sadece “vitrinde boy gösteren” ama aslında ideolojiyi iyi anlamamış, kafa karışıklığı yaşayan, ikbal beklentileri olan veya ayartılmış vb (hatta “ajan”) tipler midir? Soru önemlidir, çünkü eğer talepten vazgeçenler ilk kategoride yer alan kişiler ise bu, doğrudan (ve haklı olarak) “ideolojinin zaafı” olarak algılanır ama eğer ikinci kategoride yer alan tipler ise bunun izahı kolaydır.
Bu yazının devamı
212. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Hakikatin peşinde olmak, hakkı söylemek Allah’a verdiğimiz sözdür. Hak, hakikat sahibinindir. O’nun sözü fıkhedilmemişse, soru ve sorunlara kendi çağının çözümünü üretmek için âlimler bir araya gelip çözüm üretmemişse, Kur’ân fıkhedilip asrın idrâkine sunulmamışsa nasıl doğru bir hayat yaşanabilir?
Toplumların kolektif kimliklerini inşa etme süreçleri sosyal uzam içerisinde ortak semboller, ritüeller, mitler ve değerler üzerinden güç kazanır. Robert Bellah’ın 1967’de Amerikan toplumu üzerine geliştirdiği sivil din kavramı,
Theseus’un Gemisi, felsefenin en bilinen ve en eski paradokslarından biridir ve temel olarak kimlik ile süreklilik ilişkisini sorgular. Zaman içerisinde parçaları tek tek değiştirilen bir nesnenin, tüm bileşenleri yenilendiğinde hâlâ aynı nesne olarak kabul edilip
Evrimsel doğalcılık anlayışa göre, ahlâki yargıların kökeni evrimsel süreçler aracılığıyla açıklanmaya çalışılmıştır. Bu yaklaşıma göre evrim, ahlâken doğru olanı yapmanın neden iyi olduğunu açıklamak yerine ahlâki değer ve yargıların, doğal seçilim sonucunda
Neredeyse tamamı doğal bir işlenmişlikle renklenen bir belde olarak Ürgüp’te sabah, yalnızca güneşin değil, taşın hafızasının da uyanışıyla başlar. Malum Katpatuka/Güzel Atların Ülkesi Kapadokya’nın oyuk kayaları, yılların rüzgârını değil,
Devlet Talebinden Vazgeçilebilir mi?
Devlet, günümüzde daha çok kurumlar biçiminde örgütlenmiş siyasal yapının karşılığı olarak kullanılan bir kavramdır. Devlet talebiyle kast edilen ise genellikle, kendi amaçları doğrultusunda bu yapıyı kullanmak isteyen ideolojik grupların toplumsal hareket aşamasında açığa vurdukları siyasal istençtir. Bu yapı, mahiyeti gereği “erk” sahibidir ve gruplar “büyük hedeflerine” ulaşabilmek için buna muhtaçtırlar. O yüzden, henüz “devlet olamamış” gruplar, farklı yöntemler deneyerek, yani kimileri de ikna veya toplumsal değişim yöntemini kullanarak, kimileri zora başvurarak vs bu gücü elde etmek isterler. Çağdaş dönemde faaliyet gösteren irili ufaklı İslami grupların dillendirdiği “İslam devleti” talebi de benzer türde bir istenci yansıtır. Burada da amaç, basitçe, İslami ilkeler doğrultusunda İslami hükümlerin uygulanmasıdır.
Kısacası, doğal olan, ideolojik grupların siyasal erki ele geçirmek istemeleridir. Peki, ya bazıları bu talepten vazgeçiyorsa? O zaman ne söylenecektir? Burada ince eleyip sık dokuyarak bazı tahliller yapılması, evvel emirde de şu soruya cevap aranması gerekiyor: Talepten vazgeçenler kimlerdir? Acaba bunlar “temsil” makamındaki kişiler midir, yoksa sadece “vitrinde boy gösteren” ama aslında ideolojiyi iyi anlamamış, kafa karışıklığı yaşayan, ikbal beklentileri olan veya ayartılmış vb (hatta “ajan”) tipler midir? Soru önemlidir, çünkü eğer talepten vazgeçenler ilk kategoride yer alan kişiler ise bu, doğrudan (ve haklı olarak) “ideolojinin zaafı” olarak algılanır ama eğer ikinci kategoride yer alan tipler ise bunun izahı kolaydır.
Bu yazının devamı 212. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Fıkhı Fıkhedelim!
Hakikatin peşinde olmak, hakkı söylemek Allah’a verdiğimiz sözdür. Hak, hakikat sahibinindir. O’nun sözü fıkhedilmemişse, soru ve sorunlara kendi çağının çözümünü üretmek için âlimler bir araya gelip çözüm üretmemişse, Kur’ân fıkhedilip asrın idrâkine sunulmamışsa nasıl doğru bir hayat yaşanabilir?
Türkiye’de Ulusal Kimliğin İnşası: Sivil Din ve Sembolik İktidar
Toplumların kolektif kimliklerini inşa etme süreçleri sosyal uzam içerisinde ortak semboller, ritüeller, mitler ve değerler üzerinden güç kazanır. Robert Bellah’ın 1967’de Amerikan toplumu üzerine geliştirdiği sivil din kavramı,
Aynı Kişi miyim? Zaman ve Değişim Bağlamında Kişisel Kimlik Problemi
Theseus’un Gemisi, felsefenin en bilinen ve en eski paradokslarından biridir ve temel olarak kimlik ile süreklilik ilişkisini sorgular. Zaman içerisinde parçaları tek tek değiştirilen bir nesnenin, tüm bileşenleri yenilendiğinde hâlâ aynı nesne olarak kabul edilip
Ahlâki Yargıların Evrimsel Kökeni: Ahlâki Yargıların Gayriahlâki Temellendirilmesi Problemi
Evrimsel doğalcılık anlayışa göre, ahlâki yargıların kökeni evrimsel süreçler aracılığıyla açıklanmaya çalışılmıştır. Bu yaklaşıma göre evrim, ahlâken doğru olanı yapmanın neden iyi olduğunu açıklamak yerine ahlâki değer ve yargıların, doğal seçilim sonucunda
Alev Alatlı’yı Ürgüp’te Anlamak: Taşın Hafızası ve Edebî Direniş
Neredeyse tamamı doğal bir işlenmişlikle renklenen bir belde olarak Ürgüp’te sabah, yalnızca güneşin değil, taşın hafızasının da uyanışıyla başlar. Malum Katpatuka/Güzel Atların Ülkesi Kapadokya’nın oyuk kayaları, yılların rüzgârını değil,
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.