Müslümanlar olarak, inşa ettiğimiz bir uygarlık içinde yaşamıyoruz bilakis başkaları tarafından Müslümanca olmayan dinamiklerle inşa edilmiş bir uygarlık içerisinde yaşıyoruz. Yalnızca Müslümanlar değil Batı dışı topluluklar kendilerinin inşa etmediği var edilmiş bir dünyada yaşamaktadırlar. Batı dışı toplumlar, 300 yıldır Batı ontolojisinin ve epistemolojisinin inşa ettiği (ç)ağlara, mekânlara ve olaylara maruz kalmaktadırlar. Tarihsel olarak “güç” ve “iktidar” varlığını çok mühim gören Batı inanç ve düşünce tarihinde Mitoloji (tasavvuri varlıkların hâkim olduğu bakış), Kilise (din adamlarının ve dogmaların hâkim olduğu yapılanma) ve Devlet (seküler aklın inşa ettiği kurumlaşma) son olarak meydana gelen Şirketleşme (rasyonel akıl gücünün bireyselleşme ile buluştuğu kurumlaşma türü) süreçleri yaşanmıştır.
Dinamiklerinde dualiteler bulunan Batı tarihinde mitoloji, din, siyaset ve ticaret çok önemli unsurlardır. Bu unsurlar, varlık, bilgi ve değer ile ilişkin süreçleri etkilemiştir. Gözetleyen-gözetlenen ilişkisi, tarih boyunca her zaman var olagelmiştir. Yunan mitolojisinde; başta Zeus olmak üzere Tanrılar tarafından gözetlenen insanlar/tebaa gerçeği vardır.
Bu yazının devamı
204. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Düşünceler, kelebeklerin kelebek doğurduğu gibi doğmazlar; düşünceler, kendilerinden önceki düşüncelere ve içinde yer aldıkları çağın problemlerine tepkiden doğarlar. Bu genelleme her genelleme gibi istisnaları içinde barındırır;
İnsanlar ekonomik güç olarak birbirinden farklıdır. Her toplumda zenginler de vardır yoksullar da. Kimileri zenginliğiyle kimileri de yoksulluğuyla sınanmaktadır. Herkes helal rızkını elde etmek için çalışmak zorundadır elbet. Allah dilediğinin rızkını genişletir,
Filozoflar, hem içinde yaşadıkları toplumlarının bir parçasıdırlar hem de söyledikleri yani felsefeleri ile çağın ruhu olan kişilerdir. Batılı filozoflar, her ne kadar “filozof” olsalar da Batılı kültürel kodun izlerini taşıdıkları için diğer toplumları “yabancı,” öteki”, “barbar”, “az gelişmiş” olarak görürler. Nitekim Kıta Avrupası felsefesi ve filozofları etno-santrik olarak görülmüşlerdir. Bu ruh hâlâ çakılı olarak devam etmektedir.
Dini yalnızca belli yerlere, belli zamanlara ve bireysel duygulara indirgeyen modern dünya görüşünün aksine, İslâm kendini, kuşatıcı bir dünya görüşü ve hayat biçimi olarak gösterir. Bu nedenle gerek Kur’ân-ı Kerim’de gerekse Rasulullah’ın
İçtihad konusunun günümüzde yeterince tartışılmaya açılmaması, gündeme getirilmemesi, getirilse bile oldukça yüzeysel söylemlerle geçiştirilmesi konunun önemini korumakta, araştırılma ihtiyacını muhafaza etmektedir. Buna ilaveten içtihad kapısı konusunda net ilkelerin belirlenememiş olması kafa karışıklığına neden olmakta, literatürün yetersiz olması da meselenin farklı anlaşılmasına neden olmaktadır.
Mekanik Panoptikon’dan Sanal Panoptikon’a: Gözetim
Müslümanlar olarak, inşa ettiğimiz bir uygarlık içinde yaşamıyoruz bilakis başkaları tarafından Müslümanca olmayan dinamiklerle inşa edilmiş bir uygarlık içerisinde yaşıyoruz. Yalnızca Müslümanlar değil Batı dışı topluluklar kendilerinin inşa etmediği var edilmiş bir dünyada yaşamaktadırlar. Batı dışı toplumlar, 300 yıldır Batı ontolojisinin ve epistemolojisinin inşa ettiği (ç)ağlara, mekânlara ve olaylara maruz kalmaktadırlar. Tarihsel olarak “güç” ve “iktidar” varlığını çok mühim gören Batı inanç ve düşünce tarihinde Mitoloji (tasavvuri varlıkların hâkim olduğu bakış), Kilise (din adamlarının ve dogmaların hâkim olduğu yapılanma) ve Devlet (seküler aklın inşa ettiği kurumlaşma) son olarak meydana gelen Şirketleşme (rasyonel akıl gücünün bireyselleşme ile buluştuğu kurumlaşma türü) süreçleri yaşanmıştır.
Dinamiklerinde dualiteler bulunan Batı tarihinde mitoloji, din, siyaset ve ticaret çok önemli unsurlardır. Bu unsurlar, varlık, bilgi ve değer ile ilişkin süreçleri etkilemiştir. Gözetleyen-gözetlenen ilişkisi, tarih boyunca her zaman var olagelmiştir. Yunan mitolojisinde; başta Zeus olmak üzere Tanrılar tarafından gözetlenen insanlar/tebaa gerçeği vardır.
Bu yazının devamı 204. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Modernizmin Tarihi Kodları
Düşünceler, kelebeklerin kelebek doğurduğu gibi doğmazlar; düşünceler, kendilerinden önceki düşüncelere ve içinde yer aldıkları çağın problemlerine tepkiden doğarlar. Bu genelleme her genelleme gibi istisnaları içinde barındırır;
Yardım Faaliyetleri Ve Yoksulluk Kültürü
İnsanlar ekonomik güç olarak birbirinden farklıdır. Her toplumda zenginler de vardır yoksullar da. Kimileri zenginliğiyle kimileri de yoksulluğuyla sınanmaktadır. Herkes helal rızkını elde etmek için çalışmak zorundadır elbet. Allah dilediğinin rızkını genişletir,
Palyatif ve Yorgun Toplumların Palyatif ve Yorgun Filozofları
Filozoflar, hem içinde yaşadıkları toplumlarının bir parçasıdırlar hem de söyledikleri yani felsefeleri ile çağın ruhu olan kişilerdir. Batılı filozoflar, her ne kadar “filozof” olsalar da Batılı kültürel kodun izlerini taşıdıkları için diğer toplumları “yabancı,” öteki”, “barbar”, “az gelişmiş” olarak görürler. Nitekim Kıta Avrupası felsefesi ve filozofları etno-santrik olarak görülmüşlerdir. Bu ruh hâlâ çakılı olarak devam etmektedir.
Estetik Duyarlılık ve Hayat
Dini yalnızca belli yerlere, belli zamanlara ve bireysel duygulara indirgeyen modern dünya görüşünün aksine, İslâm kendini, kuşatıcı bir dünya görüşü ve hayat biçimi olarak gösterir. Bu nedenle gerek Kur’ân-ı Kerim’de gerekse Rasulullah’ın
İçtihad Kapısı Kapalı mıydı Gerçekten, Ya da Hangi İçtihad?
İçtihad konusunun günümüzde yeterince tartışılmaya açılmaması, gündeme getirilmemesi, getirilse bile oldukça yüzeysel söylemlerle geçiştirilmesi konunun önemini korumakta, araştırılma ihtiyacını muhafaza etmektedir. Buna ilaveten içtihad kapısı konusunda net ilkelerin belirlenememiş olması kafa karışıklığına neden olmakta, literatürün yetersiz olması da meselenin farklı anlaşılmasına neden olmaktadır.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.