“İnsan beşer, aynı zamanda şaşardır” ya da “insan, hata ile mâlûldür” ifadeleri insanın hata yapabilme potansiyeline işaret etmektedir. Zira ilk Peygamberimiz olan Hz. Âdem kıssasında da Allah bize bu durumun insanın doğasında olduğunu imlemektedir. Fakat aynı kıssada Âdem aleyhisselamın hatasını fark edip ısrar etmediği, İblis’in ise hatasında ısrar ederek şeytanlaştığı vurgulanır. Artık tercih insana kalmıştır: Âdem’in mi yoksa Şeytan’ın mı yolunu tercih edecektir? İnsanın ne olup ne olmadığı, insan psikolojisi ve hataya meyyal yanı, hata ve günah kavramlarının ilişkisi, bilinçli ve bilinç dışı günah işleme meselesi, geçmiş yaşantının belirleyiciliği ve hata farkındalığı, günah çıkarma ve tövbe etme arasındaki farklar, nasûh tövbesinin mâhiyeti, günah girdabından kurtulmanın yolları… Birbirinden önemli sorulara dair psikoterapist ve yazar Senai Demirci ile yapmış olduğumuz röportajımıza geçmeden önce Allah’ın: “Ey iman edenler! İçtenlikle ve kararlılık içinde Allah’a tövbe edin. Umulur ki rabbiniz kötülüklerinizi örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlerine koyar” (Tahrîm Sûresi, 8) çağrısını hatırlatmak istiyoruz. Umarız röportajımız ruhen ve bedenen arınmamıza vesile olur…
“Yek katre-i hûnest, sâd hezârân endîşe” (-İnsan- üç beş damla kan ve bin bir endişe) der ya Sâdî Şirâzî, biz de insanın pişman ve tevbekâr yanını konuşma niyetindeyiz. Nedir insanın telaşı? Telaşının içindeki hata eden ve pişman olan insanı tanımaya nereden başlamalıyız?
Bu yazının devamı
209. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Kavramlar, tarihsel süreç içinde yüklendiği anlamlar ile birlikte günümüze kadar gelmektedirler. Kavramların bugün taşıdığı anlamı kavrayabilmek için tarihsel süreç içinde geçirmiş oldukları değişim ve dönüşüme de bakmak gerekmektedir.
Birçok yönüyle yabancısı olduğumuz bir kıta Hint alt kıtası. Türkçe okur-yazarın bildiği isimler, aşina olduğu varsa da bu, o kadar az ve o kadar sınırlı ki! Henüz isimlerini bile duymadığımız yüzlerce isim, fikir ve düşünce hazinesinin yattığı bir kıtadan bahsediyoruz.
Her an Allah’ın gözetiminde olduğunu unutan insan, kendine farklı gözetim mekanizmaları icat etmekte ve her geçen zaman diliminde bunlara yenilerini eklemekte. Günümüz insanının her yanını sarmış olan bu panoptik yapılar bazen zorakilik bazen de gönüllü davetler
Yönünü ve ufkunu hakikate dönmüş; kendini O’na teslim etmiş insanın tahtından olup, yalnız ve savunmasız kaldığı; hakikat, anlam ve değerin yegâne belirleyeni gibi görülmek istendiği, hakikatin vakıa karşısında hesaba çekildiği(!) çağa erdik. Aşina değiliz bu hâle. Kasım Küçükalp ile ‘İktidar’ı, felsefi, erdem ve hakikat boyutuyla konuştuk.
Muhafazakârlık nedir, neyi muhafaza eder? Ya da nasıl muhafaza eder, neye karşı muhafaza eder? Aslında muhafaza edilmeli mi? Bir ideoloji veya değil, bir siyasal tepki veya değil, bir alışkanlık veya değil ama en az iki asırdır etkin olan bu güç neyin nesi? Muhafazakârlığın kültüre, siyasete ve gündelik yaşama etkileri nelerdir?
Tövbe Üzerine
Röportaj: Sercan Ünğan
“İnsan beşer, aynı zamanda şaşardır” ya da “insan, hata ile mâlûldür” ifadeleri insanın hata yapabilme potansiyeline işaret etmektedir. Zira ilk Peygamberimiz olan Hz. Âdem kıssasında da Allah bize bu durumun insanın doğasında olduğunu imlemektedir. Fakat aynı kıssada Âdem aleyhisselamın hatasını fark edip ısrar etmediği, İblis’in ise hatasında ısrar ederek şeytanlaştığı vurgulanır. Artık tercih insana kalmıştır: Âdem’in mi yoksa Şeytan’ın mı yolunu tercih edecektir? İnsanın ne olup ne olmadığı, insan psikolojisi ve hataya meyyal yanı, hata ve günah kavramlarının ilişkisi, bilinçli ve bilinç dışı günah işleme meselesi, geçmiş yaşantının belirleyiciliği ve hata farkındalığı, günah çıkarma ve tövbe etme arasındaki farklar, nasûh tövbesinin mâhiyeti, günah girdabından kurtulmanın yolları… Birbirinden önemli sorulara dair psikoterapist ve yazar Senai Demirci ile yapmış olduğumuz röportajımıza geçmeden önce Allah’ın: “Ey iman edenler! İçtenlikle ve kararlılık içinde Allah’a tövbe edin. Umulur ki rabbiniz kötülüklerinizi örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlerine koyar” (Tahrîm Sûresi, 8) çağrısını hatırlatmak istiyoruz. Umarız röportajımız ruhen ve bedenen arınmamıza vesile olur…
“Yek katre-i hûnest, sâd hezârân endîşe” (-İnsan- üç beş damla kan ve bin bir endişe) der ya Sâdî Şirâzî, biz de insanın pişman ve tevbekâr yanını konuşma niyetindeyiz. Nedir insanın telaşı? Telaşının içindeki hata eden ve pişman olan insanı tanımaya nereden başlamalıyız?
Bu yazının devamı 209. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Felsefî Bağlamda Adalet Kavramı ve Yansımaları Üzerine
Kavramlar, tarihsel süreç içinde yüklendiği anlamlar ile birlikte günümüze kadar gelmektedirler. Kavramların bugün taşıdığı anlamı kavrayabilmek için tarihsel süreç içinde geçirmiş oldukları değişim ve dönüşüme de bakmak gerekmektedir.
‘Hamîduddîn el-Ferâhî ve Kur’an’ı Yorumlama Metodu’ Üzerine
Birçok yönüyle yabancısı olduğumuz bir kıta Hint alt kıtası. Türkçe okur-yazarın bildiği isimler, aşina olduğu varsa da bu, o kadar az ve o kadar sınırlı ki! Henüz isimlerini bile duymadığımız yüzlerce isim, fikir ve düşünce hazinesinin yattığı bir kıtadan bahsediyoruz.
Panoptikon’un Evrimi ve Şiddet İlişkisi Üzerine
Her an Allah’ın gözetiminde olduğunu unutan insan, kendine farklı gözetim mekanizmaları icat etmekte ve her geçen zaman diliminde bunlara yenilerini eklemekte. Günümüz insanının her yanını sarmış olan bu panoptik yapılar bazen zorakilik bazen de gönüllü davetler
İktidar ve Erdem Üzerine
Yönünü ve ufkunu hakikate dönmüş; kendini O’na teslim etmiş insanın tahtından olup, yalnız ve savunmasız kaldığı; hakikat, anlam ve değerin yegâne belirleyeni gibi görülmek istendiği, hakikatin vakıa karşısında hesaba çekildiği(!) çağa erdik. Aşina değiliz bu hâle. Kasım Küçükalp ile ‘İktidar’ı, felsefi, erdem ve hakikat boyutuyla konuştuk.
Muhafazakârlık Üzerine
Muhafazakârlık nedir, neyi muhafaza eder? Ya da nasıl muhafaza eder, neye karşı muhafaza eder? Aslında muhafaza edilmeli mi? Bir ideoloji veya değil, bir siyasal tepki veya değil, bir alışkanlık veya değil ama en az iki asırdır etkin olan bu güç neyin nesi? Muhafazakârlığın kültüre, siyasete ve gündelik yaşama etkileri nelerdir?
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.