“Gözlerini sıkı sıkı kapattığı için tek görebildiği karanlıktı,
hem de kapkara bir karanlık.”
Maniler, ninniler, destanlar, fıkralar çocuk edebiyatının ilk ürünleri arasında sayılabilir. Bu ürünler çocuğa yaşama dair mesajlar verirken onun güzel vakit geçirmesini, eğlenmesini de hedeflemektedir. Yazılı dönemle birlikte bu görev basılı metinlere devredilmiştir. Ancak bu dönemde üretilen metinler daha çok yetişkin bireylerin tüketimine yönelik hazırlandığı için çocuk edebiyatı alanında, çocuğun ihtiyaçlarına cevap verebilecek metin ihtiyacı doğmuştur. Bu ihtiyaç çocuk edebiyatının, çocuklar için üretmenin yolunu açmıştır.
Teknolojik gelişmeler, toplumun yaşam biçimini değiştiren, kültür anlayışına etki eden, yaşamın doğal akışını şekillendiren etmenler, çocuk edebiyatı alanında üretilen eserlerin biçimsel yapısında ve içeriğinde değişimlerin, yeniliklerin yaşanmasına neden olmuştur. Çocuğa, çocuk edebiyatına olan bakışın değişmesiyle birlikte alandaki üretim sayısında ciddi bir artış yaşanmıştır. Özellikle yayınevlerinin çocuk edebiyatı alanına yönelmeleri çocuk yayıncılığının da önünü açmıştır. Bu değişimler kendisiyle birlikte nitelikli çocuk edebiyatı kitabı sorununu da doğurmuştur.
Büyük insanlık kalabalığının tarih boyunca boy gösterdiği tutuculuğun en çok sanat olayı bahsinde ortaya çıktığı bilinmektedir. Yobazlar bazen sanatın herhangi bir dalını kullanarak öteki türlerine ve tiplerine muhalefet ederken bazen de doğrudan doğruya herhangi bir sanat dalını yasaklamaya, karalamaya, kötülemeye çalışarak icraatlarını sürdürmüşlerdir. Bu tutumun en vahim yanı kanaatimce din kisvesi altında yapılmış olmasıdır; en tehlikeli hali de budur.
‘Yardımlaşma’ dendiğinde genellikle anlaşılan; cebimizde ağırlık eden üç beş lirayı bir dilencinin eline tutuşturmak şeklinde karikatürize edilir hale gelmişse; bu anlayışın yaygınlaşmasında eli sıkı davranan her birimizin katkısı vardır.
Aile içi ilişkilerde dilin önemini ve değişimini ele almak, gerçekte yalnızca iletişim biçimlerindeki farklılaşmaları incelemek anlamına gelmez; daha derinde, aileyi kuran zihniyet yapısındaki, ilişki mantığındaki ve değer düzenindeki dönüşümü anlamaya yönelmek demektir.
Neredeyse tamamı doğal bir işlenmişlikle renklenen bir belde olarak Ürgüp’te sabah, yalnızca güneşin değil, taşın hafızasının da uyanışıyla başlar. Malum Katpatuka/Güzel Atların Ülkesi Kapadokya’nın oyuk kayaları, yılların rüzgârını değil,
Çocuk Yazınında Nitelikli Kitap Sorunu
“Gözlerini sıkı sıkı kapattığı için tek görebildiği karanlıktı,
hem de kapkara bir karanlık.”
Maniler, ninniler, destanlar, fıkralar çocuk edebiyatının ilk ürünleri arasında sayılabilir. Bu ürünler çocuğa yaşama dair mesajlar verirken onun güzel vakit geçirmesini, eğlenmesini de hedeflemektedir. Yazılı dönemle birlikte bu görev basılı metinlere devredilmiştir. Ancak bu dönemde üretilen metinler daha çok yetişkin bireylerin tüketimine yönelik hazırlandığı için çocuk edebiyatı alanında, çocuğun ihtiyaçlarına cevap verebilecek metin ihtiyacı doğmuştur. Bu ihtiyaç çocuk edebiyatının, çocuklar için üretmenin yolunu açmıştır.
Teknolojik gelişmeler, toplumun yaşam biçimini değiştiren, kültür anlayışına etki eden, yaşamın doğal akışını şekillendiren etmenler, çocuk edebiyatı alanında üretilen eserlerin biçimsel yapısında ve içeriğinde değişimlerin, yeniliklerin yaşanmasına neden olmuştur. Çocuğa, çocuk edebiyatına olan bakışın değişmesiyle birlikte alandaki üretim sayısında ciddi bir artış yaşanmıştır. Özellikle yayınevlerinin çocuk edebiyatı alanına yönelmeleri çocuk yayıncılığının da önünü açmıştır. Bu değişimler kendisiyle birlikte nitelikli çocuk edebiyatı kitabı sorununu da doğurmuştur.
Bu yazının devamı 206. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
206. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Kaçıncı Sanattır Müzik
Büyük insanlık kalabalığının tarih boyunca boy gösterdiği tutuculuğun en çok sanat olayı bahsinde ortaya çıktığı bilinmektedir. Yobazlar bazen sanatın herhangi bir dalını kullanarak öteki türlerine ve tiplerine muhalefet ederken bazen de doğrudan doğruya herhangi bir sanat dalını yasaklamaya, karalamaya, kötülemeye çalışarak icraatlarını sürdürmüşlerdir. Bu tutumun en vahim yanı kanaatimce din kisvesi altında yapılmış olmasıdır; en tehlikeli hali de budur.
Kendimize Yardım Etmek
‘Yardımlaşma’ dendiğinde genellikle anlaşılan; cebimizde ağırlık eden üç beş lirayı bir dilencinin eline tutuşturmak şeklinde karikatürize edilir hale gelmişse; bu anlayışın yaygınlaşmasında eli sıkı davranan her birimizin katkısı vardır.
Dil ve Aile: Aile İçi İlişkilerde Dilin İşlevi ve Değişimi
Aile içi ilişkilerde dilin önemini ve değişimini ele almak, gerçekte yalnızca iletişim biçimlerindeki farklılaşmaları incelemek anlamına gelmez; daha derinde, aileyi kuran zihniyet yapısındaki, ilişki mantığındaki ve değer düzenindeki dönüşümü anlamaya yönelmek demektir.
Alev Alatlı’yı Ürgüp’te Anlamak: Taşın Hafızası ve Edebî Direniş
Neredeyse tamamı doğal bir işlenmişlikle renklenen bir belde olarak Ürgüp’te sabah, yalnızca güneşin değil, taşın hafızasının da uyanışıyla başlar. Malum Katpatuka/Güzel Atların Ülkesi Kapadokya’nın oyuk kayaları, yılların rüzgârını değil,
E. W. Saıd ve Filistin’ in Kayıp Halkası: Self Determinasyon
Ben barbarların atlarını iyi bilirim.
Bir ben dururum onların karşısında,
Bir ben, gençliğin yüreğiyim her daim,
Yüreğiyim beyaz kanatlı atlıların.
Alışverişe devam et