Sinema olayı bütün yeryüzünde endüstriyel egemenliğini kurduktan hemen sonra Yedinci Sanat olarak anılmaya başlamıştı. Daha önceleri edebiyat, müzik, resim, heykel, mimari ve tiyatro, altı sanat dalı diye bilinmekteydi. Tarihin en eski dönemlerinden bu yana bütün insanlık kitlesi tarafından şöyle veya böyle kullanılan bu altı sanat olayı beşeri hayatın inkâr götürmez gerçeği halinde bugün de etkinliğini aynı kudrette sürdürmektedir. Sanat dalları arasına dans fenomenini ekleyen görüşler de yok değildir. Folklorik anlamdaki dansın beşeri hayattaki rolünü görmezden gelmemekle beraber, onu, mesela tiyatronun bir türü şeklinde değerlendirmek, Batı’da opera, Doğu’da ise Ortaoyunu ile bütünleştirmek mümkündür.Fanatizm nasıl tarihi ve olumsuz bir insanlık gerçeği ise sanat alanları da aynı ölçüde olumlu ve olumsuz örnekleriyle birer dünyevi ve insani gerçekliktir. Fanatizmi, bağnazlığı bu konuda sanata paralel...
Bu yazının devamı
213. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Ebeveynlik, ahlâk mimarisinin en görünmez ama en etkili sanatıdır. Çocuğa bırakılacak en büyük miras, gösterişli eşyalar değil, erdemli melekeler olmalıdır. Çünkü huylar, melekeye dönüştükçe davranış bilinçten bağımsız bir zarafet kazanır. O zarafet, yetişkinlikte bile çocuğun hareketlerinde sürer: konuşurken ses tonunda, susarken duruşunda…
Sağlığın en temel manipülasyonu herkesin bir şekilde hasta olduğu ya da hasta olmaya çok müsait olduğunu vurgulamak üzerine kuruludur. Burada gerçek acılardan çok, bilimsel verilere dayandırılmış sentetik semptomlar söz konusudur. Nitekim bilimin kendisi olanca çelişki ve muğlaklığına rağmen mutlaklaştırılıyor.
Aile içi ilişkilerde dilin önemini ve değişimini ele almak, gerçekte yalnızca iletişim biçimlerindeki farklılaşmaları incelemek anlamına gelmez; daha derinde, aileyi kuran zihniyet yapısındaki, ilişki mantığındaki ve değer düzenindeki dönüşümü anlamaya yönelmek demektir.
Tören/ritüel ile kuram arasında bağ kuran Baudrillard, kuramın tören gibi karmaşa ve suç ortaklığına izin vermediğini iddia eder. Ona göre kavramlara diyalektik bir nitelik kazandırarak onları evrenselleştirmek gibi bir amacı olmayan kuram, tören gibi “şiddet” yüklüdür. Bu şiddetin amacı; şeyler ya da kavramların gelişigüzel bir şekilde yan yana getirilmelerini engellemek, farklılık üretmek, araya mesafe koymak ve birbirine karışan şeylerin tekrar yerli yerine oturmasını sağlamaktır.
Tüm Müslüman toplumlarında, dolayısıyla ve özellikle Türkiye’de oldukça problemli, son derece tuhaf bir süreç yaşanıyor. Gerçi hemen herkesin kolaylıkla
Kaçıncı Sanattır Müzik
Sinema olayı bütün yeryüzünde endüstriyel egemenliğini kurduktan hemen sonra Yedinci Sanat olarak anılmaya başlamıştı. Daha önceleri edebiyat, müzik, resim, heykel, mimari ve tiyatro, altı sanat dalı diye bilinmekteydi. Tarihin en eski dönemlerinden bu yana bütün insanlık kitlesi tarafından şöyle veya böyle kullanılan bu altı sanat olayı beşeri hayatın inkâr götürmez gerçeği halinde bugün de etkinliğini aynı kudrette sürdürmektedir. Sanat dalları arasına dans fenomenini ekleyen görüşler de yok değildir. Folklorik anlamdaki dansın beşeri hayattaki rolünü görmezden gelmemekle beraber, onu, mesela tiyatronun bir türü şeklinde değerlendirmek, Batı’da opera, Doğu’da ise Ortaoyunu ile bütünleştirmek mümkündür.Fanatizm nasıl tarihi ve olumsuz bir insanlık gerçeği ise sanat alanları da aynı ölçüde olumlu ve olumsuz örnekleriyle birer dünyevi ve insani gerçekliktir. Fanatizmi, bağnazlığı bu konuda sanata paralel...
Bu yazının devamı 213. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Yüzün Işığı, Kökün Karanlığı: Ahlâkın Görünmez Toprağı
Ebeveynlik, ahlâk mimarisinin en görünmez ama en etkili sanatıdır. Çocuğa bırakılacak en büyük miras, gösterişli eşyalar değil, erdemli melekeler olmalıdır. Çünkü huylar, melekeye dönüştükçe davranış bilinçten bağımsız bir zarafet kazanır. O zarafet, yetişkinlikte bile çocuğun hareketlerinde sürer: konuşurken ses tonunda, susarken duruşunda…
Sağlığın Manipülasyonu: İyileşmeye Çalışmak Nasıl Kötüleştirir?
Sağlığın en temel manipülasyonu herkesin bir şekilde hasta olduğu ya da hasta olmaya çok müsait olduğunu vurgulamak üzerine kuruludur. Burada gerçek acılardan çok, bilimsel verilere dayandırılmış sentetik semptomlar söz konusudur. Nitekim bilimin kendisi olanca çelişki ve muğlaklığına rağmen mutlaklaştırılıyor.
Dil ve Aile: Aile İçi İlişkilerde Dilin İşlevi ve Değişimi
Aile içi ilişkilerde dilin önemini ve değişimini ele almak, gerçekte yalnızca iletişim biçimlerindeki farklılaşmaları incelemek anlamına gelmez; daha derinde, aileyi kuran zihniyet yapısındaki, ilişki mantığındaki ve değer düzenindeki dönüşümü anlamaya yönelmek demektir.
Bir “Şiddet” Filozofu Olarak Baudrillard
Tören/ritüel ile kuram arasında bağ kuran Baudrillard, kuramın tören gibi karmaşa ve suç ortaklığına izin vermediğini iddia eder. Ona göre kavramlara diyalektik bir nitelik kazandırarak onları evrenselleştirmek gibi bir amacı olmayan kuram, tören gibi “şiddet” yüklüdür. Bu şiddetin amacı; şeyler ya da kavramların gelişigüzel bir şekilde yan yana getirilmelerini engellemek, farklılık üretmek, araya mesafe koymak ve birbirine karışan şeylerin tekrar yerli yerine oturmasını sağlamaktır.
“Dosdoğru Yol”un Sapakları ve Gidişatı Dosdoğru Kılmak Üzerine
Tüm Müslüman toplumlarında, dolayısıyla ve özellikle Türkiye’de oldukça problemli, son derece tuhaf bir süreç yaşanıyor. Gerçi hemen herkesin kolaylıkla