Bir ben, gençliğin yüreğiyim her daim, Yüreğiyim beyaz kanatlı atlıların.
(Mahmud Derviş – Filistinli Sevgili)
Genel anlamda, öz yurdundan bağımsız olarak yaşamını sürdüren E. William Said sadece içinde yaşadığı Batı toplumunun düşünce toprağına Filistin gerçeğini ekmemiştir. O, öz toprağında işgal faaliyeti sürdüren ülkenin düşünürlerini de ciddi anlamda etkilemiştir. Said’in gerek Filistin hususundaki mücadelesinin bitmek bilmez enerjisi, gerek akademik mecradaki üretkenliği onun etkinliğini ciddi anlamda artırmıştır. Said’in taşıdığı praksis temelli düşünce kimliği, yaşamını sürdürdüğü entelektüel alan içerisinde ciddi şekilde yabancılaştırılmasına sebep olmuştur. Hatta ve hatta İsraillilerin kendisiyle tanışması her ne kadar 1990’lı yıllarda The Question of Palestine’ın(1992) İbraniceye çevirisiyle olsa da kendisine yönelik aşırılıkçı tepkilerin ortaya çıkışı Şarkiyatçılık (2016) ve Sürgündeki Yabancı(2000) gibi metinlerin ardından olmuştur. Bu metinlerin basılmasının hemen ardından Said, Siyonist ideolojiye hizmet eden STK’ların doğrudan hedefi haline gelmiştir. Öyle ki Batı Avrupa’nın merkezinde varlığını sürdüren bu “azgın azınlıklar” tarafından Said “entelektüel terörist, terörist akademisyen” gibi sıfatlarla anılmaya başlanmıştır (Pappe, 2010). Oysaki Said aslında 1948 yılından bu yana büyüklü küçüklü meydana gelen çatışmaların sonlanması adına her anlamda mücadele vermiştir.
Bu yazının devamı
217. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Aile içi ilişkilerde dilin önemini ve değişimini ele almak, gerçekte yalnızca iletişim biçimlerindeki farklılaşmaları incelemek anlamına gelmez; daha derinde, aileyi kuran zihniyet yapısındaki, ilişki mantığındaki ve değer düzenindeki dönüşümü anlamaya yönelmek demektir.
Bilim insanları, etik konularını çalışanlar, politika yapıcılar vs. biyo-teknoloji ile siber-teknoloji (yapay zekâ) kesişmesinin ne gibi sonuçlar doğuracağı üzerinde düşünmesi gerekir. Zira sentetik biyoloji ile yapay zekâ teknolojilerinin sağlıklı ve güvenli biçimde ilerlemesi için böylesi bir sorumluluğa ihtiyaç var. Yapay zekânın tasarımı ve uygulanması süreçleri gittikçe karmaşıklaşması kontrolü, denetimi ve düzenlenmesini zorlaştıracak görünüyor.
Bugün Türkiye’deki entelektüel kesimin bir kısmı —akademisyeninden yazarına, sanatçısından kanaat önderine kadar— benzer bir Oblomovluk haliyle kuşatılmış gibidir.
On altıncı yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıkan bir gerçeklik olarak modernizm, yalnızca kronolojik bir dönem adı değil; aynı zamanda doğanın, toplumun ve insan davranışlarının hesaplanabilir, öngörülebilir ve yönetilebilir bir düzene dönüştürülmesini
Belirli bir zihniyet ya da dünya görüşünden sökün eden toplumsal hareketlere yaklaşırken tek bir çizgi üzerinde seyreden çıkış ve iniş noktaları aramak yanıltıcı olabilir. Doğrusal bir yükselme ya da tek yönlü sabit bir alçalma eğrisi var kabul ederek yapılan okumalar, karmaşık düşünsel ve toplumsal süreçleri anlamak için yeterli olmayabilir.
E. W. Saıd ve Filistin’ in Kayıp Halkası: Self Determinasyon
Ben barbarların atlarını iyi bilirim.
Bir ben dururum onların karşısında,
Bir ben, gençliğin yüreğiyim her daim,
Yüreğiyim beyaz kanatlı atlıların.
(Mahmud Derviş – Filistinli Sevgili)
Genel anlamda, öz yurdundan bağımsız olarak yaşamını sürdüren E. William Said sadece içinde yaşadığı Batı toplumunun düşünce toprağına Filistin gerçeğini ekmemiştir. O, öz toprağında işgal faaliyeti sürdüren ülkenin düşünürlerini de ciddi anlamda etkilemiştir. Said’in gerek Filistin hususundaki mücadelesinin bitmek bilmez enerjisi, gerek akademik mecradaki üretkenliği onun etkinliğini ciddi anlamda artırmıştır. Said’in taşıdığı praksis temelli düşünce kimliği, yaşamını sürdürdüğü entelektüel alan içerisinde ciddi şekilde yabancılaştırılmasına sebep olmuştur. Hatta ve hatta İsraillilerin kendisiyle tanışması her ne kadar 1990’lı yıllarda The Question of Palestine’ın(1992) İbraniceye çevirisiyle olsa da kendisine yönelik aşırılıkçı tepkilerin ortaya çıkışı Şarkiyatçılık (2016) ve Sürgündeki Yabancı(2000) gibi metinlerin ardından olmuştur. Bu metinlerin basılmasının hemen ardından Said, Siyonist ideolojiye hizmet eden STK’ların doğrudan hedefi haline gelmiştir. Öyle ki Batı Avrupa’nın merkezinde varlığını sürdüren bu “azgın azınlıklar” tarafından Said “entelektüel terörist, terörist akademisyen” gibi sıfatlarla anılmaya başlanmıştır (Pappe, 2010). Oysaki Said aslında 1948 yılından bu yana büyüklü küçüklü meydana gelen çatışmaların sonlanması adına her anlamda mücadele vermiştir.
Bu yazının devamı 217. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Dil ve Aile: Aile İçi İlişkilerde Dilin İşlevi ve Değişimi
Aile içi ilişkilerde dilin önemini ve değişimini ele almak, gerçekte yalnızca iletişim biçimlerindeki farklılaşmaları incelemek anlamına gelmez; daha derinde, aileyi kuran zihniyet yapısındaki, ilişki mantığındaki ve değer düzenindeki dönüşümü anlamaya yönelmek demektir.
Kalpsiz Bir Dünyadan Kalpsiz Bir Algoritmaya
Bilim insanları, etik konularını çalışanlar, politika yapıcılar vs. biyo-teknoloji ile siber-teknoloji (yapay zekâ) kesişmesinin ne gibi sonuçlar doğuracağı üzerinde düşünmesi gerekir. Zira sentetik biyoloji ile yapay zekâ teknolojilerinin sağlıklı ve güvenli biçimde ilerlemesi için böylesi bir sorumluluğa ihtiyaç var. Yapay zekânın tasarımı ve uygulanması süreçleri gittikçe karmaşıklaşması kontrolü, denetimi ve düzenlenmesini zorlaştıracak görünüyor.
Oblomovluk Sendromu: Psikososyal Bir Yaklaşım ve Türk Entelektüelinin Eylemsizliği
Bugün Türkiye’deki entelektüel kesimin bir kısmı —akademisyeninden yazarına, sanatçısından kanaat önderine kadar— benzer bir Oblomovluk haliyle kuşatılmış gibidir.
Modernliğin Hukuki Mimarisi: Rasyonalite, Devlet ve Normatif Merkezileşme
On altıncı yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıkan bir gerçeklik olarak modernizm, yalnızca kronolojik bir dönem adı değil; aynı zamanda doğanın, toplumun ve insan davranışlarının hesaplanabilir, öngörülebilir ve yönetilebilir bir düzene dönüştürülmesini
Zihniyet Manzaramız: Bir Bilanço Taslağı
Belirli bir zihniyet ya da dünya görüşünden sökün eden toplumsal hareketlere yaklaşırken tek bir çizgi üzerinde seyreden çıkış ve iniş noktaları aramak yanıltıcı olabilir. Doğrusal bir yükselme ya da tek yönlü sabit bir alçalma eğrisi var kabul ederek yapılan okumalar, karmaşık düşünsel ve toplumsal süreçleri anlamak için yeterli olmayabilir.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.