İncecik bir ip çizgi şeklinde boydan boya uzanıyor. Çocuk, elinde ip cambazlarına has olan sopayla dengesini korumaya ve karşıya geçmeye çalışıyor. Üstelik ipin bir ucunu tutan başka bir el var. Çocuğun kaderi biraz da bu ele bağlı. Kendi çabasıyla bu çaba birleştiğinde karşıya geçmek mümkün olabilecek. Kaderinin başka ellere de bağlı olduğu söylenebilir. Neyi anlatıyorum? Hüseyin Karatay’ın geçtiğimiz aylarda ikinci basımı yapılan Hayal Tutkusu kitabının kapağını. Yorumlamaya çalıştığımız kapak ile Karatay’ın anlatımı oldukça örtüşüyor. Öncelikle hayal kurmanın, muhayyileyi diri tutmanın kolay bir iş olmadığını söylemek mümkün. Hayallere dalıp gitmeyi, sonrasında da yitmeyi kastetmiyorum. Gerçeğin, reel dünyanın farkında olarak muhayyileyi harekete geçirebilmek maksadım. Gündelik hayatların ve alışkanlıkların tekdüze hale getirmeye çalıştığı bir düzlemde hayaller kurabilmek bir beceriyi gerektirse gerek. Sanatın hemen her türlüsünde bir hayal tutkusunun varlığını görebiliriz. Bu nedenle kapak görselindeki ipi, hayalin ipine benzetebiliriz. Düşmeden, istikameti kaybetmeden devam edebilmek… Öte yandan hayallerimiz başkalarının gerçeğiyle çakışabilir. Hayallerimize tutunabilmek için bize yol açması gereken eller olabilir.
Bu yazının devamı
206. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
“Yolculuğunuza hicret sevabı versin Rabbim… Yolcunun duası kabul olur. Esas yolculuk Allah’tan Allah’a olandır evladım. Ahiret yolcusuyuz hepimiz. Gönlü açık olanın yolu da açık olur. Sadakamızı vermeden aman ha! Görünmez belayı def eder sadaka. Sıla-i rahim ettiniz, bağları koparmadınız. Sıla-i rahim ta cennete uzanan bir bağdır.”
Adını duyduğumuz bir kitap ya da film, odağı kendisine ya da bir benzerine yönlendiriyor. Çünkü çokça duyulur, okunur, görünür ise bir şey, popülaritesi de fazladır, vitrindeki yerini almıştır. Böyle olunca adını sık duymadığımız çalışmalar,
Takip edilecek akıl yürütme, duygular üzerinden olabildiği gibi müziğin özü, mânâsı üzerinden olabilir. Hatta katılımcılardan gelen neden-sonuç zincirlerine göre duygular üzerinden yapılan akıl yürütmeye müziğin özü, mânâsı eklemlenebilir.
Coğrafya kaderdir sözü son zamanlarda hep olumsuz çağrışımıyla kullanılıyor. Sanki iki üç bin yıl medeniyetlerin en işlek hattı Mısır-Mezopotamya-Hindistan değilmiş gibi bugünkü trajediler hep bu söze bağlanıyor.
Hayale Tutunmak ya da Hayalle Tutunmak
İncecik bir ip çizgi şeklinde boydan boya uzanıyor. Çocuk, elinde ip cambazlarına has olan sopayla dengesini korumaya ve karşıya geçmeye çalışıyor. Üstelik ipin bir ucunu tutan başka bir el var. Çocuğun kaderi biraz da bu ele bağlı. Kendi çabasıyla bu çaba birleştiğinde karşıya geçmek mümkün olabilecek. Kaderinin başka ellere de bağlı olduğu söylenebilir. Neyi anlatıyorum? Hüseyin Karatay’ın geçtiğimiz aylarda ikinci basımı yapılan Hayal Tutkusu kitabının kapağını. Yorumlamaya çalıştığımız kapak ile Karatay’ın anlatımı oldukça örtüşüyor. Öncelikle hayal kurmanın, muhayyileyi diri tutmanın kolay bir iş olmadığını söylemek mümkün. Hayallere dalıp gitmeyi, sonrasında da yitmeyi kastetmiyorum. Gerçeğin, reel dünyanın farkında olarak muhayyileyi harekete geçirebilmek maksadım. Gündelik hayatların ve alışkanlıkların tekdüze hale getirmeye çalıştığı bir düzlemde hayaller kurabilmek bir beceriyi gerektirse gerek. Sanatın hemen her türlüsünde bir hayal tutkusunun varlığını görebiliriz. Bu nedenle kapak görselindeki ipi, hayalin ipine benzetebiliriz. Düşmeden, istikameti kaybetmeden devam edebilmek… Öte yandan hayallerimiz başkalarının gerçeğiyle çakışabilir. Hayallerimize tutunabilmek için bize yol açması gereken eller olabilir.
Bu yazının devamı 206. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Yoldan Öyküler
“Yolculuğunuza hicret sevabı versin Rabbim… Yolcunun duası kabul olur. Esas yolculuk Allah’tan Allah’a olandır evladım. Ahiret yolcusuyuz hepimiz. Gönlü açık olanın yolu da açık olur. Sadakamızı vermeden aman ha! Görünmez belayı def eder sadaka. Sıla-i rahim ettiniz, bağları koparmadınız. Sıla-i rahim ta cennete uzanan bir bağdır.”
Değişmek mi Zor Değiştirmek mi? İmparatorlar Kulübü’nde Karakterli Olmayı Aramak
Adını duyduğumuz bir kitap ya da film, odağı kendisine ya da bir benzerine yönlendiriyor. Çünkü çokça duyulur, okunur, görünür ise bir şey, popülaritesi de fazladır, vitrindeki yerini almıştır. Böyle olunca adını sık duymadığımız çalışmalar,
Sinvar’ın Âsası
Yüzündeki öfkeyi kim görmüş başka bir yüzde?
Başka yüzlerin öfkesi, anlata anlata bitirilemeyecek borçlar çıkarır.
Küsmüş suratlar dökülür insanların öfkelerinden.
Felsefe Atölyeleri ve Müzik
Takip edilecek akıl yürütme, duygular üzerinden olabildiği gibi müziğin özü, mânâsı üzerinden olabilir. Hatta katılımcılardan gelen neden-sonuç zincirlerine göre duygular üzerinden yapılan akıl yürütmeye müziğin özü, mânâsı eklemlenebilir.
Hikâye Değirmeninde Öğütülen İnsan
Coğrafya kaderdir sözü son zamanlarda hep olumsuz çağrışımıyla kullanılıyor. Sanki iki üç bin yıl medeniyetlerin en işlek hattı Mısır-Mezopotamya-Hindistan değilmiş gibi bugünkü trajediler hep bu söze bağlanıyor.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.