Bazı filmler vardır kitap gibi, bazı kitaplar vardır film gibidir. Ne okunması bitsin, ne finali son bulsun dediğiniz sanatsal çalışmalar açıkça gösterir ki, değerli olan buharlaşıp uçmaz. Her gönülde, her sinede kendine bir yer bulur kıymetli işler. Mick Jackson tarafından 1999’da sinemaya uyarlanan film, hayatın anlamını anlamaya, hayatın öğrenmeye ve öğretmeye dayalı olduğuna parmak basan bir yapım. Morrie ile Her Salı adlı film (Tuesdays With Morrie) öğretip öğrendiğimiz, verip aldığımız sürece hayatın güzelliklerle dolu olduğunu zihinlere kazır. Bunun için yapılması gereken aslında çok basit: Etrafa bakmak, gözlemlemek, temaşa etmek.
Morrie yıllarca öğretmenlik yapar ve günün birinde ilerlemiş yaşının etkisiyle de ayaklarını, o koca bedeni taşıyamaz olur. Geçirdiği kaza sonrası onu hiç beklemediği biri ziyarete gelecektir. Bu ziyaretçi yıllar önce mezun olan Mitch’dir ve emekli sosyoloji profesörü Morrie Schwartz’ın vefalı öğrencilerdendir.
Bu yazının devamı
205. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Yolum, ömrüm boyunca hiç ayak basmadığım; kıssalarda, hikâyelerde, belgesellerde dinleyip gördüğüm çöllerden bir çöle düştü. Yalnız bu çöl diğer çöllerden biraz farklı. Kum taneleri, kelimelerden oluşan bir çöl. Her ayak basışımda kelimeler de yer değiştiriyor.
Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana ya Rabbi
Taşınacak suyu göster, kırılacak odunu
kaldı bu yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya Rabbel alemin
tütmesi gereken ocak nerde?
Öykü, kahraman anlatıcının kendine dönük içsel çözümlemelerde bulunduğu bir değişim durumunu konu edinir. Bu değişim durumu anlatıcının kendisi, etrafındakiler ve eşyalarla olan ilişkileri ile gelişim gösterir.
Doğa, insanın özüne açılan büyük bir kapı gibidir. Her an yeni bir şeyler keşfedecek, her an yeni şeyler öğrenecek büyük bir ansiklopedi misali… Doğa, izlediğin her anında duygu cümbüşü yaşayacağın, hissiyatının neşv-ü nemâ bulacağı büyük bir açık hava sineması gibidir.
Şimdiye kadar 11 Eylül sonrası (Post 9/11) ile sinema filmleri arasındaki bağa vurgu yapan filmleri değerlendirdiğimiz yazılarda, bu konuda yeterince çalışma olmadığını, var olan çalışmaların ise sınırlı sayıda
Morrie ile Her Salı’dan Hayata ve Eğitime Dair Notlar
Bazı filmler vardır kitap gibi, bazı kitaplar vardır film gibidir. Ne okunması bitsin, ne finali son bulsun dediğiniz sanatsal çalışmalar açıkça gösterir ki, değerli olan buharlaşıp uçmaz. Her gönülde, her sinede kendine bir yer bulur kıymetli işler. Mick Jackson tarafından 1999’da sinemaya uyarlanan film, hayatın anlamını anlamaya, hayatın öğrenmeye ve öğretmeye dayalı olduğuna parmak basan bir yapım. Morrie ile Her Salı adlı film (Tuesdays With Morrie) öğretip öğrendiğimiz, verip aldığımız sürece hayatın güzelliklerle dolu olduğunu zihinlere kazır. Bunun için yapılması gereken aslında çok basit: Etrafa bakmak, gözlemlemek, temaşa etmek.
Morrie yıllarca öğretmenlik yapar ve günün birinde ilerlemiş yaşının etkisiyle de ayaklarını, o koca bedeni taşıyamaz olur. Geçirdiği kaza sonrası onu hiç beklemediği biri ziyarete gelecektir. Bu ziyaretçi yıllar önce mezun olan Mitch’dir ve emekli sosyoloji profesörü Morrie Schwartz’ın vefalı öğrencilerdendir.
Bu yazının devamı 205. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Anahtar Kelimeler
Yolum, ömrüm boyunca hiç ayak basmadığım; kıssalarda, hikâyelerde, belgesellerde dinleyip gördüğüm çöllerden bir çöle düştü. Yalnız bu çöl diğer çöllerden biraz farklı. Kum taneleri, kelimelerden oluşan bir çöl. Her ayak basışımda kelimeler de yer değiştiriyor.
Üzerimde Kalan Yaşamak Suçu mu?
Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana ya Rabbi
Taşınacak suyu göster, kırılacak odunu
kaldı bu yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya Rabbel alemin
tütmesi gereken ocak nerde?
Ali Haydar Haksal’ın Aynamın Sonsuzluğundaki Sen Öyküsü Üzerine
Öykü, kahraman anlatıcının kendine dönük içsel çözümlemelerde bulunduğu bir değişim durumunu konu edinir. Bu değişim durumu anlatıcının kendisi, etrafındakiler ve eşyalarla olan ilişkileri ile gelişim gösterir.
Doğada Olmak Dua da Olmaktır
Doğa, insanın özüne açılan büyük bir kapı gibidir. Her an yeni bir şeyler keşfedecek, her an yeni şeyler öğrenecek büyük bir ansiklopedi misali… Doğa, izlediğin her anında duygu cümbüşü yaşayacağın, hissiyatının neşv-ü nemâ bulacağı büyük bir açık hava sineması gibidir.
Diasporada Zoraki Radikal Olmak: Mira Nair Sinemasına Giriş
Şimdiye kadar 11 Eylül sonrası (Post 9/11) ile sinema filmleri arasındaki bağa vurgu yapan filmleri değerlendirdiğimiz yazılarda, bu konuda yeterince çalışma olmadığını, var olan çalışmaların ise sınırlı sayıda
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.