Genel olarak aç kalmak ve özel olarak Allah’ın rızasını kazanmak için oruç tutmak; insanın, duygularını kontrol altına almasını, böylece eğitilmesini sağlayan bir irade eğitimidir. Onun için geçmiş ümmetlere farz olduğu gibi Müslümanlara da farz olmuştur. Yüce Allah “Ramazan, insanlara rehberlik yapmak, bilgilendirmek ve yanlıştan doğruya yönelten bir ölçü olmak üzere içinde Kur’ân’ın indiği aydır” buyurarak bu gerçeği ifade etmektedir.
Evet, Yüce Allah, insanlara şefkat ve merhametinin eseri olarak Kur’ân’ı rahmet, gerçekleri görmeleri için nur/ışık, hakkı ve batılı ayırdetmek için furkân/ayırıcı, hakkın gerçekliğini ve batılın geçersizliğini ispat etmek için beyyine/açık delil ve burhân, hakkın ölçüsüyle ölçüp tartmak için mîzan/ölçü-terazi, hakkı unutmuş olanlara hatırlatmak için zikir/hatırlatma, ıslah edip hakka yönlendirmek için mevize/öğüt, teşvikle yola gelmeyenleri ceza ile tehdit ederek uyarmak için nezîr, Allah katında geçerli ve geçersiz uygulamaları belirlemek için hüküm/karar, hakkı yerli yerinde sağlam öğretmek için hikmet, tevhîde aykırı hastalıklardan kurtuluş için şifâ/iyileştirme, imdat isteyenlere kurtuluş için uzatılan hablullah/Allah’ın ipi, kopmayan sağlam bir ipe tutunmaları için el-urvetu’l-vusqâ/sağlam ip, doğru yol olarak sırât-ı mustaqîm ve doğru yola kılavuzluk için hidâyet olarak indirmiştir. Onun için inmeye başladığı Kadir Gecesi’nin çokluktan kinaye olarak bin aydan daha hayırlı olduğunu söylemektedir.
Tolstoy’un bir sözünü hatırlıyorum; “Tanrı insanı özgür kılar.” Buna gerçekten inanıyordu Tolstoy ve sık söylediği bir sözü vardı; “İnsanlar özgürlüğümü kısıtlıyorlar ve özgür olabilmem için Tanrıyla başbaşa kalabilmeliyim…” diyordu. Nitekim insanlardan kaçtığı ve belki de İstanbul’a gelmek üzere yola çıktığında yaşlı bedeni Rusya steplerinin soğuğuna dayanamaz ve ebedi özgürlüğüne yürür. “Tanrı’nın egemenliği içinizdedir” diyerek insanları …
İslam dünyasında zihni daralmaya yol açan belli başlı faktörleri şöyle sıralayabiliriz:
1. Dinin Araçsallaştırılması
2. Ulusalcılık
3. Araçsal Metinlerin Kutsallaştırılması
4. Laiklik ve Deizm
5. Mezhepçilik
Pek çok yaklaşım ilk insan, ilk toplum ve ilk(el) devlet organizasyonu gibi evrimci bir paradigma ile tanımlama yapsa da bilinen tarihi bilgide devlet mefhumu neredeyse insan ile yaşıt durumdadır. Tarihte pek çok devlet bugün anlaşılan aşkın bir yapıda olmasa da siyasal bir organizasyon olarak her daim varlığını devam ettirmiştir.
Yüce Allah, insanı birey olarak muhatap almakta, ona bağımsız bir kişilik tanımakta ve öğretilerini kendisine yöneltmektedir. Bağımsız birey olarak vereceği
Giderek yaygınlaşan bir serzeniş var: “Suçlunun yanına kâr kalıyor.” Sokakta, özel sohbetlerde, sosyal medyada hemen her gün, “Nasıl olsa iki gün sonra serbest kalır.” sözü dile getirilir. İnsanlar yalnızca dâvaları değil, trafikteki kural ihlallerini, iş cinayetlerini, nefret söylemlerini, çevre tahribatını da dikkate alıyor ve suç işleyenlerin
Kur’an ve Cihad Ayı Ramazan
Genel olarak aç kalmak ve özel olarak Allah’ın rızasını kazanmak için oruç tutmak; insanın, duygularını kontrol altına almasını, böylece eğitilmesini sağlayan bir irade eğitimidir. Onun için geçmiş ümmetlere farz olduğu gibi Müslümanlara da farz olmuştur. Yüce Allah “Ramazan, insanlara rehberlik yapmak, bilgilendirmek ve yanlıştan doğruya yönelten bir ölçü olmak üzere içinde Kur’ân’ın indiği aydır” buyurarak bu gerçeği ifade etmektedir.
Evet, Yüce Allah, insanlara şefkat ve merhametinin eseri olarak Kur’ân’ı rahmet, gerçekleri görmeleri için nur/ışık, hakkı ve batılı ayırdetmek için furkân/ayırıcı, hakkın gerçekliğini ve batılın geçersizliğini ispat etmek için beyyine/açık delil ve burhân, hakkın ölçüsüyle ölçüp tartmak için mîzan/ölçü-terazi, hakkı unutmuş olanlara hatırlatmak için zikir/hatırlatma, ıslah edip hakka yönlendirmek için mevize/öğüt, teşvikle yola gelmeyenleri ceza ile tehdit ederek uyarmak için nezîr, Allah katında geçerli ve geçersiz uygulamaları belirlemek için hüküm/karar, hakkı yerli yerinde sağlam öğretmek için hikmet, tevhîde aykırı hastalıklardan kurtuluş için şifâ/iyileştirme, imdat isteyenlere kurtuluş için uzatılan hablullah/Allah’ın ipi, kopmayan sağlam bir ipe tutunmaları için el-urvetu’l-vusqâ/sağlam ip, doğru yol olarak sırât-ı mustaqîm ve doğru yola kılavuzluk için hidâyet olarak indirmiştir. Onun için inmeye başladığı Kadir Gecesi’nin çokluktan kinaye olarak bin aydan daha hayırlı olduğunu söylemektedir.
Bu yazının devamı 180. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
180. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Özgür Olmayan Aydın Sadece Kelime Kalpazanıdır
Tolstoy’un bir sözünü hatırlıyorum; “Tanrı insanı özgür kılar.” Buna gerçekten inanıyordu Tolstoy ve sık söylediği bir sözü vardı; “İnsanlar özgürlüğümü kısıtlıyorlar ve özgür olabilmem için Tanrıyla başbaşa kalabilmeliyim…” diyordu. Nitekim insanlardan kaçtığı ve belki de İstanbul’a gelmek üzere yola çıktığında yaşlı bedeni Rusya steplerinin soğuğuna dayanamaz ve ebedi özgürlüğüne yürür. “Tanrı’nın egemenliği içinizdedir” diyerek insanları …
Müslüman Zihnin Daralmasındaki Toplumsal ve Siyasal Sebepler
İslam dünyasında zihni daralmaya yol açan belli başlı faktörleri şöyle sıralayabiliriz:
1. Dinin Araçsallaştırılması
2. Ulusalcılık
3. Araçsal Metinlerin Kutsallaştırılması
4. Laiklik ve Deizm
5. Mezhepçilik
İnsanın Laneti ve Hikmeti Arasında Devletin Modern Hali
Pek çok yaklaşım ilk insan, ilk toplum ve ilk(el) devlet organizasyonu gibi evrimci bir paradigma ile tanımlama yapsa da bilinen tarihi bilgide devlet mefhumu neredeyse insan ile yaşıt durumdadır. Tarihte pek çok devlet bugün anlaşılan aşkın bir yapıda olmasa da siyasal bir organizasyon olarak her daim varlığını devam ettirmiştir.
İslam Toplumu, Kur’an Eğitimli Ve Peygamber Örnekli Bir Toplumdur
Yüce Allah, insanı birey olarak muhatap almakta, ona bağımsız bir kişilik tanımakta ve öğretilerini kendisine yöneltmektedir. Bağımsız birey olarak vereceği
İdeal Olan Hukuk İle Vicdani Olanın Örtüşmesidir
Giderek yaygınlaşan bir serzeniş var: “Suçlunun yanına kâr kalıyor.” Sokakta, özel sohbetlerde, sosyal medyada hemen her gün, “Nasıl olsa iki gün sonra serbest kalır.” sözü dile getirilir. İnsanlar yalnızca dâvaları değil, trafikteki kural ihlallerini, iş cinayetlerini, nefret söylemlerini, çevre tahribatını da dikkate alıyor ve suç işleyenlerin
Alışverişe devam et